Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

Dikkat ergenlik yaşlarında, özellikle de kızlarda başlıyor!
YEME BOZUKLUKLARI: ANOREXİA VE BULİMİA

YEME BOZUKLUKLARI: ANOREXİA VE BULİMİA

Dış görünüşün hayli önemsendiği günümüzde, kişiler toplum içindeki yerlerini belli bir seviyede tutmak, daha çok saygı görmek, daha çok sevilmek, kendine daha çok güvenebilmek gibi çeşitli sebeplerden dolayı belli bir kilonun üstünde olmama çabasındalar. Bunun için sağlıksız, geçerliliği kanıtlanmamış, doktor/diyetisyen kontrolünde olmayan yüzlerce çeşit diyet uyguluyorlar. Bu diyetler kişilerin metabolizmalarını bozup, sürekli diyette kalmadıkları sürece tekrar ciddi kilo alımlarına yol açtığı gibi kişilerin psikolojilerini de olumsuz etkiliyor. Bu durum da kişilerin yeme bozukluğu tanısı alacak duruma gelmelerine neden olabiliyor. DSM IV‘e (Diagnostical Statistical Manual) göre tanımlanmış 2 tür yeme bozukluğu Anorexia ve Bulimia hakkında bilinmeyenleri Uzman Psikolog Aslı Akkan anlatıyor.


ANOREXİA NEDİR?
DSM IV’ün tanı kriterlerine göre Anaroxia Nervoza:
1) Yaş ve boy uzunluğu için olağan sayılan bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme (kişinin kilosu, yaşı ve boyuna göre normal sayılan ağırlığın yüzde 85'inin de altındadır),
2) Şişmanlamaktan aşırı korku (aşırı korktuğu için bu yeme ataklarından sonra kendini kusturma, laksatif ve diüretik kullanma, yoğun egzersiz ve spor yapma gibi yöntemler de denerler),
3) Beden algılamasında bozukluk (oldukları durumlarda dahi kilolu olduklarında ısrar edebilirler veya bazı vücut bölgelerinin görünümleri ile ilgili şikayetleri olabilir),
4) Amenore (adet kesilmesi-ardarda en az 3 menstruel siklusun olmaması) karakterli bir yeme bozukluğu olarak tanımlanır.

Anorexia Nervosa iki alt tipe ayırılır:
- Kısıtlı tip: Kişi yeme düzenine kısıtlamalar getirir. Günde sırf bir öğün yemek gibi.
- Tıkanırcasına yeme/çıkartma tipi: Kişi döngüler halinde tıkanırcasına yeme ve sonrasında çıkartma veya laksatifler  kullanma gibi davranışlar göstermektedir. Bu alt tipe uyan hastalarda kişilik bozuklukları, dürtü kontrol problemleri, hırsızlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, sosyal içe çekilme ve intihar girişimi daha sık  görülür.  

İSTATİSTİKİ DEĞERLERİ
Başlangıç yaşı ortalama 18, genellikle 12-30 yaş arasında rastlanmaktadır. 
Yaygınlığı yüzde 0.05-1 arasındadır.
Kadınların erkeklere oranı 20/1'dir.
Anorexia tanısı konanların yüzde 0.5 i genç kızlardır.
Anorexia tanısı alanların ¼ ünde obsesif semptomlar vardır.
½ si’nin depresif özellikleri vardır.
Hastaların aile üyelerinde de majör depresyon sıklığının genel nüfusa oranla daha yüksek olduğu bilinmektedir.

YATKINLIK NEDENLERİ?
-  Çocukluktaki cinsel taciz.
-  Çocukluktaki olumsuz yaşantılar.
-  Anne-baba beklentileri
- Çocuklukta takıntılı özellikler.
- Kişilik bozukluğu.
- Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması. (Özellikle de hosteslik, modellik, dans ve TV işinde olanlar için.)
 
Her ne kadar psikolojinin çeşitli alt kuramları değişik hipotezler üretse de en önemli sebebin toplumun dış görünüşe verdiği önem olduğu biliniyor. Özellikle ergenlikte olacak bağımsızlaşma ve kendinliğini sosyalleşerek oluşturma çabaları sırasında ergenin benliğiyle ve fiziksel görünüşüyle daha yoğun ilgi içine girdiği görülüyor ve bu durum aşırılaşıp yeme bozukluklarına yol açabiliyor.

SEYRİ VE TEDAVİSİ
Hastaların yüzde 50’sinin ilerleyen dönemde iyileştiği gözlemleniyor. Hastalık sonucu ölüm oranının yüzde 5-15 civarında olduğu gözlenmiştir. Bu yüksek oranın bu hastalığa sahip olan kişilerin tedaviye olan yüksek dirençleriyle alakalı olduğu düşünülebilir. Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşım oluşturulmasına çalışılır. Tedavide medikal destek, davranışçı terapi ve aile terapisi kullanılabilir. Hastaların yüzde 25 ile yüzde 40’na hastane yatışı gerekebilir.
Anerexia önemsenmesi gereken ve ilk fark edildiği anda tedavi edilmesi gereken, yoksa oldukça ciddi sonuçlar doğurabilecek bir rahatsızlıktır.

BULİMİA NEDİR?
1) Tekrarlayıcı aşırı yeme atakları.
2) Yeme periyodunda ve yeme işlemi üzerinde kontrolu kaybetmek.
3) Aşırı yemeye ek olarak, kilo almayı engellemek için uygunsuz ve aşırı reaksiyonlar geliştirmek. (Kendini kusturma, laksatif kullanma, aşırı egzersiz yapma vb.)
4) Vücut şekli, görüntü ve kilosundan memnun olmama hali.
5) Aşırı yeme ve dengeleyici karşı eylemlerin 3 ay boyunca haftada en az 2 kez olması.

İSTATİSTİKİ DEĞERLERİ
Ergenlik ve erken yetişkinlik dönemlerinde başlar.
Yüzde 90’ını kadınlar oluşturur.
Kadınlar arasındaki sıklığının yüzde 1 ile 2 arasında olduğu bilinmektedir.
Hastaların yüzde 80’i kusmayı kilo kontrolü olarak kullanır.
İyileşme oranı Anorexia’ya göre daha yüksektir, çünkü tedavi reddi/direnci daha azdır.

SEBEPLERİ
Bulimia hastaları Anoreksiya’da olduğu gibi yardımı reddetmezler. Hastaların pek çoğunun aile öyküleri incelendiğinde, sorunlu aile ilişkileri göze çarpar. Uzak ve reddedici ebeveyn  tanımlaması Bulimia hastaları arasında yaygındır.

Bulimia hastaları Anoreksiya’dan farklı olarak dışa dönük kimselerdir. Bulimia hastalarının dürtü kontrolünde yaşadığı problemler nedeniyle madde kullanımı ve intihar girişimlerine rastlanabilir.

SEYRİ VE TEDAVİSİ
Bulimia hastalarının yüzde 50’sinin kesin iyileştiği, hastalığın sonucu olarak veya intihar girişimlerine bağlı olarak ölüm oranı ise yüzde 1 ile 5 arasındadır. Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır. Tedavide medikal destek, davranışçı terapi ve aile terapisi kullanılabilir.

Yeme bozuklukları ciddiye alınması ve tedavisinin sağlanması gereken hastalıklardır. Tedavi sürecinin başlatılmaması veya geç kalınması ölümlerle sonuçlanabilir.


 

SAĞLIK & GÜZELLİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.