Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

YENİ EVLENEN KADINLARIN “AY İNANMIYORUM”LARI

Evlilik kimine göre korkutucu ve yıpratıcı, kimine göre ise bir olmanın dayanılmaz hafifliği. Her ne olursa olsun çiftler, birbirlerinin farklı yüzlerini evlilik sürecinde daha çok görüyorlar. Kimi “Umduğumdan daha derli toplu” diyor; kimi “Yemek yapmayı bilmiyormuş meğer” diyor. Bazıları şikayetçi, bazıları şaşkın ama ortak nokta sevgi...


Annelerinin ellerini sıcak sulardan soğuk sulara sokmaya kıyamadığı “erkek”ler evlenince ya gizli hünerlerini döküyorlar ortaya ya da beceriksizlik ve tecrübesilikleri ile kara kara düşüncelere sürüklüyorlar kadınları. Yani iş yine dönüp dolaşıp “kadının kadına ettiği” hikayesinde düğümleniyor.

“Aman oğlum ben yaparım”lardan “Ay inanmıyorum”lara doğru yol alırken, iki kadının farklı tepkileri de tüm günlük işlerden yırtmış erkeğin kafasını karıştırıyor. Ama günümüz kadını kolları sıvıyor ve temizlikten, ütüye hatta yemeğe kadar her şeyi öğretiyor eşine. Tabii çevremizden görüp tanık olduğumuz, hatta anne babamızda gördüğümüz çatışmaları yaşayanlar da hiç de azımsanacak sayılarda değil.

Flört sürecinde eşlerin birbirini her yönüyle tanıması pek de kolay olmuyor. Aynı güne uyandığınızda ilk işinin kahvaltı hazırlığı değil de televizyonu açıp karşısına oturmak olduğunu gördüğünüzde ne hissedersiniz? Ya da sizinle buluşmaya gelirkenki özeni ve bakımı günlük hayatında pek de uygulamadığını mı düşünüyorsunuz? Bakalım yeni evli kadınlar eşleri hakkında neler düşünüyorlar.

6 haftalık evli
“ÖNCEDEN BU KADAR UYUMUYORDU”
“Çok sabırlıymış bana her konuda yardımcı oluyor. Mesela, unutkanlığımı aşırı sabırla karşılıyor. Çok uyuyor. Önceden bu kadar uyumuyordu. Annesi dağınıklığından şikayetçiydi, şimdi evde her şey yerli yerinde. Evde çok derli toplu.  Mutluyum. “

1.5 yıllık evli
“HER PAZAR KAHVALTIYI O HAZIRLIYOR”

Evliliğin çok sıkıcı ve özgürlüklerimi engelleyici bir şey olacağını düşünüyordum. Bir zaman sonra birbirimizden sıkılacağız diye korkuyordum. Bu nedenle de evlilik öncesi bunalıma girmiştim. Ancak hiç beklediğim gibi olmadı. Kendimi eskiye nazaran daha huzurlu ve güvende hissediyorum. Bir olma fikri çok keyifli. Sanırım şanslı bir kadınım. Eşim her konuda oldukça anlayışlı ve bana çok yardımcı. Evet, aynı filmleri aynı müzikleri sevmiyoruz, farklıyız ama bu daha güzel. Çünkü ikimizin de uğraşacak şeyleri ayrı oluyor.

Öta yandan, eşim ev işlerinden hiç anlamaz, hele yemekten. Evlendiğimizde bir Pazar “Kahvaltıyı sen hazırla.” dedim o da “Tamam” dedi. Menüde yumurta vardı. Kısa bir zaman sonra mutfaktan bir ses geldi “Sevgilimmm, bu yumurtanın içinden su çıktı! (Su dediği de yumurtanın akı!) Ne yapayım? Bozuk mu bu yoksa?” Yılmadım... Artık her pazar kahvaltıyı o hazırlıyor ve süper omlet yapıyor.

4 aylık evli
“DUR, O ÇAMAŞIR SUYU!”

1 yıllık bir flört döneminden sonra evlendik eşimle. Annesi pek hamarat bir ev hanımı olduğundan evde erkeklere pek iş bırakmamış. O kadar ki bizimki “Bulaşık bile yıkamadım ben hayatımda” dediğinde onu ciddiye almalıymışım. Neyse... Balayımızı ailesinin yazlığında geçiriyorduk. İkinci günü ondan bulaşıkları yıkamasını rica ettim. Ben de akşam yemeğini hazırlayacaktım. Bir de baktım ki dolabın altından bulaşık deterjanı yerine çamaşır suyunu almış süngere boca ediyor. Ben “Dur, o çamaşır suyu!” diyene kadar yarım şişe çamaşır suyunu akıttı süngere... Sonunda bulaşık yıkamayı öğrendi ama sevmiyor. Bir de yüksek sesle müzik dinleme tutkusu var. Rahatsız olduğumu söylediğim de kapatıyor gerçi. Onun dışında tanıdığım bildiğim insan olarak devam ediyor. Düşünceli ve sevecen bir eşim var. Onu seviyorum...

2 aylık evli
“ÜTÜ YAPARKEN SİNİRLENDİĞİ KADAR HİÇBİR ŞEYE SİNİRLENMİYOR”

“Evlendikten sonra kocanı tanıyamayacaksın, sen üşüme diye ceketini veren o adam gider, yerine yemeğini yiyip kumandayı alıp tv karşısına geçen başka bir adam gelir” derlerdi. Çok umursamadım. Benimki zaten kibar ve duyarlı dedim. Arada bir sofrayı toplamadan tv karşısına geçmekten de kıyamet kopmaz, bazen ben de yapıyorum nasılsa dedim. Ayrıca “O adamın gidip yerine yeni bir adamın gelmesi” durumu bana çok abartılı geliyordu. “Nasıl yani insan hiç mi tanıyamaz kocası olacak adamı?” diyordum. E çok da haksız sayılmazmışım. Peki evleneli 2 ay oldu ve neler öğrendim şu “yeni adam” hakkında?
- Eğer günündeyse güzel bir yemek yapıp beni beslemek için can attığını,
- O güzel yemeği yaparken çıkan dağınıklığı “Sonra kaldırırız” diye biriktirdiğini,
- Ama sonra o dağınıklığı toplayabildiğini,
- Evlenene kadar ciddiye almadığım “Ütü yapmayı bilmiyorum” laflarının gerçeği yansıttığını ve ütü yaparken sinirlendiği kadar hiç bir zaman sinirlenmediğini,
- Maç izlerken beni dinlemediğini ama buna rağmen çok iyi “Evet tatlım, haklısın” diyebildiğini,
- Yıkayıp getirmezsem meyva yemeyeceğini,
-  Eğer öğretilirse aslında küvet ovmak, çamaşır asmak, toz almak dahil en sıkıcı işleri bile şikayet etmeden yapabileceğini,
- Hazırlanmam iki saat bile sürse, beni sabırla bekleyebileceğini,
- Ama en önemlisi kötü bir günün sonunda beni dinlendirebileceğini öğrendim.

1,5 aylık evli
“NEYSE Kİ İÇİNDEN BİR AYI ÇIKMADI”

Eşim çok derli toplu, dağınık değil. Ev işlerinde bana yardım etmeye çalışıyor. Ama pek bir şey yapmayı bilmiyor. Annesi öğretmemiş, ben öğretiyorum. Ama yemeğe eli yatkın. Kuru fasulyeyi güzel yapıyor, toz alıyor. Neyse ki içinden bir ayı çıkmadı. Evlilikte de kibar, önceden olduğu gibi...

 

Yasemin Yılmaz


BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.