Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

HÜR DOĞDUK, HÜR YAŞAR MIYIZ?

12 ülkede yüzlerce kadın ve LGBTT birey 9 Kasım akşamı, “Cinsel haklar insan haklarıdır” diyebilmek için eşzamanlı eylem ve etkinlikler gerçekleştirdi. Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu’nun “Ortak Mücadele-Hep Birlikte” kampanyası, Türkiye’de de 9 ilde, 11 noktada hayata geçirildi.


12 ülkeden 50 kadın ve LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, travesti ve transeksüeller) örgütü, cinsel ve bedensel hakların insan hakları olduğunu bir kez daha vurgulamak üzere eş zamanlı etkinlikler gerçekleştirdi.

Müslüman Toplumlarda Cinsel ve Bedensel Haklar Koalisyonu’nun (CSBR) “Ortak Mücadele-Hep Birlikte” kampanyası kapsamında, yüzlerce kadın LGBTT bireyler, hep birlikte cinsel, bedensel ve doğurganlık haklarına ve bu haklar için yürütülen mücadeleye bir kez daha dikkat çekti.

Etkinlikler arasında paneller, film ve video gösterimleri, sahne performansları, sergiler ve atölye çalışmaları yer aldı.

CİNSELLİĞİMİZ, BEDENİMİZ VE ŞİDDETLE MÜCADELE
Kampanya kapsamında Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği de “Hür Doğdum Hür Yaşar Mıyım?” başlıklı bir panel düzenledi.

“Cinselliğimiz, Bedenimiz ve Şiddetle Mücadele” konulu panelde, Kasım 2009-Kasım 2010 tarihleri arasında cinsel hak ve özgürlüklerini kullanmak istedikleri için şiddete maruz kalan bireylerle ilgili bir slayt gösterisi yapıldı.

Slayt gösterisinin ardından, babası ve dedesinin, diri diri toprağa gömerek öldürdüğü 16 yaşındaki Medine Memi’nin yaşadığı son 5 dakikayı canlandıran kısa film “Saf Kötülük”ün gösterimi gerçekleştirildi. “Medine’nin ölene kadar hiç resmi çekilmemişti. Bu anlamda bu film çok önemli olmuş” diyen Anayasa Kadın Platformu üyesi Avukat Hülya Gülbahar, gösterimin ardından başlayan panelin de moderatörlüğünü yürüttü.

“Hür Doğdum Hür Yaşar mıyım?/Cinselliğimiz, Bedenimiz ve Şiddetle Mücadele” başlıklı panelde ise Kadın Cinayetlerine Karşı Kadın Platformu üyesi Funda Ekin, Kadın Kapısı çalışanı, İstanbul LGBT gönüllüsü Şevval Kılıç, gazeteci Emine Özcan, Amargi ve KaosGL üyesi avukat Yasemin Öz konuşmalarıyla kadın ve LGBT’li bireylerin sorunlarına ve hukuksal sürecin, güvenlik güçlerinin, medyanın ve sosyal çevrenin bu sorunları nasıl tetiklediğine dair konuşmalarını sundular.

“365 GÜNDE 349 CİNAYET!”
Panelde konuşma yapan isimlerden Gazeteci Emine Özkan, geçtiğimiz 1 yıl içinde tüm gazetelerin 3. sayfa haberlerini tarayarak oluşturdukları rapor ve medyanın kadına yönelik şiddeti nasıl aktardığı ile ilgili bilgiler verdi.

Özellikle medyadaki kadın cinayetleri haberlerinde kullanılan dilin “işsiz kalan adam, bunalıma giren koca” gibi sıfatlar eklenerek katili masumlaştırma çabaları taşıdığının altını çizen Özkan, geçen 365 gün içinde 349 insanın öldürüldüğünü ve bunun 13’ünün lezbiyen, gay ya da transeksüel bireyler olduğunu belirtti.

Özkan, kadın cinayetlerinin ya da saldırılarının genellikle boşanma önecesi, sırasında ya da sonrasında yaşandığını dile getirerek, “Ya benimsin, ya toprağın” mantığının geçerli olduğunu sözlerine ekledi.

“TCK CİNSEL HAKLARI VE ÖZGÜRLÜKLERİ NASIL DÜZENLİYOR?”
Amargi ve KaosGL üyesi Avukat Yasemin Öz Yaptığı konuşmada Türk Ceza Kanunu’nun cinsel hak ve özgürlüklerle, cinsel suçları nasıl düzenlediğine kısaca değindi. Ve Özellikle doğumla ilgili (çocuk düşürme, düşürtme ve kısırlaştırma) maddelerinin yoğunluk kazanmasının altında yatan nedeni sordu? Devlet’in doğurganlıkla ilgili politikalar kadar kadına karşı şiddetle ilgili de politikalar geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Öz, cerrahi müdehale ile cinsel kimlik değiştirmek isteyen bireylerde “kısır” olma şartı aranmasının trajikomik ve insanlık dışı olduğunu söyledi.

“HER GÜN 5 KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR”
Panel’in moderatörü Hülya Gülbahar da arada söz alarak, “Kadına yönelik şiddet son 7 yılda yüzde bin 400 arttı. Geçtiğimiz günlerde bir programda biraraya geldiğimiz AKP milletvekili Alev Dedegil, “Cinayet işlendikten sonra kriminal bir sorundur” dedi. Bu, kadın cinayetlerinin neden hala politik bir sorun olarak görülmediğinin bir göstergesidir. Günde 3 kadın değil, bu belirsizlikle 5 kadının öldürüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu.

“KADIN CİNAYETLERİNE KARŞI İSYANDAYIZ”
Kadın Cinayetlerine Karşı Kadın Platformu üyesi Funda Ekin de konuşmalarıyla panele katkı sağladı. Ekin şunları söyledi: “2 senedir kadın cinayetleriyle ilgili davaları takip ediyoruz ve haksız tahrik indirimini engelliyoruz. Kadın cinayetlerinin politik olduğunu savunuyoruz. Bu ülkede kocasının yanında başka bir adama cilveli saat sorduğu için, yemeğin altını yaktığı ya da eşinin rüyasına çıplak girdiği için öldürülen kadınlar var ve bu gibi nedenler haksız tahrik indirimi için geçerli sayılabiliyor. İşte biz bunu engellemek için çalışıyoruz.”

Ekin, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Hayır Günü ve kadın cinayetlerine karşı kampanya çerçevesinde İstanbul’un yanı sıra diğer illerde de kurulan platformlarla eylem ve basın açıklaması yapmaya hazırlanıyor.

Yasemin Yılmaz Özcan




 

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.