Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

DİYABET

DİYABET

Şeker hastasısınız, ya da hamileliğe bağlı şeker (diyabet) hastalığınız olduğunu öğrendiniz ve bu arada çocuk sahibi olmayı planlıyorsunuz. Hayalleriniz kabusa dönmeden önce, Dr. Yaser Süleymanoğlu ve Doç. Dr. Arda Lembet‘in verdiği bilgiler ışığında diyabet ve hamilelik konusunda her şeyi öğrenerek, sağlıklı bir dokuz ay geçirmeniz mümkün.


Çocuk sahibi olmayı istemek her kadının en doğal hakkı. Fakat, diyabet (şeker) hastası olan kadınlar bu isteklerini suçluluk duygularıyla birlikte yaşarlar. “Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmem mümkün mü? Bebeğim sakat doğar mı? Diyabet bebeğime geçer mi?” gibi sorularla hem anne olma istekleri, hem de hamilelik süreçleri kabusa döner.

Aslında, diyabetle yaşamayı bilen ve doktor kontrollerini düzenli yaptıran diyabet hastalarının sağlıklı bir bebek sahibi olmaması için hiçbir neden yoktur.

Şeker hastası anne adayları endişelerinde haklı olmakla birlikte, günümüzdeki gelişmiş tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde, binlerce diyabetik kadın problemsiz bir hamilelik dönemi geçirerek sağlıklı bebek sahibi olabilir. Neden derseniz; insülinin keşfinden önce, hem anne hem de çocuk için varolan büyük problemler artık ortadan kaldırılabiliyor. Bugün uygulanan bilinçli erken tedavi yöntemleri, hastalığın yan etkilerini ve anne-çocuğun ölüm riskini en düşük düzeylere indiriyor.

Hamile annelerin yüzde 5 ila 9’unu oluşturan diyabet hastası anne adaylarını aydınlatmak ve endişelerini en aza indirmek  üzere görüştüğümüz, Acıbadem Diyabet Merkezi’nden Dr. Yaser Süleymanoğlu,  hamile kalmadan önce ve hamilelik döneminde dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle anlattı:
 
Gebelik döneminde şekerhastalığı tanısı koymak zor değil. Bunun için yapılması gereken, hamileliğin 24 ila 28. haftaları arasında 50 gram glukoz ile tarama testi yaptırmak. Testte, günün herhangi bir saatinde, suda eritilen 50 gram şeker alındıktan 1 sonraki kan şekeri değerine bakılır. Eğer glukoz yüklemesinden 1 saat sonraki kan şekeri 135mg/dl altında ise tarama testi negatif olarak değerlendirilir ve böylece gebede gestasyonal diyabet (hamileliğe bağlı diyabet) olasılığından uzaklaşılır.

Fakat, daha önceden bahsedilen risk faktörleri söz konusuysa; (önceki gebelikte gebelik diyabeti, iri bebek, ileri anne yaşı, aile hikayesinde diyabet olanlarda) 50 gram şeker yükleme testi erken dönem gebelikte yapılmalı ve sonrasında, 24 ila 28. hafta arasında tekrarlanmalıdır. Eğer, kan şekeri 135mg/dl üzerinde ise, gebeye 100 gram glukoz ile 3 saatlik ikinci bir şeker yüklemesi yapmak gerekir. Gebeliklerinde gestasyonel diyabet tanısı konmuş annelere, lohusalık bitiminde 75 gram glukozla şeker yükleme testi uygulanır. Bu test normal çıksa da, annenin sonraki gebeliklerinde ya da hayatının ileriki dönemlerinde şeker hastalığına yakalanma riskinin, diğer insanlara göre yüzde 30-50 daha fazla olduğunu bilmesi gerekir.”

DİYABET BULAŞICI DEĞİLDİR!
Acıbadem Kadıköy Hastanesi Yüksek Riskli Gebelik Ünitesi Sorumlusu ve Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Doç. Dr. Arda Lembet’in ise, diyabet ve hamilelikle ilgili farklı hususlara dikkat çekiyor: “Diyabet, başlangıcından doğuma kadar anne ve çocuk organizmasını olumsuz yönden etkilediği gibi, gebelik de diyabetik anne metabolizmasına ve çocuk gelişmesine olumsuz yönde etki yapar. Karşımıza diyabetle tanışmış bir gebe geldiği zaman; ‘Gebelik esnasında meydana çıkmış bir diyabetik durum mu, yoksa diyabetik bir kadın gebe mi kalmış?’ sorusunun ayrımını yapmak şarttır. Her iki gebe grubunda da tedavinin amacı, sağlıklı ve sorunsuz çocuk elde etmek, anneye zarar vermemektir. Diyabet, anne karnındaki bebeği birçok açıdan etkilese de bir gerçeğin altının çizilmesi gerekir: Diyabet bulaşıcı değildir! Bebeğe geçme olasılığı yoktur. Fakat, düşük riski artar, ölü doğum sıktır, son dönem gebelik tansiyonu, plasenta yırtığı ve ani kanamalar olasılığı artar. Zor doğum ya da sezaryenla doğum riski yükselir. Gebelik sırasında sık sık idrar yolu iltihabı görülür.”

TEDAVİSİ MÜMKÜN
Hamileliğe bağlı ya da değil; şeker hastası anne adaylarının ve bebeklerinin aldıkları riskleri öğrendikten sonra, gelelim, hamileliklerinde şeker hastalığı sorunu yaşayan kadınların nasıl bir yol izleyeceklerine, yani çözüme... Birincisi, sürekli doktor kontrolü altında olmalarında büyük yarar var. Hatta, şekeri olan kadınların  hamile kalmadan birkaç ay önce izlenmeye başlanması ve tedavi programına alınması daha doğru. Doç. Dr Lembet, gebelik sırasında ortaya çıkan (gestasyonel) diyabeti olan hastalara yaklaşımlarını şöyle özetliyor: “Bu gibi durumlarda başlangıçta gebe izlenir ve kişiye özel egzersiz, özel beslenme planı uygulanır. 1-2 hafta izlemeye rağmen kontrol sağlanamayan durumlarda kan şekerini ideal hale getirebilmek için ise, insülin tedavisine başlanır. Bu dönemde anne mutlaka kan şekeri ölçüm cihazı almalı, kan şekerini her öğünden önce, öğünlerden 2 saat sonra ve yatarken olmak üzere 7 defa ölçmelidir.”

İNSÜLİN KULLANMAK ŞART MI?
Dr. Süleymanoğlu da, tedavi sırasında insülin kullanımına hasta ve hasta yakınlarının tepki gösterdiği konusuna dikkat çekerek, şeker hastalığı olan anneleri uyarıyor: “Hasta ve yakınları insülin bağımlılığı veya çocuğa verecek zararlar gibi değişik yanlış bilgilerle karşımıza çıkarlar. Biz diyoruz ki, insülin tedavisi doğal ve fizyolojik bir yaklaşımdır. Anne ve çocuk için son derece güvenlidir. Asıl yanlış olan, gebe olup, gebelik sırasında kan şekerini takipsiz bırakmak ve kontrol altına almayarak, hem anne hem de çocuğunun hayatını tehdit edecek bir tavır sergilemektir.”

Yurt dışında yapılan bir araştırma ise, insülin kullanımın olası komplikasyonları önlemede ne kadar etkin bir rol oynadığını kanıtlıyor. Bu araştırmaya göre, hamileliğin 24 ila 34. haftaları arasında bulunan ve diyabeti olan 1000 gebe kadından kan şekeri kontrol altında tutulanlarda, rutin takip edilenlere göre daha az doğum komplikasyonu görülmüş.

DİYABET KALICI OLABİLİR Mİ?
Hamileliğe bağlı şeker hastalığı yaşadınız, ama çok şükür 9 aylık zor bir süreçten sonra bebeğinizi kucağınıza aldınız. Fakat diyabet konusunda almanız gereken önlemler devam etmelidir. Örneğin; hamilelikleri sırasında diyabet tanısı konmuş annelere lohusalık bitiminde 75 gram glikozla şeker yükleme testi uygulanır. Bu test normal çıksa da annenin sonraki gebeliklerinde ya da hayatının ileriki dönemlerinde şeker hastalığına yakalanma riskinin, diğer insanlara göre yüzde 30-50 daha fazla olduğunu bilmesi gerekir. Bu nedenle gestasyonel diyabeti olan anneler, doğumdan sonraki yıllarda da beslenmelerine dikkat ederek, düzenli egzersiz yapmalı ve kilo almamalıdır.

Doç. Dr. Lembet lohusalık döneminde yapılması gerekenlerle ilgili olarak şu uyarılarda  bulunuyor: “Doğumdan 6-12 hafta sonra şeker yükleme testi tekrar yaptırılır. Eğer normal ise, bu testi 3 yılda bir yaptırmak yeterlidir. Başka bir çocuk sahibi olma düşüncesi varsa, daha detaylı bir inceleme gerekir. Bir kez gebelik diyabeti ile karşılaştıktan sonra, bunu tekrar yaşama riski  yüzde 50 civarındadır. Bu durumda gebelikten önce de şeker yükleme testi tekrarlanmalıdır.


NEDEN HAMİLELERDE DİYABET GÖRÜLÜR?

Gebelik döneminde gebeliğin fizyolojisi gereği, bebeğin gelişimi için bazı hormonlar normalden daha fazla salgılanır. Gebelikte artan gebelik hormonları ise (Beta HCG ve HPL) diyabetin oluşmasında rol oynar. Bu açıdan özellikle diyabeti olan anne adaylarının diyabet doktoru ve kadın hastalıkları uzmanına başvurmaları önem taşır. 
Yükselen kan şekeri doğrudan çocuğa plasenta yoluyla geçer. Bu durumda, çocuğun pankreası sürekli uyarılarak, çocuğun kilosunda hızlı bir artış oluşur. İri bebek doğumuna sebep olan bu durum, aslında Tip II Diyabet tohumlarının atıldığının belirtisidir. Bu çocukların beslenmesine ve egzersizine özen gösterilmezse aşırı şişman ve şeker hastası olurlar. Ayrıca, özellikle kan şeker düzeyleri kontrolsüz olarak yüksek olduğu durumlarda, düşük ve ölü doğum, gebelik hipertansiyonu ve plasentanın erken ayrılma riski artar.

 

KİMLER RİSK ALTINDA?

Hamilelik döneminde hormonların artışı tüm gebelerde görülür. Ancak, hamilelik diyabetine sadece bazı kadınlarda rastlanır. Risk grubundaki anne adaylarını şöyle sıralayabiliriz:
- 1. derece akrabalarında diyabet öyküsü olanlar.
- Kilolu veya şişman  olanlar.
- Daha önce 4 kilo ve üzerinde bebek doğuranlar.
- Daha önce ölü doğum ve düşük yapmış olanlar.
- Daha önceki gebeliklerinde “gestasyonel diyabet” (hamileliğe bağlı diyabet) geçirmiş olanlar.
- Hipertansiyonu (yüksek tansiyonu) olanlar ve kan yağları yüksek olanlar.
- Yaşı 30 ve üzerinde olanlar.
- Daha önce “gizli şeker” olduğu söylenmiş olanlar.
- Polikistik over (birden fazla kist) sorunu olanlar.


 

HAMİLELİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.