Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

DEĞİŞİM BAŞLADI!

DEĞİŞİM BAŞLADI!

Hatırlarsanız geçtiğimiz ay gökyüzünde öncü gruplarda oluşan bir büyük T-Kare ile kapanmıştı. Temmuz ise bu krizli durumun yarattığı belirgin değişimlerle dolu. Özellikle 21 Temmuz-21 Ağustos arasında yaşayacağımız deneyimlerle bu enerjiyi kuvvetle hissedeceğiz. Yeryüzünde bu değişimden nasibini almayan hemen hiçbir insanoğlu kalmayacak gibi gözüküyor! Kısacası, oldukça dramatik bir aydayız …


BU AY NELER OLACAK?
Bu ay 5 Temmuz’da Uranüs’ün Koç’ta geri harekete geçmesiyle başlıyor. Uranüs Mayıs ayında Koç burcuna girmişti, şimdi ise geri gitmeye hazırlanıyor. Çok yavaş hareket ettiği için henüz sıfır dereceyi geçmemiş olmasına karşın, önemli bir konumda. Sıfır derecede yer alan gezegenler astrolojik olarak özel bir önem taşırlar. Eğer doğum haritamızda sıfır derecede bir gezegenle dünyaya gelmişsek, bu enerjinin nasıl kullanıldığını öğrenmek, yabancılığımızı gidermek için halen uğraş veriyor olduğumuzu söyleyebiliriz. Aynı şekilde, şu anda sıfır derecede geri gitmeye hazırlanan Uranüs’ü çözmeye, anlamaya çalışıyor durumdayız. Daha önce dikkatimizi çekmemiş bazı gerçeklikler su yüzüne çıkıp görünür olabilirler. Yakın zamanda attığımız bazı adımların ne kadar gereksiz, düşüncesizce olduğunun farkına varabiliriz.

6-8 Temmuz arası öfke, hüsran, gerilim dolu, ağzımızdan çıkan her söze çok dikkat etmemiz gereken en kritik dönem. Yıkıcı öfke saklandığı köşeden çıkıp en beklenmedik anda kendini gösterebilir! Merkür’ün gerilimli açılarının olduğu bir hayli karışık, duygusal günler bunlar…

8 Temmuz’da ”Tanrı’nın Parmağı” olarak nitelendirilen YOD açısı yaratacağı kafa karışıklığı ile bizi oldukça zorlayacak. Sonradan üzülmemek için keskin sözler söylememeye, durumları tam anlamadan tepki vermemeye dikkat etmeye çalışalım. Bir başkasının öfkesi bizi hedef alsa dahi, üzerimize almayalım, yürüyüp gidelim.  İlişkiler açısından hiç de uygun bir günde değiliz. Yanlış anlamalar ciddi tartışmalara yol açabilecek gibi gözüküyor. Can çekişen, bitme potansiyeli taşıyan herhangi bir ilişki ansızın bitebilir. Finansal açıdan da sıkıntılı günler bunlar. Para ve yatırımlarla ilgili konulara tedbirle, dikkatle yaklaşmalıyız.

GÜNDELİK GERÇEKLERE DİKKAT!
9 Temmuz’da Merkür Satürn ile uyumlu açı içerisinde olduğunda şu son birkaç gün içerisinde yapmış olduğumuz hatalarımız varsa, giderebileceğiz. Hatta ertesi gün işin içine karışan Uranüs ile farklı içgörüler kazanma ve bu doğrultuda farklı yaklaşımlar sergileme imkanımız var. Ancak daha tam soluklanamadan 10 Temmuz’da bu kez hem duygusal hem de maddi açıdan bizi zorlayacak başka bir enerjinin kucağına savrulacağız. Venüs kendisini rahat hissetmediği Başak burcuna girer girmez Chiron ve Uranüs ile zorlu etkileşim içinde olacak. Günlük düzen ve  yapılacak işler duygu dünyamızın önüne geçecek. Öte yandan üst üste patlayabilecek ilişki sorunları, iş, güç ve düzenimizi altüst edebilecek. Harcamalarımıza da dikkat etmemiz gereken bir süreç içinde olacağız. Kazancımızın giderlerimizi karşılayıp karşılamadığından emin olalım, boyumuzu aşan alışveriş ve yatırımlardan kaçınalım.

GÜNEŞ TUTULMASI…
Yılın ikinci Güneş Tutulması ise, 11 Temmuz Pazartesi günü Merkür, Jüpiter ve geri giden Plüto ile açı yaptıktan hemen sonra 22:40’ta 19 derece ile Yengeç burcunda gerçekleşecek.  Yengeç dışındaki tüm öncü gruplar bir T-Kare açısını oluşturacaklar. Tutulma da zaten Yengeç burcunda Yeniay’da oluşacak. Bu durumda evimiz, ailemiz, yaşamımızdaki güvenlik modelleri, aidiyet duygumuz gibi konular gündeme oturacak. Hepimiz kişisel yaşamlarımızda önemli değişim ve yenilik rüzgarlarına açığız. Başak’taki Mars’ın seçici ve detaycı enerjisi ile doğru zamanda doğru işler yapmayı başarabileceğiz.

13 Temmuz’da Venüs, Jüpiter ve geri giden Plüto ile gerilimli açı içerisinde olacak. Daha başarılı olabilmek için planlarımızı yeniden gözden geçirerek gereken düzeltmeleri yapma imkanımız var.

16 Temmuz Mars’ın etkin olduğu yine önemli ve kritik bir gün. Öfke patlamaları yaşamaya yatkınız. Biraz sakinleşip dinlenmeye çalışmamız yararlı olacaktır. Kendimize “Dur!” komutu verelim. Ne yapıyoruz, niye yapıyoruz bir bakalım…

BİR İLİŞKİ İÇİNDEYKEN NASILIZ?
21 Temmuz 18:10’da Satürn Terazi burcuna tekrar giriş yapacak. 2010 yılına Satürn Terazi’deyken başlamıştık. Böylece ne gibi konuların önümüze serileceğinin ip uçlarını almıştık. 7 Nisan itibariyle Satürn son kez Başak burcuna girdi. Şimdi ise tekrar Terazi burcuna giriş yaparak 5 Ekim 2012’ye kadar burada kalacak. Satürn Terazi’de yüceldiği burçtadır ve rahat eder. Bir ilişkinin içindeyken kendimizi, kimliğimizi kaybetmeden, sınırlarımızı koruyarak eşit haklarla ve işbirliği içerisinde varolabilmeyi öğreneceğimiz bir sürecin içinden geçiyoruz yine. 

Satürn Terazi’deyken ilgi ve odağımız ilişkiler, para ve değer duygusu ile ilgili konulara yönelecektir. Kendimizi ve diğerlerini daha iyi anlamaya, geçmiş hatalarımızdan ders alarak daha sağlam ve kalıcı ilişkiler kurmaya çabalayacağız.

ZORLU DENEYİMLER ZAMANI
21 Ağustos 2010’a kadar yazının başında sözünü ettiğim T-Karenin zorlu deneyimleriyle karşı karşıyayız. T-Kareyi üç bacaklı bir masa olarak düşünebiliriz. Nasıl ki bir masa üç bacak üstünde duramaz, topallar ve dengeyi bulabilmek için dördüncü bir bacağa ihtiyaç hissedilirse, burada da durum aynıdır. Öncü burçlardan Terazi’deki Satürn, Koç’taki Uranüs ve Jüpiter kavuşumu Oğlak’taki Plüto’ya kare açı yaparak bir T görüntüsü vermekteler. Eksik bacak ise Yengeç burcunu işaret ediyor. Bu durumda çıkış yolu Yengeç’e yönelmekten, onu denge sağlayıcı olarak kullanmaktan geçiyor. Yani şimdi kendimizle ilgilenmek, kendi ihtiyaçlarımızı doyurmak, kendi sorumluluklarımızı üstlenerek kendi temellerimizi ve güvenliğimizi inşa etmek, adeta kendi kendimizi yeniden keşfetmek durumundayız. Yengeç’in besleyen, büyüten enerjisiyle eski koşullanmışlıklardan kurtularak kendi kendimize büyütücü annelik edecek, kendi iç sesimize duyarlı olacak, kendi yaralarımızı saracağız. Yaşamdaki hedeflerimizi gözden geçirip onlara en uygun şekilde nasıl ulaşacağımızla ilgileneceğiz. Hayatımızda otorite konumunda olan kişilerle ilişkilerimizi gözden geçirmemiz gerekebilir.

ASLAN BURCU…
23 Temmuz’da Güneş 01:21’de kendi yönetiminde olan Aslan burcuna girecek. Tüm Aslanlar’ın ışıldayacakları bir ay başlayacak. Her burçta olduğu gibi Aslan’ın da dünyaya ne yapmaya geldiğine kısaca bir göz atalım isterseniz. Ateş gruplarından, sabit nitelikli Aslanlar bu dünyaya kendilerini göstermek, yansıtmak ve kendi istediği, önemsediği şeyleri ifade etmek üzere gelmiş insanlar. Sıcak, özgüvenli, lider ruhlu, gururlu, yaratıcı, coşkulu, sosyal, eğlenceli, sadık ve  cömertler. Kendilerini en iyi ifade edecekleri alanlar ise sahne sanatları, organizasyon, yaratıcılık ve çocuklarla ilgili işler. Kısacası risk ve yönetim becerisi, liderlik isteyen her türlü işe yatkınlar. Özelliklerini olumsuz olarak kullandıklarında ise kendi ışığından gözleri kamaşan, herkesin kendilerine tabi olmasını isteyen, kibirli, egosantrik, onay ve alkışa bağımlı, pohpoh bekleyen, inatçı, fark edilmediği düşüncesiyle dikkat çekmek için gereksiz gürültücü hareketler yapmaya çalışan bir portre çizebilirler. Beğenilmeme korkusuyla yaratıcılıklarını ortaya koymaktan çekinen, kalbini ortaya koyup neşeyle var olmanın keyfini yaşamak yerine bir kıyıda kalmayı tercih eden, hatta sürü psikolojisine kapılıp  ille de bir grupla birlikte hareket etme saplantısında olan Aslanlar da var.

24 Temmuz 15:02’de  Jüpiter geri harekete başlayacak ve geri giden Plüto ile gerilimli açı içerisine girecek. 24 Temmuz T-Kareyi kuvvetle hissedeceğimiz bir başka tarih oluyor bu durumda. 3 Ağustos 2010 ve 25 Şubat 2011’de yine aynı açılarla zorlanmalar yaşayacağız.

DOLUNAY’DA HAREKET VAR!
26 Temmuz’da Satürn ile Uranüs’ün son kez karşı karşıya gelmesinden önce, 04:35’te Aslan-Kova aksında, oldukça güçlü bir Dolunay gerçekleşecek. Teoriler ve bitmek bilmeyen tartışma, konuşmaların sona ermesi ve artık harekete geçilmesi gereken bir dönem açılıyor önümüzde.

Bir hayli duygusal olacağımız, ani kararlar alabileceğimiz bir gündeyiz.

Satürn kontrolcü yanımızı, Uranüs ise kontrole başkaldırmak isteyen yönümüzü temsil eder. Bu iki enerji arasındaki sıkışmışlık duygusu ancak, geçmişi iyi değerlendirip daha iyi bir gelecek için cesaretle harekete geçip gerekenleri yaparak yok olabilir. Şimdi değiştirmeyi göze alamadığımız her konu, ileride üstesinden gelmekte çok zorlanacağımız daha büyük meselelere dönüşebilir.

SON HAFTAYA DİKKAT!
Temmuz ayının son haftası en gergin, en zorlayıcı enerjilerle dolu. Adeta salıncakta bir ileri bir geri uçarcasına sallanıyor gibi hissedeceğiz kendimizi. Merkür ve Mars burç değiştirirken zorlu açılar yaratacaklar. Daha önce Başak’a geçmiş olan Venüs de bizi gerecek. 28 Temmuz’da Merkür kendi yönettiği burçlardan Başak’a, Mars ise 30 Temmuz’da Terazi’ye geçecek. Kendi kendimizi değerli bulmayabileceğimiz, başkalarının da bizi değerli bulmadığını sandığımız için içten içe öfkelenip ani patlamalarla sergileyebileceğimiz bir zamandayız. Odaklanmakta zorluk yaşayabileceğimizden önemli iş görüşmeleri veya kritik konuşmalar için bugünleri tercih etmememiz yerinde olur.

Bu zorlu ay 31 Temmuz’da Mars ile Satürn’ün uyumlu açılarıyla bize veda ederken içimize bir parça su serpecek. Öncü gruplardaki bu krizli dönemi bizi büyüten, olgunlaştıran, kendimize, kendi gerçeğimize uygun bir hayat inşa etmemiz için yüreklendiren bir süreç olarak ele almamız gerek. Hepimize kolay gelsin! 

 

 

 

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.