Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
KENDİMDEN BİLİYORUM
Uzm. Psk.   DERYA GÜLTERLER
Klinik Psikolog
Yazı Boyutu:
Zalimin çocukluğu

Nefret edilen adamı anlamaya çalışmak bir mesleki deformasyon olsa gerek. Kötüsü, anladığında kızamıyorsun da içinden geldiği gibi.

Bir süredir, elinde hiçbir silahı olmayan insanlar, görüntülerini evinizden izlemeye dayanamadığınız bir şiddetin kurbanı oluyorlar. İçim parçalanıyor, çok öfkeleniyorum ve ardından kendimi yine “Ne geçti başınızdan ki bu kadar zalimleşebiliyorsunuz?” diye sorarken buluyorum.

Her Zalim Zamanın Birinde Kurbandı
Hiçkimse zalim doğmaz. Yaşadıkları, endişeleri, korkuları, özellikle de çocukluğundaki karşılanmayan ihtiyaçları onu zamanla zalimleştirir.

Yaşam bir adaptasyon sürecidir. Ayakta kalabilmek, varlığımızı devam ettirebilmek için sonunun ne olacağını düşünmeden, zorluklarla başedebilecek bir davranış kalıbı geliştiririz. Bir başkasına zarar verebilmenin ele ele yürüdüğü en temel durum da “engellenme”dir. Sahip olmak istediğiniz, “benim” dediğiniz, büyük çıkarlar elde edeceğinize inandığınız şeylere ulaşmanızın birileri tarafından engellenmesi bir anda sizi öfke patlamasıyla şiddete sürükler.

Çocuğunuzun bu ihtiyaçlarını asla engellemeyin!

•    Sevilme
•    Dinlenilme
•    Anlaşılma
•    Onaylanma / Takdir edilme
•    İlgi görme
•    Saygı görme

Bunlar hepimizin en doğal ihtiyaçları. Çocukluk döneminde, en yakınları tarafından bu ihtiyaçları doyurulmuş olan bireyler, yetişkin yaşamlarında başkaları olmadan kendi kendilerini sevip, değer verip, onaylamayı öğrenirler. Bu ihtiyaçları karşılanmamış olanlar ise bunu karşılayabilecek kişilerin arayışına düşerler. Ve doğru insan örneği yaşamlarında daha önce hiç olmadığı için de gidip gidip, kendi anne babası gibi birilerinin peşine takılırlar.

Yetişkin yaşamındaki aynı engellenme, bilinçdışı bir düzeyde çocukluk acılarını tetikler. Acı çeken insan bunun karşısındaki tarafından anlaşılmasını ister. Onun kendisini bir türlü anlayamadığını gördüğünde de ona şiddet uygulamaya, canını acıtmaya başlar. “Şimdi beni anlayacaksın işte!” düşüncesi zihninde tekrar tekrar dolanıp durur.

Şiddet yalnızca dayakla olmaz!
Suçlama, utandırma, konuşmama, uzun küslükler, korkutma... Her biri duygusal istismardır. Zayıf olmaya izin vermeme, duygularla dalga geçme, ağlama ve incinmenin üstünü örtme de öyle... Evin dışında hayatta kalma şansı olmayan çocuk, yıllarca bu mağduriyetin içerisinde yaşamını devam ettirmeyi öğrenir. Bunların acısını çıkarma zamanı yetişkinlikte, gücü ele aldığında gelir. Şiddete başvuranlar, kendilerini en güçlü hissetikleri yerden, silahlarıyla, statüleriyle, kas kuvvetiyle, yalanlarıyla, hileleriyle bunu yapabilir.

Eğer bir gün zalimin anne babası olmak istemiyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şey bugün zalim olmamaktır. Kendiniz zalim olmadığınız gibi, şiddet görüntülerine, şiddet söylemlerine onları maruz bırakmayın; çünkü tıpkı güzellikler gibi kötülükler de görerek ve deneyimleyerek öğrenilir.


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.