Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

KÜRTAJ, BİR DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ DEĞİLDİR!

Günümüzün modern korunma yöntemleri her geçen gün daha da etkili hale gelirken, istek dışı gebelik yani kürtaj vakaları da hafife alınmayacak kadar çoğalmakta. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre her yıl 50 milyon kadın kürtaj oluyor ve en az 200’ ün üzerinde kadın çocuğunu aldırmak isterken hayatını kaybediyor. Tablonun Türkiye tarafı da pek iç açıcı değil. 2003 yılında yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre ülkemizde her 100 gebelikten15’i istenmediği için sonlandırılıyor.


KÜRTAJ NEDENLERİ
İstenmeyen gebelik hali ya da gebeliğin sonlandırılması, yani kürtajın belli başlı nedenleri arasında; tecavüz nedeni, düşük tehlikesi nedeni, istenmeyen gebelik ve tıbbi nedenler (annenin ya da bebeğin sağlığını kısmen ya da tamamen tehlikeye sokması) sıralanabilir.

Türkiye’de yasal süre 10. hafta. Gebeliğin 10. haftasından sonraki kürtaj, anne sağlığı için hayati risk taşıyor! Türk Ceza Kanunu 10. haftadan sonra kürtaj yaptıran anneye ve de yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ciddi cezalar ve yükümlülükler getiriyor.

Ancak bebeğin öldüğünün ya da ileri derecede sakat olduğunun belirlenmesiyle bu süre 10 haftayı aşabilir. Bu durumun işleme konması için birden fazla uzmanın kurul kararı ile onay vermesi gerekiyor.

BİLGİSİZLİK KÜRTAJA ZEMİN HAZIRLIYOR!
Uzmanların hemen hepsi aynı görüşte: Doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgilenmek kürtaj vakalarını azaltacak! Özellikle 18 yaşın altında cinsel ilişkiye giren kızlarımız bu durumu saklıyor ve cinsel problemlerini kendi kendilerine çözmeye çalışıyorlar. Doğum kontrolünden habersiz olmak da istenmeyen gebelik vakalarını arttırıyor.

Ülkemizde yasalarla yaş sınırı konmuş olmasına rağmen hala 18 yaşın altındaki genç kızlara kürtaj yapılıyor. Bu konuda devlet tarafından resmi bir araştırma yapılmasının imkanı yok. Zaten yasak olan her şey gibi üstü örtülüyor.

KÜRTAJ SONRASI…
Bazı vakıf ve sivil toplum örgütleri de bu konudaki araştırmalarını sürdürmekteler. Hayat Vakfı tarafından 34 ilde yapılan araştırmaya göre; kürtaj yaptıran kadınların yüzde 47.3 ‘ü çok pişmanken, yüzde 36’sı değil. Geriye kalanlar ise, duygularını tanımlayamayanlar.

Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmaları  evli kadınların yüzde 70’inin çocuk istemediklerini göstermekte. Kadınların yüzde 47.4’ü farkında olmadan, planlamadan gebe kalıyor, yüzde 23.6’sı ise kürtaj yaptırıyor. Bu rakamlardan da anlaşıldığı üzere doğum kontrol yöntemleri, henüz yeterince yaygın değil ya da bilinçli olarak tercih edilmiyor.

SEÇİCİ KÜRTAJLA YOK EDİLEN KIZ ÇOCUĞU SAYISI 60 MİLYON!
24 Mart 2007 Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Özek Karasu “Seçici kürtajla yok edilen kız çocuğu sayısı 60 milyon” diyerek olayın çok başka bir boyutunu da gözler önüne serdi. Bazı Asya ülkelerinde (Çin ve Hindistan gibi) korkutucu boyutlara ulaşmış “seçici kürtaj”ın, bölgelerdeki kadın ve erkek oranlarının dengesini bozması ve hatta kadına karşı şiddetin, kız kaçırmaların artacağı, adeta kadın paylaşım savaşı çıkacağını belirtti.

Çin’de tek çocuk politikası nedeniyle aileler hep erkek çocukları tercih ediyor. Hindistan’da ise ileride evlendirirken yüklü miktarda drahoma ödemek gerektiğinden, kız bebekler kürtaja kurban gidiyor. Bunlar bilinen gerçekler ve BM’ye göre demografide 60 milyon kız çocuğunun eksik olduğu tahmin ediliyor.

Çin Devlet Başkanı Hu Şintao, cinsiyet dengesizliğinin rejimin geleceği için potansiyel tehlike olduğunu söylüyor. Hindistan ise kıtlık yüzünden artan kadın ticareti ve fuhuş nedeniyle alarma geçmiş durumda. Cinsiyet teşhisi yasak, ancak bu işlem yasa dışı olarak sürüyor. Daha geçenlerde, bir hastane bahçesine gömülü 437 kız bebek kemiği bulundu. Son çare olarak kız bebeklerin terk edilebileceği merkezler kurmaya başladılar.

Sorun giderek büyüyor. Hindistan’da dengeler alt üst olurken, kadınların “kadın” olduğu için ölüme terk ettikleri bebekler 20 yılda tam 10 milyona ulaştı. Bu seçicilik elbette kadının doğal hakkı olan “kürtaj”dan farklı olarak ele alınıyor. BM ise, anne karnında öldürülen kız bebeklerin kadına yönelik şiddetin en uç noktası olduğunu açıkladı.

GENÇLER KÜRTAJA NASIL BAKIYOR?
Yapılan araştırmalar Türkiye’deki gençlerin yüzde 18’inin, istemedikleri çocukları her koşulda aldırabileceklerini, yüzde 19’unun kararsız olduğunu, kalanlarınsa toplum ve ahlak açısından bunu uygun bulmadıklarını gösteriyor.

 

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.