Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

BİR GENÇ KIZIN İTİRAFLARI!
"BİR ÇOCUK NEDEN ODASINDA YALNIZ KALMAYI TERCİH EDER?"

“Ben tokum ya da odamda yemek istiyorum, siz gidin ben gelmek istemiyorum, hayır teşekkürler yalnız kalmak istiyorum, benimle uğraşmaktan vazgeçin artık, ben böyle mutluyum bana karışmayın…” gibi gittikçe ailesinden uzaklaşan, onlara olan sevgisini kaybeden (ya da kaybettiğini zanneden) çocukların neden bu davranışları sergilediğini merak eden aileler, bunları yaşayan ve diğer çocukların da yaşamasını istemeyen bilinçli bir genç olarak sizlere sesleniyorum.


YAŞAM KOÇUM SORANA KADAR FARKETMEDİM!
Ben ailemi seviyorum ama nedense onlar yanımda olmadığında onları daha çok seviyorum. Üniversitede okuyorum ailemden uzakta, onları bazen 2 ay görmediğim bile oluyor, çok özlüyorum. Sonra eve geliyorum enfes yemeklerle ve özel ilgiyle karşılanıyorum. Nasıl oluyor bilmiyorum ama birkaç saat sonra yine her şey kaldığı yerden devam ediyor. Onları çok özleyen ben, yine kaçmak gitmek, onlardan uzaklaşmak istiyorum. Çok sevdiğim Yaşam Koçum Hülya Yıldırım, bana bu konuda bir soru sorana kadar neden böyle hissettiğimi hiç düşünmediğimi fark ettim. O günden beri, bu tarz davranışlar sergilediğimde hislerimi anlayabilmek için kendime, “Neden böyle hissediyorum?” diye sormaya başladım. Ve kendi cevaplarımı buldum. Benimle aynı hisleri paylaşan çocuklarınız olabileceği ve hem onlara hem de size yardımcı olabilmek için hislerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

“YALNIZ BÜYÜDÜM”
Benim iki kardeşim, annem, babam ve çevremde bir sürü yakın akrabam olmasına rağmen ben yalnız büyüdüm. “Bu kadar insanın içinde nasıl yalnız büyüdün?” diye soruyorsunuz biliyorum. O zaman size şunu söyleyeyim siz de yalnız büyüdünüz, dalga geçmiyorum. Herkes yalnız büyür ama bunun ne kendisi ne de çevresindekiler farkında olur.

Bu büyüme fiziksel değil, psikolojik bir büyümedir. Herhangi bir durumu o an içinde bulunduğum psikolojiyle yorumlayıp öğrenirken yalnızdım. Yalnız olmazsam (kendim olarak) öğrenemezdim zaten. Çünkü bu benim öğrenme, kendimi keşfetme yolculuğum. Öğrenme sürecimde ebeveynlerim ben onlardan yardım istediğimde bana destek olmak yerine, kendilerince bana iyilik yaptıklarını düşünerek hiçbir şeyi kendim yapmama izin vermediler, onlara göre hep benim arkamda oldular beni desteklediler. Hep beni yalnız bıraktıklarında başıma bir şey geleceğinden korktular, oysa şu anda başlarına gelenin bir farkında olsalar… Korkmayın başıma bir şey geldiği yok ben yolumdayım, ama onların istediği yolda değil!

ANNE-BABA BÜYÜDÜĞÜMÜ KABUL EDİN!
Onlar böyle yaptıkça ben onlardan uzaklaştım ve daha çok yalnız kalmak istedim. Ben onlar gibi değilim ki, bunu kabul etmek istemediler hiç, kendi doğrularını ve kendi hayatlarında yapamadıklarını bana dayattılar bunca zaman. Ama artık büyüdüm, farkındayım. Onların gözünde hala küçük olsam da ben büyüdüm. Sizin çocuğunuzun farkındalığı arttıkça yani büyüdükçe o da sizden uzaklaşıyorsa, çocuğa değil kendinize sorun “Neden?” diye.
Anneler babalar çocuklarının büyüdüğünü asla kabul etmek istemezler, çünkü onların büyüdüğünde kendilerinden kopacağını hatta bazı ebeveynler abartarak çocuklarının büyüdüğünde onları terk edeceğini ve bir daha görmek istemeyeceğini düşünürler. Bu yüzden hep onlara ömürleri boyunca bebek muamelesi yaparlar ve yerli yersiz hayatlarına müdahale ederler.

Çocuğuna daha önce hiç “Ne hissediyorsun” sorusunu sormayan anne-baba’nın çocuğunun hayatına o izin vermese bile müdahale etmesi çocukta çok farklı duyguların oluşmasına sebep olur.

Mesela, çocuk büyümeye başladıkça bu tarz soruları sorar kendine; “Neden bana fanustaki balık muamelesi yapıyorlar?” ,”Ailem neden bana sahibimmiş gibi davranıyor, ben kimseye ait değilim ki?”, “Ne isteyip istemediğimi bana hiç sormuyorlar ama fırsat buldukça beni çok sevdiklerini söyleyip duruyorlar, insan sevdiğine bunu yapar mı?”…

SİZE ÇOK ÖNEMLİ BİR BİLGİ VERMEK ÜZEREYİM!
Çocuğunuz konuştuğunda onu gözlerinin içine bakarak dinlemiyorsanız ve düşüncelerinizi içtenlikle (kızgınlıkla değil) ifade etmiyorsanız, genelde onun hayatıyla ilgili olan herhangi bir durum hakkında onun tercihlerinin ne olduğunu sormuyorsanız, onunla birlikte yapacağınız ortak etkinliklerde onun fikirlerini veya isteklerini sormuyorsanız, onun konuşması gereken yerde siz konuşuyorsanız, çok istediği şeyleri yersiz endişeleriniz yüzünden ve hiçbir mantıklı gerekçe açıklamadan yapmasına izin vermiyorsanız, başbaşa (ailece) olacağınız ona özel vakitler ayırmıyorsanız ve onu sık sık azarlıyorsanız onun odasında yalnız kalmak istemesi gayet normal bir davranıştır…


İŞTE ÖNERİLERİM:
Yaşadıklarımdan hareketle size bazı önerilerde bulunmak istiyorum:

- Ona sık sık nasıl hissediyorsun, günün nasıl geçti diye sorun. Cevap vermiyorsa ısrarcı olmayın. Elbet bir gün cevap verecektir. Cevap vermemesinin sebebi sizinle konuşmak istemiyor olması değildir çoğu zaman. Belki kendi içinde içselleştirememiştir yaşadıklarını veya daha önce hiç bu soruyla karşılaşmamıştır. Ona bu soruyu sormanız hayatını daha anlamlı yaşamasını ve daha hızlı öğrenmesini sağlayacaktır.
- O bir şeyi istemediğinde “Neden” diye sorun, yalnız yine söylüyorum size cevap vermeyebilir ama o nedenini düşünüp kendi içinde, kendine bir cevap verecektir.
- Bir plan yapmadan önce çocuğunuza da sorun belki onun yapmak istediği başka planları vardır.
- Ona bir soru sorulduğunda asla onun yerine cevap vermeyin veya fikir üretmeyin, bu onun kendine olan güvenini sarsacaktır.
- Herhangi bir durumda onun ürettiği fikirleri dinleyin ve onun söylediklerini önemseyin (önemsemeseniz bile içtenlikle önemsediğinizi belli edin).
- Çocuğunuza, onu ilgilendiren her konuda onun neyi tercih ettiğini sorun.
- En önemlisi de onu sevdiğinizi belli edin. Öpün, sarılın, koklayın. Ona özel vakit ayırın ve o anlarda başka bir şeyle lütfen ilgilenmeyin. Bir baba olarak genç kız babası da olsanız, kızınızı öpün onu sevdiğinizi belli edin. Bir insanın çocuğunu öpmesinden daha doğal ne olabilir ki.
- Ona sık sık onu sevdiğinizi söyleyin. Çocuğunuzun maddi ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. Onunla sevginizi paylaşmıyorsanız, onun yaptığı hiçbir şey için onu suçlamaya hakkınız yoktur.
- Bir çocuğa verebileceğiniz en büyük hediye kitap okuma alışkanlığıdır. Çocuğunuz kitap okumayı sevmiyorsa, ona kitap oku demeniz bir işe yaramaz. O sevene ve kendi isteğiyle kitap okumaya başlayana kadar birlikte kitap okuyun. Onunla birlikte bir kitapçıya gidin ve okumak istediği kitapları kendisinin seçmesine imkan tanıyın.


SON OLARAK:
Çocuğunuz için yapabileceğiniz en değerli şeyler, ona sevginizi ifade etmek; onun kendi olmasına, kendini keşfetmesine izin vermek ve bu konuda ona gerekli imkanları sağlamaktır.

Korkmayın, o kendi için en doğru yolu bulacaktır.

Sevgi ve saygılarımla…

Gizem B.

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.