Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Hülya Yıldırım

ÇOCUKLARI KIŞIN EVLERE TIKMAYALIM!


Havaların soğuması ve okulların açılması ile birlikte özellikle üstsolunum yolu hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Burun akıntıları, öksürükler, nefes almada güçlükler, ateş, ishal, kusma… Ve bütün bunlara bağlı olarak da beslenme ve uyku sorunları, okul başarısızlıkları…

Çocuklar ve bebekler bağışıklık sistemleri hastalanarak güçlense de sık sık hastalanmaları birçok riski de beraberinde getiriyor. Bu nedenle çocukları hastalıklardan korumak ya da en azından hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlayacak önlemler almak gerekiyor.

Çocukları kış hastalıklarından korumanın en önemli yollarının başında aşılarının zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasına özen göstermek geliyor şüphesiz. Yeterli ve dengeli beslenmelerine ayına-yaşına uygun olarak dikkat etmek de çok önemli… Ve bir de yeterli ve kaliteli uyumaları için gereken şartları oluşturmak… Çünkü düzenli ve kaliteli uyku güçlü bağışıklık sistemi ile yakından ilgili. Çocuklar ilkokul çağına kadar günde 10-12 saat arasında uyku uyumalılar.

Bunlarla birlikte gelen en önemli konu ise hijyen, özellikle de el hijyeni… Çünkü malum bebekler ve çocuklar ellerini çok sık yüz ve ağız bölgelerine götürüyorlar. Kullandıkları eşyaların, oyuncakların, kırtasiye malzemelerinin, yedikleri ve içtiklerinin hijyeni de çok önemli tabii ve de yaşadıkları mekanların hijyeni… Bir de mekanların iyi havalandırılması çok çok önemli…

Ayrıca, kış aylarında çocukları kalın bir kat yerine, ortama uygun olarak hemen üzerindeki bir-iki katı çıkarabilecekleri şekilde kış aylarında kat kat giydirmek de koruyucu bir önlem…
Sonra kış aylarında hepimizde fiziksel hareket azalıyor; daha çok evlerde ve okullarda daha az hareket ederek ve açık havadan uzakta geçiyor günler. Fakat hava şartları ne olursa olsun, çocukların her gün kısa da olsa bir yürüyüş yapmaları bağışıklık sistemlerini destekliyor. Çocukları hasta oldukları zamanlar dışında mutlaka yürüyüşe çıkarmanız, mümkünse yeşillik bir alanda 10-15 dakikada olsa geçirmesini sağlamanız fiziksel ve ruhsal sağlığını olumlu etkileyecektir.

Bir de lütfen çocuklarınızı kapalı alışveriş merkezlerine götürmeyin! O havasız, kalabalık mekanlar çocuklarımıza hiç iyi gelmiyor… Semt pazarına götürün çocuğu daha iyi, gelişimi için de daha yararlı. Alışveriş merkezlerinde el kadar bebekler görüyorum sürekli, inanamıyorum. Sanki doğumdan çıkan alışveriş merkezine atıyor kendini, bebekler o kadar küçük… Oysa o kalabalığın, o gürültünün içine bebekler asla sokulmamalı…

Tabii, evde hasta varsa maske takması, mümkünse ayrı bir odada kalması da kış hastalıklarından çocukları korumada alınabilecek önlemler arasında… Bir de çocuğa kağıt mendil kullanmayı öğretmek, aynı kağıt mendili birkaç kez kullanmamasını, öksürüp hapşırırken kolunu eğilmesini öğretmek yine çocuklarımızı hastalıklardan korumak için alınabilecek önlemler arasında… Bebek ve çocuğun burnunun nemli ve temiz tutulması da iyi bir koruyucu önlem… Hasta olmasalar bile özellikle üstsolunum yolu hassasiyeti olan çocukların, hijyenik su ile yatmadan önce ve sabah kalkınca burun temizliğinin yapılması iyi gelecektir.

Ben bir de sizlere 3 yaşını dolduran çocuğunuzu eğer şartlarınız elveriyorsa mutlaka yuvaya göndermenizi önereceğim. Çünkü yuvaya giden çocuklar ilkokula geldiklerinde yuvaya gitmeyen yaşıtlarına göre daha az hastalanıyorlar ve bağışıklık sistemleri de daha kuvvetli oluyor. Bu araştırmalarla ortaya konmuş bir bilgi ve benim de kişisel deneyimim bu yönde… Lütfen hastalanır endişesiyle 3 yaşının üzerindeki çocuğunuzu eve tıkmayın. Tabii ki, çocuğunuzun hastalanmaması için gereken önlemleri alın, ama alacağınız önlemler çocuğunuzun günlük yaşam kalitesini ve yaşamdan alacağı keyfi azaltmasın… Sonuçta, hastalanmadan büyüyen çocuk yok… Ama, bütün gün evde olduğu için sıkıntıdan patlayan çocuk çok…

Bir de 0-2 yaşındaki bebekler için anne sütünün hastalıklardan koruyucu değerini bilmem hatırlatmama gerek var mı?..

 

Çocukları kış hastalıklarından korumak için beslenmelerine çok dikkat edin!

ÇOCUKLARDA KIŞ BESLENMESİ

Hepimiz çocuklarımızı hastalıklardan korumak istiyoruz. Hiç hastalanmamaları mümkün değil elbet, fakat hastalık sayısını en aza indirmek, özellikle de hastalıkları hafif atlatmalarına yardımcı olmak elimizde. İşte uzmanların önerileri…


Başak Kefeli (Anne-Çocuk Diyetisyeni):
“ÇOCUKLAR HAFTADA 2 KERE BALIK YEMELİ”

“• C vitamini vücudumuzun bağışıklık sistemini destekleyen, antioksidan özelliğe sahip önemli bir vitamindir. Genellikle taze meyveler ve sebzeler C vitamininin en önemli kaynaklarıdır. Vücudumuzda herhangi bir enfeksiyonel durum söz konusu olduğunda C vitamini ihtiyacımız artar. Hem çocuklar hem de yetişkinler için önerim güne C vitamini alarak başlamaktır. Sabah kahvaltısında sofranızda bulunması gereken önemli C vitamini kaynakları tatlı yeşilbiber veya taze kırmızıbiberdir. Özellikle çocuğunuz bunları tek başına tüketmekte sıkıntı yaşıyorsa, yapılan omletin içine bu biber türleri ince ince doğranarak da tüketimi sağlanabilir.
• Kahvaltı ile öğlen yemeği arasında C vitamini içeriği en yüksek meyvelerden olan kivinin tüketimi ise hem antioksidan maddelerin hem de C vitamininin alımını destekleyecektir.
• Akşamüstüne doğru greyfurt, mandalina ve portakal üçlüsünden oluşan taze sıkılmış meyve suyundan 1 su bardağı kadar da içildiği zaman C vitamini ihtiyacı fazlası ile karşılanmış olur.
• Tabii bol çeşitli sebzelerin kullanıldığı salata üzerine sıkacağınız limon da C vitamini alımınıza destek olacaktır.

OMEGA 3’DEN ŞAŞMAYIN
• Bağışıklık sistemini destekleyen en önemli besin öğelerinden bir diğeri de balık yağı olarak bilinen omega-3 yağ asitleridir. Tam da balık mevsiminde bulunmamız aslında işimizi epeyce kolaylaştırmaktadır. Hem çocuğunuzun hem de kendinizin bağışıklık sistemini desteklemek adına bu müthiş besinden faydalanın. Çocuklar için haftada 200-300 g yetişkinler için ise 400-500 g balık tüketimi önerilmektedir. Balığın o müthiş faydalı yağından yararlanabilmek için ise pişirme yöntemine dikkat edin. Fırında, ızgarada, buğulama olarak veya yağsız teflon tavada pişireceğiniz balığın yağından çok daha iyi bir şekilde yararlanabilirsiniz. Kızartma yöntemi ise balık pişirmede biz diyetisyenlerin hiç istemediği bir yöntemdir. Kızartılan balıkta omega-3 yağ asitlerinin kaybı yaşanmaktadır. Bu sebeple balığınızı haftada 2 defa ve kızartmadan tüketin.


PEKMEZ BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR
• Başta demir ve kalsiyum olmak üzere birçok sağlığı güçlendirici besin bileşenin de kaynağı olan pekmezler çocuk beslenmesinde yerleri sağlam olan besinlerden biridir. Sabah kahvaltılarında 1 tatlı kaşığı kadar pekmez tüketimi, hatta eğer kilo problemi yaşamayan bir çocuk ise tahin-pekmez karşımının tüketimi bağışıklık sistemini kuvvetlendirmede etkindir. Pekmezler dut pekmezi, keçiboynuzu pekmezi veya üzüm pekmezi olarak tercih edilebilir.
• Bağırsak florasının sağlıklı olması, sağlıklı bir beden için olmazsa olmazlardandır. Bağırsağı koruyan en önemli şey ise probiyotiklerdir. Sofralarımızda doğal olarak bulunan probiyotikler kefir ve yoğurttur. Özellikle ev yoğurtları güçlü bir beden için sofralarımızdan ayırmamız gereken bir besindir. Kefir de en önemli probiyotik olan anne sütünden sonra gelen en etkili probiyotik üründür. Çocuklara günlük ½ çay bardağı gibi az miktarda kefir içirilmesi, ayrıca hem öğlen hem de akşam yemeklerinde toplamda 1 su bardağı kadar yoğurt yedirilmesi gerekir.

Taylan Kümeli (Beslenme ve Diyet Uzmanı):
“2-7 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUKLARA ÖZELLİKLE DİKKAT!”

“Kuşkusuz her yaş için dengeli beslenmenin anahtarı; gerekli protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminlerin alınmasıdır. Dengeli beslenmenin oturtulması gereken bir dönem olan 2-7 yaş arasında, bu kriterlere daha da özen gösterilmesi gerekiyor. Bu dönemde beslenme alışkanlığı oturtulmadığı takdirde çocuk, mide, böbrek, kalp, karaciğer rahatsızlıkları gibi birçok kronik hastalıkla karşı karşıya gelebiliyor. Bu açıdan özellikle kış aylarında çocukların beslenmelerine ayrı bir özen gösterilmesi gerekiyor. Kışın çocuklarımıza çok daha sıcak ve kalorili yiyecekler yedirmeliyiz, yazın ise serin tutucu ve az kalorili yiyecekleri seçmeliyiz. Ayrıca bu dönem, çocukların beslenme alışkanlığının kazandırılma ve oturtulma dönemidir. Çocuğu bu yaşlarda nasıl alıştırırsanız, ilerleyen yaşlarda da beslenme alışkanlığı öyle devam eder. Bu açıdan annelerin bilinçli ve sabırlı olmaları gerekir.

Kış aylarında süt tüketimi çok önemlidir. Sebze meyve alışkanlığı kazandırılmalı, balık yedirilmeli, yoğurt ve çok tahıllı ekmek vazgeçilmez besinler olmalıdır. Kesinlikle çocuk abur cuburdan vazgeçirilmeli ve fast food öne çıkarılmamalıdır. Gazlı içecekler, çay, kahve, kızartma vb. tüketimi kesinlikle yasaklanmalıdır. Bunlar sağlıksız, yağlı ve kalorili besinlerdir.


DEMİR EKSİKLİĞİNE DİKKAT!
Bu yaşlardaki çocuklar büyüme çağında olduklarından, aşağı yukarı total kalori ihtiyacının yüzde 50’sini karbonhidratlardan, nişastalı ve unlu gıdalardan, yüzde 35 kadarını yağlardan, yüzde 15’i ise proteinden alırlar ve yine bu yaşlardaki çocuklarda demir eksikliğinin kesinlikle olmaması gerekir. Çocuklardaki demir eksikliğinin en büyük nedeni, kırmızı et tüketiminin yetersiz olmasıdır. Kırmızı et, demir açısından zengindir ve içindeki protein, gelişme sürecinde çok önemli bir yer tutar.

Kış mevsiminde özellikle buna dikkat etmek gerekir. Çocuğa ıspanak ve pekmez yedirilebilir. Sabahları aç karnına çocuğa iki kaşık pekmez verebilirsiniz mesela… Demir eksikliği çocukların ileride algılamalarını düşürür, uyumsuz olmasına neden olur ve sosyal bozukluklar sergilenir. Ama demir yeterince verilirse, algılama iyiye gider ve çocuk sakinleşir. Ayrıca süte dayalı bir beslenme, tek başına yeterli değildir. Günde yarım litreden fazla süt tüketilmesi, kansızlığa zemin hazırlar."

Ara öğünlerde çocuklarımıza kestane, kuru kayısı, kuru erik, badem, fındık, altın çilek gibi kuru yemişleri karıştırıp vermek çok akıllıca bir çözümdür. Bu yaştan başlayan sağlıklı tercihler çocuğumuzun ilerideki genel görünümünü ve sağlık durumunu belirler.”


ÇOCUĞUNUZ SÜT İÇİYOR MU?
Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre, 1 bardak süt 5-6 yaşındaki bir çocuğun günlük besin ihtiyacının yarısını karşılıyor. 1 bardak süt, B12 vitamininin yüzde 98’ini, fosforun yüzde 55'ini, kalsiyumun yüzde 52'sini, B2 vitamininin yüzde 44'ünü karşılıyor. 1 bardak süt çocuğumuzun besin ihtiyacının neredeyse yarısını karşılıyor. 1 bardak süte 1 tatlı kaşığı bal katılarak verilmesi ise öksürüğe iyi geliyor.


AŞILARINI İHMAL ETMEYİN!
Çocukluk çağı aşılarının zamanında ve eksiksiz yapılması çocuğu o enfeksiyonlara karşı koruyan en önemli savunma mekanizmasını oluşturur. Günümüzde aşılar sayesinde ölümcül seyredebilen kızamık, çocuk felci, boğmaca gibi hastalıklar neredeyse hiç gözükmemekte, suçiçeği ve rotavirüs gibi bazı enfeksiyonların da daha rahat ve hafif atlatılması sağlanmaktadır.

Son dönemde yoğun ilgi gören pnömokok aşısı ile zatürre, orta kulak iltihabı, sinüzit ve menenjit riski azaltılmaktadır. Ayrıca astım, kronik böbrek yetmezliği ya da diyabet gibi hastalığı olan çocuklarda enfeksiyonların daha ağır seyretme olasılığı yüksek olduğundan, bu çocuklara her sonbaharda grip aşısı uygulanması öneriliyor. Çocuğunuz sonbahar ve kış aylarında çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa, zamanında grip aşısı yaptırın. Dünyadaki çocuk sağlığı kuruluşları artık 6 ay ile 5 yaş arasında “tüm çocuklara” grip aşısı yapılması gerektiğini söylüyor. Grip aşısı için en ideal aylar ise Eylül, Ekim ve Kasım. Ayrıca birçok riskli hastalıktan korunması için çocuğunuzun tüm aşılarının tam ve zamanında yaptırdığınızdan emin olmalısınız.

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
- HER ÇOCUK YALANSIZ BÜYÜMEYİ HAK EDER!
- ANNE DUYGUDUR!..
- HAYIR DEMEYİ BİLİYOR MUSUNUZ?
- KEK YAPAR GİBİ ÇOCUK YAPAMAZSIN!
- MAHREMİYETE SAYGI!
- ÇOCUKLAR ÖLMESİN!
- ÇOCUĞUNUZDAN VAZGEÇMEYİN!
- ANNE BABAYI PAYLAŞMAK!
- SÜT DİŞİ, DEYİP GEÇMEYİN!
- Sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'n değil... HER GÜNÜN KUTLU OLSUN KADIN!..
Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.