Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

TÜP BEBEK YAZI DİZİSİ

BEBEK SAHİBİ OLAMAMANIN NEDENLERİ

BEBEK SAHİBİ OLAMAMANIN NEDENLERİ

Anne baba adayı çocuk sahibi olamadığını ne zaman far keder? Uzmanlara göre 1 yıl içinde korunmaksızın düzenli bir cinsel hayatın olmasına rağmen gebelik olmuyorsa o zaman kısırlıktan söz ediliyor. Kısırlığın nedenleri yarı yarıya erkekten, yarı yarıya kadından kaynaklansa da çiftlerin yüzde 25’inde kısırlık hem erkekten hem de kadından kaynaklanıyor. Yazı dizimizin ilk bölümünde tüplerin tıkalı olması, yumurtlama bozuklukları ve polikistik over sendromu gibi kadınsal kısırlık nedenleri üzerinde duracağız.


KISIRLIK NEDİR? 
- Kısırlık nedir? Hangi durumda kısırlıktan şüphelenilmelidir?
Bilimsel olarak eşlerin herhangi bir korunma yöntemi uygulamadan düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen 1 yıl boyunca gebelik olmaması durumunda kısırlık yani infertilite söz konusudur. Bu zaman zarfında gebelik olmazsa buna ilişkin nedenleri araştırmaya başlamak gereklidir.

- Bir yıldan önce doktora başvurmayı gerektiren istisnai durumlar var mıdır?
Günümüzde değişen sosyal ve kültürel koşullar, kadınların evlenme yaşını yukarılara çekmiş durumda. İleri kadın yaşı gebelik şansını azaltıcı bir faktör olduğundan; bu durumdaki çiftlerin bir yılın dolmasını beklemeden infertilite merkezlerine başvuruda bulunmaları doğru olacaktır. Diğer yandan karın zarı iltihabı veya verem geçiren kadınlar ile karın içi organlara ilişkin ameliyat geçiren kişiler bir yıl beklemeden doktora başvurabilirler. Erkeklerde ise ergenlik veya erişkinlik döneminde kabakulak enfeksiyonu geçirenler, inmemiş testis sebebiyle ameliyat olanlar ve şeker hastası olup kan şekeri ayarsız seyredenler ile aşırı miktarda alkol ve sigara kullananlar bir yılın dolmasını beklemeden doktora başvurmalıdır. 

- Kısırlık sadece erkeklerin ya da sadece kadınların sorunu değil sanırım...
Kısırlık yüzde 40-50 oranında erkek, yüzde 40-50 oranında kadına ait nedenlerle ortaya çıktığından kısırlıkla ilgili şüphesi olan erkeklerin de üroloji uzmanına muayene olmaları doğru bir davranış olacaktır. Çiftlerin yüzde 25’inde infertilite hem erkekten hem de kadından kaynaklanıyor, bu sebeple çiftler mutlaka eşleri ile birlikte muayeneye gelmelidirler. Kısırlık sebeplerini kadına ve erkeğe ait faktörler olarak incelemekte yarar var.

KADINDAN KAYNAKLANAN KISIRLIK NEDENLERİ
- Kadından kaynaklanan kısırlık sebepleri nelerdir?
Kadına ait sebepler arasında; tüplere ait nedenler, rahim ve rahim ağzından kaynaklanan problemler sayılabilir. Yine, yumurtlama problemleri, hormonal düzensizlikler ve guatr, şeker gibi hastalıklar kadınlarda sıklıkla görülen kısırlık sebepleri arasında değerlendirilmektedir.

- Tüplere ilişkin problemlerden söz ettiniz, tüplerin işlevi nedir?
Tüpler yumurtalıkta olgunlaşan yumurtanın rahime ulaşmasını sağlayan, rahmin sağında ve solunda yer alan borucuklardır. Normal koşullarda yumurtlama oluştuğunda; yani olgunlaşan yumurta içinde geliştiği kesecikten çıkarak döllenmeye hazır hale geldiğinde, tüplere geçer ve sperm ile birleşir. Tüplerde sperm ile döllenen yumurta (embriyo) tüplerden geçerek rahim iç duvarına tutunur. Böylece gebelik oluşur. Tüplerde tıkanıklık ve yapışıklıklar olması durumunda yumurta ve spermin bir araya gelerek döllenmesi mümkün olamayacaktır.

- Tüplere ilişkin problemler nelerdir?
Kadına bağlı infertilite (kısırlık) nedenlerinin önemli bir bölümünü tüplerde olan problemler oluşturmaktadır. Özellikle sık akıntılı vaginal enfeksiyon geçiren, daha önce tüberküloz (verem)  hastalığı yahut  karın zarı iltihabı (peritonit) geçirmiş, sezaryen veya karın içi ameliyatı olmuş hanımlarda, tüplerde sorun olma olasılığı yüksektir. Sözü edilen enfeksiyonlar sırasında iltihap hücreleri, iyileşme sürecinde tüplerin iç duvarlarında yara izi bırakarak yapışıklıklara ve tıkanıklıklara sebep olur. Diğer yandan geçirilen karın içi operasyonlar da benzer mekanizmalarla tüplerde yapışıklıklara sebep olabilir. Bazen de hidrosalpenks adı verilen problem söz konusu olur. Hidrosalpenks; tüplerin içinin sıvı dolu olması durumuna verilen isimdir. Bu sıvı sürekli olarak rahim içine akacağından embriyoların rahim içerisinde tutunup gelişmesini engelleyebilir.

TÜPLER TIKALIYSA...
Tüplere ilişkin problemler nasıl teşhis edilebilir?

Tüplerle ilgili sorun düşünüldüğünde öncelikle bir rahim filmi (histerosalpingografi) çekilerek tüplerin durumu değerlendirilmelidir. Rahim filmi genellikle adet bittikten sonraki 5-6 gün içerisinde, ilişkide bulunulmadan çekilmelidir. Bu uygulama; rahim ağzından ince bir kanülle verilen radyoopak (röntgende görünür) bir maddenin tüplerden geçişinin röntgen filmi şeklinde kaydedilmesinden ibarettir. Bazen küçük tıkanıklıklar bu işlem sırasında verilen radyoopak (boyar madde) maddenin basıncı ile açılabilir ve hasta kendiliğinden gebe kalabilir.

Genellikle rahim filminde tüplerden bir veya ikisinde tıkanıklık tespit edilmiş ise veya kapalı olduğu yönünde şüphe var ise bir sonraki aşama laparoskopi yöntemi ile ameliyattır. Aslında laparoskopi; anestezi altında yapılan fakat sonrasında hastanede yatış gerektirmeyen bir cerrahi yöntemdir. Bu işlemde  göbekten ışıklı bir aletle girerek tüplerin açık olup olmadığını, o esnada verilen ilacın karın içine geçip geçmediğini bizzat görebiliriz. Ayrıca bu işlem ile  eğer varsa karın içi yapışıklıkları da tespit etmemiz ve hatta bu yapışıklıklara müdahale etmemiz  mümkündür. Laparoskopi, tüplerin durumunu  değerlendirmede altın standart yani en iyi yöntem olarak kabul edilmektedir.

- Tüpler tıkalı ise ne yapılması gerekir?
Tüplerde görülen darlıkların ve hasarlı bölümlerin ameliyat ile açılarak düzeltilmesi  başarı şansının çok düşük olması nedeni ile günümüzde  çok kabul görmeyen yöntemlerdir. Ameliyatlarla oluşabilecek yeni yapışıklıklar  ve problemler nedeni ile  bu gibi durumlarda  tüp bebek tedavilerine geçilmesi  önerilir.

Eğer tüplerden biri rahim filmi veya laparoskopi ile açık diğeri kapalı tespit edilmiş ise aşılama da tedavi yöntemlerinden biri olarak denenebilir. Hatta tek tüpün açık olması durumunda başarı oranı düşük olsa da kendiliğinden gebelik şansı da mevcuttur. Fakat uzun süreler kendi haline bırakıp beklemek ya da aşılamalarla vakit geçirmemek gerekir. Rahim filmi ve ultrasonografi ile tüpler  genişlemiş ve  içi  sıvı dolu hidrosalpenks dediğimiz yapılar halinde izleniyor ise  tüp bebek tedavisine geçmeden önce tüpler  laparoskopik cerrahi  ile çıkarılmalıdır.


YUMURTLAMA BOZUKLUKLARI
- Yumurtlama bozukluğu denilince ne anlamalıyız?
Bildiğiniz gibi her adet döneminde kadınlar döllenmeye müsait bir yumurta geliştirirler. Yumurtlama her adet döneminin ortasına rastlayan günlerde gerçekleşir, döllenme olmazsa adet döneminin sonunda kanama gerçekleşir. Bu sebeple adet düzensizlikleri yumurtlamada sorun olabileceğini akla getirir. Diğer yandan düzenli adet gören kadınlarda da yumurtlama bozukluğu olabileceği göz ardı edilmemelidir. Yumurtlama bozukluğu ile seyreden ve en sık görülen durum polikistik over sendromudur.

- Polikistik over sendromu nasıl bir hastalıktır?
Kadın vücudunda bulunan iki yumurtalığın, bir adet döneminde döllenmeye müsait bir olgun yumurta geliştirdiğini belirtmiştik. Bu yumurta gelişimini ve olgunlaşmasını “follikül” adı verilen içi sıvı dolu bir kesecikte tamamlar. Polikistik over sendromunda ise birçok yumurta aynı anda olgunlaşmaya çalışır fakat bunu başaramazlar. Sonuçta bir çok yumurta vardır ama bunların hiçbiri gelişip döllenme yeteneği kazanamazlar. Ultrason muayenesinde ise yumurtalıklar, içerisinde gelişmemiş yumurta bulunan bir çok kesecik (follikül), yani birçok kist şeklinde görülür. Polikistik over adı da zaten buradan gelmektedir.

- Polikistik over sendromunun belirtileri nelerdir? Ne zaman bu hastalıktan şüphelenmek gerekir?
Özellikle bir hanım düzensiz adet görüyor, tüylenmede artış mevcut ve kilosu da normalin üzerinde ise bu sendromdan kuvvetle şüphelenilmeli ve gerekli muayene, ultrason ve tetkikler yapılarak  durum açıklığa kavuşturulmalıdır.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?
- Polikistik over sendromu tedavi edilebilen bir hastalık mıdır?

Tedaviyi planlarken öncelikle bu hastaların diyetisyen gözetiminde ideal kilolarına inmeleri sağlanmalıdır. Gerekirse insülin direncini kırmak için şeker hastalarında kullanılan “metformin” ilaç tedavisi bu dönemde kullanılabilir. Bu vakalarda gebelik oluştuğunda; metforminin gebeliğin üçüncü  ayına kadar güvenle kullanılabileceği bildirilmiştir. Tıbbi tedavi  ve kilo kaybı sonucunda adetlerde önemli oranlarda düzelme olabilmekte, yumurtlama probleminin ortadan kalkması ile bazen gebelik kendiliğinden oluşabilmektedir. Tabii bu noktada gebeliğin kendiliğinden oluşabilmesi için erkeğin sperm değerlerinin normal olması gereklidir.

- Tıbbi tedavi ile sorun çözülemez ise nasıl bir yol izleniyor?
Eğer 6 aylık metformin içeren ilaç kullanımı ve kilo kaybı ile adet düzensizliği devam ediyorsa ve sperm değerleri normal ise yumurtlamayı uyaran ilaçlar veya yumurtlama arttırıcı bazı hormon iğneleri uygulanabilir. Ultrason takipleri ile yumurta gelişimi izlenebilir. Bu takipler sonucu gelişen yumurtalardan normal ilişki önerilerek veya aşılama yöntemi ile gebelik oluşturulmaya çalışılır. Aşılamanın normal ilişkiye göre daha başarılı sonuçlar verdiği bilinmektedir. Fakat yine de aşılama ile başarı yüzde10-20 oranında kalmaktadır. Genellikle 3 kez yapılan takip ve aşılama ile sonuç alınamamış yani gebelik elde edilememiş ise tüp bebek yöntemine geçilmesi önerilmektedir.

 

Bu kişiler için tüp bebek tedavisi riskli midir?
Polikistik over sendromu olan hastaların tüp bebek tedavi takiplerinde özellikle yumurtaların gelişimini ve oluşan yumurta sayısını kontrol altında tutabilmek tedavinin en can alıcı noktasıdır. Çünkü bu hastalarda tedaviye yanıt, diğer hasta gruplarında gözlenen yanıta göre farklı olabilmektedir. Yumurtaların istenenden hızlı ve fazla sayıda gelişimi söz konusu olabilmekte, yumurtalıklarda aşırı gelişim sonucu karın içi sıvı toplanması ile anne adayını rahatsız eden ciddi sonuçlar doğabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için, tedavi takibinin sık ultrason ve kan östrojen düzeyi ölçümleri ile ve en önemlisi tecrübeli hekimlerce yapılması çok önemlidir.

- Kısırlık tedavisi sonrasında bu hastaların dikkat etmesi gereken noktalar var mıdır?
Polikistik over sendromu olan hanımlara gebelik sonrası da jinekolojik takipleri bırakmamaları ve yıllık muayenelere devam etmeleri önerilmelidir. Bu hanımlarda ileriki yaşantılarında şeker hastalığı başta olmak üzere bazı hastalıkların gelişimi söz konusu olabilmektedir. Bunu önlemek için aşırı kilo alımı engellenmeli ve gerekirse ilaçlarla düzenli adet görmeleri sağlanmalıdır.


BU YAZI DİZİSİNİN DİĞER BAŞLIKLARI İÇİN TIKLAYINIZ

BU KONUYLA İLİŞKİLİ DİĞER KONULAR
DİZİ & ARAŞTIRMA BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.