Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

GERİLİMİN YERİNİ YUMUŞAK ENERJİLERE BIRAKMAYA BAŞLADIĞI BİR AY: ŞUBAT 2010

GERİLİMİN YERİNİ YUMUŞAK ENERJİLERE BIRAKMAYA BAŞLADIĞI BİR AY: ŞUBAT 2010

Şubat ayı , içimizle temasın yoğunlaştığı, kendimizi ve diğerlerini daha çok anlamaya, hayata bakışımızı enginleştirmeye yönelik mesajlarla dolu…


BU AYIN TEMALARI
Mars, 20 Aralık 2009’dan bu yana Aslan burcunda geri gidişini sürdürüyor. Başta Koç, Aslan, Yay’dan oluşan ateş grupları olmak üzere hemen hepimizin enerjisi o zamandan bu yana düşük. Çoğumuzun canı yataktan kalkmak veya herhangi bir şey yapmak istemiyor olabilir. Mars ancak 10 Mart 2010’dan sonra düzelerek Aslan’daki yolculuğunu sürdürecek. Ama bizim kendimizi toparlamamız ve canlanıp yeni atılımlar için enerjiyle dolmamız ancak 16-17 Mart’tan sonra mümkün. Görüldüğü gibi henüz vakit var. Ancak bu ay, uyuşuk halimizin biraz olsun değişmesini, canlanmamızı sağlayabilecek olanaklara da sahibiz. Özellikle ay ortasında Balık burcunda gerçekleşecek Jüpiter ile Venüs kavuşumunun olumlu yansımalarına Mars, Satürn ve Plüto’nun vereceği destekleyici açılar motivasyonumuzu arttıracak, geçmiş hatalarımızı düzeltmemiz yolunda bize ivme kazandıracak. Bu ay düşlerimizi gerçeğe dönüştürebilmek ve yaratıcılığımızı ortaya koyabilmek açısından son derece elverişli. Yeter ki bilinene farklı bakmayı, yeni bakış açılarına açık olmayı becerebilelim. Evrenin yardımcı enerjileri bizim için çalışıyor.


Bir başka iyicil tema yine alttan alta kendini hissettirecek yaşamlarımızda. Ay başından itibaren Kova burcunda sıralanan Güneş, Venüs, Chiron ve Neptün süreç içinde oluşturdukları yığılımla (Stelyum) harika bir enerji yaratacaklar. Aynı ideal ve amaç için biraraya geldiğimiz insanlarla ilişkilerimiz, arkadaşlarımızla yaptığımız grup aktiviteleri, gelecekten beklentilerimiz kafamızı meşgul edecek konular olacak. Kimlerle nasıl vakit geçiriyoruz? Arkadaşlarımızla birbirimize yeterince vakit ayırıyor, birlikte bir şeyler yapıyor muyuz? Kendi kabuğumuza çekilmeyi tercih ediyorsak neden? Geleceğe yönelik umut ve projelerimiz, ideallerimiz için harekete geçtik mi? İşte bütün bu sorular bu ay gündemimizin ön sıralarında yer almak durumundalar.


Şubat, içimizle temasın yoğunlaştığı, kendimizi ve diğerlerini daha çok anlamaya, hayata bakışımızı enginleştirmeye yönelik mesajlarla dolu…


BU AYIN ÖNEMLİ DİNAMİKLERİ

2-3 Şubat’ta iletişim, mantık ve muhakemenin temsilcisi Merkür, kadersel temaları ve ilerlememiz gereken yolu işaret eden Kuzey Ay Düğümü ile kavuşum içerisinde olacak. Aklımıza takılan ancak çözmekte zorlandığımız konular zihnimize doluşup adeta fazla mesai yaptırtacak. Çıkış noktası bulabileceğimiz gibi, bu konularla ilgili taptaze başlangıçlar da yapabileceğiz. Üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirirken arkadaş ve dostlarımızı ihmal etmemeye çalışmalıyız.


5 Şubat
’ta Balık burcunda ilerleyen Jüpiter ile Terazi burcunda geri gidişini sürdüren Satürn dışarıdan fark edilmeyen ancak içinde ciddi bir gerilimi barındıran zorlayıcı bir açı içerisinde olacaklar. Huzursuzluk yaratan bu durum bizi diğerlerinin ya da mecburiyetlerin yarattığı kısıtlayıcı etkiden kurtulup sınırlarımızı aşmaya götürebilir. Yaşantımızda gereken düzenlemeleri dikkatle ve adım adım, sağlıklı iletişimi de göz ardı etmeden yapmak gerekiyor. Önemli bir düzen değişikliğinin arifesindeysek planlarımızı ulu orta konuşmamak yerinde olacaktır.

6 Şubat’ta Merkür ile Uranüs’ün ve Jüpiter ile Plüto’nun uyumlu açıları mevcut. Yaratıcı fikirlere ve yeniliklere açık, heyecanlı, biraz da karışık bir gün yaşanabilir. Aklımıza aynı anda pek çok parlak fikir üşüşüp kafamızı karıştırabilir. Konuştuklarımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor. Düşünmeden sarf edebileceğimiz bir söz tatsızlık yaratabilir. Hızlı düşünüp, hızlı hareket ettiğimiz, enerjimizin yüksek olduğu bir gün. Ancak herhangi bir konuda karar almamız gerekiyorsa iyice düşünüp tartıp, tüm verileri değerlendirdikten sonra adım atmamız akıllıca olur. Kısacası kendimize “yavaşla” komutu vermemiz gereken bir gündeyiz.



7 ve 8 Şubat’ta Venüs’ün önce Chiron, ardından Neptün ile yapacağı kavuşumlar içimizdeki yaratıcı yönleri ortaya çıkaracağı gibi, bizi içinde olduğumuz ilişkilerle ilgili sorgulamalara götürebilir. Neptün’ün sis etkisi yaratarak ilişkiler, para ve değer duygumuz ile ilgili konularda gerçekleri perdelemesi, olduğundan farklı göstermesi de mümkün. Yanılsamalara kapılarak alacağımız kararlar sonradan başımıza dert olabilir.

Merkür 10 Şubat 11:06’da Kova burcuna girerek, yukarıda sözünü ettiğimiz gezegen yığılımına dahil olacak. Herhangi bir arkadaşımız veya meslektaşımızla sorunlar yaşıyorsak konuşup halledebileceğiz. Meselelere farklı bir şekilde bakabilir, tarafsız bir gözle yeniden değerlendirebiliriz. Ayrıca yeni bir projeye başlamak, sunum yapmak için de ideal bir gün. Karşımızdakini dinlemekte sabırsızlık göstermemeye çalışalım.

DÜŞÜNCE VE SÖZEL İFADEMİZ HIZLANACAK
Merkür Kova’daki yolculuğunu 2 Mart’a kadar sürdürecek. Bu süreçte düşünce ve sözel ifademiz hızlanabileceğinden aklımızdan geçenleri dile dökmekte sıkıntı yaşamamız söz konusu. Dolayısıyla birbirinden kopuk, anlaşılmaz bir ifademiz olabilir.  İlginç ve sıra dışı fikirler üretmekle birlikte düşüncelerimizi toplamakta veya pratiğe dökmekte zorluk çekebiliriz. Entelektüelliğimiz ve bilgimizle övünme eğilimimiz ise bir başka gölge yön olarak kendini gösterebilir.

11 Şubat’ta Venüs 14:10 itibariyle Balık burcuna giriş yaparak, Sevgililer Günü’ne yaklaşırken ihtiyaç duyulan romantizm, sevecenlik ve duyarlılığın dünyasında ilerlemeye başlayacak. Sevdiklerimizle bütünleşmek, mevcut bağlarımızı güçlendirmek eğiliminde olacağımız bir süreç başlıyor. 8 Mart’a kadar devam edecek olan bu yolculuk Balık burçlarının içindeki yaratıcılığı ve cazibeyi arttıracak. Balık, bütünleşmek isteyen bir burç olduğu için, ilişkilerde sınırlarımızı korumakta zorlanmamız söz konusu. İlişkilerimizi fazla idealize edip, olduğundan fazla, hatta gerçekçi olmayan anlamlar yükleyerek sonradan düş kırıklığına uğrayabiliriz. Oldukça hassas ve etkilenebilir bir yapıda olacağımız için kendi değerimizi ne kadar değer verildiğimize, bize ne kadar özverili davranıldığına veya özverili olduğumuza bağlayabiliriz. Birilerini sevgiyle kurtarmak, yardım etmek isterken kurban pozisyonuna düşmemeye çalışalım.

12 Şubat bu ayın zor günlerinden. Mars ile Plüto 150’lik açı içersindeler. İletişimde sıkıntılar yaşayabilir, yanlış anlaşıldığımızı hissedip öfkelenebiliriz. Birileri bize sert çıkışlar yapabilir. Öfkemizi yönlendirecek başka yollar bulmaya çalışalım. Olayların üstüne gitmemek en iyisi. İlerleyen saatlerde Merkür ile Satürn uyumlu açı vermeye başladığında daha mantıklı düşünmeye ve toparlanmaya başlacağız.

SEVGİLİLER GÜNÜ
“Sevgililer Günü”ne denk gelen 14 Şubat saat 04:52’de Güneş ve Ay Kova burcunda enerjilerini birleştirerek Yeniay’ı oluşturacaklar. Chiron ve Neptün de Yeniay’a çok yakın bir mesafede olacak. Bir ay boyunca hepimizin doğum haritalarında Kova hangi yaşam alanını yönetiyorsa orada bir hareketlilik, canlılık ve yeni bir dönemin heyecan verici enerjisi olarak Yeniay’ı deneyimleyeceğiz. Yeni arkadaş çevrelerine girebilir, yeni tanışacağımız kişilerle dostluk kurabiliriz veya eskiden tanıdığımız kişilerle benzer özelllikler gösteren kişiler karşımıza çıkabilir. Aynı ideali paylaşacağımız, grup çalışmaları ve organizasyonlarda birlikte yer alacağımız kişilerle tanışmamız da mümkün. Güzel ama duygusal anlamda karmaşık bir gündeyiz.

15 Şubat’ta Balık’taki Venüs ile Oğlak’taki Plüto ve Aslan’da geri giden Mars ile Terazi’de geri giden Satürn uyumlu açı içersinde olacaklar. En yakın ilişkilerimizde en çok zorlandığımız konular üzerinde düşünüp çözümler bulmaya çalışabileceğimiz bir zamandayız.

16-17 Şubat itibariyle dokunduğu alanı büyüten Jüpiter, sevgi, güzellik, sanat ve değer duygusunu temsil eden Venüs ile Balık burcunda kavuşum yapacak. Balık burcu evrenin düzenini içimizde hissetme, kendimizi bilinmeyene bırakabilmeyle ilgili bir burçtur. Dolayısıyla geleneksel anlamda astrolojide “iyiyi” temsil eden Jüpiter ve Venüs kendimizi evrenin akışına bırakırken, iç dünyamızı, sevme kapasitemizi de enginleştirip zenginleştirecek, vereceği derin ruhsallıkla bizi iyimserliğe taşıyacaktır. Her ikisi de yüceldikleri burçta konumlanan bu gezegenler enerjilerini birleştirdiğinde sevgi alışverişinde, ilişkilerde ruhen bütünlenme, romantizm, şefkat, hassasiyet ve etkilenebilirlik ön plana geçecektir. Özlem ve ideallerimizi gerçekleştirmek bakımından gelişmelere ve fırsatlara açık, olumlu bir sürecin içinden geçiyoruz. Ancak sevgiyi aşırı önemseyip idealize etmek veya bir ilişkiyi gerçek boyutlarıyla değil de görmek istediğimiz gibi algılamak eğilimimiz de olabilir.  Sanat, müzik, dans gibi etkinlikler gündemimizi kaplayabilir. Sevgi ve ilişkiler, hatta para ve  eğer duygumuz ile ilgili olarak kendi kendimizi kandırmamaya, olay ya da kişileri gerçekte var olmayan yönleriyle algılamamaya çalışmamız çok önemli. Aşırı özverili veya aşırı beklentili olmak da bir sorun olarak yaşanabilir.

KENDİMİZ OLMAYA ÇALIŞALIM
17 Şubat’ta Merkür ile Uranüs’ün gerilimli etkileşimi huzursuz enerjiler yaratıyor. Konuştuğumuz ya da yaptığımız her şeyden memnuniyetsizlik, tatminsizlik duymamız söz konusu. İçimizdeki sıkıntı bizi sıra dışı, sivri çıkışlara yöneltebilir. Sırf değişiklik olsun diye etrafımızı şok edici şeyler söyleyebilir veya yapabiliriz. Serinkanlılğımızı koruyalım ve yalnızca kendimiz olmaya çalışalım. Ruhumuzu dinlendirecek, bizi yatıştıracak müzik, yoga veya sanatsal etkinliklerde bulunmak bize iyi gelecektir. Zaten yarın kendimizi çok daha iyi hissetmemizi sağlayacak yumuşak ve sevecen enerjilerin yoğun olduğu bir dönem başlıyor.

SÜKUNET VE RUHSALLIĞIN AĞIR BASTIĞI, FARKLI BİR DÖNEM BAŞLIYOR
18 Şubat’ta Güneş, burçlar kuşağının son konuğunu ağırlayacak. 20:35’te Güneş bu kez Balık burcuna giriş yapacak. İçimizden sevgi, şefkat, bir bütünün parçası olmanın getirdiği mutluluk duyguları yükselecek. Artık  bir grupla birlikte hareket etmek, onun çıkarlarını gözetmekten çok kendi içsel ihtiyaçlarımıza yöneleceğimiz, sükunet ve ruhsallığın ağır bastığı, farklı bir döneme giriyoruz.

BALIK BURCU İNSANI...
Balık burcu insanı nezaketi, etrafındakilerin duygu ve gereksinimlerine duyarlı, merhametli, düşünceli ve özverili tavırlarıyla hemen kendini belli eder. Sezgileri oldukça güçlüdür ve kolay etkilenebilen bir yapıya sahiptir. O nedenle içine girdiği ortamların ruh halini ayna gibi alır ve olduğundan daha büyük olarak geri yansıtır. İdealist ve hayalperesttir. İçindeki yaratıcı ruhu müzik, sanat, dans gibi uğraşlara yönelttiğinde ortaya çok özel ve güzel şeyler çıkarabilir. Özelliklerini aleyhine işleyecek şekilde kullandığında aşırı hassasiyetle duygusal girdaplara dalabilir veya özverili yapısıyla birilerine yardım edeyim derken kurban durumuna düşebilir. Suçlama, kendine acıma, kaçış ve bağımlılık eğilimleri, aşırı sınır veya hiç sınır koyamama gibi durumlar yaşayabilir, karmaşa içinde ne yapacağını şaşırabilir. Kendi kendini kandırmaya eğilimi ve iyi niyetli yapısıyla suistimallere uğrama ihtimali vardır. İlişki sorunlarını çözmek yerine içine kapanarak kendine eziyet etmek bir başka gölge yönüdür. Daha doyumlu ve mutlu bir yaşam için yapması gereken kabullenici olmak, evrenin mesajlarına duyarlı bir insan olarak karışıklık ve kaosta iç rehberinin ona yardımcı olmasını sağlamaktır.

26-27 ŞUBAT’A DİKKAT!
Ayın son haftasına kadar oldukça sakin günler geçireceğe benziyoruz. 26, 27 Şubat tarihlerine dikkat etmemiz gerekiyor. Önemli konuşmalar yaparken veya sözleşme gibi bizi bağlayıcı evraklara imza atarken iki kere düşünelim. Merkür ile Neptün’ün gerilimli etkileşimleri bilgi akışında bizi yanıltabilecek, yanlış algılamamıza neden olabilecek yönlere dikkat çekiyor.

28 Şubat 18:38’de 9 derece ile Başak-Balık aksında yaşanacak Dolunay ile ay sona erecek. Eğer günün gereklerini yerine getirmeyle çok fazla ilgilenip hayatımızda ruhsallığa yer açmamışsak şimdi tam zamanı. Durup ne yaptığımıza, bu hayatı nasıl yaşadığımıza bakalım. Belki o zaman bizi gerilime sokan koşulları fark edip, gereken düzenlemeleri yapma yoluna gidebiliriz.

BİTİRİRKEN...
Gökyüzünde sevgi, şefkat, anlayış ve yardım temalarının giderek yoğunlaştığı bir aydan geçiyoruz. Başkalarını sevip anlamanın onlarla birlikte yürümenin yolu, kendimizi sevip anlamak ve öncelikle kendi kendimize eşlik edebilecek durumda olmaktan geçiyor. Mutluluk ancak içinde sevgi olan bir sistemde var olabilir. Sevgi en yapıcı, en gelişmiş, olumlu nitelikteki duygumuzdur. Sevgiyle emek vermediğimiz hiç bir ilişki, başta kendi kendimizle ilişkimiz olmak üzere, yeşermez, çiçeklenmez, hatta solar. Mutlu olmak ise bize kendimizi canlı, dingin, neşeli ve güvende hissettirir. “Sevgililer Günü”nü yalnız veya sevgilisiz geçiriyor olabilirsiniz. Ama bilin ki önemli olan içinde sevgi enerjisinin olmadığı tek bir gün bile geçirmemektir.

Hepinize mutlu ve doyumlu güzel bir ay diliyorum.

Sevgiyle kalın…

 


 

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.