Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

VE 2012!

VE 2012!

Geldi geliyor, hazır olalım derken 2012’den gün almaya başladık bile! 2012 bir felaket mi, yoksa spritüel uyanışlar, bilinçte sıçrama anlamına mı geliyor? Maya Takvimi’nin 2012’de bittiği bir gerçek ama bunun dünyanın sonu olduğuna ilişkin bir öngörü yok kayıtlarında. “Felaket” ya da “kıyamet” olarak nitelendirilen depremler, volkanik ve nükleer patlamalar, fırtına ve sel baskınları, küresel ısınma ya da toplumsal kaynama ve karışıklıklar ise zaten birkaç yıldır gündemdeler. Peki, 2012’den ne bekleyeceğiz bu durumda?


Astroloji gökyüzündeki gezegen hareketleriyle yeryüzündeki olayların, durum ve koşulların arasındaki bağlantıyı inceleyen bir bilim dalıdır. Kısaca yukarıda ne oluyorsa, aşağıda da aynısını içselleştiririz ve iç uzayımız aldığımız etkilerle değişir.  Tıpkı bir piyanoya akor basmak gibi diyorum ben buna. Hangi akoru basarsanız o ses duyulur. Bu noktadan baktığımızda, astrolojik olarak 2005’ten bu yana Dünya’nın ve bizlerin dönüşümünü sağlayacak ciddi transit etkiler alıyoruz. Doğal felaketler, yeryüzü kabuğunun hareketleri ise Dünya’nın detokslanması, arınması anlamını taşıyor bir bakıma. Hepimiz bir arınma sürecine girdik. Enerji düzeyimizin yükselerek farkındalığımızın artması ve yüksek bilince hazırlanabilmek için karşılaştığımız hayat dersleri ne çok şu son senelerde, bir düşünün.

2012’DE GÖKYÜZÜ
Bu yıl bizi çok önemli gezegen hareketleri bekliyor bu bağlamda. Neptün, Plüto ve Uranüs muazzam bir güçle sahne alarak kitlesel bilinci etkileyecekler. Bizlere düşen ise, bu enerjileri doğru bir şekilde ve bütünün hayrına kullanabilmek.
 

2012’DE DEĞİŞKEN BURÇLARDA ÖNEMLİ OLAYLAR VAR!
İkizler, Yay, Başak ve Balık burçları için bu yıl çok hareketli geçecek. Hareketin, inisiyatifin ve yeni başlangıçların temsilcisi Mars, 10 Kasım 2011’de Başak burcunda yol almaya başlamıştı. Alışılanın aksine, Mars bu kez geri hareketiyle birlikte, tam 8 ay Başak burcunda hareket ediyor olacak. O nedenle 2012’nin astrolojik değerlendirmesine bu tarih itibariyle başlamak daha anlamlı.

Mars, 23 Ocak’a dek Başak’ta 23 dereceye kadar ilerleyip, geri hareketine 3 dereceye dek devam ettikten sonra, 15 Nisan’da tekrar doğrularak 3 Temmuz’a kadar Başak’taki yolculuğunu sürdürecek. Böylelikle 2012’yi bitirirken Oğlak’a kadar olan tüm burçları sırasıyla ziyaret etmiş  olacak. Bu durumda başta Başak ve karşıt burcu olan Balıklar’ın bu yılın özellikle ilk yarısında önemli girişimler, yeni başlangıçlar ve özellikle evlilik/ortaklık ve birebir yakın ilişkilerde kendilerini farklı bir şekilde ortaya koymaları söz konusu. Mars, Başak burcunda fazla ince eleyip sık dokuyarak hareket etmeyi getirir. Dolayısıyla fazla temkinli davranabilirler. Beklenmedik aksiliklerle planları arzu ettikleri gibi işlemediğinde, karşıt burçları Balık’ın gölge özelliklerine kayarak, sızlanıp, şikayet ederek suçlamalarda bulunabilirler. Mars’ın  öfkeyi de temsil ettiğini düşünecek olursak, Başak sürecindeyken öfke ve kızgınlıklarımızı içe atma veya daha büyük patlamalara sebep olacak şekilde erteleme eğilimimizin sağlığımız üzerinde olumsuz etkiler bırakması mümkündür.  Mide, bağırsak ve sinir sistemimiz alarm verebilir.

Bir diğer değişken burç olan İkizler’de ise dişil enerjinin temsilcisi Venüs uzun zaman geçirecek. 3 Nisan’dan, 7 Ağustos’a kadar sürecek yolculuğunda geri hareketteyken İkizler’de bir Güneş Tutulması ve Yay burcunda da Ay Tutulması gerçekleşecek. Dolayısıyla bu yılın ilk yarısı yeni girişimler, ilişkiler, ortaklıklar, önceliklerimiz ve değer sistemlerimizin gözden geçirildiği bir dönem olarak oldukça hararetli ve hareketli gözüküyor. Özellikle değişken burçlar veya bu burçlarda önemli noktaları veya gezegenleri olanlar bu etkileri fazlasıyla hissedecekler.

2012’nin biri hariç diğer tüm Güneş ve Ay Tutulmaları İkizler-Yay aksında gerçekleşeceği için, bu yıl onlarla birlikte bu aksta tutulma noktalarında önemli gezegenleri bulunanlar yaşamlarında dikkat çekici olaylar deneyimleyecekler. Bu yılın sonuna doğru 13 Kasım 2012’de Akrep burcunda olacak tutulma, 2013’ün ana temasının “kendi sahip olduklarımız” ve “paylaştıklarımız” ile ilgili olacağına ışık tutuyor.

DİĞER GEZEGEN HAREKETLERİ NELER?
Jüpiter 11 Haziran’a dek Boğa’ların hayatını renklendirmek, ufkunu genişletmekle meşgul… Ardından iyimser ve güleryüzlü enerjisini yıl sonuna kadar İkizler burcuna yönlendirecek ve 26 Haziran 2013’e kadar eğitim, seyahat, ticaret ve iletişim ile ilgili fırsatlarını İkizler’e sunarak büyüme ve gelişme imkanları sağlayacak.

Venüs’ün bir oktav büyüğü olarak nitelenen Neptün, kendi yönetimindeki Balık burcuna 4 Nisan 2011’de geçmişti. 3 Şubat 2012 itibariyle tekrar ve son kez 30 Mart 2025’e dek kalacağı Balık’a girecek. Sevginin en üst düzeyini, sonsuz  özverileri, manevi değerleri ve sevecenliği ifade eden Neptün, sevgi alışverişleri ve madde ile olan ilişkimizdeki katı ve kemikleşmiş kalıpları çözüp eriterek yepyeni bir bir’lik bilincine doğru ilerlememizi kolaylaştıracak. Balık burçlar kuşağındaki son burç. Tamamlanmanın, olgunlaşmanın, kendimizi daha büyük bir güce teslim etmenin, yani bilinçli aklımızın isteklerini bırakıp kendimizi Tanrı’nın niyetlerine açabilmeyi getiren 12. Ev’in yöneticisi aynı zamanda. 3 Şubat itibariyle su enerjisinin yayacağı muazzam titreşim kaplayacak evreni ve Neptün bundan böyle Balık’ın spiritüel gücüne bırakacak kendini. Hayatımızı, inançlarımızı, yardımseverliğimizi, değerlerimizi sorgulayacağımız bir süreci başlatacak vereceği enerjiyle. Korku ile kendilerini kısıtlayıp, belirsizliğe, bilinmeyene teslim olamayan ve  her şeyi-herkesi yönetme eğiliminde olanlarımız için önümüzdeki yıllar oldukça zorlu deneyimlerle dolu…Okyanusların Tanrısı Poseidon’u kızdırmaya gelmez zira!

28 Mayıs 2010’dan bu yana Koç burcunda hareketini sürdüren “uyanışın temsilcisi” Uranüs ise, bu yıla sıfır dereceyle Koç’da başladı. Bizi daha yüksek bir frekansa çıkaracak enerjisini 2018’e dek buradan yaymaya devam ederek bizi altüst edici ama gerekli köklü değişimlere taşıyacak. Kemikleşmiş meseleleri çözebilmek için yeni bakış açıları ve farklı yaklaşım tarzları geliştirmeyi öğreniyoruz halen.


29 Ekim 2009’dan bu yana Terazi burcundaki hareketiyle sevgi, ilişkiler, ortaklıklar, evliliklere, değer duygumuza, sahip olduklarımıza bakışımızı test edegelen Satürn de, 6 Ekim 2012 itibariyle Akrep burcuna geçecek. Bu kez birleşen enerjileri temsil eden bir burçta “Neyi, nasıl paylaşıyoruz veya paylaşamıyoruz?”u sorgulatarak bizi sınava çekmeye hazırlanıyor.

Radikal değişim ve dönüşümleri ifade eden Plüto ise halen Oğlak’taki transit hareketini sürdürüyor. 2012’de Haziran itibariyle Uranüs ile oluşturacağı gerilimli açılarla bizi bir hayli zorlayacağı dönemler var. Biz köklü ve zorunlu değişimlere direndikçe Uranüs-Plüto karesinin yıkıcı etkisi daha bir şiddetle kendisini gösterecek. Yaşananların aslında bizim dönüşümümüz, yenilenmemiz için gerekli ve hayrımıza olduğunu anlayacağız belki zamanla ama yine de zorlu deneyimler bunlar.

OCAK 2012
Ocak ayı bilincimizde bir eşik, dönüm noktası olarak çok özel bir yere sahip. Enerji düzeyimizi yüksek tutmamız şart. Her şey bir enerji. Düşündüklerimiz, yediklerimiz, içtiklerimiz, duygu ve düşüncelerimizin dünya üzerindeki her şeyi ve herkesi etkilediğinin bilinciyle hareket edelim. Ayarlarımızı gözden geçirelim; kişisel ve kitlesel anlamda muazzam değişimlerin arifesindeyiz.

Ocak ayı sivri dil, sabırsızlık, çatışmalara açık konuşmalara meydan verebilecek bir Merkür-Mars karesiyle başlıyor.

2 Ocak’ta ise, zihinsel karmaşayı, haberleşmede bulanıklık ve kaosu, duygusal taşmalar, ani kopuşlar veya keskin iniş çıkışları ifade eden etkiler var. İlişkilerde, ortaklıklarda ve finansal konulardaki aksaklıklar su yüzüne çıkabilir. Venüs ile Uranüs zor durumdalar.

3 Ocak itibariyle planlarımızda değişiklik yapmaya açık ve esnek olmanın yararını göreceğimiz bir etki söz konusu. Direnme yalnızca üzüntü ve sorun getirecektir. Merkür ile Güneş açı içersindeler. Yeme içme keyfetme gibi konulara dalıp tembellik etme isteğimize yenilme ihtimalimiz olabilir.

4 ve 5 Ocak bu ayın en karışık ve zorlu günlerinden. Hayal dünyasına ya da bizi günlük zorunluluklarımızdan uzaklaştıracak ve bağımlılık yaratabilecek herhangi bir şeye kaçma eğilimi gösterebiliriz. Gerçek ile hayali birbirine karıştırma, söylenen her sözden etkilenme veya çarpıtabilme eğilimimiz yüksek. Güneş ile Neptün’ün gerilimli etkileşimi bizi bulutların içine taşıyarak herşeyi olduğundan farklı algılamamıza neden olabilir.

7 Ocak zihinsel enerjimizle birlikte sinir katsayımızın yükselebileceği, pek çok konuyla ilgilenmemiz gereken gerilimli bir başka gün. Duyduklarımız ve gördüklerimizden fazlasıyla etkilenebiliriz. Duygusal çalkantılar, kafa karışıklıkları, yanıltıcı durumlar  yaşanabilir. Değişen durumlara uyumlu ve esnek olabilmek bir anda bütün senaryoyu değiştirebilecek güçte bir iksir. İkizler’deki Ay ile Uranüs , Venüs ile Mars, Merkür ile Neptün etkileşimdeler. Toplumsal konuların yanı sıra kişisel olanlar da ilgimizi çekiyor.

8 Ocak ilişkilerde, ortaklıklarda veya para ile ilgili konularda taktik, manipülasyon ve mücadelelerle karşılaşabileceğmiz bir gün. Sahip olmacı, kıskanç ve kuşkucu tavırlar geri tepebilir. Venüs ile Plüto gerilimli açı içindeler. Ancak aynı gün ilerleyen saatlerde Merkür’ün sistemli ve disiplinli çalışan, hedefe odaklı düşünen, mantıklı ve temkinli Oğlak enerjisiyle harmanlanması ayakları yere basan, gerçekçi kararlar almamıza yardımcı olabilir. Tanrıların habercisi Merkür, 28 Ocak’a kadar Oğlak burcunda.

9 Ocak’ta 18 derece ile Yengeç-Oğlak aksında iç dünyamızın ihtiyaçları ve duygularımızla görev ile sorumluluklarımız arasında dengeyi bulabilmekle ilgili bir Dolunay var. Venüs ile Satürn’ün uyumlu açılarının Neptün ile yaptığı kavuşum bu gerilimi çözebilecek gibi gözüküyor.  Ayrıca, bu etkiyle geçen ay evle veya duygusal güvenliğimiz ilgili başlattığımız projelerin iki hafta gibi bir süre içinde sonuçlanması beklenebilir.

10 Ocak belirgin bir gezegen hareketinin olmadığı,  sakin ve akışta geçirebileceğimiz bir gün.

13 Ocak birkaç günlük sukünetin ardından yoğun enerjileriyle bizi diri tutacak. İlişkilerde ciddiyet ve maddi konular öne çıkıyor. Venüs ile Satürn açı içindeler. Hiç bir sırrın kalmadığı, dibine kadar sondajlayan, yönlendirici ve önemli konuşmalar öğleden sonrasının gündemini oluşturuyor. Gizli kalmış ne varsa ortaya çıkabilir. 15.03 itibariyle Merkür ile Plüto kavuşum yapacaklar. Hemen ardından adeta peri tozu serpilmiş gibi mucizevi ve büyülü bir etki bizi bir önceki sert ortamdan çıkararak yumuşacık bir platforma taşıyacak. Her şeyi olduğundan daha güzel ve değerli görebileceğimiz bir etkiyle gözlerimiz kamaşabilir. Romantizm yükselirken, sanat, vizyon ve yaratıcılık isteyen konular için elverişli bir zemin var. Venüs ile Neptün 17.17’de kavuşum içine giriyorlar.

14 Ocak’ta sevgi enerjisi yön değiştiriyor; Venüs artık Balık burcunda. Yumuşak enerjilere açık olmamız beklenen bir günde sevgi ve ilişkiler ile ilgili birbiriyle çelişkili, karışık mesajları var evrenin. Ay ile Uranüs karşıtlığı, adeta ekşi-tatlı  karışık bir lezzet verecek bu bağlamda hayatımıza.

Dünkü alabora edip şaşırtan etkilerden sonra15 Ocak bir bardak limonata gibi gelecek bize. Tatlı, ferahlatıp rahatlatan…Venüs ile Jüpiter arasındaki uyumlu diyalog, ilişkilerde zedelenmiş noktalar varsa kolayca onarabilecek…

17 Ocak’ta Merkür ile Neptün akıl ile duyguları harmanlamak için uygun bir zemin yaratacaklar. Yine de sarf edilen sözlere dikkat etmekte yarar var. Ne kadar gerçekçi veya ne kadar eğilip bükülerek ifade edildiklerini anlamaya çalışalım.

19 Ocak’a sabır, olgunluk ve ciddiyet gerektiren enerjiler hakim. Güneş ile Satürn karesi otorite ile sıkıntılara, sınırlarımızı koruyup seçimlerimizin arkasında durabilmemiz halinde takdir ve onay alıp desteklenebileceğimize işaret ediyor.

20 Ocak 18.10 itibariyle Güneş bir ay boyunca konuğu olacağı Kova burcuna girerek toplumun ve yüksek bilincin yararına çalışacak bir zihinsel enerjiyi aktive edecek.  Bilinene farklı bakmak, özgürlük, özgünlük, ilişkilerde mantık ve mesafe ihtiyacı gibi temalar bir ay boyunca ön planda olacak. *

23 Ocak 09.40’da Kova burcunda Güneş ile Ay enerjilerini birleştirerek Yeniay’ı oluşturacaklar. Bir ay boyunca “uyanışın” burcu Kova’nın yaydığı elektrik enerjisi bizi taze başlangıçlara, yepyeni fikirlere taşıyacak. Aynı gün Yeniay’ın ardından gerçekleşecek Merkür-Mars üçgeni ise, bizi yeni başlangılar için yüreklendirip motive edecek. Ancak bu açının Mars Başak’ta geri harekete başlamazdan kısa bir süre önce gerçekleşmesi, hedeflerimizle ilgili olarak bu ay başından itibaren elimizi çabuk tutup, durum ve koşullar nasıl olursa olsun daha fazla beklemeden harekete geçmemizin önemine dikkat çekiyor.

24 Ocak 02.55 itibariyle Mars Başak’ta geri harekete başlayacak. Öfke, kendini ifade ve atılımları temsil eden Mars’ın ateşli enerjisi 15 Nisan’a kadar içe yönelik olarak çalışacak. Direkt harekete geçtiğinde ise, tutulan enerjinin serbest kalmasıyla dışa ciddi patlamalar halinde yansıması söz konusu. Cesaret ve enerji isteyen işlerde yeni başlangıçlar yapmakta zorlanabilir, iş yerindeki kişilerle sorun yaşayabilir veya günlük düzenimizle ilgili zorlanabiliriz. Geri giden Mars Başak burcunda enerji düşüklüğü, özellikle bağırsaklarla ilgili rahatsızlıkları akla getiriyor. Bu süreçte yeme içme düzenimize ve özellikle hijyene her zamankinden çok dikkat etmemiz gerekli. **

27 Ocak’ta ise bu kez Merkür Kova burcuna geçiyor. Bildik düşünce kalıplarının dışına çıkacağımız, zihnimizde bir yenilenme ve tazelenme yaratacak bir sürece giriyoruz. Merkür 15 Şubat’a kadar Kova’da ilerleyecek.

28 Ocak’ta, Kova’ya henüz girmiş olan Merkür, Kova’nın yönetici gezegeni Uranüs ile açı içine girerek bizi alışılmadık uç noktada düşüncelere ve ani tepkilere taşıyacak.  İnatla kendi düşüncelerimizi savunmak durumunda kalabiliriz.

Ay sona ermek üzereyken tempomuz yükseliyor, hareketleniyoruz. 29 Ocak’ta aktif, enerjik, her şeyin üstesinden gelebileceğimiz hissiyle düşünmeden riskli durumlara balıklama atlayabiliriz. Dikkat eksikliğimiz de olabileceğinden, önemli görüşme ve anlaşmaları daha uygun bir güne ertelemek iyi olur. Aceleyle alınan kararlar sıkıntı yaratabilecektir. Konuşmaların gereksiz yere tartışmaya dönüşebilmesine karşı uyanık olmakta yarar var. Merkür ile Jüpiter kare açıdalar.

Soluk soluğa geçen günlerin ardından 31 Ocak’ta  daha rahat, eğlenceli ve iyimser bir ruh haliyle ayı kapatıyoruz.

Yenilenmiş enerjinizle hepinize mutlu  ve keyifli geçireceğiniz bir ay, güzel günler diliyorum. Esen kalın.


*Kova burcu ile ilgili ayrıntılı bilgileri, ilgili zamanda haftalık yazımda bulabileceksiniz.

** Geri giden Mars’ın yaratacağı etkileri ilgili haftada ayrıntılı bir şekilde ele alacağım.

 

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.