Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

TÜP BEBEK YAZI DİZİSİ

İNFERTİLİTE NEDENİNİN ARAŞTIRILMASI

İNFERTİLİTE NEDENİNİN ARAŞTIRILMASI

Kısırlığın nedeni hangi tetkiklerle belirleniyor, kadın ve erkeğe uygulanan farklı araştırmalar nelerdir? Tüp bebek tedavisine başlamak için araştırmaların sona ermesini beklemek gerekli mi?


- Kısırlık sebepleri araştırılırken erkeklere uygulanan testler nelerdir?
Erkeklerde kısırlık sebeplerini araştırmaya başlarken ilk yaptığımız test; sperm testi yani semen analizidir. Semen analizinde spermler; sayı, hareketlilik ve şekil özellikleri açısından ayrıntılı olarak incelenmelidir. Sperm örneği; bir cinsel ilişki veya boşalmadan sonra en az 3 gün, en fazla 5 gün içerisinde verilmelidir. Bu zaman zarfında sigara, alkol ve ilaç kullanılmamalıdır.

- Semen analizi haricinde neler yapılıyor tanı amacı ile?
Semen analizinin yanı sıra testisten sperm üretimini düzenleyen FSH ve LH hormon düzeyleri ve muayene sonrasında gerekli görülür ise diğer kan testleri istenebilir. Testislere giden damarlardaki  kan akımının ve varikosel (testis toplardamarlarının varisi) olup olmadığının belirlenebilmesi için doppler ultrasonografi tetkiki yapılması gerekebilir.

- Erkeklerde sperm sayısı düşüklüğü ve şekil bozukluğu tüp bebek başarısını etkiler mi?
Sperm sayısı mililitrede 5 milyonun altında bulunan tüm erkeklerde genetik inceleme yapılmalıdır. Zira ağır erkek infertilitesinin altında çoğu zaman genetik problemler yatmaktadır. Bu testler kandan periferik karyotip tayini, Y kromozom mikrodelesyonu ve sperm FISH testi olarak sayılabilir. Spermlerde nadir olarak görülen ciddi şekil bozuklukları ortaya çıktığında veya erkeğin translokasyon adı verilen bir genetik hastalık taşıyıcısı olduğu durumlarda; FISH tekniği ile spermlerdeki kromozomal hatalar incelenmektedir. Bu uygulama mikroenjeksiyon tekniği ile elde edilecek embriyoların kromozom bozuklukları konusunda önceden bilgi vermesi açısından çok önemlidir. Preimplantasyon genetik tanı böyle durumlarda sağlıklı embriyoların seçilebilmesi ve anne rahmine verilmesi için uygulanabilecek bir tanı yöntemidir. Bu sayede gebelik şansının artırılması ve düşüklerin önüne geçilebilmesi mümkün olmaktadır.

KADINA YÖNELİK ARAŞTIRMALAR
- Kadına yönelik araştırmalar nelerdir?
Araştırmalara başlarken mutlaka çiftin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çiftin değerlendirilmesinde detaylı inceleme hem kısırlık sebeplerinin ortaya konabilmesi hem de tedavinin doğru yönlendirilebilmesi açısından önemlidir. Öncelikle çiftin tıbbi öyküsünün ayrıntılı olarak alınması gerekiyor. Bu sorgulamadan yola çıkarak araştırmalarımızın yönünü belirleyebiliyoruz. Daha sonra gerekli biyokimyasal testler ve hormon testleri ile gebeliğe engel olabilecek guatr, şeker hastalığı vb. metabolik hastalıkların mevcut olup olmadığını araştırıyoruz. Guatr için TSH ve serbest T3 veya T4 gibi hormon değerlerini belirleyerek tiroid bezinin çalışması hakkında bilgiler elde ediyoruz. Göğüslerden süt salgılanmasını sağlayan prolaktin adlı hormonun seviyesine bakıyoruz. Bu hormonların seviyelerinde saptanacak olan bir bozukluğun infertilite ile ilişkisi değerlendirilerek tedavisi yoluna gidiyoruz.

- Kısırlık sebepleri araştırılırken aynı zamanda tüp bebek tedavisi için hazırlıklar da yapılıyor mu?
Şüphesiz kısırlık sebepleri araştırılırken, aynı zamanda tedavi alternatifleri değerlendirilerek tüp bebek uygulaması için de hazırlıklar yapılmaktadır. Tedavi sonucunda nihai hedef gebelik olduğundan, gebeliği kötü yönde etkileyebilecek bazı viral hastalıkların önceden tanımlanması veya bağışıklığın belirlenmesi gereklidir. Bu amaç ile kan tahlillerine B ve C tipi hepatit (sarılık) virusu, AIDS (HIV) ve kızamıkçık virusu (rubella) incelemelerini ekliyoruz. Bunlara ek olarak kan sayımı ile kansızlık (anemi) yönünden araştırma yapıyoruz. Kan grubu belirlenerek kan uyuşmazlıkları ile ilgili önceden bilgilenme sağlanır. Bunlar dışında kadının diğer olası şikayetlerinin çözümüne yönelik ek tetkikler gerçekleştirilebilir.

- Şimdiye kadar kan tetkiklerinden söz ettiniz, kan testleri haricinde yapılan incelemeler var mıdır?
Kan testlerinin yanında rahim, tüpler ve yumurtalıkların durumunun da değerlendirilmesi çok önemli. Yumurtalıkların durumunu ilk değerlendirme sırasında ultrasonografik muayene ile tespit etmek mümkündür. Yumurtalıkların yumurta geliştirme kapasitesi (over rezervi) kadının yaşı ile birlikte uygulanacak ilaç protokolünün belirlenmesinde önemli rol oynar. Diğer yandan ultrason ile yapılan muayene sırasında rahim iç duvarı dediğimiz endometrium ile ilgili şüpheli bir görünüm, polip ya da myom görüntüsü olduğunda; ultrasonografi eşliğinde rahim içine sıvı verilerek rahim içi ultrasonografik olarak görüntülenebilir. Bu işleme SIS (salin infusion sonografi) adı verilmektedir. İnce bir kateter yardımıyla verilen sıvının etkisi ile rahim iç duvarı kaynaklı myom, polip ve yapışıklıklar hakkında bilgi edinilebilmektedir. Bu işlem anestezi gerektirmemekte ve ciddi bir ağrı oluşturmamaktadır. Genellikle adet bittikten sonraki bir hafta içinde yapılması önerilmektedir.

POLİP VE MYOM DA KISIRLIĞA SEBEP OLABİLİR
- Polip ve myomdan sıklıkla bahsediyorsunuz. Peki polip ve myom nedir? Gebeliğe nasıl engel olur?
Her ikisi de iyi huylu oluşumlardır. Polipler rahmin en iç tabakasında bulunan dokunun bir bölümünün rahim içi veya rahim ağzına doğru gereğinden fazla büyümesi ile oluşur. Myom ise rahmin kas tabakasından gelişen iyi huylu tümörlerdir. Myomların yerleşim yeri rahmin dış duvarı, rahim duvarı içi veya rahim içi boşluğu olabilir. Myomlar ve polipler rahim içinde yerleşim yerlerine göre tüpleri veya rahim ağzını kapatarak kısırlığa sebep olabilirler. Diğer yandan büyüklüklerine göre  tekrarlayan düşüklerin nedeni olabilirler. Her ikisi de kansere dönüşmezler.

- Yeni tetkik yöntemleri rahim filminin pabucunu dama attı mı? Yoksa hala önemli bir araştırma yöntemi mi?
Rahim filmi, yapılan değerlendirmeler sonucu sperm problemi olmayan çiftlerde, kadının tüpleri ile ilgili bir problem olup olmadığını ortaya koymada birinci derecede kıymetli bir tetkiktir. Bu tetkik  rahim içine verilen bir sıvının tüplerden geçişi sırasında çekilen bir tür röntgen filmidir. Rahim filmi çekimi sırasında da ciddi bir ağrı, acı olmamaktadır. Bazen, özellikle ilişki esnasında sıkıntısı veya ağrısı olan hanımlarda, anestezi gerekebilmektedir. Rahim filmi ile tüplerin tıkalı yada genişlemiş olup olmadığı anlaşılabildiği gibi rahim iç duvarı kaynaklı problemler (yapışıklık, rahim içi perde vb.) veya doğumsal anomaliler de tespit edilebilmektedir. Genellikle adet bitimi sonrasındaki ilk 3-4 gün film çekimi için en uygun günlerdir. Rahim filmi kısırlık araştırmalarında hala çok değerli bir yöntem olmakla beraber yetersiz kaldığı durumlar da olabilmektedir.

- Rahim filminin rahim ve tüpleri değerlendirmek için yeterli olmadığı durumlarda ne gibi tetkikler yapılıyor?
Bu durumda histeroskopi veya laporoskopi işlemlerinden biri veya bazen her ikisi birden yapılabilir. Histeroskopi, rahim içinin gözle görülerek incelenmesini sağlayan bir tür operasyondur. Bu işlemle, ucunda kamera ve ışık olan ince bir alet ile rahim ağzından geçilerek rahim içi gözle görüntülenebilmektedir. Bu sırada tespit edilen problemli yapılar ortadan kaldırılabilmektedir. Rahim içine sıvı verilerek yapılan ultrason ile ya da rahim filmiyle rahim içinde bir problem tespit edildiğinde veya şüphede kalındığında, mutlaka tüp bebek tedavisi öncesi histeroskopi ile rahim içi incelenmelidir. Özellikle rahim içi yapışıklıların ve perdelerin, poliplerin veya rahim içi kaynaklı myomların teşhisi ile aynı anda tedavisinde yani çıkarılmasında tek yöntem histeroskopidir.  Genellikle işlemden 2-4 saat sonra hasta klinikten ayrılıp evine dönebilmektedir. Bu işlem için de en uygun zaman adet bittikten sonraki bir haftalık dönemdir. 

Laparoskopi ise göbekten ince bir boru ile girilerek karın içinin gözlenebildiği endoskopik (kapalı) bir ameliyattır. Yapılan incelemelerde hiçbir problem tespit edilemeyen çiftlerde de laparoskopi ile tüplerin durumu kesin olarak ortaya konabilir. Yani laparoskopi, çocuk sahibi olmak için başvuran ve yapılan testlerde problem tespit edilemeyen hanımlara, rahim filmi ile tüplerinde problem olduğundan şüphelenilen hanımlara, rahim filmi veya ultrason ile tüplerde belirgin genişleme (hidrosalpenks) tespit edilen ve bu yapıların çıkarılması gereken kadınlara önerilen ve faydası “altın standart” olarak kabul edilen bir işlemdir. Genellikle yine adet bitiminden sonraki bir hafta içinde ve anestezi altında yapılır. Hastanede 4-6 saat kalındıktan sonra eve gidilebilir.

BU YAZI DİZİSİNİN DİĞER BAŞLIKLARI İÇİN TIKLAYINIZ

DİZİ & ARAŞTIRMA BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.