Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

ADLİ TIP’A YENİ AÇILIM ŞART!

Küçük bir kız çocuğuna cinsel istismar uygulayan Hüseyin Üzmez davasıyla tekrar gündeme geldi Adli Tıp Kurumu. Özellikle cinsel şiddet ve tecavüz olaylarında yapılan korkunç uygulamalar nedeni ile birçok çalışanının da ardı ardına istifa etmesi işlerin ne denli kötü gittiğini açığa çıkardı. Şimdiyse, cinsel suçlara maruz kalan çocukların olayın ardından Adli Tıp'a defalarca götürülmesi ve yeniden travma yaşamasını önlemek için yasal düzenleme üzerinde çalışılıyor.


Vakit yazarı Hüseyin Üzmez’in cinsel istismarına uğradığını söyleyen 14 yaşındaki B.Ç., olaydan yaklaşık 1 yıl sonra yeniden muayene edilmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmişti. Ancak, davaya bakan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu üyesi Doç. Dr. Ayten Erdoğan, B.Ç.’nin gelişiyle aynı gün istifa dilekçesi vermişti.

KURUMSAL İSTİSMARA SON!
Erdoğan kuruldaki tek çocuk psikiyatristiydi ve istifa nedenlerini sıralarken kurumda hiçbir şeyin yolunda gitmediği açıktı. Cinsel istismara uğrayan mağdur çocukların defalarca ifadeleri alınıyor, çocuklar aynı anı belki birçok kere yaşamak zorunda bırakılıyordu ya da çocuklar kuruma tacizci ya da tecavüzcü ile aynı araçta getiriliyordu.

Sonuçta, değil çocuk psikolojisinin, yetişkin psikolojisinin bile kaldıramayacağı türden bir “kurumsal istismar” süregeliyor. Konuyla ilgili yasal düzenleme beklenirken, AKP'li kadın vekiller Alev Dedegil ve Aşkın Asan konuyla ilgili bir çalışmaya başladıklarını bildirdiler.

TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı Alev Dedegil ve Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı Aşkın Asan, çocuklara yönelik cinsel suçlarla mücadele için eylem planı üzerinde çalışmaya devam ediyor. AK Parti'li kadın milletvekilleri Dedegil ve Asan daha önce,  “cinsel saldırı suçunu işleyen kişinin kimyasal kastrasyona tabi tutularak (vücuda kimyasal madde enjekte edilerek, kişinin kendi başına cinsel ilişki başlatma imkanının ortadan kaldırılması) cezalandırılması, mal varlığına el konulması, mağdurla aynı şehirde yaşamaması” gibi önerilerini anlatmıştı. Dedegil ve Asan, cezaların arttırılması konusunda Eylem Planları’nı netleştirmeye başladı. Dedegil, çocuklara yönelik suçların soruşturma ve kovuşturma aşamasında sürekli sorunlar yaşandığını belirterek, burada çok ciddi mağduriyetlerin ortaya çıktığını söyledi:  “Buna ‘kurumsal istismar’ diyoruz. Yani bireyin çocuğa istismarının üstüne, o travmayı aldıktan sonra bir de kurumsal istismar zinciri başlıyor. Çocuğun ifadesi defalarca alınıyor, faille aynı araçta getiriliyor ya da yüzleştiriliyor” dedi.

İSTİSMAR DEĞİL, TECAVÜZ
TCK'nın ilgili maddeleri üzerinde değişiklik yaparak, daha caydırıcı bir mevzuat ve kamu vicdanını daha rahatlatacak bir cezalandırma sistemini ortaya koymaya çalıştıklarını söyleyen Dedegil, TCK’nın 103. maddesinin başlığının, “çocukların cinsel istismarı'” olmasını eleştirerek, “Cinsel istismar, fiilin vahim boyutunu anlatan bir kelime değil. Bu, cinsel saldırıdır, tecavüzdür, istismar değildir. Madde başlıklarında da değişiklik yapacağız” diye konuştu.

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.