Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

ŞUBAT 2012
ŞUBAT AYI AŞK ZAMANI

ŞUBAT AYI AŞK ZAMANI

Bilinçte muazzam sıçramaların olduğu bir aya giriyoruz. Ocak ayına oranla daha rahat akan enerjiler bu aya hakim. Ancak, bu sükunetin ve barışçıl enerjilerin altında ciddi anlamda kaynayan önemli olaylar ve durumlar var! Şubat ayı aşk enerjisiyle başlıyor aslında.


Bu ay üç önemli gezegen hareketi belirleyici rol oynuyor. Bunlardan ilki Neptün’ün kendi yönetimindeki Balık burcuna temelli olarak girmesi, diğeri “Karmanın ve Zamanın Efendisi” Satürn’ün Terazi burcunda geri harekete başlayacak olması ve  Balık burcunda Güneş ile Merkür kavuşumunun Boğa’daki Jüpiter’le “iyimserlik, farkındalık, bütünle bir’leşme, uyum ve fırsatlar” getiren açıları…

2 Şubat’ta Venüs ile Mars’ın kışkırtıcı açıları bizi romantizme çağırırken, aşk için mücadele etme, rekabet içeren durumlar, evlilikte veya ortaklıkta çıkabilecek sürtüşmelere işaret ediyor. İçinde gerilim barındıran bu etki, fiziksel yakınlıkları teşvik eden bir tensellik de içeriyor.

NEPTÜN BALIK’TA….
5 Nisan 2011’den 5 Ağustos 2011’e dek Balık burcunun ilk derecesinde uzunca bir süre kaldıktan sonra, 3 Şubat itibariyle Neptün kendi yönetimindeki Balık burcunda!

Şimdi uçsuz bucaksız bir okyanusun ortasında derin sularda ilerlerken, bize kendimizi kaybetmeksizin “büyük bir bütünün (kolektif bilinçdışının) parçası” olarak var olabilmeyi deneyimletecek. Neptün’ün Balık burcundaki yolculuğu 30 Mart 2025’te Koç burcuna girene dek 13 yıl boyunca devam edecek. Bu süreçte pek çok önemli sorunsalın içinden geçecek, kimi zaman bunalıp kaçıp gitmek, kimi zaman ise birilerini kahramanca kurtarmak için yanıp tutuşacağız!

Neptün 1846’larda keşfedilmiş bir gezegen. Daha önceleri sadece Jüpiter Balık burcunun gezegeni olarak kabul ediliyordu. Neptün, burçlar kuşağının çevresini 165 yılda tamamlıyor ve her burçta ortalama 14 yıl kadar kalıyor.

Neptün’ü temsil eden sözcükleri şöyle sıralayabiliriz; Şefkat, yardımlaşma, merhamet, sipiritüellik, duyarlılık, sezgisellik, farkındalık, fedakarlık, kendini adamak, aldanma/aldatılma, özlem ve idealler, ilhamlar, aşkınlık, sınırsızlık, bulanıklık, illüzyonlar, müzik, sanat, hayal gücü, vizyon, fanteziler, rüyalar, karmaşa ve belirsizlik. Temel işlevi ise, çözmek, eritmektir. Neptün, sınırları çözüp eriterek bizi daha büyük bir bütüne bağlayan, bir’liğe çağıran, “beklentisizce seven gerçek sevginin” temsilcisidir.  Astrolojide Venüs’ün bir oktav daha büyüğü olarak tanımlanır. Olumsuz kullanıldığında, kaçış ve bağımlılıklar, kendini ve diğerlerini aldatma, sürüklenme, kararsızlık, çabuk etkilenme, nereden geldiği belli olmayan gereksiz endişe ve korkular, hayal kırıklıkları, dalgınlık, dikkatsizlik ve bulanık davranmakla ilgili sıkıntılar yaratabilir.

Mitolojik astrolojide Neptün “Denizlerin Tanrısı Poseidon”dur. Poseidon, saçları dalga dalga,  elinde üç dilli mızrakla resmedilir. Bu mızrak dev dalgaları, tsunamileri, dünyayı yerinden oynatan depremleri temsil eder. O nedenle  “yumuşak, uyumlu ve kabullenici” olarak nitelenen bu enerjinin yıkıcı bir yanı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

SUYUN BÜYÜSÜ
Su fiziksel ve ruhsal anlamda temizleyen, arındıran, iyileştirici gücü olan yaşamsal değeri yüksek bir elementtir. Tıpkı bedenimiz gibi,  Dünya’nın yüzde 70’i de sularla kaplıdır. Japon bilim adamı Masaru Emeto, yıllarca söz ve düşüncelerin su kristalleri üzerinde bıraktığı etkileri araştırmış ve fotoğraflamış. Öfke, şiddet, nefret, aşağılama, kıskançlık, haset gibi olumsuz enerjilerle yüklenmiş bir su kristaliyle, sevgi ve minnettarlık gibi olumlu duygular yüklü su kristallerinin yapılanmalarında muazzam bir farklılık olduğunu belgelerle ortaya koymuş. Açıkça anlaşılıyor ki suyun niteliği ya da temiz olup olmamasının bir önemi yok. Önemli olan, suya iletilen duygu ve düşüncelerin yarattığı titreşimlerin niteliği. Cesaret veren konuşmalar, içimizi güzel duygularla doldurup adeta ruhumuzu detokslayan müzikler, yüreğimizi zenginleştiren ilişkiler, sağlıklı yiyecekler ile doğal taşlar ve kristaller çok destekleyici bu anlamda.

YENİ BİR DÜNYA YARATIRKEN
3 Şubat itibariyle Neptün’ün Balık burcuyla  buluşmasıyla su enerjisinin pik yaparak ruhsal büyüme, bütünle birleşme, farkındalık ve evrensel sevgiyi yayan şefkatli titreşiminin tüm evreni saracağını görüyoruz. Bizler de bu önemli geçiş dönemine tanıklık etme imkanına sahip kişiler olarak, kendi iç okyanusumuzu olumlu düşünce ve duygularla zenginleştirirsek yaratacağımız bu yüksek dalga boyundaki titreşimi bütünün iyiliği adına dünyamızı çevreleyen engin sulara yüklemiş ve yaymış oluruz, diye düşünüyorum.

Su enerjisi uyumlu ve edilgen gibi görünmekle birlikte, kabullenicilik ve teslimiyetle fethedebilme,  akış içinde önüne çıkan engellere karşın bir şekilde menziline ulaşmayı başarabilme kapasitesine sahip çok güçlü bir yapı sergiler. Gerektiğinde fazdan faza geçer. Sis olur, buhar olur, buz olur, akarsu olur; bir şekilde kendini durumlara ve koşullara göre var eder; amacına ulaşır.

Balık’ta ilerleyecek olan Neptün’ün sembolizmini bana kalırsa sözcüklerden çok müzik, sanat, bale, sinema, fotoğrafçılık, tasarım ve benzeri türden lirik, mistik ve büyülü dünyanın, kültürel gelişimin kapılarını açan evrensel ifadeler daha iyi anlatabilecek.

13 YIL BOYUNCA NEPTÜN
Neptün’ün spiritüel büyüme ve evrensel bilinç, insanlık ve yardımlaşma anlamındaki etkilerinden söz ettik. Ruh halimizle ilgili olarak da dikkat etmemiz gereken konular var. Neptün sis etkisiyle gerçekleri olduğundan farklı algılatabilen bir gezegendir. Gerçekle ideali birbirinden ayırt edemediğimizde kurban psikolojisiyle hayal kırıklıkları ve depresyona sürükleyebilir. Hoşumuza gitmeyen konularla yüzleşmek yerine, meseleleri yok sayacak şekilde bir şeylerle oyalanmamızı getirecek kaçış ya da bağımlılıklara taşıyabilir.

Maddi düzlemde ise, önümüzdeki 13 yıl boyunca su, yağ, yakıt gibi sıvı olan her şey dünyamızın gündeminde ön sıralara oturacağa benziyor. İklimsel olarak da keskin hava değişiklikleri, sel baskınları, tsunami ve depremler görülebilecek. Bizler bu enerjilerle son 7 yıldır tanıştık aslında. Neptün ile Uranüs’ün “karşılıklı ağırlama” (Balık’ın yöneticisi Neptün Kova’da, Kova’nın yöneticisi Uranüs Balık’ta)  içinde oldukları bu dönemde yurdumuz dahil, tüm dünyada pek çok doğal afet yaşandı. Empati kurmanın ve yardımlaşmanın bizleri tek yürek haline getirdiğini gördük.

ACELE KARARLAR ALMAYALIM
7 Şubat zihinsel aktiviteleri, iletişimi öne çıkaran, telaş ve gerilim içeren yoğun enerjilerle dolu bir gün. Merkür ile Güneş 18 derece ile Kova burcunda kavuşum yapacaklar. Aceleye getirilmiş kararlar almaktan sakınmamız gerekiyor. Sakince duruma bir bakıp değerlendirmek bizi huzursuz edebilecek hatalardan koruyacaktır. Meselelere yeni bir gözle bakıp değerlendirmek durumunda kalabiliriz. Satürn Terazi’de geri harekete geçmezden önce, Venüs ile dışarıdan hissedilmeyen, ama içten içe kaynayan sorunlara işaret eden gerilimli etkileşimiyle ilişkiler, yatırımlar, değer duygumuz ile ilgili konularda hayat dersleri ve yeniden yapılanmaların olabileceğine dikkat çekiyor.

Merkür ile Güneş’in kavuşum yaptığı derecelerde Asla-Kova aksında aklımız ve yüreğimiz arasında denge ve uyumu sağlamanın önemini vurgulayan bir Dolunay gerçekleşecek. İletişimde karşı tarafın ne dediğine kulak vermeli, net ve anlaşılır olmaya çalışmalıyız. Eğer karşımızdakilerle bir noktada birleşemiyor, anlaşamıyorsak veda zamanı gelmiş olabilir. Bu enerjiyi bize uygun durum, koşul ve kişilere taşıyacak yenilikler ve heyecan dolu başlangıçlar olarak içselleştirmemiz anlamlı olacaktır.

UYUMA İHTİYACIMIZ VAR
8 Şubat’ta
Venüs Koç burcuna giriyor. Denge ve uyumu temsil eden Venüs savaşçı ve özgür ruhlu Koç’ta nasıl hareket edeceğini bilemediği için rahat etmez, zararlı konumda çalışır. 6 Mart’a kadar ilişkilerimiz, ortaklıklarımız ya da yatırımlarımızla ilgili konularda düşünmeden hareket etmek, dürtüsellik ve egoizm ön plana çıkacaktır. Bu kadar evrensel enerjiyi destekleyen etkilerin arasında başına buyruk, bildiğini okuyan bir Venüs bir miktar sırıtabilecekse de, doğru yönettiğimizde bu süreci zarar görmeden kapatabilme şansına sahibiz. Burada önemli olan, diğerlerine ulaşırken içimizle temasa geçmek, neyi neden yaptığımızın farkına varmaktır. 

Aynı gün Terazi burcundaki Satürn 29 derecede 16.05 itibariyle geri harekete geçecek. 29 derece hassas ve zorlayıcı bir özellik taşır. Ocak 2012’nin başından bu yana Satürn, sevgi ve ilişkinin temsilcisi Terazi burcunda dengeleri bulabilmemiz için bizi iki ayrı uca savurup durdu. Şimdi 25 Haziran 2012’ye dek geri hareketini sürdürecek. Bu dönemde 22 dereceye kadar gerileyeceğini görüyoruz. Terazi burcunda 29 ila 22 dereceler arasında gezegenleri olanlar, sınır ve sorumluluklar anlamında bir kez daha düzeltmeleri veya olmuyorsa bırakmaları gereken durumlarla karşılaşacaklardır. Korkular, suçlama ve gereksiz yüklenilmiş sorumluluklar ile otorite sorunlarından özgürleşme fırsatını yakalayabilecekler.

9 Şubat’ta Kova’daki Merkür ile Başak’ta geri gidişini sürdüren Mars gerilimli açı içindeler.  Ulaşım, iletişim, gazetecilik, yazın ve seyahat aktivitelerinde acelecilik, dikkatsizlik ve içgüdüsel tepkilerle hareket etmek sıkıntı yaratabilir. Gerilimi körükleyen, ateşli ve sözün nereye gideceği belli olmayan tartışmalardan uzak durmakta yarar var. Meseleleri birbirinden ayırmaya, bizi rahatsız eden neyse o konuyla ilgili görüşlerimizi söylemeye çalışalım.

BEKLENMEDİK GELİŞMELER OLABİLİR
10 Şubat ilişkiler ve ortaklıklar ile ilgili beklenmedik gelişmelere sahne olabilir. Venüs ile Uranüs kavuşumu, yakın ilişkilerde yenilenme, tazelenme gibi farklı ve heyecanlı durumlar yaratacaktır. Toplumsal platformda risk yaratacak tutum ve davranışlar sergilenebilir.

13 Şubat’ta Merkür ile Satürn’ün uyumlu açıları zihnimizi dinginleştirerek daha temkinli ve dikkatli davranmamızı sağlayacak. Yazı, araştırma, eğitim, seminer gibi zihnimizi disipline etmemizi gerektirecek işler için tüm dikkatimizi toplayabileceğimiz bir gündeyiz.

14 Şubat’ta mantık ve muhakemenin, iletişimin temsilcisi Merkür, 03.39 itibariyle düşünsel sınırlarımızı bulanıklaştırıp karmaşa yaratabilecek bir konuma geçiyor. 3 Mart’a kadar Balık’ta sürdüreceği yolculuğunda belki ayrıntılı ve analitik düşünmekte zorlanacağız, ama rüyalar ve semboller bilinçaltımızla bilincimiz arasında yoğun bir mesaj trafiği yaratarak sezgisel aklımızı ve farkındalığımızı keskinleştirecek. Kararsızlık veya karar vermek zorunda kaldığımızda uyku veya bilgisayar gibi kaçış ve bağımlılıkla ilgili temalara kayabilmek de var bu konumda!

SEVGİLİLER GÜNÜ
Aynı gün sabah saatlerinde Merkür, Neptün ile kavuşum yaparak yukarıda sözü edilen temaları iyice belirginleştiriyor. Bugünün Sevgililer Günü olması romantik beklentileri arttırabilir. Ancak günü berbat etmemek adına iletişimde olabildiğince net olmaya çalışmalı, haberleşme hata ya da kazalarına karşı uyanık olmalıyız. Her koşulda bugün önemli kararlar almaktan, anlaşma sözleşme imzalamaktan kaçınmamız çok isabetli olur.  Zaten zihinsel enerjimiz de bir miktar uyuşuk olacaktır. Çabuk uykumuz gelebilir. İnanmak istediğimize inanma  eğilimimiz  ve dalgınlığımız yüzünden zararımıza olabilecek işlere kalkışarak aldanma, aldatılma veya kendi kendimizi kandırmaya yönelik hatalar yapabiliriz. Sanat, müzik, tiyatroyla uğraşanlar için ise verimli, yaratıcılığı yüksek  bir gün olacağını söylemek gerekir.

15 Şubat, sevgi, ilişkiler ve finansal konularda dönüşüm yaratabilecek önemli enerjiler içeriyor. Venüs ile Plüto karesi maddi veya manevi anlamda paylaşılan değerler, hisseli paralar ile ilgili yaşanabilecek yıkıcı tartışmaların alarmını veriyor. İlişkilerimizde tabu gibi gördüğümüz konuları açıkça tartışmak bizi daha doyurucu bir yakınlığa taşıyacaktır.

16 Şubat dünü sağ salim atlatabilmiş kişiler için keyifli bir gün! Seyahat, eğitim ve ufkumuzu enginleştiren hoş sohbetler içimizdeki bilgelikleri uyandırırken, bizi hayatın güzel ve keyifli taraflarıyla da buluşturacak. Balık’taki Merkür ile Boğa’daki Jüpiter uyumlu açılarıyla oldukça destekleyici.

İŞ ZAMANI
18 Şubat Güneş-Satürn ve Merkür-Plüto arasındaki uyumlu etkileşim, uzun vadeli hedeflerimizle ilgili önemli bilgiler alabileceğimize dikkat çekiyor. İş ilişkileri, anlaşma ve sözleşmeler açısından çok iyi bir gündeyiz.

19 Şubat’ta su enerjisindeki vurguyu arttıracak bir başka etki söz konusu; Güneş 08.19 itibariyle Balık burcuna girecek. Bir ay boyunca insanlık, yardımlaşma, hayal gücü, yaratıcılık ve sipiritüellikle ilgili konular Balık’ın değişken ve dişil enerjisiyle birlikte sahne alacak. “Sınırlarımızı korumak” ilgilenmemiz gereken konuların başında yer alabilir. Zira sınırlarımızı korurken kendimizi de korumuş oluruz bir anlamda. *

YENİAY
21 Şubat’ta Güneş ile Ay Balık burcunda enerjilerini birleştirerek Yeniay’ı oluşturacaklar. Balık’ın yönetici gezegenlerinden Neptün ise Yeniay ile kavuşum halinde olacak.  Evrensel mesajlar ve mistik açılımlara vesile olacak çok özel bir Yeniay bu.  Duyarlılık, yaratıcılık ve ilhamlar, sevgi ve şefkatle coşan dev dalgalar halinde bizi yepyeni sipiritüel uyanışları kucaklayacağımız bir döneme ulaştıracak.  Bir ay boyunca eski yaraları sarıp şifalandırabilme, evrenle bütünlendiğimizi hissedeceğimiz deneyimlerle karşılaşma imkanımız var.  

23 Şubat Başak’ta geri gitmekte olan Mars’ın etkin olduğu, yakıcı ve yıkıcı enerjilerle dolu bir gün. Mars sabah saatlerinde Koç’taki Venüs ile, öğleden sonra ise Balık’taki Merkür ile gerilimli açı içine girerek bizleri zorlayacak. Koç’ta atılganca kendini ortaya koymaya hazır Venüs enerjisi, Başak’taki Mars’ın kılı kırk yaran, titiz ve huysuz yapısıyla huzursuzlanabilir.

13.26 itibariyle kışkırtılmaya hazır, kavgacı yönlerimiz iletişimde bize meydan okunacak durumları yaratabilir. İlişkilerde ve iletişimde denge, uyum ve tatmini yakalamak bugün pek de kolay gözükmüyor. 

HER ŞEY YOLUNDA
25 Şubat’ta kendimize güvenimizi ve moralimizi yükselten bir enerjiyle doluyoruz. Jüpiter’in Merkür ve Güneş ile açıları bizi günlük hayatın spontan dertleri ve mücadelelerinin üstüne taşıyacak. Daha iyimser, neşeli ve umut dolu bakabileceğiz. Bize ileride yararı olacak kişilerle tanışma, yurt dışı veya yabancılarla kazançlı işler yapma fırsatını yakalayabiliriz. Özgürlük ve  macera duygusu iç pusulamız olmalı. Burada sıkıntı yaratabilecek durumlardan biri fazla yiyip içme ve hayatın hoş ve keyifli yönlerini fazlaca abartma, diğeri ise tembellik ve “herşey yolunda” duygusuyla atalete düşerek üzerimize düşenleri yapmaya üşenmek olabilir ancak. 
 

DÖNÜM NOKTASINDAYIZ
28 Şubat’ta Balık’taki Güneş ile Oğlak’taki Plüto’nun uyumlu açılarıyla bu ayın dikkate değer günlerinden birini daha geride bırakıyoruz. Bir  dönüm noktasındayız. Yüksek arzu ve beklentilerimizi dönüştürme, arıtma, temizleyip saflaştırarak netleşme  imkanımız var. Konunun özüne odaklanıp gereksiz ne varsa budayabileceğiz hayatımızdan. Bilincimizde muazzam bir sıçrama yaratacak bu “yenilenme” enerjisiyle önümüzdeki aya hazırlanıyoruz.

Hepinize ruhunuzun derinliklerine cesurca dalacağınız, yeni’ye açık bir ay, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu güzel günler diliyorum. Esen kalın!

* Balık burcu ile ilgili ayrıntılı yazımı ilgili haftada çıkacak haftalık yazımda bulabileceksiniz.

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.