Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

LOĞUSALIK DÖNEMİNDE ANNEYE DE BAKIM GEREK!

LOĞUSALIK DÖNEMİNDE ANNEYE DE BAKIM GEREK!

Hamilelik süreci geride kaldı. Minik bebeğiniz dünyaya geldi. Onun bakımının yanı sıra bir diğer önemli konu da annenin bakımı... Dikişlerin bakımından, annenin istirihatine; ne zaman yıkanması gerektiğinden, eski formunu ne zaman kazanabileceğine kadar merak edilen birçok sorunun yanıtını sizin için araştırdık. “Loğusalık döneminde annenin bakımı nasıl olmalı?” diyorsanız, bu yazıyı mutlaka okuyun.


Doğum gerçekleştikten hemen sonra ağrı varsa, ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir. Ateşlenme hissedilirse derece ile ölçülmelidir. Yüksek ateşte (38 derece) kesinlikle doktora danışmak gerekir. İlk iki gün içinde dışkılama olabilir. Olmazsa, kabızlığı önleyici yöntemlere başvurulmalıdır.

Doğum sonu kanamanın azalması için rahim, karından tutularak sıkıştırılmalı, karına masaj yapılmalıdır. Doğal olarak ilk günlerde kanlı, sonra pembe, daha sonra kahverengi akıntı olur. Birkaç haftadan sonra beyaz akıntı başlar.

Doğumdan sonra olabilecek en erken zamanda ayağa kalkmak ve hareket etmek kan dolaşımı için olduğu kadar bağırsakların iyi çalışması için de yararlıdır. Ancak lohusa yine de çok yorulmamalıdır. İlk günlerde istirahat etmemek, kanamaya ve ağrıya yol açabilir.

GÖĞÜSLERİ ACIYOR YA DA AĞRIYORSA...
Bebeği emziren annenin rahat oturması için yardım edilmelidir. Oturmak rahatsızlık veriyorsa, yan yatarak da bebek emzirilebilir. Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Bebek doğru emiyorsa, bu acı giderek azalır ve bebek emdikçe tümüyle geçer. Bebek memelerdeki sütü boşaltacak şekilde sık sık emzirilirse, memelerde süt birikimine bağlı anneyi rahatsız edecek şişlikler kızarma ve ağrı olmaz. Olduğu takdirde sütü boşaltmak, emzirmeden önce sıcak su ile pansuman ya da banyo yapmak emzirdikten sonra memelere soğuk su ile pansuman yapmak şikayetleri azaltır.

DİKİŞLERİN BAKIMI NASIL YAPILMALI?
Dikişler için en iyi bakım temizliktir. Tuvalette taharetlenme her zaman ön taraftan (idrar yapılan yer) arka tarafa (makat) doğru yapılmalıdır. Makat çevresinde bulunabilecek dışkı mikropları, dikişlere ya da idrar borusuna ulaşırsa iltihaplanmaya neden olur. İltihaplanan dikişler kaynayamaz ve yara açılır. Kızarıklık, şişlik ve aşırı ağrı dikişlerin atma belirtisidir.

Dikişler atınca açılan yara temizlenmelidir. Açılan yara tekrar dikilebilir. En iyisi hiç açılmaması için dikişlerin temiz tutulmasıdır. Doğumdan sonra yıkanmanın dikişlere bir zararı olmaz. Sabunlanmış elle temizlik yapılabilir. Sonra, dikiş bölgesi su ile durulanmalı ve her zaman kurulanmalıdır. Kurulanma, temiz tuvalet kağıtları ile yapılmalı, kağıt atılmalıdır. Her seferde ayrı ve temiz bir bez kullanılamayacağı için bezle kurulama doğru değildir. Temizlik için rivanol ya da tavsiye edilen başka ilaçlı sular da kullanılabilir. Ancak nasıl temizlenirse temizlensin dikiş bölgesi her zaman kurulanmalı, ıslak kalmamalıdır. Önemli başka bir nokta da kullanılan hijyenik bağların çok sık değiştirilmesidir. Uzun süre kalan hijyenik bağlar da iltihaplanmaya neden olabilir. Kanama olmasa bile hijyenik bağ en fazla 4-6 saatte bir değiştirilmelidir. Bu dönemde hazır hijyenik bağların kullanılması daha kolay ve güvenlidir.

DOĞUM SONRASI KONTROLÜ İHMAL ETMEYİN
Her annenin doğum yaptıktan sonra kendi sağlığı açısından kontrol edilmesi gerekir. En az bebek kadar onu dünyaya getiren annenin sağlığı da önemlidir. İlk iki ay (60 gün) içinde lohusanın doğum sonu kontrolü yapılmalıdır. Muayene yapılarak annenin sorularının cevaplanacağı bu doktor kontrolü ihmal edilmemeli, olabildiği kadar erken zamanda yapılmalıdır.

NE ZAMAN YIKANILABİLİR?
Anne, kendini yıkanabilecek gibi hissettiği her an yıkanabilir. İlk yıkanmalar ayakta ve duş şeklinde ya da su dökünerek olmalıdır. Anne, su dolu leğene ve küvete oturmadan sık sık yıkanabilir. Normal bir doğumdan 24 saat sonra da banyo yapılabilir. Sezaryen doğumdan sonra genellikle dördüncü günde dikişler alınır ve ertesi gün yıkanabilir.

KABIZLIĞIN DA ÇARESİ VAR
Doğum sonrası dönemde sıkça görülen rahatsızlıklardan biri de kabızlıktır. Bunun önüne geçebilmek için su tüketimine önem verilmeli (günde en az 2,5 litre su içilmelidir) ve kolay bazı hareketler yapılmalıdır. Ayrıca 3-4 porsiyon sebze ve meyve yemek, kabukları ile yenebilecek sebze ve meyvaları kabuklarını soymadan yemek kabızlıktan kurtulmak için faydalıdır. Kuru baklagil (mercimek, fasulye, nohut) ve kepekli ekmek yemek, aç karnına 1 bardak ılık su veya kayısı suyu içmek de yararlıdır. Beyaz ekmek, makarna, pirinç, az yağlı besinler, yeterince sıvı içilmemesi, dengesiz beslenme, fazla çay ve kahve tüketimi kabızlığı arttırdığı için bunlardan kaçınılmalıdır.

BEL AĞRISINA ÇARE
Gebelik sırasında fazla hareket yapılmaması sonucu zayıflayan kaslar doğum sonu bel ağrısının bir nedenidir. Yüzme, yürüyüş gibi aktivitelerle bu ağrılar ortadan kalkabilir. Ayrıca fazla kilolar da ağrı nedenidir. Gebelikte ve doğum sonrasında aşırı kilo almamaya ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir. Bel ağrısını önlemek için ağır yük taşımamaya, yerden birşey alırken beli dik tutup dizleri kırarak çömelmeye özen gösterilmelidir. Bebeği kucağa alırken veya altını değiştirirken belden eğilmemek, bunun için bebeğin altını ya da çamaşırını değiştirmek için uygun yükseklikte masa kullanmak ya da babadan yardım istemek gereklidir.

ESKİ FORMA DÖNMEK İÇİN...
Doğum sonu yapacağınız hafif hareketlerle en erken üç ay sonra eski formunuza dönebilirsiniz, ama karın kaslarının eski halini alması daha uzun süre alır. Sezaryen doğum yapanlar karın hareketlerine en az iki hafta sonra ve doktorun izni ile başlamalıdırlar.

Aşağıdaki hareketleri her gün giderek artan sayıda tekrarlarsanız, bedeniniz belirli bir forma ulaşacaktır. Ama hiç bir hareket için kendinizi zorlamayın. Yeterince istirahat ettikten ve bedeniniz gerekli güce eriştikten sonra, daha önce rahatlıkla yapamadığınız beden hareketlerini yeniden deneyebilirsiniz.

İlk hafta: Her saat başı ayak bileğini öne ve arkaya doğru bükerek kan dolaşımınızı kolaylaştırın.

Dizleriniz bükük halde sırtüstü yere yatarak nefes alırken bütün gücünüzle karnınızı içeri çekin ve 10'a kadar sayın. Rahatlayın. Tekrar yapın.

İlk haftanın sonunda: Sırtüstü uzanın, dizlerinizi bükün ve ayak tabanlarınızı yere basın. İdrara tutar gibi kaslarınızı sıkın ve içinize doğru çekin. Bu halde kalın ve 10'a kadar sayın. Rahatlayın. Tekrar yapın.

İkinci haftanın sonunda: Sırtüstü yatıp dizlerinizi bükün. Ayaklarınız yerdeyken kollarınızı karnınızda kavuşturun ve ellerinizle karnınızı itin. Başınız ve omuzlarınızla vücudunuzu kaldırmaya çalışın. 10'a kadar sayın. Rahatlayın. Tekrar yapın.

Üçüncü haftanın sonunda: Sırtüstü yatarken dizlerinizi bükün. Bacaklarınızı hafifçe ayırın. Kollarınızı öne uzatarak dik olarak oturun. Dengeyi bozmadan bacaklarınızı hafifçe uzatın. Sırtınızı geriye doğru kaydırın ve 10'a kadar sayın. Kollarınız öne doğru gergin dururken, rahatlayın ve hareketi tekrar yapın. Harekete alıştıktan sonra kollarınızı dizlerinize doğru uzatarak sırtınızı yere daha çok yaklaştırabilirsiniz.

DOĞUM BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.