Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

YARGI KADINI VEZİR DE EDER, REZİL DE!

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için birbirinden farklı kurumlar ve kişilerce birçok kampanya yürütüledursun, yargının verdiği kararlar kadının toplumdaki konumunu belirleyen gerçek unsurlar. Avukat Hülya Gülbahar, savcıların ve aile mahkemesi hakimlerinin kadın cinayetlerini önlemek için gerekli tüm yetkilere sahip olduğunu söylüyor.


Kadın haklarına dair pekçok dernekte farklı çalışmalar yapan Avukat Hülya Gülbahar, kadın cinayetlerinin önlenmesi için savcıların ve aile mahkemesi hâkimlerinin yapabileceklerini ve yapmakla yükümlü oldukları alanları şöyle anlattı:

“Savcılar ve aile mahkemesi hâkimleri, kadına yönelik şiddeti önlemek için ‘her türlü önlemi almakla’ yükümlü. Savcı, kadının korunması için gerekli mekanizmaları işletmekle, delil toplamak için gerekirse saldırganı takiple sorumlu. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 96. maddesi uyarınca, şiddet uygulayan kişiyi tutuklu yargılamak mümkün. Aile mahkemelerinin de saldırganı evden uzaklaştırmak için koruma tedbiri kararı almaktan kadına bir koruma görevlisi tahsis edilmesi için gerekli mekanizmaları harekete geçirmeye kadar her türlü tedbiri alma yetkisi ve görevi var.

KADININ ŞİKÂYET VE DAVA HAKI VAR
Bu konudaki başvurularına hiç, tam ya da doğru yanıt alamayan kadınların ya da yakınlarının, görevini yerine getirmeyen emniyet görevlileri, savcı, hâkim ve diğer yargı mensupları hakkında görevi ihmal, suça ve suçluya yardım ve benzeri hukuki yollarla şikâyet ve dava hakkı var.

Ayrıca mağdurların, görevini yerine getirmeyen hâkim ve savcılar hakkında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Komisyonu’na (HSYK) şikayette bulunması da mümkün. HSYK, bu savcı ve hâkimler hakkında disiplin soruşturması yürütebilir.

AİLE MAHKEMELERİ’NİN GÖREVLERİ
Aile mahkemelerinin de şiddeti önlemek için her türlü tedbiri alabilme yetkisi ve görevi var. 4320 sayılı yasada şiddet ve şiddet tehdidi karşısında alınacak önlemler sayılırken, sınırlı sayıda örnek verilmiyor; “Yargıç, ‘sayılanlar ve benzeri’ tedbirleri alır” deniyor.

Mahkeme, kadın için koruma emrinin istenmesi, kadının derhal devlete ya da sivil toplum örgütlerine ait sığınaklarla bağlantıya geçerek can güvenliğinin sağlanması konusunda bilgilendirilmesi, mahkemenin SHÇEK’e yazı yazarak başvurucuyu hakları konusunda bilgilendirecek bir uzmanın kadınla temas kurmasının sağlanması vb. önlemleri alabilir.

Savcılar gibi yargıçlar da valilikler ve kaymakamlıklarla, gerekirse İçişleri Bakanlığı ile temas kurularak kadına bir koruma görevlisi verilmesini sağlayabilir.

HAYATİ EKSİKLİK!
4320 sayılı yasada yapılacak değişikliğe ilişkin tasarıda görmediğimiz çok “vahim” bir eksiklik var. Bu eksiklik “tehdit durumunda koruma emri çıkarmak için kadının karakol, aile mahkemesi, savcılıklara giderek uğraşması yerine şiddet ihbarı alan polisin saldırgana derhal 10-15 günlük uzaklaşma emri vermesi, bu emir yanlış ise saldırganın bunu kaldırmak için aile mahkemesine gitmesi ve aynı şekilde koruma süresi yetersizse kadının korunduğu 10-15 gün içinde sürenin 6 aya kadar uzatılması için dilerse ek girişimde bulunması” şeklinde bir düzenleme yapılmamış olması.”


 

 

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.