Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

BAHAR YORGUNLUĞUNA TESLİM OLMAYIN

BAHAR YORGUNLUĞUNA TESLİM OLMAYIN

Bahar geldi, diye sevinmenize rağmen kolunuzu kaldıracak haliniz bile yok mu? Çok normal. Bahar yorgunluğu, mevsimsel geçişlerde metabolizmamızın gösterdiği bir tepki. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Bedia Sander bahar yorgunluğunun sağlığımıza etkileri ve bu yorgunluktan korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.


YORGUNLUK NEDİR?
Yorgunluk, genel olarak kişilerin kendini halsiz, isteksiz hissetmesi halidir. Bilimsel incelendiğinde 3 tipe ayrılır:

- Kronik yorgunluk sendromu: Bu tip yorgunluklar 6 aydan fazla sürer ve tedavisi güçtür. Endokrin, nörolojik ve psikolojik sebepleri vardır.

- Psikolojik yorgunluk: Bu tip yorgunluklar genelde kişilerin çevresel olaylara paralel olarak ortaya çıkar ve psikatrik destek ile çözülebilir.

- Bahar yorgunluğu: Bu tip yorgunluk mevsimsel olarak baharın başlaması ile oluşan tiptir.

BAHAR YORGUNLUĞU NASIL ORTAYA ÇIKAR?
Bahar yorgunluğu güneşin daha dik gelmesi ile ısınan denizlerden daha fazla suyun buharlaşması ve bununla beraber ortaya çıkan nem artışı sonucunda oluşur. Yaz ve sıcak geçen bahar aylarında hava sıcaklığı, yüksek nem ile bir araya gelince bunaltıcı bir gün yaşarız. Kendimizi yorgun ve bitkin hissederiz. Nemliliğin çok yüksek olduğu durumlarda gerçek hava sıcaklığı ile etkin hava sıcaklığı birbirine yakın seyreder. Fakat sıcak ve kuru bir havaya göre çok daha fazla rahatsız edici bir etkiye sahiptir. Havadaki nem oranı düşük ise, yüksek sıcaklık olsa bile bu durumu dayanılır yapabilir. Çünkü cilt üzerinde buharlaşmanın sağladığı bir serinlik etkisi mevcuttur. Ancak yüksek nem cilt ve onu çevreleyen hava içindeki buharlaşmanın etkisini yok ederek gerçek sıcaklığı daha yüksek seviyelerde hissetmemizi sağlayacaktır.

BAHAR YORGUNLUĞU VÜCUDUMUZU NASIL ETKİLER?
Bahar yorgunluğu incelendiğinde nemin ne derece hayatımızı etkilediği daha net görülmektedir. Nem artışı vücutta 2 yönlü etki eder. Birincisi; burun boğaz ve orta soluk yollarında ödeme neden olarak akciğere giden oksijen miktarını azaltır. Vücut oksijen azalmasının etkilerini azaltmak için çeşitli bölgelerdeki kan damarlarını büzer. Bu etki ile,

-  Mideye giden damarların büzülmesi ile gastritler artar.
-  Tiroid dokusuna giden damar büzülmesi ile troid hormon salgısı azalır.
-  Kalp ve diğer damarlar daralır, hipertansiyon ve kalp krizleri artar.
-  Cilt damarları daralması ile ciltte kuruma dökülme ve saç dökülmesi gözlenir.
-  Tüm damarlarda genel bir oksijenlenme azlığı nedeni ile halsizlik ve yorgunluk artar. Baş dönmesi ve dengesizlikler sık gözlenir.
-  Akciğer kapasitesi bu bölgedeki ödem nedeni ile daha da azalır. Bu sonuç nefes darlığı ve hareket ile sıkıntı hissini artırır. İkincisi; ortam nem oranında artış aynı zamanda terleme fonksiyonunu bozar. Bu bozulma hem vücut toksinlerinin atılmasını engeller hem de vücudun nem dengesini bozar. Bu da kişinin kendisini dengesiz hissetmesine neden olur.

BAHAR YORGUNLUĞUNDAN KORUNMANIN YOLLARI NELERDİR?
- 15-30 dakika yürüyüş yapın.
- Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliğini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin.
- Baharda vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı vardır. Özellikle de B ve C vitaminleri ile potasyuma. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Bunun dışında Mg, Zn, Cu gibi mineralleri de mutlaka dışarıdan alın.
- Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın.
- Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın.
- Alkol kullanıyorsanız, mümkün olduğunca azaltın. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir. Kola ve kafeinden de uzak durun.
- Çok fazla karbonhidrat ağırlıklı öğünler tüketmek vücutta uyku ve yorgunluk haline sebep olmaktadır, ayrıca dikkatsizliği arttırmaktadır. Bu yüzden karbonhidrat ağırlıklı beslenmemeye özen göstermeliyiz. Tahılın ve şekerin, tatlının fazlasına dikkat!
- Beyaz rafine edilmiş tahıllar yerine, tam buğdaylı, çavdarlı, yulaflı ve kepekli rafine edilmemiş tahılları tercih etmeliyiz.
- Kahvaltı yapmadan evden çıkmamalıyız.
- Çok ağır yemekler yerine, sebze, zeytinyağlı ağırlıklı beslenmeliyiz.
- Kızarmış, kavrulmuş etler yerine, haşlama, ızgara etler tercih etmeliyiz.
- Fazla kafeinden kaçınmalıyız.
- Koyu demlenmiş çaylar yerine, bitki çayları tercih etmeliyiz.

 

SAĞLIK & GÜZELLİK BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.