Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

N.Ç.’ye tecavüz edenlere verilen indirimli cezadan sonra
ÇOCUKLARIMIZA “ADALETE GÜVEN” DİYEMEYİZ!

26 yetişkin! 26 tane devlet memuru, zabıta, işçi, okul müdürü, muhtar, asker, öğrenci! Ama 26 tecavüzcü olmaları ve üstelik bir çocuğa tecavüz etmiş olmaları onlara gerekli cezayı çektirmedi. 13 yaşında 26 kişinin toplu tecavüzüne uğrayan N. Ç.’nin davasında vicdanları bir kez daha yaralayan, adalet sistemine kara bir leke olarak çalınan bir karar verildi. Peki suçlu kim?


Suçlu; çocuk yaşta kızları gelin olunca yadırgamayan zihniyet. Suçlu; bu zihniyetle mücadele etmeyen yasama, yürütme ve yargı. Suçlu; bu tür mahkeme kararlarına sadece üzülen ve başka hiçbir şey yapmayan bir toplum olduğumuz için biziz, suçlu hepimiziz...

N. Ç’nin yaşadığı tramva sadece tecavüze uğradığı gün ya da günlerde sürmedi. Onun tramvası tam 8 yıl sürdü. 8 yıl boyunca nasıl tecavüze uğradığı soruldu, ifadeleri tekrar tekrar dinledi... Mahkeme o bitmeyen 8 yılın sonunda N. Ç.’ ye “sanıklarla kendi rızasıyla birlikte oldu” dedi. Yetmedi, Yargıtay da bu kararı onadı. Ancak hiç bilinmeyen bir gerçek ortaya çıktı. Zanlılarla kendi rızasıyla birlikte olduğu söylenen N.Ç, devlet korumasına alındıktan sonra defalarca ameliyat olmuştu. Çünkü oturmakta dahi güçlük çekiyordu.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, tecavüz edilen 13 yaşındaki bir kız çocuğu için “kendisine yönelik eylemlerin umumi yerlerde yapılmasına rağmen, çocuğun kimseden yardım istemediği” ve “uzun süre kimseye söylemediği” gerekçesiyle suçun “rızaya dayalı” olduğunu söyleyerek, sanıklara verilecek hapis cezasında indirim yapılmasını istedi. Öyle de oldu.

Daire bu nedenle, yerel mahkemenin sanıklara en az 10 yıl ceza verilmesini öngören tecavüz suçundan değil, en az 5 yıl ceza öngören "15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak" suçundan ceza verilmesini yeterli buldu. Daire aynı gerekçeyle sanıklar hakkındaki "rızasını alarak alıkoymak" suçunun zamanaşımından düşmesi kararlarını da onadı ve böylece “zorla alıkoymak” suçundan alacakları 5-10 yıl arası hapisten de kurtardı.

 Yargıtay, 20 sanığa "15 yaşından küçük biriyle rızasıyla birlikte olmak" suçundan verilen cezanın, suçun birden çok kişi tarafından ve muhafaza altındaki çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle yarı oranında artırılmasının "tartışılması" gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verdi. Yargıtay kararı doğrultusunda ceza artırılsa bile, N.Ç'nin rızasının olduğu yönündeki görüş, her bir sanığın en az 12,5 yıl daha az ceza almasını sağladı.

Mahkeme sanıklara kanundaki alt sınırdan ceza vererek, üstüne bir de iyi hal indirimi yaptı.
Yargıtay tecavüz eden 18 sanığa "ırza geçme", onu sanıklara satan 2 kadın hakkındaki "ırza geçmeye iştirak" suçundan verilen cezaların yarı oranında arttırılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verdi. 3 sanık hakkındaki beraat kararı ile N.Ç'ye yanında başka kimse olmadan tecavüz eden 5 sanığa verilen mahkumiyet kararlarını ise onadı.

BAKANDAN VE VEKİLLERDEN DE TEPKİ VAR, AMA...
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Aylin Nazlıaka, her üçü de aynı şeyi söylüyor: “13 yaşında bir kız çocuğunun rızasının varlığından bahisle 26 yetişkin cinsel istismarcının cezalarında indirim yapılması kabul edilemez.

Bakan Fatma Şahin mahkeme kararında etkisi olan TCK’nın 103. maddesinde yapılacak değişikliği açıkladı ve çözümün bu olduğunu belirtti. Şahin, "Zaten çocuğun rızasına bakılmaması gerekir ama madem böyle karar verilebiliyor, o zaman biz bunu engelleyecek bir düzenleme yaparak sorunu çözeriz" dedi.

Çözüm sadece 103. maddenin değişmesi ile çözülür mü? 15 yaşından küçük ibaresi ile aralarında Türkiye’nin de imzasının bulunduğu Çocuk Hakları Bildirge’sine ters düşen bir tutum izlenmiş olmaz mı? Bu sözleşmeye göre “çocuk” 18 yaşın altındaki her birey çocuk değil midir? Yani 16, 17 yaşlarında tecavüze uğrayan çocuklara, yetişkin mi denecek? Ayrıca sadece bir maddenin değişmesi çocuklara karşı yetişkin tutumlarını düzenler mi?

Üstelik çocuğa yönelik cinsel istismar eylemlerinin cezasız kalmasının tek nedeni mağdurun rızası şartı da değil. Yargı, devlet diğer cezasızlık hallerini engellemek için ne yapacak? N.Ç davasının az daha zaman aşımına uğrayarak sanıkların cezasız kalması da söz konusuyken üstelik...

Biz ne yapacağız? Bize düşen ne? Hesap sormak, değişmek için...

 

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.