Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
  YILDIZ ÇAKAR
Uzman Psikolojik Danışman, Pedagog
Yazı Boyutu:
Hareket etme özgürlüğü olan çocuklar

Biliyoruz ki hareket doğum öncesi başlıyor ve doğar doğmaz da giderek artan bir şekilde bir iletişim yolu olarak devam ediyor. Bir bebeği gözünüzün önüne getirin; hemen ilk 4 ayda sevdiği kişiyi görür görmez el, kol ve bacak hareketleri yapar, mimikleri ile sevindiğini gösterir. Eylem ve hareket çok güçlü bir ifade yoludur. Duygularını belirtmek, bilgi edinmek, koordinasyon, basit zamanlama becerileri kazanmak hep hareket yoluyla gerçekleşir. Kısaca, hareket etme özgürlüğü olan çocuklar daha iyi öğreniyorlar.

High/Scope hareket danışmanı P.S. Weikart (1987) tarafından geliştirilmiş olan hareketle ilgili sekiz anahtar deneyim bulunmaktadır. Bu deneyimler çocukların okul öncesi dönemde denedikleri aktivitelerdir ve gerek evde gerek yuvada bilinçli olarak desteklenebilirler.

Önce hareket çeşitlerine bakalım; hareketleri üç grup içinde düşünelim:
1.Çocuk yer değiştirmeyi henüz beceremezken ağırlık aktarımı yapmadan yani beden sabitken kol ve bacaklarla yapılan hareketler ilk hareketlerdir. Eğilmek, bükülmek sallamak, sallanmak, gerilmek gibi.

2.Çocuk büyüdükçe yer değiştirerek hareket etmeye başlar; bu hareketlerde ağırlık aktarımı söz konusudur; emekleme, koşma, atlama, sekerek gitme, zıplama, tırmanma gibi.

3.Çocuk daha da geliştikçe hareketlerine nesneleri de katar. Elinde uçurtma ile koşmak, bebek arabasını itmek, top koşturmak gibi.

ÇOCUĞU ALIŞTIRMALARLA DESTEKLEMEK
Çocukları zaten tutamayız, onlar bütün gün hareket ederler. Bizler onların bu hareket etme gereksinimlerini onlara zengin alıştırmalar sunarak destekleyebiliriz.

Çocuklar oynarken farklı fiziksel duruşlara girmekten hoşlanırlar. Onların duruşlarını çok iyi gözlemlemek, o duruş şeklini fark etmek ve kabul etmek; ayrıca çocuklarla pozisyon oyunları oynamak çok destekleyici olur. Heykel oyunu, hayvan taklitleri çok iyi örneklerdir.

İkinci grup hareketler için çocuklar öncelikle yeterli bir alana sahip olmalıdırlar. Bir de yetişkinlerin oyunlarına karışmadığı bir psikolojik alan da çok önemlidir. Çocuklar hareket ederken onların hareketlerini kabul etmek ve onlara kısa geri bildirimler vermek çok destekleyicidir. Örnek: At taklidi yapan çocuğa: “Dörtnala gider gibi hızlı koştuğunu görüyorum” ya da “Ne kadar iyi sıçradın” ya da “loklardan yol yapmışsın,  çok zorlandın ama en sonunda dengeni sağladın” gibi. Bu şekilde çocuğun yer değiştirerek yaptığı hareketlerle alan bilinci gelişir. Genel alan kavramına ilaveten yön kavramı (masanın etrafından yürüdün), büyüklük kavramı ( sen küçük adımlarla gidiyorsun çünkü bebek oldun), seviye kavramı (ellerimizi yukarı kaldırıp yürüyoruz), izlenilen yol kavramı (arabanı eğik olan raydan geçiriyorsun), yoğunluk kavramı (ayaklarını çok güçlü yere vuruyorsun) ve akış kavramı (hareketin zamanlaması-çok hızlı koştun) gelişir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında çocukların hareketlerini gözlemlemek ve onlara ne yaptıklarını fark ettirmek alan bilincini desteklemek için çok iyi bir fırsattır.

NESNELERLE BİRLİKTE HAREKET
Son olarak. nesnelerle birlikte hareket etmeye başlarlar. Çocuk elindeki çıngırağı masaya vurarak ilk denemelerine başlar. Zaman içinde biz yetişkinler çocuklara çeşitli materyaller temin ederek destekleyebiliriz. Hafif havada süzülen materyaller, tüller, kurdeleler, kâğıt yelpazeler, itmek ve çekmek için uygun olan oyuncaklar, toplar, çemberler, çeşitli müzik aletleri temin edebiliriz. Tabii ki yine çocuğun gereksinimi olan psikolojik alana dikkat etmeyi, yani oyuna müdahale etmemeyi unutmamamız gerekiyor.

Hareket ederken yaratıcılık ortaya çıkar.

Çocuklar temsil etme yeteneği geliştikçe artık birçok şeyi akıllarında tutarlar. Hareket artık konuşma, çizme, model yapma ve rol yapmayla beraber hayali bir şekilde kullandıkları başka bir dil haline gelir.

Komik yürüyüşler, değişik danslar ve mimikler bu yaşa özgüdür. Çocukların bu hareketlerini görüp kabul etmek çok yararlı olur. Çeşitli hareket problemleri düşünülüp neşeli bir şekilde çocuklara sorulabilir:

Karşı koltuğa ayaklarımız yere değmeden nasıl geçebiliriz?
Başıma koyup taşıdığım yumuşak ve küçük bir torbayı, başka nereme koyup taşıyabilirim?
Bugün neler yaptığını sadece işaretlerle anlatabilir misin?

Yaptığı hareketlerin farkına varması ve kendi cümleleri ile ifade etmesi heveslendirilebilir.

Nasıl hareket ettikleri üzerine düşünmeleri desteklenebilir. Örneğin: ” Masanın altındaki oyuncağını almak için yere çömelip eğilmen gerekti.” ” Topu iki elinle yakaladın ve bana attın.”

Okul öncesi çocuklar 1,5 yaşında bazı yönergelere uyabilirler. Bana topu getir. Topu at. Git babayı bul. Oyunlarla ve şarkılarla çeşitli hareket yönergeleri verilebilir. Bunlar hem sözel olabilir, hem de görsel hareketleri tekrarlaması istenebilir.

Birçok çocuk düzenli bir tempoyu bebekliklerinde ninnilerle sallanarak uyutulurken hissederler. Hareketleri bedenlerinin tümü ile duyumsarlar. Kucakta taşınan bebekler de annenin yürüyüş temposunu hissederler. Kendi hareketlerini bir başkasının hareketi ile birleştirmeye başlamışlardır. Okul öncesi çocuklar hala bebekliklerinde olduğu gibi özellikle huysuz olduklarında birisinin kendilerini sallamasını isterler. Sallanma küçük çocuğu sakinleştirir ve tekrar kendisini toplamasını sağlar. Çocuklara bu yaşta salıncak, kaykay, üç tekerlekli bisiklet ve pedallı oyuncaklar temin edilebilir. Bu şekilde kendi tempolarını yaratır ve belli bir tatmin duyarlar.

Ayrıca çeşitli müzik aletleri verilebilir ve onların yarattığı tempoya yetişkinler de tempo vuruşları ile eşlik edebilir.

MÜZİK EŞLİĞİNDE HAREKET
Birlikte müzik eşliğinde ritmik hareketler yapılabilir.

Harekete katılan beden bölümlerinin hangileri olduğu konuşulabilir. Bu hareketleri yaparken bir başlangıcı ve kesin sonu olan yani dokunma ile biten hareketler olmasına dikkat etmek gerekir. Hiç bitişi olmayan dönme, baş sallama hareketlerini yapmakta zorlanabilirler. Başlarına dokunmak için iki ellerini kullanmak ya da iki ayaklarını aynı anda yere vurmakta daha başarılıdırlar ve daha çok keyif alırlar. Bu yaşta sağ ve sol ile ilgili yönergelerden kaçınılması uygun olur.

Son olarak hatırlamamız gereken ufak ayrıntılar:

Çocukla top oynamadan önce onun topla tek başına oynaması, topun nasıl yuvarlandığını ve zıpladığını kendisinin keşfetmesi için ona belli bir zaman tanımalıdır. Çocuklara belli bir hareket yönergesi veriyorsak bunu basit, kısa, neşeli ve onların başaracağı şekilde sunmaya özen gösterelim.

Çocuğunuzla bol hareketli ve keyifli günler diliyorum.


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.