Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

(EYLÜL 2011)
KORKULARIMIZLA YÜZLEŞİP YENİDEN DOĞUYORUZ

KORKULARIMIZLA YÜZLEŞİP YENİDEN DOĞUYORUZ

Bizi duygusal girdaplara savuran, sorgulamalar, krizler ile sabrımızı ve dayanma gücümüzü adeta sınavdan geçiren zorlayıcı bir ayı nihayet geride bıraktık! Önümüzdeki haftalar geçen aya oranla daha sakin görünüyorsa da, yeraltının efendisi Plüto ile gökyüzü tanrısı Uranüs arasındaki kare açı hala oldukça tehditkar! Özellikle bu ayın ikinci yarısında Venüs, Merkür ve Güneş’in Uranüs-Plüto karesini tetikleyerek bizi harekete geçirmeye çağıracağını görüyoruz.


Tüm dünyayı müthiş bir evrimsel değişim bekliyor. Mevcut köklü yapıların artık bize hizmet etmediğini gördüğümüz anda yeniliklere ve değişime, yeniden yapılanmaya gönüllü olmamız şart. Hayatın bize anlatmaya çalıştığı şeyler karşısında alçakgönüllü bir duruş ve teslimiyetle kendimizi deneyime bırakmak gerekiyor. Direnmek hayatın bize öğretmeye çalıştığı dersleri geciktirip gelişimimizi engelleyerek, bizi bu bağlamda çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaştırmaktan öte bir anlam taşımaz! Zamanın ibresi 2012’ye doğru hızla ilerlerken toplumsal bilinçle ilgili bu iki önemli gezegenin ortaya çıkardığı güçlü enerjiyle hepimiz hayatlarımızda elenmesi ve geride bırakılması gerekenlere veda etmemiz gerektiğini anlayacağız. Şöyle bir dikkat edin etrafınızdaki bilinç gelişmiş insanlara, günlük yaşantımızın sıradanlığında bile ruhsallığın ve farkındalığın ne kadar hızlı bir açılım gösterdiğini, nasıl bir aşkınlığa doğru dolu dizgin gittiğini görebilirsiniz.

YENİDEN YAPILANMA
Uranüs ile Plüto’nun ilk kez 1960’ta Başak burcunda kavuşum yapmalarının ardından tüm dünyada çalışma hayatı, sanayi, işçi-işveren ve sağlık sektörü ile ilgili konularda bir dizi düzenleme gündeme gelmişti. Şimdi ise Uranüs ile Plüto yine Başak burcunda ancak bu kez kare açı içerisindeler.  Her iki gezegen de yıkıcı özelliğe sahip. Plüto yıkıp küllerinden yeniden yaratabilmeyi, başkalaşımı (doğum-ölüm) Uranüs ise bu değişimleri maddesel boyuta taşıyabilecek ani olayları temsil ediyor. Bu durumda sosyal ve ekonomik alanda pek çok yeniden düzenleme, köklü değişiklikler ve bunun yaratacağı karmaşalarla karşılaşacağımızı söylemek yanlış olmaz. Öte yandan gökyüzündeki gezegenlerin konumunu değerlendirdiğimizde  (Plüto’nun Oğlak’ta ve Oğlak burcunun yöneticisi olan Satürn’ün sevgi ve ilişkileri temsil eden Terazi’de, Uranüs’ün kendi isteklerini keşfetmek, atılımlar yapmak durumunda olan Koç burcunda bulunmaları) kişisel düzlemde değişim, dönüşüm, arınma ve yeniden yapılanmanın salt günlük düzen, çalışma hayatında değil, en derinlerdeki anlayışımızın değişmesi sonucu tüm ilişkilerimiz ve toplumsal rolümüzde kendisini göstereceğini söyleyebiliriz. Açının etki alanına tam anlamıyla gelecek yıl giriyor olsak da şimdiden rüzgarını almaya, bilinçaltı ve bilinçte hissetmeye başladık. Görünen o ki, sosyal ve ekonomik alandaki karmaşa ve silip süpüren değişimler bir kaç yıl daha süreceğe benziyor!

Eylül, birbirinden kopuk gibi gözüken deneyimlerin aslında büyük bir bulmacanın parçaları olarak karşımıza geldiğine işaret eden, yaşanan iniş çıkışlara anlam verebileceğimiz bir farkındalık ayı olacak. Ay boyunca bizi hayata karşı yeni bir duruş ve yaklaşım içerisinde olmaya götürecek etkilerle karşılaşıyor olacağız. Enerjimizi pratik hayatta doğru alanlara kaydırabilecek,  amaç ve hedeflerimizi gerçekleştirebilecek gücü kendimizde bulabileceğiz. Yine pek çok iniş çıkışlar, kırılma noktaları ve bir dizi olay bizi bekliyor ancak bu kez donanımlıyız. Özellikle ayın ikinci yarısı değişen gezegen hareketleriyle daha  aktif geçecek. Ayak sürüdüğümüz, cesaret edip kalkışamadığımız girişimler için silkinip uyanma vaktinin geldiğini anlayacağız! Yaz rehavetinden yenilenmeye, tazelenmeye doğru akacağız.

İYİMSERLİKLE YOLA DEVAM
Ayın ilk haftasına Başak burcundaki Güneş ile Boğa’daki Jüpiter arasında gerçekleşen üçgen açının getirdiği rahatlıkla başlıyoruz. Güneş ile Venüs’ün birbiriyle harmanlanan enerjileri ise, sevgi ve ilişkiler, para ve yatırımlar konusunda iyimserlik getiriyor.
 
8 Eylül’de Aslan-Kova aksında Merkür-Neptün karşıtlığının kafa karıştırıcı, yanıltıcı etkisiyle karşılaşıyoruz. 7 ve 8 Eylül boyunca iletişim, ulaşım ve eğitim ile ilgili konularda çok dikkatli, uyanık olmamız gerekiyor. Yanlış bilgilendirilme veya yanlış anlamalar, gecikme, aksaklık veya gözden kaçabilecek detaylar hata yapmamıza neden olabilir. Önemli iş görüşmelerini, imza gerektiren her türlü resmi konuyu birkaç gün ötelemekte yarar var. Dikkatimiz dağınık olabileceğinden içki veya ilaç kullanımına da dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatalım.

9 Eylül’de Merkür yönetici olduğu burçlardan Başak’a giriyor. 26 Eylül’e dek, zihnimiz daha somut, pratik konulara odaklı, metotlu ve senteze yönelik çalışacak. Bu süreçte önemsiz ıvır zıvır işlerin bizi asıl yapmamız gerekenlerden alıkoymasına izin vermemeli, zamanımızı ve enerjimizi verimli bir şekilde kullanmaya çalışmalıyız. Fazla eleştirel olmak, sürekli aksayan konuları görüp söylenmek ilişkilerde sorun yaratabilir.


DOLUNAY ZAMANI

12 Eylül duygusal yoğunluğumuzun ve duyarlılığımızın artabileceği bir gün. 12:27’de  19 derece ile Balık-Başak aksında Dolunay gerçekleşecek. Pratik hayatın gerekleri ile romantik ve mistik konuları, bir anlamda gerçekle ideali uygun bir şekilde harmanlamayı başarmak durumundayız. Yapmak zorunda olduğumuz şeyler bizi sıkıyorsa, kaçmanın türlü şekilli yollarına bakma ihtimalimiz çok yüksek. Dolunay, İkizler-Yay aksında bulunan Kuzey ve Güney Ay Düğümleri’ne de kare açı yaptığından, içinde bulunduğumuz ruh halini ve duygularımızı aktarmakta zorlanmamız, hatta bizi kimsenin anlamadığını düşünmemiz mümkün. Bizim için önem ve hassasiyet taşıyan, bir anlamda “yumuşak karnımız” olan hassas konularla yüzleşmek, kendi değerimizi sorgulamak durumunda kalabiliriz.

12 Eylül’den Yeniay’ın gerçekleşeceği 27 Eylül’e kadar günlük işlerimiz ön planda yer alacak. Rutinimizi değiştirerek bize daha uygun bir hale getirmekle uğraşabiliriz.

14 Eylül, tiyatro, müzik, edebiyat, fotoğrafçılık, sinema endüstrisi ile ilgilenenler için oldukça yaratıcı bir gün olmakla birlikte sevgi, ilişkiler ve finansal konularla ilgili karmaşalara açık bir gün. Venüs ile Neptün’ün zorlayıcı açıları, hayal gücümüzü ve sanat yeteneğimizi beslerken belirsizlik, yanılsamalar ve öznel yargılar da yaratabilecektir. Fiziksel olarak kendimizi yorgun veya uykulu hissetme eğilimimiz yükseleceğinden bugünü ağır işlerle geçirmeyip stresten uzak durarak, hatta dinlenerek geçirmekte yarar var.

BEN’İ KAYBETMEDEN BİZ OLMA ZAMANI
15 Eylül’de Venüs yöneticisi olduğu burçlardan Terazi’ye giriş yapacak.  Boğa’da toprak nitelikli çalışan Venüs, bu kez hava özellikleriyle kendini gösterecek. 10 Ekim’e dek sevgi, barış, huzur, uyum, paylaşımlar, estetik, güzellik, sanat ve değer duygumuzla ilgili konular gündemimizin ön sıralarında yer alacak. Bu süreçte özellikle sevgi alışverişlerinde denge ve eşitliğin korunması, birbirimizin farklı yönlerine rağmen birlikte olup uzlaşabilmek, hatta bu farklılıklarla olgunlaşıp büyümek, ben’imizi kaybetmeden biz olmayı başarabilmek ana temayı oluşturuyor.

İlişkiyi yitirmemek adına görünüşte uyumu sağlamaya çalışarak kendimizden ödünler veriyorsak, yani beklentili seviyorsak isteklerimiz yerine gelmediğinde küskünleşmemiz işten değil. Kendimizi değerli ve sevilebilir bulabilmemiz için öncelikle kendimizle olan ilişkimizi iyi tutmamızın gerekli olduğunu hatırlamakta yarar var.  

16 Eylül’de Plüto, 9 Nisan’dan bu yana Oğlak’ta sürdürdüğü geri hareketini noktalayarak ileri gitmeye başlayacak. Böylece hayatımızdaki köklü düzenlemeler ve dönüşümler, özellikle hareketin ve enerjinin temsilcisi Mars’ın, edilgen Yengeç’ten çıkıp ateş gruplarından lider ruhlu, atak Aslan’a 19 Eylül itibariyle geçmesiyle birlikte hız kazanacak.

DİKKAT ZAMANI
17 Eylül bu ayın dikkat etmemiz gereken bir başka günü. Sabah saatleri daha durgun ve sakin geçerken öğleden sonra itibariyle kendimizi adeta lunaparkta, ani iniş çıkışlar ve sert virajlarla savrulurcasına yüreğimiz ağzımızda hissedebiliriz.

08:13 itibariyle gerçekleşecek Mars ile Neptün arasındaki gerilimli açı, yerini bulmayabilecek gereksiz girişimlere veya öfkenin yanlış yere yönlendirilmesine veya güvensizlik yüzünden isteklerimizin peşinden gidememeye yol açabilir. Karşımıza bizi yıkmaya, aldatmaya yatkın, dürüst olmayan kişiler çıkabilir. Kendimizi yorgun, dikkatsiz, enerjisi düşük hissetmemiz mümkündür.  Bugün bedenimize her zamankinden daha iyi bakmalı, yediğimiz içtiğimiz herşeye dikkat etmeliyiz. Öte yandan yaratıcılık ve sanatla ilgili konularda başarılı çalışmalar yapabiliriz.

Aynı gün 14:05 itibariyle yepyeni ve heyecan verici deneyimlere açığız. Venüs ile Uranüs karşıtlığı bizi ilişkiler, ortaklıklar, mali ya da sanatsal konularda sürprizli durumlarla karşılaştırabilir. Hayatımıza bugüne dek içinde olmadığımız çevrelerden insanların girmesi veya  mevcut ilişkilerimizde ani yol ve yön değişiklikleri yaşama olasılığımız var.  Özellikle doğum haritalarında Terazi burcunda 2/3 dereceleri tetiklenmiş olanlar bu enerjiyi keskin bir şekilde hissedeceklerdir. 

İLİŞKİLERİMİZDE ELEMEYE GİDİYORUZ
19 Eylül yatırımlar, ortak paralar, paylaşılan değerler bakımından oldukça zorlayıcı bir gün. 04:07’de oluşacak Venüs-Plüto karesi özellikle haritalarımızda para ve sahip olunan değerler ile ilgili kısıma (2. Ev) denk geliyorsa! Güç savaşları, taktik ve stratejiler, üstü örtülü konular gün ışığına çıkabilir. Güvensizlik, kızgınlık veya reddedilmişlik duygularıyla boğuşmak durumunda kalabiliriz. Her ne olursa olsun, ilişkilere yaklaşımımızı ve sevme yeteneğimizi dönüştürme, bizi değişime taşımayan, ileri götürmeyen ilişkilerin elenmesini getiren bir meydan okumayla karşı karşıyayız.

Aynı gün 04:52’de Mars kendisini daha cesurca ve açık bir şekilde ortaya koyabileceği Aslan’a girecek. Aslan gösterişi, sahnede olmayı, fark edilmeyi, alkışlanmayı sever. Mars’ın 12 Kasım’a dek sürecek yolculuğunda yaratıcılığımızı ve kalbimizden geçenleri tüm sıcaklığımız, samimiyetimiz ve cömertliğimizle ortaya koyabilme şansına sahibiz. Yengeç’in dolaylı ifade tarzı ve alıngan yaklaşımlarının ardından Aslan, ateş enerjisini neşe, keyif, dramatik jestler ve gururlu hareketler ile sergileyecektir. Egoya yenik düşmek veya sürekli takdir ve onaya yönelik hareket etmek, arzuları gerçekleşmediğinde zalim ve küstah bir tavır takınmak gibi bu konumun gölge yönlerinden sakınmakta yarar var.

Koç, Aslan, Yay gibi ateş burçlarında gezegenleri veya önemli noktaları bulunanlar, Mars Aslan’da ilerlemesini sürdürürken, bu tetikten yararlanarak heves, enerji, yaratıcılık ve kişiliklerinin oyuncu taraflarını daha rahat bir şekilde ortaya koyacaklardır.

TARAFSIZLIĞIMIZI KORUYALIM
22 Eylül ise bir başka kafa karışıklığı ve  yanılsamalarla kaoslara neden olabilecek bir gün. Güneş ile Neptün 05:17 itibariyle zorlayıcı açı içerisinde olacaklar. Tarafsızlığımızı korumaya, kendi kendimizi kandırmamaya bakalım.

23 Eylül’de  Koç’taki Uranüs ile henüz Aslan’a girmiş bulunan Mars’ın uyumlu açıları pek çok toplumsal reformu, yenilikleri teşvik edecektir. Bu durumda, haritanızda ateş burçlarının ilk derecelerinde yer alan bir gezegeniniz varsa, onun temsil ettiği konularda atılımlar yapma olasılığınız artıyor demektir.
 
SONBAHAR EKİNOKSU
Aynı gün Güneş’in hava burçlarından, öncü ve eril nitelikli Terazi’ye girmesiyle birlikte Sonbahar Ekinoksu gerçekleşecek. Ekinoks haritaları global anlamda önümüzdeki 3 ayın genel durumunun ipuçlarını verirler. Ekinoks haritasında  Güneş’in Uranüs ve Plüto ile zorlu açıları ve Ay-Mars kavuşumunun Uranüs’e yaptığı üçgen açılar göze çarpıyor. Bu konumlanışlara baktığımızda, mevcut sorunlara hep aynı şekilde yaklaştığımız taktirde istenilen sonucu alamayacağımız, ancak bakışımızın ve hareket tarzımızın değişmesi sonucunda başarılı olacağımız net bir şekilde görülüyor. Ekinoks haritasında, ilişkiler ve paranın temsilcisi Venüs’ün yükümlülüklere işaret eden Satürn ile Terazi’de yapacağı kavuşum, hesabımızı bilmemizin önemine dikkat çekerken, yine finansal konuların gündemimimizi bir hayli meşgul edeceğine işaret ediyor. Öte yandan, girişimci ve atak Mars’ın, Ay ile yapacağı kavuşumun Koç’taki Uranüs ile etkileşimi, bu konularda yepyeni ve radikal fikirlerin ve projelerin ortaya atılmasıyla sorunların çözülebileceğine dikkat çekiyor.

TERAZİ BURCU
Terazi burcunun ana konusu denge, uyum, huzur, karşıtları uzlaştırmak ve içsel uyumu bozmadan uzlaşabilmektir. Teraziler nazik, sosyal, diplomatik, arabulucu özelliklere sahip, sanatsal, adil, barışçı ve romantik kişilerdir. Ancak, her ne olursa olsun barışı sağlamak amacıyla arzu ve isteklerini geri çektiklerinde, içlerinde bastırılmış bir öfkeyi de büyütebilirler. Terazi özelliklerini bir kenara atıp karşıt burcu olan Koç’un olumsuz kullanımını sergileme olasılıkları da vardır. Bu durumda fevri, önce harekete geçip sonradan düşünen, benmerkezci tavrını içselleştirebilirler. Kararlarını sürekli diğer insana bağlı olarak almak, hep uyumlu ve müsait olmaya özen göstermek ya da adil davranmak adına kararsız kalabilecek kadar uzun süre beklemek gölge yönleri olarak göze çarpar. Dikkat etmeleri gereken önemli konulardan biri de ölçüyü tutturmaktır. İlişkilerde ölçüsüzce vermek veya “ne verdim ne aldım”ın hesabına bakmak, talepkarlık veya yüzeysellik aleyhlerine işleyebilecek diğer yönlerindendir. *

KANDIRILMAYA YATKINIZ
25 Eylül’de Merkür-Neptün gerilimli açısı bizi yine aldanma, aldatılma veya kendi kendimizi kandırma temalarıyla yüz yüze getirecek. Meseleleri net bir şekilde göremeyebileceğimizden, bugün iş anlaşmaları veya önemli kararlar almaktan, trafikte riskli araba kullanmaktan kaçınmamız iyi olur. 

26, 27, 28 Eylül yoğun enerjileriyle dikkat çeken günler. Bugün itibariyle kararlarımızı dikkatlice tartacağımız, iletişim şeklimizde arabuluculuğun, nezaket ve diplomasinin vurgulandığı bir döneme giriyoruz. Merkür Terazi burcunda 14 Ekim’e dek sürecek yolculuğuna başlıyor. Bu dönemde diğerlerinin görüş farklılıklarını anlamak üzere veya meseleyi tüm detaylarıyla kavrayacak şekilde konulara yaklaşmaya yatkınız.

Aynı gün 03:14’te Güneş-Uranüs karşıtlığı, bizi kısıtlayan, sınırlayan herşeye ve herkese karşı isyanı ateşlerken pek çok planımızı ani olarak değiştirmemize neden olabilecek. Huzursuz, sabırsız ve kolay kışkırtılabilir bir duygusal modda olabiliriz. Otorite konumundaki kişilerle ilişkilerimizde dikkatli olmamız iyi olur. Düşünmeden ani ve uygun olmayan şekilde davranmak zararımıza olabilir. Hemen ardından ise Venüs-Neptün’ün gerilimli etkileşimleri sonucu sevgi, ilişkiler ve parasal konuları adeta bir sis perdesi arkasından algılamamıza neden olabilecek enerjilerle karşı karşıya kalacağız. Olabildiğince an’da olmaya, meselelere tarafsız yaklaşım göstermeye çalışmalıyız. 

TAKINTILARIMIZ ATAKTA
27 Eylül, saplantılı, takıntılı, zorlayıcı olmamaya çalışmamız gereken bir gün. Önce Mars ile Plüto’nun içten içe kaynayan sarsıcı gerilimleri kendisini hissettirecek. Öfke, kızgınlık, rekabet duygusu birden patlama yaratabilir. Daha sonra Merkür ile Uranüs karşıt açılarıyla bizi tartışmaya açık ortamlara sürükleyebilir. Günlük planlarımızda beklenmedik değişiklikler, iletişimde sıkıntılar, beklenmedik ve huzursuzluk yaratan haberler, dikkatsiz konuşmalar sonucu ağızdan kaçırabilecek gereksiz sözler gündeme oturabilir.

Zihnimizin oldukça yoğun ve aktif olacağı bugünü sakin ortamlarda, ruhumuzu dinlendiren, yatıştırıcı etkinliklerle (müzik, deniz kenarında dolaşmak vb.) geçirmekte yarar var.

YENİAY ZAMANI
14:08’de 4 derece ile Terazi burcunda Güneş ile Ay enerjilerini birleştirerek Yeniay’ı oluşturacaklar. Böylelikle gökyüzünde tam 5 gezegen birden Terazi’de sıralanarak Terazi temalarını güçlü bir akorla hayatımıza taşıyacak. Yeni bir bilinç düzeyine doğru ilerlerken, hayatımızda uyum, huzur, barış ve adalet duygusunun ne denli önemli olduğunu hissedeceğiz.

28 Eylül’ün rengini ise, Plüto’nun sırasıyla önce Güneş, sonra ise Merkür ile yapacağı kare açılar ortaya koyacak. Kendi karanlıklarımıza inerken, korkularımızla yüzleşme ve onları aşarak geride bırakma ve adeta bir yeniden doğuşun müjdecisi olan deneyimlerle karşılaşma zamanı başlıyor! Yüzeyin altında yatanı algılama, düşünme ve iletişim tarzımızı dönüştürebilme yeteneğimiz keskinleşiyor. Derin çalışan zihnimizle, sondajlar ve sorgulamalar yaparak doğruya, gerçeğe ulaşabilme kapasitemizin  oldukça yüksek olduğu bir gündeyiz. Bugün uslübumuz, seçeceğimiz sözcükler çok önemli. Sözlerimizi bir güç unsuru olarak karşımızdakini ezmek için kullanabilmeye yatkınız. Takıntılı düşünmekten, dikkakafalılık ve zorlayıcılıktan veya yanlış bir düşüncenin peşine takılmaktan uzak duralım. Bugün bazı konularda  bildiklerimizi tamamen değiştirebilecek haberler almamız da beklenebilir. Her şartta sinir sistemimizin zorlandığı, zihinsel, sözel ve yazılı güç savaşlarıyla uğraşabileceğimiz bir gündeyiz. Özellikle öğretmenlik, yazarlık, gazetecilik gibi Merküryen işlerle uğraşanlar açısından yoğun, çok çalışmayı getiren, tartışmalı, ikna yetilerini göstermelerini gerektirebilecek sıkıntılı bir gün olabilir. İş görüşmelerini veya imza gerektiren resmi konuları başka bir güne ertelemeye bakalım. Bu güçlü enerjileri hayatımızdaki önemli değişimleri gerçekleştirmeye niyetliysek, yararımıza kullanmak çok akılcı olur.

GÜVEN VE İSTİKRAR GEREK
Eylül ayını 30 Eylül’de Terazi’deki Venüs-Satürn kavuşumu ve (Terazi) Merkür-Jüpiter (Boğa) gerilimiyle kapatıyoruz. İlişkilerde maddi ve manevi anlamda güven ve istikrar duygusunun ne denli önemli olduğunu anlamamıza yardımcı olacak deneyimleri hayatımıza çekmemiz söz konusu. Gerçekler ile felsefenin çekişmesi olarak niteleyebileceğimiz Merkür- Jüpiter gerilimi, bir türlü sonuca ulaşamayan, lafın döndürülüp durduğu, anlamsız ve havada kalmış konuşmalar veya tartışmalarla enerjimizi ziyan edebileceğimize işaret ediyor. Aşırı güven ve iyimserlikle verilen vaatler ve alınan mantıksız kararlar sonradan başa dert olabilir. O nedenle bugün ağzımızdan çıkan sözlere kulak vermeli, iletişimde tedbiri elden bırakmamalıyız. Çok ayrıntılı, odaklanma ve dikkat gerektiren işleri dağılmayacağımız bir başka tarihe ertelemek iyi bir fikir olabilir. Hayal gücü ve bakış açımızı enginleştiren bu etkiyi, tam da değişimin eşiğindeyken, yaşam yolculuğundaki deneyimlerimiz üzerinde düşünerek hayat felsefesemizi, umut ve ideallerimizi gözden geçirmek için kullanmak anlamlı ve yararlı olacaktır.

Hepinize keyifli ve verimli geçecek bir ay, iyilikler ve güzellikler diliyorum. Esen kalın.

* Terazi’nin aydınlanma astrolojisine göre diğer özellliklerini 23 Eylül’e denk gelen haftalık yazımda ayrıntılı bir şekilde bulabilirsiniz.



 

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.