Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

KUŞ GRİBİ NE KADAR CİDDİ BİR TEHDİT?

KUŞ GRİBİ NE KADAR CİDDİ BİR TEHDİT?

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, Sakarya'nın Kaynarca İlçesi Yeniçam Köyü'nde kanatlı hayvanlardan alınan numunelerde kuş gribi olarak bilinen avian influenza virüsü görüldüğünü açıklamasıyla birlikte kuş gribi, tekrar gündeme geldi. Kısa bir süre öncesine kadar tüm dünyayı tehdit eden kuş gribi hakkında bilinmesi gerekenleri ve korunma için alınabilecek önlemleri VKV Amerikan Hastanesi doktorları anlatıyor.


Grip (Influenza) virüsünün A, B ve C olmak üzere 3 tipi vardır. A ve B tipleri her yıl salgın yapabilir, C tipi hafif üst solunum yolu hastalıklarına neden olur fakat salgın yapmaz. A tipi grip virüsü, pandemilere (dünya çapında büyük salgınlara) neden olabilir, doğal enfeksiyon, insanların yanı sıra, domuzlarda, atlarda, deniz memelilerinde, sansarlarda ve kuşlarda görülebilir.

HASTALIK NASIL GELİŞİYOR?
A tipi grip virüsü, hemaglütinin (H) ve nöraminidaz (N) olarak adlandırılan yüzey proteinlerine göre alt tiplere ayrılır. Virüsün yüzeyinde bulunan bu çıkıntılardan hemaglütinin, virüsün hücreye tutunmasını, nöraminidaz ise hücreye girmesini sağlar. Hemaglütinin bilinen 16 alt tipi, nöraminidazın 9 alt tipi vardır. Alt tipler H ve N harflerinin yanına yazılan rakamlarla belirtilir (kuş gribi, H5N1). Kanatlılarda tüm alt tipler görülebilir. İnsanlarda ise hemaglütinin üç (H1, H2 ve H3) ve nöraminidazın iki alt tipi (N1 ve N2) görülmektedir. Virüsün yüzey proteinlerindeki yapısal küçük değişiklikler (mutasyonlar), önceden toplumda görülenlerle benzerliği olan, ancak farklılık gösteren virüslerin oluşmasına neden olur. Buna küçük antijenik değişim (antigenic drift) denir. Kış aylarında sahneye çıkan farklı antijenik yapıdaki virüslere karşı bağışıklık sistemi hazır olmadığı için, her yıl yeni grip salgınları görülür. Yüzey proteinlerinde (hemaglutinin ve nöraminidazda) büyük bir değişim olursa, tümüyle "yeni" bir virüs ortaya çıkar. Buna büyük antijenik değişim (antigenic shift) denir. Bu tip virüslerin pandemi yapma potansiyeli vardır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 1947'de başlattığı Küresel Grip Programı'nın uygulanmasıyla dünyadaki tüm Influenzavirüs aktivitesi sürekli olarak izlemekte ve grip aşılarında kullanılacak virüslerin tipi tespit edilmektedir.

Kuş Gribi (Tavuk Vebası): Etkeni Influenzavirüs A' dır. Doğal kaynağı yabani (yeşilbaş) ördeklerdir. Bunlar virüsleri çok uzaklara taşıyabilir, hafif ve kısa süren bir hastalık geçirirler. Evcil ördeklerdeki enfeksiyon ise tıpkı tavuklar, hindiler, kazlar ve benzeri kümes hayvanlarındaki gibi öldürücüdür. Kuluçka süresi hayvanlarda birkaç saat ile 2-3 gün arasında değişebilmektedir. Influenza A yüksek bulaşıcılığı yanında çiftliklerde araç-gereç, yiyecek, kafes, elbise veya diğer ekipmanlarla kolayca taşınabilmektedir. Hasta hayvanlar, dışkı ve ağız salgılarıyla virüsü en az 10 gün süreyle çıkarırlar. Yüksek bulaşma gücü olan virüsler, çevre ısısının düşük olduğu yerlerde uzun süre canlı kalabilirler.

Influenzavirüs A H5N1'nin önemi: H5N1, hızlı bir şekilde değişime uğradığı için önemlidir. Kuş gribi virüsü, ilk kez 1961'de Güney Afrika'da balıkçıllardan izole edilmiş olmakla birlikte, hastalık yapma gücü yüksek kuş gribi çok daha önceden, ilk kez 1878'de İtalya'da tanımlanmıştır.

Influenzavirüs A H5N1' nin yayılması: Enfekte kuşlar, virüsü tükürük, burun salgıları ve dışkılarıyla yayarlar. Virüs, hava yoluyla da yayılmakla birlikte, dışkı yoluyla geçiş en önemlisidir. Canlı kanatlı hayvan pazarları da bir başka yayılma ortamı olabilir. Hastalık, ülkeden ülkeye canlı kümes hayvanlarının ticareti aracılığıyla yayılabilir. Göçmen kuşlar da virüsü uzaklara taşıyabilir.

İnsanda kuşa özgü Influenzavirüs A H5N1 enfeksiyonu: Kuş gribi virüsleri genellikle insanları doğrudan enfekte etmez ve insanlar arasında dolaşmaz. Aralık 2003'ten 29.09.2005' e kadar, Endonezya'da 4 vaka 3 ölüm, Vietnam'da 91 vaka 41 ölüm, Tayland'da 17 vaka 12 ölüm, Kamboçya'da da 4 vaka ve 4 ölüm olmak üzere 60 vaka bildirilmiştir. İnsanlardaki hastalıklar çoğunlukla enfekte kümes hayvanları ile uğraşan kişilerde görülmüştür. Asıl korkulan, gribe yakalanmış kişilere kuş gribinin de bulaşması ve iki virüsün karışımından insandan insana bulaşan yeni bir virüs tipinin ortaya çıkarak büyük salgınlar yapmasıdır. Kullanımdaki grip aşıları, bu yeni virüse karşı etkisiz kalacaktır. İki tip virüsle birden enfekte olmayı engelleyebileceği için risk altındaki kişilerin aşılanması faydalı olur.

KORUNMA VE KONTROL
Kuş gribini kontrol altına almak için hastalıklı ve hasta hayvanlarla temas ettiği düşünülen kuşları imha edip uygun bir biçimde ortadan kaldırmak, çiftlikleri karantinaya almak ve buralarda çok sıkı bir biçimde dezenfeksiyon uygulamak gerekir.

Canlı kümes hayvanlarının gerek ülke içinde gerekse ülkeler arasında hareketlerinin kısıtlanması da önemli bir başka kontrol yöntemidir. Bu önlem, insanların virüsle temasını azaltmada yardımcı olmaktadır.

Virüs 56 ° C'de 3 saatte, 60 ° C'de 30 dakikada etkinliğini yitirmektedir; formalin ve iyot bileşikleri gibi yaygın olarak kullanılan dezenfektanlara duyarlıdır.

Diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi en önemli ve uygun korunma önlemlerinden birisi de dikkatli ve sık el yıkamadır. Ellerin sabun ve su ya da susuz alkol bazlı el antiseptikleri kullanılarak temizlenmesi hastalığın bulaşmasını önler.

YERKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Çiğ kümes hayvanlarının işlenmesi sırasında genel hijyen kurallarına uyulması ve etlerin pişirilerek yenmesi riski azaltır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), besinlerin içlerindeki sıcaklık 70°C olacak şekilde pişirilmesini önermektedir. Hasta kuşun yumurtası da enfekte olabilir, bu nedenle yumurtaların 5 dakika kaynatıldıktan sonra yenmesi önerilir. Virüsler dondurmakla öldürülemeyebilir.

Korunma ve tedavi amacıyla, günlük 75 mg dozunda 7 gün süreyle oseltamivir kullanılmaktadır. İlacın güvenle kullanılabileceği süre en fazla 6 haftadır. Korunma amaçlı olarak oseltamivir aşağıdaki risk gruplarına verilmelidir:

- Enfekte veya ölmüş hayvanların yetiştiricileri ve bu çiftliklerde bulunanlar,
- Enfekte çiftliklere ziyareti söz konusu olanlar,
- Ölen hayvanları eldiven, maske, önlük ve gözlük gibi korunma önlemlerini almadan itlaf ve bertaraf edenler,
- Enfekte hayvanlara ait etleri, pişirmeden tüketenler.

KUŞ GRİBİNİN ZATÜRREDEN FARKI
Pnömoni olarak adlandırılan zatürre genellikle öksürük, ateş, balgam, sırt veya göğüs ağrısı ile görülür. Hastalığın öyküsü, akciğer grafisinde, laboratuvar testlerinde hastalığı düşündüren bulgular ile tanı desteklenir.


Kuş gribi semptomları ise grip benzeri boğaz ağrısı ve yanması, yüksek ateş ile başlar. Başlangıçta akciğer grafisinde bulgu görülmez. Tanıda hastalığın başlangıç öyküsü çok önemlidir ve hastalığa özel laboratuvar testleri yardımcıdır. Ateş ve solunum sıkıntısı ile devam ettiğinde ise zatürre ile benzer yakınmalara rastlanır ve akciğer grafisinde değişiklikler olabilir.

KUŞ GRİBİNDEN KORUNMA ÖNERİLERİ
- Tavuk çiftliklerinde çalışanlar eldiven, maske ve önlük giymelidir.
- Eller sık sık sabun ve bol suyla iyice yıkanmalı; dezenfekte edilmelidir.
- Kanatlı ürünleri pişirildikten sonra tüketilmelidir.
- Hayvanlara ait dışkı, salya ve burun akıntılarına temas edilmemelidir.
- Ölen tavuklar yakılarak veya derince açılan çukurlara üzerlerine sönmemiş kireç dökülüp gömülmelidir.
- Yeterli ve dengeli beslenme konusunda hassasiyet gösterilmeli, vitamin yönünden zengin meyve ve sebze tüketimine önem verilmelidir.
- Özellikle avcılar ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ile uğraşanlar bu konularda çok dikkatli olmalıdır.
- Hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat söz konusu olduğunda, özellikle kanatlı hayvan çiftliklerine ve pazarlarına gidilmemelidir.
- Seyahat dönüşünde kişi sağlığını 10 gün süreyle izlemeli ve grip belirtileri görülürse derhal bir hekime başvurmalıdır; ayrıca hekime, seyahat ettiğini de ifade etmelidir.


ÇAĞIMIZIN BÜYÜK SALGINLARI
20. yüzyılda dört grip pandemisi olmuştur:
1918-1919 yıllarındaki İspanyol gribi salgını (H1N1)
1957-1958, Asya gribi (H2N2),
1968-1969, Hong Kong gribi (H3N2)
1977-1978, Rus gribi (H1N1) salgını
İspanyol gribinin 40-50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin ediliyor. Sonraki salgınlarda yine çok sayıda insan öldü.

SAĞLIK & GÜZELLİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.