Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

Bu nasıl kurul, bu nasıl karar?!
CİNSEL İSTİSMAR MI YOKSA RAPOR MAĞDURU MU?

14 yaşındaki bir kız çocuğuna “cinsel taciz” uygulayan Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez tartışmalı bir şekilde serbest bırakıldı. 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra şaibeli bir raporla tahliye olan Üzmez’in durumu ülkemizde “çocuk istismarı” karşısında ne kadar büyük boşlukların bulunduğunu bir kez daha gösterdi.


Hüseyin Üzmez davası her yerde konuşuluyor. Konuştukça ve dava ile ilgili bazı bilgiler kamuoyuna aktarıldıkça da işin içinden kötü kokular gelmeye başlıyor. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen ve Üzmez’in tahliyesini sağlayan rapor hakkında bilinmesi gereken birçok gerçek de şaşırtıyor. Raporu kimler, neye dayanarak verdi? Raporda imzası bulunan isimlerin şaşırtan geçmişleri... Bu dava ve genel olarak “çocuk cinsel istismarı” suçu hakkında hukuk, tıp ve uzmanlar neler diyor?


Bu tartışmalı raporun altında imzası olanlar: Adli Tıp Kurumu Başkanı Uz. Dr. Keramettin Kurt, 6. İhtisas Kurulu Başkanı Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Yalçın Ergezer, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Özkara, Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülgün Engin ile Adli Tıp Uzmanları Dr. Yasemin Çakmak ve Dr. Gökhan Eriş.

RAPORDA ŞU İFADELERE YER VERİLDİ:
“Yukarıdaki tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli psikiyatriyi ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden, 2008 Ocak-Şubat ayları ile 25 Nisan 2008 günü mağduresi bulunduğu (beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel saldırı ve bu suça iştirak) suçlarından dolayı sanıklar Hüseyin Üzmez ve Livaze Ç. hakkında açılan kamu davası sebebiyle TCK'nın 103/6 maddesi ve kapsamında beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı sorulan Bekir kızı 1994 doğumlu B.Ç.'nin kurulumuzca 19 Eylül 2008 tarihinde yapılan muayenesinde, mağduresi bulunduğu olaydan kaynaklanmış beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede patolojik araz tespit edilemediği, dava dosyasının tetkikinde kişi hakkında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nca düzenlenmiş 18 Temmuz 2008 tarihli raporda tespit edildiği bildirilen ve hangi olaya bağlı olduğu kesin olarak belirtilemeyeceği bildirilen patolojik düzeydeki anksiyete ve depresyon olarak tarif edilen ruhsal bulguların kurulumuzun 19 Eylül 2008 tarihli muayenesinde zail olduğunun anlaşıldığı, bu duruma göre, Bekir kızı 1994 doğumlu B.Ç.'nin 2008 Ocak-Şubat ayları ile 25 Nisan 2008 günü mağduresi bulunduğu olay sonucunda beden sağlığının bozulmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.”

TIP NE DİYOR?
“CİNSEL İSTİSMAR, TEDAVİ EDİLMEZSE YAŞAM BOYU DEVAM EDEN BİR RUHSAL YIKIMA NEDEN OLUR”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) İstanbul Tabip Odası, Üzmez davasındaki tartışılan Adli Tıp raporunu inceleme kararı aldı. Oda adına dün yapılan açıklamada, sürmekte olan davada sanık Üzmez'in açıklamalarının, mağdurenin defalarca örselenmesine, baskı altına alınmasına neden olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

“Sanığın serbest bırakılması ve olayın hızla gelişme süreci, böyle bir travmaya maruz kalan tüm çocuklara bir gözdağı niteliğindedir. Yaşadıklarını anlatmakta zorlanan çocuklar, bu gibi olaylarla korkutulup sindirilmektedirler. TTB konuyu, Adli Tıp raporunun bilimsel boyutu yönünden çocuk, insan, kadın ve hasta hakları açısından inceleyecektir. TCK'da cinsel istismara uğrayan çocuklar için ‘beden ve ruh sağlığının bozulmuş olması’ suçu ağırlaştırıcı bir unsur olarak yer almaktadır. Bu, sanki cinsel istismara uğrayan çocukların beden ve ruh sağlığının ‘bozulmayabileceği’ olasılığının da var olduğu gibi bir anlam da içermektedir. Oysa cinsel istismar, tedavi edilmezse yaşam boyu devam eden bir ruhsal yıkıma neden olur. Bu yıkımın belirtileri erken ya da geç dönemlerde mutlaka ortaya çıkacaktır. Bu nedenle, mağdurenin taciz sonrasında ruh ve beden sağlığının bozulmadığı kararına varabilmek mümkün görünmemektedir.”

HUKUK NE DİYOR?
İstanbul Barosu: “Tecavüzden yargılanan bir sanıkla ilgili Adli Tıp raporunda bu olayla ilgili olarak cinsel istismara uğrayan B.Ç'nin ‘beden ve ruh sağlığının etkilenmediği’ belirtilerek sanığın serbest bırakılmasına karar verilmiştir. TCK 103. maddede çocukların cinsel istismarı düzenlenmiş olup ‘çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ denilmektedir. Cinsel istismar deyiminden ‘15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış’ anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 6. fıkrasında ‘suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, 15  yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacağı’ düzenlenmiştir. Olayda mağdur çocuğun haklarının korunmayarak, reşit olmayan 14 yaşındaki B.ǒnin şikayetini geri almasının bilinçli olmadığı ve raporda çocuğun cinsel istismarının ruhsal hasar oluşturmadığı görüşünün hukuken ve tıbben hatalı olduğu ve çok kısa bir sürede böyle bir rapor verilmesinin diğer davalarla kıyaslandığında inandırıcı olmadığı ortadadır. Cinsel istismar suçu işlenmiş olup, mağdur korunmalı, bu suçu işleyenler cezalandırılmalıdır.

Ülkemizin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre çocuğun yasal menfaatlerinin ve haklarının korunması, devletin taraf olmasıyla ve çocuğu korumasıyla mümkündür. Yasaların değiştirilerek mağdurları değil, bu suçu işleyenleri korumak hukuk devleti kurallarıyla bağdaşmaz. İstanbul Barosu Kadın Hakları ve Çocuk Hakları Merkezleri olarak olayı kınıyor, yetkilileri göreve çağırıyoruz.”

Bursa Barosu: Baro Başkanı Avukat Zeki Kahraman, Adli Tıp Kurumu Raporu'nun çelişkili ve tartışmaya açık olduğunu belirtip, “Ceza yargılanması bakımında usule uyulmadığını düşünüyoruz. Uludağ Üniversitesi'nden alınmış olan rapor Üzmez'in aleyhinde iken, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun raporu lehine çıktı. Ceza hukukunda iki rapor arasında çelişki var ise üçüncü bir rapor alımının zorunluluğu vardır. Bu maalesef yapılmamıştır. Bir diğer itirazımız da raporun geliş hızıyla ilgili. Bu tür yargılamalarda beklenen raporlar genellikle 6-12 ay arasında gelir. Daha geç gelenlerde bulunuyor. Raporun geliş hızı şüphelendiriyor. Üzmez'in ilk duruşması 17 Eylül günü yapıldı. Mağdur olan kızın Adli Tıp Kurumu'nda muayenesine karar verildi. Karardan iki gün sonra B.Ç. Adli Tıp Kurumu'nda muayene edildi. Bu bir ilk. Dosya posta ile gönderilse iki günde Adli Tıp Kurumu'na ulaşmaz. Birilerine baskı yapılmasından endişe ediyoruz” diye konuştu.

Şaşırtan açıklamalrda bulunan Bursa Barosu Başkanı Avukat Zeki Kahraman, “Mağdur olan B.Ç. ile birlikte dava dosyasının da İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekiyordu. Dosya içerisindeki diğer belgelerinde incelenmesiyle birlikte bir rapor hazırlanmalıydı. Duyumlarımıza göre dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gitmediğini duyduk. Bu konuya açıklık getirilmeli. Dosya hakkında gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bilirkişi heyeti hakkında gerekirse suç duyurusunda bulunacağız” diye konuştu.

MAĞDUR NE DİYOR?
“ASIL HÜSEYİN ÜZMEZ ADLİ TIP'A GİTMELİ”

Tüm bu olaylar devam ederken Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nde devlet tarafından koruma altına alınan B.Ç. yaşadığı olaydan yavaş yavaş kurtulmaya çalışıyor. B.Ç.  İnegöl ilçesinde ara verdiği eğitimini Bursa'da sürdürüyor. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün Bakan Nimet Çubukçu'nun talebinden sonra B.Ç.’nin geldiği ilk günden bugüne kadar yaşadıkları, ruhsal yapısı ve arkadaşlarıyla ilişkisini içeren geniş kapsamlı rapor hazırlandığı da öğrenildi. İsmini açıklamak istemeyen bazı görevliler ise B.Ç.'nin raporun ardından arkadaşlarına, “Asıl adli tıp kurumuna benim değil Hüseyin Üzmez'in gitmesi gerekliydi” dediği öğrenildi.

RAPORA İTİRAZ YAĞMURU
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun “Karara itiraz edeceğiz” açıklamasının ardından, Türk Tabipler Birliği raporu incelemeye aldı. Bursa Barosu ‘suç duyurusu’ hazırlığında. SHÇEK rapora itiraz etti. CHP'li kadın vekillerin inceleme başlatmasını istedikleri Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin “Kamuoyunun hassasiyetine katılıyorum” dedi.

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun ünlü yazar Hüyesin Üzmez'in tahliyesine yol açan rapora itiraz edeceklerini açıklamasının ardından Bursa Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen 7 kişilik bir heyet inceleme başlattı.

CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, devletin korumasında olan bir çocuğun haklarını korumak için Hüseyin Üzmez davasına müdahil olmak istediğini açıkladı. Arıtman, yaptığı yazılı açıklamada gazeteci Hüseyin Üzmez'in zanlı olarak yargılandığı 14 yaşındaki bir kız çocuğunun cinsel tacize uğramasıyla ilgili dava sürecinde kamuoyunda mağdur çocuğun haklarının yeterince korunmadığı endişesinin yaygın bir şekilde geliştiğini belirtti.

 

BU RAPORU VERENLER DAHA ÖNCE DE BENZERİNİ YAPMIŞLAR!
B.ǒye , “beden ve ruh sağlığının bozulmadığına” ilişkin rapor veren Adli Tıp Kurulu’nun, satranç hocası Halil Sertaç Dalkıran’ın 11 ve 13 yaşlarında iki kız öğrencisine cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yapılan soruşturmada da aynı raporu verdiği ortaya çıktı. Çocukların avukatı Volkan Dülger: “Heyet Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Yalçın Ergezer, Adli Tıp Uzmanı Dr. Yasemin Çakmak, Adli Tıp Uzmanı Dr. Gökhan Eriş, Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülgün Engin ve Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Özkara ve Çocuk Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Haluk Emir’den oluşuyordu. 13 yaşındaki K.D. ve 11 yaşındaki F.S. anneleriyle birlikte Adli Tıp Kurumu’na çağrıldı. Muayene yaklaşık 3 dakika sürdü ve sadece 3 soru soruldu: Kaç yaşındasın? En çok hangi yemeği seviyorsun? Kaçıncı sınıfa gidiyorsun?” dedi.

Üzmez gibi Dalkıran’ın da Adli Tıp Kurumu’nun “çocukların beden ve ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin” raporundan sonra tahliye edildi. Avukat Dülger, Dalkıran’ın tahliye olmasının ardından çocukların anneleriyle yatmak istediklerini, sadece bu davranışlarının bile ruh sağlıklarının bozulduğunu gösterdiğini söyledi.

 

ADLİ TIP’TA ÇOCUK PSİKİYATRİSTİNİN KADROSU VAR AMA...
Hüseyin Üzmez'i kurtaran Adli Tıp raporu, bir skandalı ortaya çıkardı. Türkiye'de mahkemelere resmi bilirkişilik yapan Adalet Bakanlığı'na bağlı Adli Tıp Kurumu'nda çocuk psikiyatristi kadrosu var ama çocuk psikiyatristi yok. “Çocuklara yönelik cinsel istismar” sonrası çocuğun yaşadığı travmayla ilgili rapor hazırlayan kurulda, değişik branşlardan 5 uzman var. Kurulun tek psikiyatrisi Kurul Başkanı Yalçın Ergezer ama o da yetişkin psikiyatrisi konusunda uzman. Kurulda ayrıca 1 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, 1 ürolog, 1 radyoloji uzmanı ile 2 adli tıp uzmanı var. Adli Tıp Kurumu yetkilileri, 2659 sayılı kanun gereği kurumda çocuk psikiyatri uzmanı kadrosu tahsis edildiğini doğruladı.

 

Eski Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat
“OLAYIN ÜZERİNDEN 6 AY GEÇMEDEN KESİN BİR ŞEY SÖYLENEMEZ”

“Bu tür durumlarda uzman görüşleri alınmalı ve ardından bir karara varılmalı. Rapor eksik ve yetersiz. Raporu veren kurul, benim başkanlığım döneminde sadece çocuk olgularına bakmak için kuruldu. Çocuktaki ruhsal travma dediğimiz zaman; bir erken, bir geç dönem travmalara bakıyoruz. Bazı olgularda ilk dönemde gözükmemesine karşın daha sonra da travma ortaya çıkabiliyor. O yüzden de olayın üzerinden en az 6 ay geçmeden kesin bir şey söylememek gerekiyor. Bu bilimsel bir kural.

Ne psikolojik rapor sonuçları, ne psikolojik testleriniz var. Çocuk pskiyatristi yok, pedagog, psikolog yok. Bunların yapması gereken psikolojik testler yok. Rapor yazarken de bazı şeyleri atlıyorsunuz. Bizim cinsel istismara uğramış çocuklarda en sık rastladığımız bulgulardan birini söylüyor çocuk. ‘Vücudumu sevmiyorum’ diyor. Kendisini suçlaması söz konusu. Travma içinde olduğunu gösteren bundan daha açık bulguya ihtiyacınız yok. Rapordaki gibi bu tip muayene sonuçları muhakkak testlerle desteklenmeli. İyi niyetli konuşacak olursak, eksik ve yetersiz bir rapor.

EN AZ 5 TEST GEREKLİYDİ
Raporun tek doğrusu üzerinde yazılı olan tarih! 40 dakikalık bir görüşmeyle, ‘çocuk ruhsal ve bedensel olarak zarar görmemiştir’ diyemezsiniz. En az 5 test yapmanız gerekiyor. Zeka ve kişilik testleri 2 kez yapılmalıydı.”


BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.