Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

OTİZM YAZI DİZİSİ

OTİZMİN ALT TİPLERİ

OTİZMİN ALT TİPLERİ

Otizmin pek çok alt tipi olduğu sanılmaktadır. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar en çok zekâ düzeyine göre yapılan gruplamaları desteklemektedir. Buna göre, normal ve üstün zekâlı olanlar bir alt grup, zekâ geriliği olanlar başka bir alt grubu oluşturmaktadır. Konuşma özelliklerine göre de ayrımlar yapılmıştır. Bazı otistik çocuklarda hiçbir telafuz kusuru görülmezken, başka bir grupta bu tip sorunlar belirgindir.


Bir başka sınıflamada ise, nedeni belli olanlar ve beyinde bir hasar gösterilenler bir grupta yer almış, öteki grupta ise nedeni belli olmayan, yapılan tüm tetkiklerin normal olduğu çocuklar yer almıştır. Otizm araştırmacılarının en önde gelenlerinden Lorna Wing, erişkin otistiklerde 3 sosyal tip tanımlamıştır. Bunlardan biri uzak (alooj) grup olup, bu grupta yalnızlığı tercih eden, içe dönük, kendi odasında oturan, ileri geri sallanan hastalar yer almıştır. Bu kişiler rahatsız edilmedikçe son derece uyumlu olup, kendi başlarına bırakılmayı tercih ederler. Buna karşın, bir talepte bulunulduğu zaman veya rahatsız edildiklerinde umulmadık derecede kötü ve aşırı tepki gösterebilirler. Bu çocuklarda en büyük sorun, bu özellikteki çocukların eğitime yatkın olmamalarıdır ve bırakıldıklarında çok çabuk gerilemeleridir. İkinci grup ise yine uzak duran, ama yaklaşınca ve adım atınca olumlu tepki veren otistiklerden oluşur. Bunlara pasif (passsive) grup adı verilir. Taklit yetenekleri iyidir. Bu grupta yeı alan otistikler eğitimden çok fazla yarar görürler ve bağımsız bir yaşam sürdürme şansları olur. Alıştıkları düzen ve sıraların değişmesinden rahatsız olurlar. Üçüncü grup ise, aktif ama tuhaf (active but odd) gruptur. Bu grup en zor gruptur. Sürekli dokunmak isteyebilirler, koııuşabiliyorlarsa sürekli sorular sorarlar. Bu somlar bıktırıcı olabilir ve yanıtları verilse bilse devam edebilir.

ASPERGER SENDROMU NEDİR?
Kimilerine göre böyle bir sendrom yoktur, kimilerine göreyse iyi durumdaki üstün zekâlı otistikler için kullanılacak bir tanıdır. Bu sendromda tipik olarak otistik çocuklarada görülen sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra dar ilgi alanı görülür. Çok sınırlı bir konuda, örneğin eni köpekbalıkları ve türleri konusunda aşırı bilgi sahibi olabilirler. Bu çocuklar için “küçük profesör” deyimi de kullanılır. Otizmden ayırt edici bir özellik olarak, zamanında konuşmaya başlarlar ve tipik olarak, aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür. Bu çocuklar normal veya üstün zekâya sahiptirler. Mekanik oyuncaklata düşkündürler, ilgi alanı dar olan insanlara yaklaşırlar. Hliçbir amacı olmaksızın nesneleri toplarlar. Özbakım sorunları olmaz, erişkin yaş döneminde soğuk, uzak, kural ve ilkelere sıkıca bağlı olarak tanınırlar. Bu sendromu olan çocukların genellikle çok yakın bir arkadaşları vardır. Bu arkadaşlarının da ilgi alanları genellikle dar ve kısıtlıdır. Davranış sorunları olur. Duygularını hep akılcı ve kuru bir tarzda yorumlama içindedirler. Jest, mimik ve vücut dilini kullanmada sorunları vardır.


SONRADAN OTİZM GELİŞEBİLİR Mİ?
Gelişebilir. Bu durum akademik çevrelerde “Otistik Regresyon” (Gerileme) olarak adlandırılır. Özellikle tamamen normal bir doğum ve gelişimi takiben, 8-24 ay arası çocuklarda otistik belirtiler, baZeıı aniden sıklıkla aylar içinde ortaya çıkabilir. Bazen de ilk belirti, çocuğun öğrendiği kelimeleri unutması veya içe dönmeye başlaması şeklinde olur. Bazen de otistik belirtileri hafif olan bir çocukta, sonradan ağırlaşma ve bozulma görülür. 3 yaşından sonra otistik belirtilerin açığa çıkması halinde “Dezentegratif Psikoz” tanısı konmaktadır. Otistik gerileme, bazen epilepsi nöbetleriyle ilişkili olabilir.

Özellikle doğumdan itibaren videosu çekilen çocuklarda daha sonra otizm gelişince, bu video çekimleri uzmanlar tarafından incelenmiş ve otistik regresyon genel lıir kabul görmüştür. Otistik tanısı alan çocukların en az l/3'ünde otistik regresyon görülür.

OTİZMİN ŞİDDETİ
Otizm bir yelpaze içinde düşünüldüğünde, en ağırdan en hafife giden formları vardır. Çok ağır olanlarda epilepsi, saldırganlık, uyku sonulları gibi ek sorunlar daha sıktır ve genellikle ağır otistiklerde başka hastalıklar da vardır.

Bu çocukların çoğu, aynı zamanda zekâ özürlüdür. Ağır otistiklerde tüm belirtiler olanca şiddetiyle görülürken, hafif otistikler zamanla konuşabilir, göz teması kurar ve normal eğitim alabilirler.


BU YAZI DİZİSİNİN DİĞER BAŞLIKLARI İÇİN TIKLAYINIZ

DİZİ & ARAŞTIRMA BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.