Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

YILBAŞI GECESİNDE ERKEK TERÖRÜNE SON!

Son yıllarda yılbaşı gecelerine damgasını vuran olaylardan biri de, “erkek terörü”. Kadınlar, taciz ve saldırılar yüzünden meydanlardaki kutlamalara katılmak bir yana sokağa bile çıkmaya korkuyorlar. Artık durum öyle bir hal aldı ki; dışarı çıkan kadınların taciz edilmek istedikleri düşünülüyor?!.


En son örneklerini hala unutamadığımız “yılbaşı olayları”nı düşünün. Bir turist grubuna saldıran onlarca erkeğe müdahale etmeyen polisler, bir şehir magandasının silahından çıkan bir kurşun ve cansız genç bir beden ve tacizcilere biçilen komik bir para cezası... Bu, saldırıların sadece görünen yüzü üstelik... Daha nice kadın başka yerlerde ve başka zamanlarda cinsel tacizin soğuk yüzü ile karşılaşıyor.


Yılbaşı gecesi Taksim, Kadıköy, Kızılay ya da Nişantaşı gibi merkezlerde düzenlenen partiler adeta taciz yapmak için pusuda bekleyenlerin boy gösterilerine ev sahipliği yapıyor. Özellikle kalabalıkta yaşanan curcunayı fırsat bilen “tacizciler” neşe ve paylaşımla sonlanması gereken geceye, korku ve üzüntü damgası vuruyorlar.

Tacizciler ve silahlı şehir magandaları elbette sadece yılbaşı gecelerinde değil; bir maç çıkışı, bir konser alanı ya da bayram kutlamalarındaki kalabalıktan da istifade edebiliyorlar. Burada sorulması gereken esas soru şu olmalı: Güvenlik güçleri bu konuda nasıl bir önlem almayı düşünüyor? Artık, neredeyse sokağa çıkmaya korkan kadının kendini eve hapsetmesi çözüm mü acaba?

EĞLENMEK BİZİM DE HAKKIMIZ!
Biz kadınlar artık korkmadan eğlenmek istiyoruz. Yeni yılda “erkek terörü” korkusuyla evimize hapsolmak istemiyoruz. Bunun bir çözüm olduğuna da inanmıyoruz. Dışarı çıkmak zorundayız. Çünkü yaşamak zorundayız.

“Taciz” eyleminin bir suç olduğunu ve cezasının hiç de caydırıcı olmadığını görüyoruz. Taksim Meydanı'nda daha önceki yılbaşı gecelerinde turist kadınları taciz eden 5 kişi ifadelerinin alınmasının ardından savcılığın talimatıyla 57 YTL para cezasına çarptırılarak serbest bırakıldı. Ortada şikayet olmadığı için böyle bir ceza verilmişti. Yani bu turistler kendilerine yapılan böyle bir çirkinliğe karşı, adeta ders verecek bir kararla tacizcilerden şikayetçi olmadılar. Peki, ya şikayetçi olsalardı? Burada da işler karışabilirdi. Mağdurlar bakireyse ayrı, değillerse ayrı ceza veriliyor çünkü. Geçtiğimiz yıl lardasonuçlanan iki davadan örnek verebiliriz:

1. Dava: Erzurum'da alışveriş yaptıktıktan sonra evine dönen üç çocuk annesi N.Z.'nin, apartmana girdigi sırada eteğini kaldırarak elle taciz eden Köksal O., 2.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

2. Dava: Konya'da 7 yaşındaki kız çocuğunu elle taciz ettiği öne sürülen sanık, tutuksuz yargılandığı davada 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.


Bir de tacizcilerin gözaltına alınması ve polisin gerekli müdahaleyi yapıp yapmadığı gerçeği de var tabii...

MİLLİYET / HASAN PULUR
Yılbaşı Taksim'e giderseniz...


“Bir işin tadı kaçınca, tadını kaçırana ‘Bilmem nesini çıkardın!’ derler. Taksim'deki yılbaşı eğlencelerinin de bilmem nesinin çıkacağı geçen yıldan belliydi, uyaranlar oldu, Beyoğlu Derneği karşı tavır koydu. ‘Bu programlar son 3 yıl içinde eğlence ve sanat etkinliği olmaktan çıkmış, rezalet ve suç etkinliğine dönüşmüştür’ dedi.
Ama dinleyen kim?”
.........
‘Maganda’ kurşunuyla bitkisel hayata giren üniversiteli gence babası izin vermemiş ama o gitmiş... Baba sözü dinlememenin, onun deneyimlerini ciddiye almamanın bedeli bu olmamalıydı.

Evet, Taksim'deki eğlence değil, bir rezaletti... Kadınlara, kızlara nasıl saldırıldığını, ‘taciz’in neredeyse ‘tecavüze dönüşeceğini’ televizyonlarda izledik, siz de görmüşsünüzdür.
....
Elbette her vatandaşın, istediği yere gidip eğlenmek hakkı vardır; kadın erkek ayrımı yapmadan... Kitaplar öyle yazar ama, hayat bazen kitaplardan farklıdır, hele Türkiye'de...
Şimdi kadınlar itiraz edecekler: ‘Yine kadın erkek ayrımı yapıyorsunuz, kadınlar gitmeyecek, erkekler gidecek...’ Hayır, yılbaşı gecesi Taksim Meydanı'na ne erkek, ne kadın, aklı başında olan kimse gitmemelidir. (4 Ocak 2007)”


MEYDANI BOŞ BIRAKMAYALIM!
Hasan Pulur’un aklı başında kimsenin Taksim’e gitmemesi gerektiği ile ilgili düşüncesi tam da çözümü hala üretilememiş olan ve kadın-erkek hepimizi ilgilendiren çok önemli bir nokta. “Erkek Terörü”nü önlemek üzere, çözüm bir an önce bulunmalı ve daha caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Meydanlar tacizcilere ve şehir magandalarına bırakılmamalı.
 

BU BAŞLIKTAKİ DİĞER KONULAR
Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.