Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

EVLİLİK'TE REHAVETE KAPILMAYIN

Evlilik, kimilerinin rüyasıyken kimilerinin de kâbusu olabiliyor. Çoğunluk için gereklilik olan bu kurum, bazı çiftleri zamanla yoruyor ve evlilik hüsranla sonuçlanabiliyor. Günümüzde çiftlerin ilk bahanesi “şiddetli geçimsizlik” olsa da, bireyleri mutsuzluğa sürükleyen faktörlerin başında; kendileriyle barışık olmamaları ve kendi kapasitelerinin çok üstünde beklentileri olmasından kaynaklanıyor.


Türkiye’de 2008 yılında 99 bin 973 çift boşanırken, 2014 yılında ise bu rakam 130 bin 913’ye çıktı. Bu verilere göre, son 7 yılda Türkiye’de boşanma oranının yüzde 30,9 arttığı görülüyor. Boşanmaların yaklaşık yüzde 40'ı ilk beş yıl içerisinde gerçekleşiyor.

Uzman Nörolog Mehmet Yavuz’a göre; 4 bin yıllık toplumsal bir kurum olan evlilik; kimilerinin rüyasıyken kimilerinin de kâbusu olabiliyor. Yavuz evli çiftlere önerilerde bulunuyor:

EVLİLİK KARARI ALMADAN ÖNCE İYİCE TANIYIN!
İlk 1 yıl, daha sonraki 6 yıl ve evliliğin 20. yılı... Ani evliliklerde, nişanlılık dönemi geçirenlere göre ilk yıl boşanma riski daha fazla. Aniden evlenenler birbirlerini aynı evde yaşamaya başlayınca tanır ve uyumlu olmamaları halinde ilk 1 yıl içinde boşanırlar. Ayrıca, görücü usulü ile bir süre nişanlı kalıp evlenenlerin ilişkileri aile büyüklerinin seçimleri ve tecrübeleri ile şekillendiği için flört evliliğine göre biraz daha sağlam olabiliyor. Bu noktada çiftler arası sorunlarda aile büyüklerinin hemen devreye girip arabuluculuk yapması önemli bir faktör. 20. yıldan sonra boşanmalarda görücü usulü evlilik ve flört evliliği arasında sayısal açıdan bir fark yok.

MUTLU EVLİLİKLER İÇİN BAZI İPUÇLARI
Bilimsel bir araştırmada, her 100 kişiye hiç kıpırdamadan karşı cinsten birisine bakmaları isteniyor, sonuç ise şaşırtıcı… Birbirlerinin yüzlerine bakan çiftlerden bazıları aşık olup evlenmeye karar veriyor.  Tıpkı bu araştırmalarda olduğu gibi çiftler her gün en az 5 dakika birbirlerinin yüzlerine bakmalılar.

BOŞANMAYI ÖNLEYEN DAVRANIŞLAR
Karşılıklı empati de evliliğin yürütülmesinde önemli bir faktördür. Psikolojide “kendini gerçekleştiren ön kabul” yasasında, bir insanın herhangi bir konuda ön yargısı varsa, bir müddet sonra ön kabul oluşan yasa kendini geliştirmeye başlar. Kendini eşinin yerine koyarak hareket etmek çoğu zaman sorunların başlamadan çözümlenmesi ile sonuçlanıyor.


SAĞLIKLI BİR EVLİLİK YAŞANTISI İÇİN NELER YAPILMALI?
- Elinizdekilerin değerini bilin.
- Sağlığınızın, ailenizin, çocuklarınızın, dostlarınızın değerini bilin.
- Eşinizle ortak arkadaşlıklar kurun.,
- Mutluluğunuz için araya hedefler koymayın.
- Kendinize ev, araba alınca, çocuk olunca ya da başka bir olay gerçekleşince mutlu olacağız gibi hedefler koymayın. Mutluluk hedef değil, uzun bir yolculuktur.
- Her eleştiriye kulak vermeyin. Çevrenizdeki insanların eleştirilerine ve önerilerine göre yaşarsanız, kendiniz için yaşayamazsınız.
- Hatalara duyarlı olmayın: Hatalar, tekrarlanmadıkça görmezden gelinmelidir. Gördüğünüz şeyi söylemezseniz hafızanızdan uçup gider, söylerseniz hafızanızda yer eder. Her olumsuzluğu söze dökmeyin.
- Evliliğinize zaman ayırın. Çiftler, akşam yemeklerini birlikte yemeye gayret göstermeli, pazar sabahları hep beraber uzun kahvaltı keyifleri yapmalıdır. Ayda birkaç kez konsere, sinemaya, tiyatroya bu da olmazsa pikniğe gidilmeli, seyahatlerden eşlere hediyelerle dönülmeli.
- Başkalarına yardım edin: Yardıma muhtaç insanlara birlikte destek olmaya çalışmak, birliktelik duygusunu pekiştirir. Bu da beraberliğe takım ruhu kazandırarak ilişkinin doğru çizgide ilerlemesini sağlar.

YALNIZLIK BİR TERCİH OLMASIN
Dünya’da yalnız yaşayanların sayısı, 1996’da 153 milyon iken, 2011 yılında ise; 277 milyona yükseldi. Yapılan araştırmalara göre,  Dünya’da son 15 yılda yalnız yaşayanların sayısı yüzde 81 arttı ve insanlar evlenmekten şu an olduğumuz zaman itibariyle eskisinden daha fazla korkuyorlar. 

Eşlerden her ikisinin de çalışıyor olması, evliliği boşanmaya götüren nedenlerden biri. Çalışan kadına, ev işlerinde erkeğin yardımcı olmamasının yozlaşmayı arttırdığı ve çalışan kadınların profesyonel alanda, evlerinde iki farklı role sahip olması yorucu oluyor. Çalışan kadın evine vakit ayırdığı zaman kariyeri tehlikeye giriyor, kariyerine yöneldiğinde evini ihmal ediyor. İşine daha çok vakit ayırdığında, eşler bunu anlayışla karşılamayabiliyor. Tüm bu nedenler doğrultusunda çalışan kadınlarda çalışmayanlara göre 6 kat daha fazla boşanma vakası görülüyor. Bunda ekonomik özgürlüğün de payı büyük.

Tüm çiftler çeşitli zorlukları aşarak evlenme kararı alırken ilerleyen dönemlerde boşanacaklarını düşünmezler. İleride boşanmamak için, her iki tarafın da onarıcı ve bağışlayıcı olması, evliliklerini saygı ve sevgi eşliğinde uzun bir süreçte yürütebileceklerine işaret ediyor.

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.