Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Doğumdan sonra yoga imdadınıza yetişir

 

İşte artık bebeğiniz burada. Size fiziksel ve duygusal olarak meydan okuyan bir misafirle karşı karşıyasınız. Yoga, hızla iyileşmeniz ve yeniden canlanmanız için size yardımcı olacak.

Kadın bir kere anne olunca her şey değişir; bedeni, görevleri, öncelikleri... Sadece fiziksel olarak iyileşmeye ihtiyacı yoktur, aynı zamanda bebeğinden de sorumludur. Bebeğinin rahatı uğruna kendi ihtiyaçlarını kolayca bir kenara koyar.

DOĞUM SONRASI PSİKOLOJİSİ
Doğumdan sonraki ilk ay, annenin sıhhat ve kuvvetini geri kazanma, yeni hayatına ve kimliğine intibak zamanıdır. Pelvis taban kasları doğum sırasında önemli ölçüde gerilmiş ve hatta yükü taşıyabilmek için kesilmiş veya yırtılmış olabilir. Rahim ilk birkaç günde oldukça küçülür, fakat onun hamilelik öncesi ölçülerine dönmesi en az bir ay alır ve iç organları da uzunca bir süre olan kalabalığın ardından eski hallerine dönerler. Eğer sezaryen ile doğum olduysa, pelvik tabanı bozulmamıştır, fakat büyük bir karın ameliyatı olduğundan iyileşmesi aylar alır.
 

Yeni doğum yapmış bir anne için doğum sonrası periyodun belki de en şaşırtıcı (ve muhtemelen hayal kırıcı) yönü hala 4-5 aylık hamile gibi görünmektir. Anne, doğum sonrası ile birlikte ilk 10 kiloyu derhal kaybeder. Doğumdan sonra bir veya ikinci haftada, hala sisteminde epey miktarda ekstra sıvı vardır ki, onlar da yavaşça dışarı atılacaktır veya yeniden vücut tarafından emilecektir. Dokuz ay gerilmenin ardından karnı ve bel etrafındaki derisi gevşektir.

Yeni anneler ilk haftalar bebeğinin bakımını öğrendiğinden ve anne rolüne uyum sağlamaya çalıştığından çok duygusal olabilirler. Bu yoğun sorumluluk, sistemde halen mevcut olan hormonlarla birleşerek (ve eğer anne bebeğini kendi sütü ile besliyorsa hormonlar aylarca kalır) ruh durumunda sallantıya, hatta depresyona yol açabilir. (Doğum sonrası depresyonu.)

Bütün bu ruhsal, zihinsel ve bedensel strese en mükemmel çare bir yoga sınıfıdır.

RAHATLAMAK İÇİN YOGAYA DÖNÜŞ
Yeni annenin yoga yapmaya başlamadan önce en az 6 hafta (eğer sezaryen olmuşsa 8 hafta ) beklemesi tavsiye edilir. Anne, gebeliği sırasında düzenli olarak yoga yapmış bile olsa artık aynı bedene sahip değildir.

Karın kasları gebelikten çok etkilenen kaslardır, onun için en çok onlar üzerine odaklanılmalıdır.

Bhujangasana (Kobra Duruşu) ve Salambhasana (Lotus Pozu) gibi duruşlar karın kaslarının yeniden yapılanmasına yardımcı olur. Kadının bedenine farkındalık getirmeye yardım eden ve kasları kuvvetlendiren diğer duruşlar, oturularak yapılan dönme hareketlerini içerir. Marichyasana I, Sukhasana (kolay duruş), Parivrtta Janu Sirsasana (tepeden topuğa dönerek eğilmek), Utthita Parsvakonasana (yan açıları uzatma duruşu) ve Virabhadrasana I ( I. savaşçı duruşu) gibi ayaktaki duruşlar. Anneler esas karın hareketlerinde bir kere rahat hissettiğinde, artık daha yoğun duruşlara geçebilir, mesela Paripurna Navasana (tam kayık duruşu) veya kalas duruşu gibi.

 

Doğum sonrası dönemde omuzlar ve boyun çok ağrıyan diğer bölgelerdir. Bebeği besleme sırasında anne stres altındadır. Bir kadın stres olduğunda omuzlarını kulaklarına doğru kaldırmak eğilimindedir ve bu hareket de boyun ve omuzlarda pek çok ağrıya yol açar. Yeni doğmuş bebeği taşıyarak dolaştırmak sırtın üst kısmını yorar. Çünkü düz durmak yerine genellikle bebeğin üzerine doğru eğilerek kambur durulur. Viparita Namaskar (ters duacı duruşu), Gomukhasana (inek yüzü duruşu) gibi omuz açıcılar bu bölgedeki kasların gevşemesini sağlar.

Anneliğin ilk 8 haftasının sonunda, doğum sonrası kadınlar artık düzenli pratik yapmaya hazırdır. Fakat onlara vücutlarının neyi yapmaya hazır olduğunu dinlemesini hatırlatırız.

DİNLENMEK ÖNEMLİ
Doğum sonrası hem ilgi çekici hem de yorucudur. Yeni bir anne bu çelişkili hisler içinde sürüklenir. Aynı zamanda anneliğin gerektirdiği bütün fiziksel talepleri yerine getirmeye çalışır. Dersin sonunda tam bir rahatlama için zaman ayırmak, sağlığını tekrar kazanması ve sakin bir kafa için iyi bir yoldur. Gün içinde belki de kendi ihtiyaçlarına odaklanacağı tek zamandır. Yönlendirilmiş meditasyon, pranayama ve desteklenmiş duruşlar; mesela Savasana (Ölü duruşu), Viparita karani (bacaklar yukarıda duvarda duruşu) ve Supta Baddha Knasana (dayanmış eğilmiş açı pozu) onun bedeninin ve aklının dinlenmesine yardım eder.


 


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.