Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

SAKİN BAŞLAYIP DUYGUSAL TIRMANIŞLARLA BİTECEK BİR AY: EYLÜL 2009

SAKİN BAŞLAYIP DUYGUSAL TIRMANIŞLARLA BİTECEK BİR AY: EYLÜL 2009

Yoğun enerjilerle dolu bir ayı geride bıraktık. Eylül ise sessiz, sakin bir şekilde başladı. Ancak bu sakinliğin ayın 18’inden sonra yerini derin duygusal çalkantılara bırakacağını da söylemek gerek.


4 Eylül’de Balık-Başak aksında 12 derece ile bir Dolunay gerçekleşecek. Bütün Dolunaylar gibi gerilim ve huzursuzluk yaratabilecek olan bir enerjiyi deneyimleyeceğiz. Öte yandan emek verip üzerinde çalıştığımız, kendimizi adadığımız konulardan sonuç alma zamanı gelmiş olabilir. Merkür’ün geri gitme hazırlığında olduğu bir dönemde bu enerjiyi hayatımızı daha iyi ve etkin bir hale getirebilmek için gereken düzeltmeleri yapmak ve bu uğurda gerektiğinde bazı şeyleri geride bırakmaya gönüllü olmak yönünde kullanmalıyız.

SIKINTILARA DİKKAT!
Merkür genelde yılda 3 kez “retrograde” denen geri hareketini yapar. Bu yılın son geri hareketine ise, 6 derece ile 8 Eylül’de 07.45 itibariyle Terazi burcunda başlayacak. Geri harekete başlamadan önce ve sonrasında yeniden direkt harekete geçmeden önce bir hayli yavaşlar. Bu konumda iken enerjisi içe yönelik olarak çalışacağından tüm gölgeleri belirgin bir şekilde görünür olur. Bu dönemlerde geri hareketin iletişim, ulaşım ve eğitimde yaratacağı gecikme, erteleme gibi sıkıntılar belirginleşir. Randevularda gecikmeler veya yanlış anlamalar yaşanır. Dış dünyada bu durum, iletişim aygıtlarında yaşanan arızalar gibi de deneyimlenebilir. Mektup veya elektronik postalar yerine ulaşamayabilir veya telefon, bilgisayar, hatta arabamız durduk yerde bloke olabilir.

İÇ DÜNYANIZA YÖNELİN!
Düşüncelerimiz ise içe, iç dünyamıza yönelir. Hayat bize ilgilenmemiz gereken başka konular olduğunu işaret etmektedir. Bu seferki geri gidiş ilişkilerin, sevgi,uyum ve dengenin temsilcisi Terazi’de gerçekleşeceği için bütün ilişkilerimizdeki iletişim konuları üzerinde düşünecek, verme-alma arasında nasıl dengeyi bulacağımızı, kendimizi yok etmeden bir ilişkinin içerisinde var olabilmek için kendimizi nasıl ifade edeceğimizi tartacağız. Sevgi, ilişkiler, evlilik ve ortaklık konularında ölçümüz nedir? Olmalı mıdır? Yoksa ölçüsüzce mi davranıyoruz? Farklı görüşlere yaklaşımımız nasıl? İlişkilerimizde yeterince sesimizi duyurabiliyor muyuz? Bizi dinliyorlar mı? Dinlemediklerini düşünüyorsak neden? Sakın biz onlara sağlıklı bir biçimde kulak vermiyor olmayalım?

Bu soruların yanıtlarını bulmaya çalışırken önceliği kendi kendimizi anlama, kendi kendimizle iletişimi sağlam tutmaya vermemiz gerekli. Evlilik, ortaklık veya diğer ilişkilerimizde klişelerle mi konuşuyoruz, olması gerekenleri, beklenenleri mi söylüyoruz, yoksa korkusuzca  gerçek düşüncelerimizi mi dile getiriyoruz? Daha konuşmanın başındayken hemen yargıda bulunup tarafsızlığımızı bir kenara bırakıyor muyuz? Merkür mantık, muhakeme yeteneği, kendi kendimizden de haberdar olabilme fonksiyonumuz demek. Merkür, geri yolculuğunu yaparken 18 Eylül’de tekrar Başak burcuna girecek. Dolayısıyla, özellikle o tarihe kadar ilişkilerdeki iletişim konularına odaklanma zamanı içinde olacağız.

ESKİLERLE YOLLAR KESİŞEBİLİR!
Bu konulara şimdiki aklımız ve bilinç düzeyimiz ile nasıl yaklaştığımızı görmemizi sağlayacak deneyimler karşımıza çıkabilir. Örneğin, geçmişte bıraktığımız kişiler, eski dost, arkadaş, eş ve sevgililerle bir şekilde tekrar yolumuz kesişebilir. Burada önemli olan aynı kişilerle benzer durumlar yaşandığında farkındalıkla davranabilmek, bakış açımızı değiştirip değiştirmediğimizin ayırdına varabilmektir. Merkür’ün  Başak’taki geri gidişi sırasında diyaloglarda bir yığın gereksiz ayrıntıya takılıp, fazla analiz ve kuruntu etme eğiliminde olma ihtimalimiz var. 29 Eylül’de Merkür direkt harekete geçecek. Ancak daha önce de belirttiğim gibi, 1 hafta-10 gün kadar daha gölgelerini hissediyor olacağız. Merkür, hem İkizler hem de Başak burcunun yönetici gezegeni olduğu için onlar bu durumdan en çok etkilenecek olanların başında geliyorlar. Ayrıca kişisel doğum haritalarımızda önemli bir açı tetikleniyorsa, bu etkiyle iletişim becerilerimizi gözden geçirmemizi sağlayacak bir süreç başlıyor olabilir.

13 Eylül’de sınır ve sorumlulukları, somut olanı temsil eden Satürn, sezgiler, ruhsallık, hayaller, sınırsızlık ve belirsizliği ifade eden Neptün (retrograde) ile gerilimli açı içerisinde olacak. Hayal ve özlemlerimiz ile hayatın gerçekleri, yapabileceklerimiz ve sorumluluklarımız arasındaki farkı anlayabileceğimiz türden olaylar yaşayabiliriz. Aynı açı, 2 Mayıs 2010 ve 28 Haziran 2010’da da tekrarlayacak. Bu durumda, şu anda bu iki uç nokta arasında ayarlamalar yapamazsak veya projelerimizi tamamlayamazsak, Haziran sonuna kadar vaktimiz var.

EYLÜL ÖNEMLİ BİR AY!
Bu ay astrolojik olarak başka bir öneme daha sahip. 4 Kasım 2008 ve 5 Şubat 2009’da oluşan Satürn ile Uranüs karşıtlığının üçüncüsü 15 Eylül’de tekrar gerçekleşecek. Bizi değişime çağıran o huzursuz kıpırtıyı tekrar hissedeceğiz. Özellikle Balık, Başak, İkizler ve Yay burçları bunu 2008 Kasım’ından bu yana somut bir şekilde hissediyor olmalılar. Başak’taki Satürn bizi herşey geçmişten beri nasıl yaşanıyorsa yine aynı düzene çekmeye çalışırken, Balık’taki Uranüs yıkıp deviren, yeniliklere taşıyan isyankar enerjisiyle bazı şeyleri göze almaya, eskimiş yapılara vedaya davet ediyor. Özellikle ayın 18’inden sonra hem Güneş hem de geri giden Merkür, Başak burcundaki Satürn transitiyle kavuşum halinde olduklarında bu durumu günlük yaşantımıza nasıl adapte edebileceğimizi düşünmek durumunda kalacağız. Hayat bizi seçimler yapmaya zorlayacak. Aynı açı önümüzdeki yıl Temmuz 2010’da tekrar kendisini gösterecek.

YENİAY ZAMANI
18 Eylül’de Başak burcunda 25 derece ile oluşacak Yeniay, Satürn transiti, geri giden Merkür ile kavuşum, Balık’ta geri giden Uranüs ile de karşıt açı içerisinde olacak. Bu kadar yüklü bir enerji bizi tedbirli, dikkatli olmaya yöneltmeli. İstemediğimiz durum veya konuşmaların içinde olmamaya, özellikle trafikte dikkatli olmaya özen gösterelim.
 
Yeniay günlük düzen ve çalışma ortamımızda bir ay boyunca devam edecek hareketlilik ve yeni başlangıçlara işaret eder. Sağlık, iş, hizmet, günlük rutinle ilgili konularda tempomuzun artması beklenebilir.

20 Eylül’de Venüs’ün Başak burcuna girmesiyle birlikte 15 Ekim’e kadar tüm ilişkiler, sevgi, para, değer duygusu ile ilgili konularda akılcılık egemen olacak. İlişkilerimizde görev duygusuyla yerine getirmemiz gerektiğine inandığımız şeyler yapabilir, doğrular, yanlışlar, ne olmalı ne olmamalı gibi detaylara takılabiliriz. Bu kadar analizci ve mantıklı yaklaşım, mükemmelliyetçiliğe götüreceği için kusur bulmaya yatkınlık vereceğinden, ilişkilerde sorun yaratabilir. Öte yandan, günlük işlerimizi daha rahat, pratik bir şekilde yoluna koyabilme imkanımız da var.

GÜNEŞ TERAZİ’DE…
23 Eylül’de Güneş Terazi burcuna girecek. Bu durum Başak’ta ilerleyen Venüs’ün kuru mantığa yatkın yaklaşım tarzını biraz olsun yumuşatıp romantizmin esintilerini de yaşamımıza serpiştirebilecektir. Sahip olduğu özelliklerini olumlu olarak kullanabildiğinde bir Terazi insanı diplomatik, adil, nazik, kibar, barışçıl, sanatsal ve romantik yönlerini ortaya koyan bir portre çizer. Kendi içsel uyumunu bozmadan karşıdaki insanla uzlaşması, onun ihtiyaçlarının farkına varıp desteklemesi gerekir.  Özelliklerini aleyhine işleyecek şekilde kullandığında ise, karşısındaki insanlara göre davranan, kararları diğerlerine bağlı olan, hatta kararsız kalabilen, talepkar, yüzeysel, dış görüntüde uyum ve güzelliğe takıntılı, benmerkezci ve üzeri örtülü bir öfkeye sahip (gizli savaşçı) gözükür.

Güneş’in Terazi burcuna girmesiyle birlikte Sonbahar ekinoksu başlayacaktır. Artık Güneş tam Doğu’dan doğup, Batı’dan batmaya başlayacak. Hava koşullarının yavaş yavaş değişmeye başlamasıyla birlikte ruh durumumuzda da değişiklikler baş gösterecektir. Venüs Başak’ta ve Başak’ın yönetici gezegeni Merkür de yine Başak’ta Satürn ile kavuşum halinde olduğu için yazın ayak sürüyüp de bitiremediğimiz işlerimiz artık toparlanmayı bekliyorlar.

TANRI’NIN PARMAĞI AÇISI…
30 Eylül’
de Merkür ile Mars, Chiron ile Yod adı verilen “ Tanrı’nın Parmağı” olarak da bilinen önemli bir açıyı oluşturacak. İletişimde yanlış anlamalara, anlaşılmalara en açık olduğumuz gündeyiz. Kontrol dışı ağzımızdan çıkan bir söz karşımızdakini incitebilir. Bir anlaşma zemini yakalayıp hareket etmeye çalışsak da  bizim dışımızda oluşan olay veya durumlar sonucunda birtakım tatsızlıklar yaşanabilir, bir şeyler değişebilir. Kritik konuları başka bir zamana, örneğin Merkür’ün de gölgelerinin düzeldiği Ekim ayının ilk haftasından sonraya bırakmak meseleleleri daha kolay bir şekilde çözmemize yarayabilecektir.

 

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.