Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

HAZİRAN AYI: TRAVMA YARATAN ESKİ KONULARI YÜZEYE ÇIKARTIYOR

HAZİRAN AYI: TRAVMA YARATAN ESKİ KONULARI YÜZEYE ÇIKARTIYOR

Bu aya İkizler burcunda halen geri gitmekte olan Merkür ile başlıyoruz. Haziran iletişim, eğitim, bilgi edinmek ve bilginin paylaşımı ile ilgili enerjilerin yoğunlaştığı bir ay olarak gözüküyor.


3 Haziran’da İkizler burcunda 13 derece ile bir Yeniay daha deneyimleyeceğiz. Bu kez Yeniay, Venüs, Ceres ve geri giden Merkür’den oluşan bir gezegen birikimi (Stelyum) içerisinde gerçekleşecek. Sağlıklı ve dengeli bir iletişim için kendi duygu ve düşüncelerimizi aktararak karşımızdakine kendimizi ifade edebilmek kadar, onların bakış açılarını da değerlendirmenin gerekliliğini anlayacağız. 10 Haziran bu anlamda önemli ve yoğun enerjilerle dolu bir gün. İlişki, uyum ve sevginin temsilcisi Venüs, Chiron ve geri giden Jüpiter’i tetikleyerek eski yaralarımızı sarabileceğimiz bir zemini hazırlıyor. Yeni bir bakış açısıyla,  daha mutlu ve iyi bir yaşam için hayatımızda neleri düzeltmemiz gerektiğini idrak edebileceğiz. Bu farkındalıkla her zamankinden daha değişik bir yaklaşım tarzı içerisinde olacağımızdan,  etrafımızdakiler tarafından da farklı algılanabilir, hatta hiç anlaşılamayabiliriz de…

11 Haziran, mümkünse kendimize ayırmamız gereken bir gün. Dinlenmek, ruhumuzu beslemek ve sadece “olmak” için en ideal zaman.

12 ve 13 Haziran’da Venüs’ün Uranüs ve geri gitmekte olan Neptün’e vereceği açılar ile ilgili temalar hakim. Değer sistemlerimizi sorgulamak, geçmiş ilişki modellerinden özgürleşmek ihtiyacı, yakın ilişkilerde kendimizi bir birey olarak özgürce ortaya koymak arzusu, duygusal heyecan isteği, mesafeli tavrımız nedeniyle duyarsızmışız gibi bir izlenim verebilmek, kendi kendimizi kandırmaya, yanıltmaya yönelik düşünce biçimleriyle hayal kırıklıkları yaşamak bunlardan bir kaçı. Genel anlamıyla tüm ilişkilerde kafamızı kurcalayan veya şimdiye dek dikkatimizi çekmemiş dahi olan bazı konular yüzeye çıkarak kriz yaratabilirler. Geri gitmek üzere durağanlaşan Uranüs bir hayli yavaşlamış durumda olduğundan, huzursuz enerjisi kendisini güçlü bir şekilde hissettirecektir.  O nedenle karmaşa yaratabilecek ani, beklenmedik değişimlere hazır olmakta yarar var.

PLÜTO SON KEZ YAY BURCUNDA
15 Haziran bu ayın ajandalara işaretlenmesi gereken önemli tarihlerinden biri. Oğlak burcunda geri gitmekte olan Plüto, son kez Yay burcuna tekrar giriş yapacak. Plüto o kadar ağır hareket eder ki, devinimini tam 248 yılda tamamlar. O nedenle bir kişinin Plüto’nun karşıt açısını yaşayabilmesi neredeyse olanak dışıdır. Ancak, kendine özgü yapısı nedeniyle yörüngesi düzensiz olduğundan, bu yüzyılın ortalarında doğanlar 80 yaşlarında bunu deneyimleme şansına sahip olabilecekler. İçsel süreçler, arınma, değişim dönüşüm ile ilgili olan Plüto, bir burçta 12/13 yıldan 33 yıla kadar kalabilmektedir. 28 Kasım 2008’te tekrar Oğlak’a giriş yaptığında bu burçta aşağı yukarı 16 yıl kadar kalacağı görülmektedir.

Plüto ileri veya geri harekete geçmeden evvel yavaşlayıp durağan hale geldiğinde, tıpkı şimdi olduğu gibi, eski konuların yeniden gün ışığına çıkıp bizi adeta test ettiği bir sürece gireriz. Hayatımızda gereksiz olan şeyleri eleyebildik mi, ne kadar değiştik, ne kadar teslim olup dönüştürebildik kendimizi; bunu anlarız.  

Plüto, hayatımızda bir şeylerin adeta ölüm sürecine girdiğini ve yeniden doğuma hazırlandığını gösteren bir yenilenme sürecini anlatan muazzam bir enerjidir. Yay’daki yolculuğu esnasında din, inanç, felsefe,  etik değerler, hak hukuk yargı, büyüklenme, abartı gibi konulardaki pek çok görüşümüzü kökünden değiştirecek olaylar yaşattı. Tüm dünyada toplumun spor ve politika dahil, değişik kesimlerinde skandal denebilecek olaylar gündeme geldi. Globalleşme, olaylara daha geniş bir açıdan bakabilme, iletişim ağlarının genişlemesi ile internette tek bir tuşla dünyadaki tüm bilgi verilerine ulaşabilme olanağını yakaladık. Oturduğumuz yerden dünyanın bir ucundaki insanlarla tanışıp arkadaş olabildik. Ancak bununla birlikte, hiçbir özelimizin gizli kalamadığı durumlar da yaşadık.  Olumlu düşünmenin önemi ve gücü ortaya çıkarken; “İyi düşün iyi şeyler olsun “ düsturu benimsendi. Şimdi Plüto tekrar Yay’daki yaklaşık 5 ay sürecek son yolculuğuna çıkarken geride bırakılan 16 yıllık süreci hatırlayıp, bu konularda neler yaptığımızı gözden geçirmemizi sağlayacaktır. 

Oğlak’a tekrar girip artık bu burçta ilerlemeyi sürdürürken yönetim sistemleri, düzen, ekonomi, ticaret gibi konular uzun yıllar boyunca gündemi meşgul edecektir. 

15 ve 16 Haziran’da hareketin gezegeni Mars’ın yapacağı gerilimli açılar tansiyonu artırabilir. İnsanlardan çok beklentili olmamaya, talepkar davranmamaya çalışalım.

ZORLANACAĞIMIZ BİR DOLUNAY
18 Haziran’da bizleri bir başka Dolunay gerilimi bekliyor. Zira Dolunay ile kavuşum halinde bir Plüto da sahnede gözükecek. Sevgi, uyum, paylaşım ve ilişkinin gezegeni Venüs de, Yengeç burcuna girmezden hemen önce, geri giden Plüto’ya karşıt açı verecek. Bu tabloya bir de Mars’ın Uranüs ile zorlayıcı açısı da eklenince bir hayli zorlanacağımız bir Dolunay’ın bizi beklediğini söylemek kaçınılmaz. Öte yandan da, ilişki anlamında sürükleyip durduğumuz ağır yüklerden gereksizleri eleyip onlardan kurtulabilme şansımız ortaya çıkıyor.

19 Haziran’da Merkür’ün geri hareketi sona eriyor.  Düzelerek durağan hale geldikten sonra ilerleyecek. Durağanlaştığı dönemde gölgelerinin çok daha belirginleşeceğini hatırlayacak olursak, hemen hemen ay sonuna kadar tedbiri elden bırakmamakta yarar var. Daha  sonra ise iletişim akıcı ve kolay hale gelecek. Duyacağımız bazı sözlerle gizlenmiş konuların bir bir ortaya çıkıp bütün anlayışımızı değiştirmesi de söz konusu. Merkür’ün İkizler burcundaki yolculuğu ikibuçuk ay gibi uzun bir zaman dilimini kapsıyor. 11 Temmuz’da Yengeç burcuna geçene değin pek çok konu tekrar tekrar konuşulacak, anlaşabilmek için, kendi düşüncelerimizi aktarmak kadar, karşımızdakini dinlemenin de ne denli önemli olduğu bir kez daha fark edilecek. 

YILIN İKİNCİ BÖLÜMÜ BAŞLIYOR!
20 Haziran’da Yaz gündönümü ile Güneş sıfır dereceyle Yengeç burcuna giriyor ve astrolojik yılın ikinci bölümü başlıyor. Güneş ekvatorun kuzeyindeki en yüksek noktaya erişecek. Yengeç burcu ile birlikte aile, arkadaşlar, vatan, kendimizi duygusal anlamda doyurma, besleme ve kendimize büyütücü annelik yapma temaları görünür olacak. Zaten hemen ardından 21 Haziran’da Venüs’ün Satürn ile uyumlu açıda olması, sağlam, kalıcı, güven ihtiyacımıza cevap veren ilişkilere ihtiyacımız olduğuna işaret ediyor. İlişki kurma ve sevme kapasitemizde olgunlaşma dönemindeyiz.

YENGEÇ BURCU
Yengeç bağlanmayı ifade eden bir burç. Çevrenizdeki bu burcun mensupları kişilere bir dikkat edin, ne sevdiklerinden vazgeçebilirler, ne evlerinden, ne de anılarından. Yönetici gezegeni Ay, Zodyağın çevresini 27/28 günde döner. Her bir burçta yaklaşık 2,5 gün kalır. Sıvıları, okyanusları, vücudumuzun ritmini yönetir. Aynı zamanda da kişiliğimizin tepkisel yönünü, bilinçaltını, içgüdüsel davranışları temsil eder. Kadınlık, annelik gibi dişil yönlerimiz, hatta annemizle ilişkimiz hep Ay ile tanımlanır. Hepimizin kişisel haritalarında duygular ve duygusal ihtiyaçları, ruh halimizi ve bağlanmayı temsil eden bir Ay’ı var. Ay’ın bulunduğu burç ve konum (yaşam alanı, açıları vb gibi) bağlanma kapasitemiz hakkında açık bir fikir verir. Yengeç burcu insanları bağlanma, bağlanınca kopmakta zorlanma, bağlı kalabilmek için etrafındaki pek çok insana kozmik annelik edip onları besleme, koruma ve kollama konuları ile oldukça haşır neşirdirler. Yengeç burcu insanları duygu dolu, duyarlı, şefkatli ve sezgileri güçlü kişilerdir. Gölge yönlerini ise, aşırı duygusal yoğunluk, öznellik, duygusal arenada yetkin olmak yerine karşıt burcu olan Oğlak’a kayarak dış dünyadaki başarılara odaklanmak, aşırı kollayıcı koruyucu tavrıyla çevresinde bağımlılar ordusu yaratıp sonra da onların bağımlılıklarından sıkılmak olarak özetleyebiliriz. Tıpkı bir Yengeç’in yan yan yürümesi gibi, direkt değil, dolaylı bir şekilde hareket ederler. Kabukları güvenli, korunaklı oldukları yerdir. Acı çekmeyi göze alamadıklarından bir süre kabuksuz yani savunmasız kalmayı göze alıp, daha güçlü bir kabuk oluşturmaya yanaşmamaları, yani büyümeyi reddetmeleri yıkıcı yönlerindendir. Kendi sorumluluğunu üstlenip kendisi psikolojik anlamda büyüyemeden tıpkı bir otorite gibi davranmaları, otorite konusunda sık sık sorun yaşamalarına neden olabilir. Bütün su grupları gibi alıcı olduklarından, çevresindekilerin ruh hallerini alıp daha büyük bir şekilde geri yansıtabilme özelliğine sahiptirler. O nedenle içinde bulundukları ortamlar önem taşır. Neşeli insanların yanında daha da neşelenebilecekleri gibi, keyifli girdikleri bir ortamda bunalımlı kişiler varsa, oradan altüst olmuş bir şekilde ayrılabilirler.

Yengeç su gruplarından, öncü bir burçtur. Dolayısıyla inisiyatif alıp, kendi kendini harekete geçirebilir. Ailesi, çocukları, yuvası için savaşım verebilir. Yengeç insanları yeme içme gibi konularla bir hayli ilgilidirler. Ancak duygusal açlıklarını fiziksel açlıkla  karıştırabilmeleri yüzünden kilo problemi ile karşılaşmaları mümkündür.

Yengeç vücudumuzda mide, karın, rahim, lenf sistemi, memeler, sıvı dolaşımı ve otonom sinir sistemini temsil eder. Renkleri ise füme, metalik gri ve mavidir. Metali gümüş, taşları ise inci, yeşil aventurin kuartz, ay taşı ve yosun renkli agattır.

GÜNEŞ-PLÜTO KARŞITLIĞI
20 Haziran bir başka açıdan da önemli bir gün. İkizler-Yay aksının 29/30 derecelerinde ancak yaklaşık 200 küsur yıl sonra bir daha deneyimlenebilecek bir Güneş/Plüto (retrograde) karşıtlığı oluşacak. İletişimde tarafsızlık ve esnekliği geliştirmek, herkesin bir doğrusu ve yolu olduğu düşüncesiyle kendi prensiplerimizi dayatmamak gibi konular üzerinde düşünmek ve geçmişe ait işe yaramayan gereksiz korku, endişe gibi hortlaklarımızla barışıp onları geride bırakmak için bundan yararlanalım.

26 Haziran’da bir başka geri gitme öyküsü bizi bekliyor. Bu kez Balık burcundaki Uranüs geri harekete başlayacak. Belki de böylece yaşamlarımızdaki karmaşa bir miktar yavaşlayabilecek.

30 Haziran Mars’ın Plüto ile uyumlu etkileşimi, her ikisinin de Akrep burcunun yönetici gezegenleri olmaları nedeniyle yaşamımıza Akrepsi temaları getirecek. Değişimlere gönüllü ve onların bizde yaratacağı farkındalıklara açık olacağız.  

ASTROLOJİ BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.