Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

SİZ DE PEKALA EVLAT EDİNEBİLİRSİNİZ!

SİZ DE PEKALA EVLAT EDİNEBİLİRSİNİZ!

Hayat hepimize aynı davranmıyor. Bir çocuk yetiştirmek, ona tüm sevgisini vermek için yanıp tutuşan herkes bu isteğine kavuşamayabiliyor. Öte yandan pek çok nedenle ailesinden ayrı düşen çocuklar gerçek bir yuva sıcaklığını öğrenemeden büyüyorlar.. İşte böyle durumlarda SHÇEK, evlat sahibi olmak isteyenlerle aileye ihtiyacı olan çocukları bir araya getiriyor. Çünkü biliyoruz ki, çocuk karında değil yürekte büyür...


Evlat edinme hukukta bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun bir kişi arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk ebeveyn ilişkisinin kurulması olarak tanımlanıyor. Korunmaya muhtaç çocuklardan durumu evlat edinme hizmetinden yararlandırılmaya uygun bulunanlar, sosyal çalışmacının hazırladığı rapor ile evlat edinebileceği belirlenmiş ailelerin yanına yerleştiriliyor. Yılda ortalama 500 çocuk için evlat edinme işlemi gerçekleştiriliyor. Ailelerin çocuk büyütmeye hakları olduğu kadar, kendi isteklerini ifade edemeyen korunmaya muhtaç çocukların da kendileri için en uygun olduğu titizlikle belirlenmiş ortamlarda yaşamaya hakları bulunuyor. Dolayısıyla ailenin incelenmesi aslında çocuk ile ailenin birbirine ne kadar uyum sağlayacağıyla ilgili bir süreç. Aileler Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) kanalıyla evlat edinilebileceği gibi, çocuğun öz ailesinden ya da vasisinden evlat edinmek istenildiği taktirde mahkemeye başvurarak evlat edinebiliyor.

GERÇEK AİLESİ ORTAYA ÇIKAR MI?
Aileler, günün birinde ailesinin ortaya çıkmasından endişelendikleri için genellikle (0-1) yaş grubu ve kimsesi olmayan çocukları evlat edinmek istiyor. Ailelerin (0-1) yaş grubu çocukları evlat edinmek istemelerinin önemli bir nedeni de evlat edinecekleri çocuğun yaşı büyüdükçe iletişim kurmakta zorlanacakları kaygısı. Oysa ki korunmaya muhtaç çocukların özelliklerinin (olumsuz aile koşullarından gelmeleri, kuruluşa gelinceye kadar olan yaşamlarında örselenmiş olmaları, tutarlı ve dengeli bir sevgi almamış olmaları ... vb.) yanı sıra ailelerin yıllardır çocuk özlemi çekmesi nedeniyle taraflar arasında sosyal çalışmacının da danışmanlığı ile kolaylıkla iletişim kurulabiliyor. Ancak öncelikle çocuğun aile sıcaklığını ilk kez tatması nedeniyle bocalayabileceği, sevgiyi sınayacağı unutulmamalı. Bu güvensizliğin aşılması ise ancak, ailenin sorun çözme becerisi, sabrı ve olumlu yaklaşımıyla mümkün oluyor.

KİMLER EVLAT EDİNEBİLİR?
- En az 5 yıldan beri evli olan veya
- Otuz yaşını doldurmuş bulunan,
- Evli ya da bekar,
- Çocuklu ya da çocuksuz kişiler, evlat edinmek üzere başvuruda bulunabiliyor.
- Evlat edinecek kişiler, isterlerse aynı anda ya da değişik zamanlarda birden fazla çocuğu evlat edinebiliyorlar. Eşler, birlikte evlat edinebilse de evli olmayanlar birlikte evlat edinemiyor.
- Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşulu ile diğerinin çocuğunu evlat edinebiliyor.  
- Evlat edinecek kişilerin, evlat edinecekleri çocuktan en az 18 yaş büyük olması gerekiyor.
- Evlat edinilecek çocuk ile evlat edinecek kişi arasında en fazla 40 yaş farkının bulunması gerekiyor (Eşler arasında 10 veya daha fazla yaş farkı olması halinde, eşlerin yaş ortalaması dikkate alınır, diğer durumlarda küçük olan eşin yaşı esas alınır, 40 yaş üzerindeki kişilere yaşlarıyla orantılı olarak çocuk önerilir. Örneğin; başvuru yaparken 40 yaşında olmasına rağmen, yerleştirme sırasında 44 yaşında olan bir kişi yanına 4 yaşından küçük çocuk yerleştirilemez).  
- Tutarlı, dengeli, çocuğa yeterli sevgi verebilecek kişilik yapısında olanlar, 
- Sosyal ilişkiler açısından toplumun norm ve değerlerine aykırı düşmeyecek özellikler taşıyan, kılık kıyafet, yaşam tarzıyla çağdaş görünüm ile Atatürk İlke ve İnkılapları’nı yaşamında uygulayabilecek düşünce yapısına sahip olanlar, 
- Çocuğun bakım ve eğitimini sağlayabilecek yeterli gelir düzeyine, sosyal güvenlik hakkına, uygun çevre ve yaşam koşullarına sahip olanlar,
- Çocuğun sosyo-kültürel gelişimini sağlayabilecek kültürel özelliklerde ve en az  ilkokul mezunu olanlar evlat edinebiliyorlar.

EVLAT EDİNME İLE ÇOCUĞUN KAZANDIĞI HAKLAR
- Evlat edinilmiş çocuklar yasal olarak öz çocukların haklarına sahip olurlar.
- Ana ve babaya ait olan haklar ve hükümlülükler evlat edinene geçer.
- Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur.
- Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır.
- Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.
- Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları yazılır.
- Evlatlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinen ailenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
- Evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

 

EVLAT EDİNİLEN ÇOCUĞA GERÇEĞİN SÖYLENMESİ
- Çocuğa, evlat edinildiği, sosyal çalışmacının önerdiği yaş ve zamanda mutlaka söylenmeli.
- Çocuk psikolojisi alanında yapılan çalışmalar ışığında çocukların bu durumu normal kabul ederek sorun yaşamamaları ve yaşatmamaları için evlat edinmenin açıklanacağı en uygun dönemin çocuğun henüz sosyal yaşama tam olarak açılmadığı, anne ve baba objesinin yaşamında birinci derecede önem taşıdığı okul öncesi çağ (4-6 yaş) olduğu biliniyor. Bu açıklamanın zamanında yapılmaması halinde çocuğun hazır olmadığı dönemde herhangi bir kaynaktan (aile dışı kişiler/belgeler vb.) gerçeği öğrenme olasılığı çok yüksek olup, başta size olan güveninin sarsılmasının yanı sıra diğer insanlarla iletişimi bozulacak ve yaşamında onarılamayacak büyük bir yara açılacaktır.
- Aile açısından ise yaşam boyu böyle bir gerçeği saklama zorunluluğu her zaman omuzlarında ağır bir yük olarak kalır. Uygun olmayan şekilde gerçeği öğrenen çocuk da evlat edinen aileyi suçlayabilir.
- Çocuğa onu karnınızda değil kalbinizde büyüttüğünüzü, onun kendi çocuğunuz olmasını çok istediğinizi açıklarken asla biyolojik ailesini kötüleyen ifadeler kullanmamaya dikkat edilmesi, çocuğun kendi hakkındaki “Beni ailem istememiş” duygusunun oluşmaması için büyük önem taşıyor.


NE ZAMAN, NASIL ANLATMALI?
Evlat edinen ailenin, gerçeği çocuğa açıklama süreci oldukça sancılı geçebiliyor. Uzman Pedagog Feriha Dildar Şenkaya zamanlama konusunda, 6 yaşından küçük çocukların halen ebeveynlerini ve onların sevgisini kaybetme korkusu yaşadıklarını belirterek, 6-8 yaş arasında aile içinde yerini belirginleştiren çocuğun bilişsel olarak da evlat edinmeyi anlayabileceğini söylüyor.

Uzman Pedagog Feriha Dildar Şenkaya bebeğin ilk yılında tatmin edilmesi gereken en temel ihtiyacın “güven” duygusu olduğunu vurgulayarak, bir çocuk için ailesinin, güven duygusunu kazanabileceği en önemli yer olduğunu söylüyor. Bu nedenle, ilişki hattının en başından doğrular üzerine kurulu olması gerektiğini belirten Şenkaya “İleri yaşlarda çeşitli yollardan öğrenebileceği evlat edinilme gerçeği, beraberinde aileye karşı yoğun çatışmaları da getirecektir. Bu nedenle durum, onun anlayabileceği bir dilde çocuğa mutlaka anlatılmalıdır” diyor.

EN UYGUN ZAMAN 6-8 YAŞ ARASI
Şenkaya, öncelikle ebeveynin kendi kaygılarından mümkün olduğunca arınması gerektiğini; konunun sakin, rahat bir ifade ile ele alınmasının çocukta da aynı duygu durumunu yaratacağını ifade ediyor. 3-6 yaş arasındaki çocukların, doğmanın ne olduğunu, bu sürecin nasıl başladığını ve nasıl sonlandığını çok merak ettiklerini belirten Şenkaya “Televizyon ve çevrede duyup gördükleri ile dünyaya nasıl geldiklerine ilişkin soruları artar ve bununla ilgili çeşitli fanteziler kurarlar. Bu dönem evlat edinme kavramını anlatmak için uygun ortamı sağlar. Aile evlat edinme kavramını olabildiğince erken bir dönemde çocuğun kelime dağarcığına sokmalıdır” diyor.

Şenkaya, 6 yaşından küçük çocukların ebeveynlerini ve onların sevgisini kaybetme korkusu yaşadıklarını belirterek 6-8 yaş arasında aile içinde yerini belirginleştiren çocuğun bilişsel olarak da evlat edinmeyi anlayabileceğini söylüyor ve uyarıyor: “Durumu açıklamak için ergenlik dönemine kadar beklemek hem çocuğun öz güvenini yıkar hem de ebeveynine olan inancını altüst eder”.

DİĞER ÇOCUKLARDAN BİR FARKI OLMADIĞINI ANLATIN
Uzman Pedagog Şenkaya’ya göre çocuğa anlatırken kendisinin diğer çocuklardan herhangi bir farkı olmadığı, onun da diğer bebekler gibi çok değerli ve sevimli olduğu, ancak biyolojik anne-babanın çeşitli nedenlerle ona yeterince iyi bakamayacaklarını düşündükleri için bu kararı verdikleri söylenmeli.

Bazen biyolojik ebeveyninin nasıl biri olduğunu, şimdi nerede olduğunu, ne yaptığını merak edebileceğini, onlarla birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu düşünebileceğini ve bunun çok doğal olduğunu paylaşmak gerekir. Bu duygu ve düşüncelerini kendileriyle paylaşmasının onları rahatsız etmeyeceğini eklemek, çocuğa ihtiyaç duyduğunda bu konuda konuşabileceği güvencesini verir.

Evlat edinmeyi anlatırken çocuğa; zorluklar içinde yaşarken kendisinin “seçilmiş” olduğunu söylemek, çocuğun üzerinde bir takım olumsuz etkilere neden olabilir. Çocuk bu “seçilmişlik” statüsünde kalabilmek için mükemmel olması gerektiğini düşünüp çok fazla uyumlu davranabilir veya olumsuz davranışlar göstererek evlat edinen ebeveyninin sevgisini test etmeye çalışabilir. Her iki tepki de çocuğun gerçek benliğini bulmasını zorlaştırır, özgüvenini sarsar. Ayrıca aile içindeki gerginlikler sırasında ebeveyne kızgınlık duyduğunda kendini suçlu hissetmesine neden olup çocuğun olumsuz duygularını dile getirmesini engelleyebilir.

BİYOLOJİK EBEVEYNLERİNİ MERAK ETMESİ DOĞAL
Şenkaya 6-11 yaş çocuğunun, okul ile ilgili sorumluluklar ve kaygılar dışında, çok büyük dalgalanmalar göstermese de iç dünyasında onda kaygı uyandıran pek çok mesele ile uğraştığını belirtiyor. Kendi iç dünyasında bu konuya gereğinden fazla yoğunlaşmaması için evlat edinme ile ilgili duygu ve düşüncelerin paylaşılmaması halinde çocuğun kendi hayalinde yarattığı biyolojik ebeveynleri ile ilgili hayaller kurup, kendini onlarla özdeşleştirebileceği konusunda uyarıyor. Hatta zaman zaman onları tekrar bulma arayışına girebileceğine dikkat çeken Şenkaya “Bu durumda evlat edinen aile kendini reddedilmiş hissedebilir. Halbuki bu doğal bir meraktır. Çocuğa karşı destekleyici ve anlayışlı bir tutum benimsenmeli, onun merak ve duygularını ifade etmesine izin verilmelidir. Çocuk merak ve duygularını açık bir şekilde ifade etse de sizin ona karşı sevginizin değişmeyeceğini, ondan vazgeçmeyeceğinizi bilmeye ihtiyaç duyar” diyor.

YAŞAM BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.