Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

TÜP BEBEK YAZI DİZİSİ

YENİ TANI YÖNTEMLERİ

YENİ TANI YÖNTEMLERİ

Erkeklerde görülen kısırlık tedavisinde TESA ve Mikro TESE yöntemlerine hangi durumlarda başvuruluyor? Bu yöntemler ne oranda başarı sağlıyor? Kadınlarda ise son zamanlarda uygulanmaya başlayan rahim içi doku kültürü ile preimplantasyon genetik tanı yöntemi anne adaylarına ne sağlar?


ERKEKTE MİKRO-TESE YÖNTEMİ
- Şimdiye dek anne adayına ilişkin uygulamalardan söz ettiniz. Sorun erkekten kaynaklanıyorsa, örneğin erkeğin menisinde sperm yok ise ne yapılıyor?

Menide hiç sperm çıkmadığı durumlarda eğer testiste sperm üretimi var ise cerrahi yollarla testis içinden sperm alarak tedavi uygulamak mümkündür. Sperm bulmada kullanılan yöntem erkeğin androloji uzmanı (erkek kısırlığı konusunda uzman ürolog) tarafından muayene edilmesi sonrasında kararlaştırılır. Testiste sperm üretiminin var olduğu bilinen durumlarda iğne ile testisten sperm çekilmesi yani TESA tekniği uygulanmaktadır. Bu teknik lokal anestezi altında uygulanan bir yöntemdir. Özellikle sperm kanallarında tıkanıklık veya doğuştan gelişmeme gibi bir durum söz konusu ise TESA yöntemi ile kolaylıkla sperm elde edilebilir.

- Testiste sperm üretimi olduğunu biliyorsak çözümü TESA yöntemi ile sperm elde etmek. Peki, testiste sperm üretiminin olup olmadığından emin değilseniz?..
Testiste sperm üretiminin olup olmadığının net olarak bilinemediği durumlarda ise mikro - TESE adı verilen cerrahi yöntem kullanılır. Mikro-TESE yöntemi bilinen diğer cerrahi yöntemlere göre yüzde 60 daha fazla sperm bulma şansı verir. Bu yöntem ile ameliyat mikroskobunun 30 kat büyütme avantajından yararlanarak testisten sperm elde edilebilir. Testislerde sperm üretimi tubulus adı verilen ince borucuklar içerisinde gerçekleşir. Bu ameliyat yöntemi ile tubuluslar ameliyat mikroskobu altında görülür hale getirilir. İçerisinde sperm bulunma olasılığı yüksek olan tubuluslar araştırılır ve bu tubuluslardan çok küçük parçalar alınarak laboratuarda bu parçaların içerisindeki spermler ayrıştırılır. Elde edilen spermler zaman kaybedilmeden mikroenjeksiyon işleminde kullanılır.

- Mikro-TESE yönteminin sperm bulma şansını arttırmak dışında avantajları nelerdir?
Her türlü tedavide ilk amaç öncelikle hastaya zarar vermemektir. Bu yöntem ile hastanın testisinde doku kaybı normal TESE  yöntemine göre 70 kat az olduğundan testislerin operasyondan en az düzeyde zarar görmesini sağlamak mümkün olmaktadır. Mikroskop altında yapılan bu operasyonun bir diğer avantajı ise testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki, testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılabilmesidir. Daha önce çoklu testis biopsisi (TESE) yapılan ve sperm bulunamayan vakalarda Mikro-TESE yöntemi uygulandığında yüzde 28-30 oranında testislerden sperm bulunabilmektedir.

- Daha önce birkaç defa tüp bebek tedavisi görmüş, fakat olumlu sonuç alamamış çiftler için gebelik şansını arttıracak yöntemler var mı?
Daha önceki tedaviler ile ilgili bilgiye sahip isek örneğin yumurta gelişimi, gelişen yumurtaların sayısı, kalitesi nasıldı? Döllenme işlemi ile kaç yumurta döllendi? Embriyo kalitesi nasıldı? Öncelikle bu soruların cevabını öğrenmeye çalışıyoruz. Daha önceki tüp bebek tedavilerinde gebelik gelişmeme sebebine göre ileri düzey uygulamaları tüp bebek tedavisi ile birlikte yaparak önemli oranda gebelik sağlayabiliyoruz.

İleri düzey uygulamalar arasında “rahim içi doku kültürü” ,“preimplantasyon genetik tanı” , “immünglobülin tedavisi”, “HLA-G antijeni tayini” gibi yöntemler sayılabilir. Bu vakalarda öncelikle daha detaylı tetkikler yaparak ileri düzey uygulamaların hangisini uygulamak gerektiğine karar veriyoruz. Özetle, bir veya birkaç kez tüp bebek tedavisi uygulanmış ve gebelik elde edilememiş ise çiftlerin ümitsizliğe kapılmalarını istemiyoruz. Çünkü, gebelik şansını arttıracak bir çok alternatif yöntemi uygulayarak çiftleri çocuk sahibi yapabiliyoruz.

RAHİM İÇİ DOKU KÜLTÜRÜ
- Rahim içi doku kültürü son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir terim. Bu konuda da bilgi verebilir misiniz?
Rahim içi doku kültürü , tekrarlayan tüp bebek tedavilerine rağmen gebe kalamayan, embriyoları yavaş veya kötü gelişim gösteren çiftlerde merkezimizde sıklıkla uyguladığımız bir yöntemdir. Adetin 21. günü rahim içinden alınan ufak bir doku örneği laboratuvar koşullarında üretilerek yapay bir rahim içi dokusu oluşturuluyor ve embriyolar bu doku içinde büyütülüyor.

Kadının kendi rahim içi hücreleri embriyoların daha iyi gelişmesini sağlıyor. Embriyo gelişimi için gerekli olan  büyüme faktörleri, proteinler ve besleyici maddeler yönünden oldukça zengin olan rahim içi doku kültürü bu sayede embriyo gelişimini destekliyor. Ayrıca ortamda oluşan antioksidanlar embriyo için zararlı olabilecek artıkları embriyo çevresinden uzaklaştırıyor.

Tüp bebek için kullanıma hazır olarak sunulan yapay kültür ortamlarında bu proteinler ve büyüme faktörleri oldukça sınırlı bulunuyor. Bu nedenle tekrarlayan tüp bebek tedavisine rağmen başarısız  olan vakalarda rahim içi doku kültürü hazır satışa sunulan kültür sıvıları için iyi bir alternatif oluşturuyor.

- Rahim içi doku kültürü ile gebelik şansı önemli oranda arttırıyor mu?
Rahim içi doku kültürü uygulaması ile daha önce 3 ila 10 kez arasında başarısız tüp bebek tedavisi denemesi olan ve gebelik elde edilememiş vakalarda yüzde 40 oranında gebelik elde edebiliyoruz. Daha açık bir ifade ile geleneksel tüp bebek tedavi yöntemleri ile gebelik olasılığı çok düşük olan çiftlere yüzde 40 gibi önemli bir oranda gebelik elde etme şansı vermiş oluyoruz. Bu yöntem uzun zamandır çocuk isteyip sürekli tedavi gören, artık umutları tükenmekte olan çiftler için yeni bir umut ışığı olarak değerlendirilmelidir.

- Bu yöntem birçok merkezde uygulanmıyor. Neden?
Her merkez kendi stratejileri ve olanakları doğrultusunda uygun gördüğü tedavi metotlarını uygulayabilir. Rahim içi doku kültürü uygulamasını yapabilmek için özel ekipman ve deneyimli personele gereksinim var. Bu işlem için laboratuarınızda ileri teknoloji ürünü ekipmanlar ve hücre üretme konusunda çok deneyimli personelinin bulunması gerekli. Zira anne rahmi iç dokusundan alınan parçalar bir çok aşamadan geçerek üretilip besi yeri haline getiriliyor. Belki işlemi burada birkaç cümle ile özetliyoruz ama uygulaması oldukça zor ve zaman alıcı. Bir de biz kendi kliniğimizde elde ettiğimiz sonuçları sürekli olarak analiz ederek bilimsel yönden uygunluğunu araştırarak uluslar arası alanda referans merkezi durumunda olan diğer merkezlerle karşılaştırıyoruz. Her türlü tedavi seçeneğini bilimsel uygunluk süzgecinden geçirerek değerlendiriyoruz.


PREİMPLANTASYON GENETİK TANI YÖNTEMİ
- Preimplantasyon Genetik Tanı yönteminden söz ettiniz. Bu terimden ne anlamalıyız?

Genetik bilimindeki gelişmeler özellikle de üreme genetiği ile ilgili yenilikler bize henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek yöntemleriyle laboratuvar ortamında geliştirilen embriyolar üzerinde genetik incelemeler yapma imkanı veriyor. Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) terimini “gebelik öncesi genetik tanı” olarak Türkçeleştirmek mümkündür. Bu yöntem ile seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesi sureti ile sağlıklı gebelik gelişme şansını arttırabiliyoruz. Daha önce uygulanan tüp bebek tedavilerinde olumlu sonuç alınamamış ise, tekrarlayan gebelik kayıpları var ise oluşan embriyolarda kromozomlara ve genlere bağlı sorunlar olabilir. Kromozomlarımız ve kromozomlar üzerinde bulunan milyonlarca gen bizim fiziksel özelliklerimizi, ailemizden atalarımızdan aktarılan yeteneklerimizi, kalıtsal olarak geçebilecek hastalıkları belirler. İşte bu kromozomlardaki sayısal bir eksiklik veya fazlalık ya da bazı yapısal bozukluklar gebelik gelişmesine engel olabilir. Genetik tanı laboratuarımızda uyguladığımız ileri düzey testler ile bu kromozom eksikliklerini ve yapısal bozuklukları saptayabiliyoruz. En ileri düzeyde teknolojiye sahip ekipmanlarımız ve deneyimli ekibimiz sayesinde genetik laboratuarımız da dünyanın sayılı genetik laboratuarları arasında değerlendirilmektedir.

- Bu yöntemi uygulayabilmek için yapılması gereken hazırlıklar var mı? Nasıl bir işlem yapılıyor?
Gebelik öncesi genetik tanı yöntemini uygulayabilmek için öncelikle tüp bebek yöntemi uygulanması gerekir. Tüp bebek yöntemi ile elde edilen embriyolar 8 hücreye bölündüğü zaman bu hücrelerden bir tanesi biyopsi yöntemi ile alınır, genetik laboratuarımızda kromozomları incelenir. Bu işlem tamamen biyopsi ile embriyo dışına alınan hücre üzerinde gerçekleştirildiğinden embriyolara herhangi bir zarar verilmiyor.

- Bu yöntem ile hangi hastalıkları tanımak mümkün?
Bu yöntemi kullanarak embriyolarda monozomi veya trizomi (Down sendromu ve diğer trizomiler) gibi sayısal kromozom bozukluklarını ve tek gen hastalıklarını (Hemofili, Akdeniz anemisi, kistik fibrozis, muskuler distrofiler gibi) teşhis edebilir. Bunlar yurdumuzda sıklıkla görülen hastalıklar, bu hastalıkların yanı sıra nadir görülen yüzlerce genetik hastalık da gebelik öncesi genetik tanı yöntemi ile belirlenebilmektedir. Böylece hastalık taşımayan, “sağlıklı embriyoların” anne adayına verilmesi  ile sağlıklı bebeklerin doğması sağlanabilir.

BU YAZI DİZİSİNİN DİĞER BAŞLIKLARI İÇİN TIKLAYINIZ

DİZİ & ARAŞTIRMA BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.