Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
NEFES
Prof. Dr.  FAZİLET KARAKOÇ
Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Yazı Boyutu:
Hastalık göğüse inmiş mi?

İnmiştir inmesine aslında ama, çok dikkatli bir şekilde cevaplamak lazım bu soruyu… Konu çocuklarımız, torunlarımız olunca çok duygusalız, hemen üzülüyoruz, çokça abartıyoruz. Çocuğunuz bronşiolit olmuşsa göğüse inmiştir. Çünkü bronşlarımız (nefes borularımız) göğsümüzde, akciğerimizin içinde. Ama bu dünyanın sonu değil korkmayın... Büyürken nerede ise her çocuğun geçirdiği bazı hastalıklar vardır. İşte, bronşiolit onlardan birisidir.

Çocuklar özelikle 5 yaşın altında sık enfeksiyonlar geçirirler. Ama bunların çoğu üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır ve önemli bir tedaviye bile gereksinim göstermeden geçer. Bazı enfeksiyonlar ise  sadece üst solunum yollarında kalmaz ve alt solunum yollarına iner. Bu durumda bazen zatürre, bazen de bronşiolit dediğimiz enfeksiyonlar ortaya çıkar. Bu yazıda bronşiolitten bahsedeceğim.

Bronşiolit nefes brorularının genellikle virüsler nedeni ile oluşan enfeksiyonudur. Nefes borularındaki sekresyon artışı ve spazm (daralma) çocuklarda öksürük, hırıltı ve bazen nefes darlığı gibi bulguların ortaya çıkmasına neden olur.

Bronşiolit genellikle hayatın ilk 2 yılında, en sıklıkla da 3-6 ay civarında ortaya çıkar. Kalabalık evlerde yaşayan, anne sütü almayan, sigara içilen ortamlarda bulunan, kreşe devam eden çocuklarda, bebeklerde daha sıklıkla rastlanır. Süt çocuklarında nefes boruları çok dardır, bu neden ile daha büyük çocuklardan ya da erişkinlerden daha fazla etkilenirler. Bronşiolit çoğu zaman basit bir enfeksiyon olmasına rağmen, özellikle prematüre (erken doğmuş) bebeklerde, önceden varolan kalp-akciğer hastalıkları, ya da bağışıklık sistemi sorunu olan çocuklarda çok ağır seyredebilir, hastane yatışı hatta yoğun bakım yatışlarına neden olabilir.

BRONŞİOLİT GEÇİREN ÇOCUK ASTIM OLUR MU?
Bronşiolit geçiren çocuklar sonradan astım  olur mu? Yoksa, zaten astım olacak çocuklar mı bronşiolite daha  eğilimli midir?

Bu, “Yumurta mı tavuktan çıkar? Tavuk mu yumurtadan?” sorusu gibi çok tartışılan konulardan bir tanesidir. Ama basitçe şöyle düşünebilirsiniz. Her çocuk bronşiolit geçirebilir. Ama tekrarlayan bronşiolitleri olan, ailesinde astım ve alerjik hastalık hikayesi olan, hasta olmadığı zamanlarda da öksürük, hırıltı gibi şikayetleri olan çocuklar astım gelişimi açısından dikkatle takip edilmelidir.

HANGİ MİKROPLAR BRONŞİOLİTE NEDEN OLUR?
Bronşiolit genellikle viral enfeksiyonlar ile ortaya çıkar. RSV adı verilen bir virus, bronşiolitlerin nerede ise yarısından sorumludur. Kışın ve baharın ilk aylarında en sıklıkla rastlanır. RSV dışında rinovirus , influenza virus insan metapnömovirusü gibi birçok virus çocuklarda bronşiolite yol açabilir. Bebeklerin ya da çocukların mikrobu aldıktan sonra, hastalık ortaya çıkıncaya kadar olan sure;  bronşiolite yol açan mikroba gore değişir, bazen günler bazen haftalar sonra şikayetler ortaya çıkar.

BRONŞİOLİTTE EN SIK RASTLANILAN BULGULAR NELERDİR?
Bronşiolitin ilk bulguları, aslında basit bir üst solunum yolu enfeksiyonuna benzer. Burun akıntısı, hafif ateş ve öksürük vardır. Ama birkaç gün içerisinde öksürük kötüleşir, hırıltı eklenir (göğüsten ıslık sesi gibi bir ses gelir). Çocuğun iştahı kötüleşebilir, öksürük sonrası çocuklar sıklıkla kusarlar. Ne yazık ki bazı vakalarda şikayetler hızla kötüleşebilir. Bronşlardaki (nefes borularında) sekresyon ve bronş spazmı o kadar şiddetlidir ki, hava giriş çıkışı  zorlaşır ve  zorla nefes almaya çalışan bebek bir süre sonra yorulabilir, dudaklarda ve tırnaklarda morarma oluşabilir. Hızlı, yüzeysel soluma, kalp atımında hızlanma, burun kanatlarının nefes alıp verirken açılması, göğüste ve boyunda çekilmelerin olması gibi bulguların ortaya çıkması durumunda acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

BRONŞİOLİT BULAŞICI MIDIR?
Annelerin en sık sorduğu sorulardan biri de budur. Evet, bronşiolite yol açan enfeksiyon bulaşıcıdır. Hasta çocuğun öksürüğü, hapşırığı ya da gülmesi ile damlacık enfeksiyonu şeklinde yayılır. Benzeri şekilde hastanın dokunduğu ya da oynadığı oyuncak vb. ile de bulaşabilir.

BRONŞİOLİT ÖNLENEBİLİR Mİ?
Bronşiolite yol açan viruslerin yayılımını engellemek için en iyi yol, ellerin sık sık yıkanmasıdır. Bebeklerin soğuk algınlığı bulunan kişilerden uzak tutulmasında da fayda vardır. Sigara dumanına maruz kalan bebekler, sigaraya içilmeyen evlerde yaşayan bebeklerden daha şiddetli bronşiolitler geçirmeye eğilimlidir. Bronşiolite karşı bir aşı mevcut değildir, bununla birlikte verilen bazı ilaçlar hastalığın şiddetini haifletebilir. RSV bronşiolitine karşı antikorları içeren bazı ilaçlar, erken doğan ve kronik akciğer hastalığı ya da kalp hastalığı olan bebeklerde kullanılabilir.

HASTALIĞIN SÜRESİ VE TEDAVİSİ
Tipik olarak bronşiolit 10 gün içinde düzelir. Fakat şiddetli bronşiolit geçiren çocuklarda, bazen öksürük haftalarca devam edebilir. Genellikle çocuk öksürmeye başladıktan sonraki ikinci-üçüncü gün  bulgular en şiddetlidir. Sonrasında yavaş yavaş düzelmeye başlar. Bronşiolit, çoğu vakada çok hafif seyreder ve çok yoğun tedaviler gerektirmez. Hastalığa çoğu kez virusler yol açtığından antibiyotiklerin bir faydası yoktur ve özel durumlar dışında kullanılmaz. Bazı hastalarda nefes borularını açmaya yardım edebilecek tedaviler kullanılabilir. Şiddetli bronşioliti olan çocukların hastaneye yatırılmaları ve yakın takip edilmeleri gerekebilir. Nadiren bazı bebeklerin yoğun bakım ünitelerinde izlenmesi ve solunum yetersizliği var ise solunum desteği verilmesi gerekebilir.

EVDE YAPILABİLECEK TEDAVİLER NELERDİR?
En iyi tedavi çocuğa toparlayabilmesi için biraz zaman tanımak ve susuz kalmamasını sağlamaktır. Çocuğunuzun yeterli miktarda sıvı aldığından emin olun, sık sık ve az miktarlarda  sıvı verin. Ev içi havasının çok kuru olması bazen hava yollarındaki sekresyonların daha da kurumasına neden olur. Bebeklerin burunları iyice temizlenmeli ateşi olduğunda ateş düşürücüler verilmelidir.

NE ZAMAN DOKTORUMUZU ARAYALIM? NE ZAMAN ACİLE GİDELİM?
İşte bu çok önemli bir konu. Bir hekim çocuğunuzu iki-üç gün önce hatta bir gün önce bile görmüş olabilir. Ama çocuklarda, özellikle 1 yaşın altındaki bebeklerde bulgular o kadar hızla değişebilir ki, “Nasıl olsa daha dün gördü doktor” dememek gerekir. Bazen değil günler, saatler içerisinde bulgular çok hızlı değişebilir.

•    Eğer çocuğunuz hızlı soluyor ise, hızlı solumaya eşlik eden göğüsten gelen bir ıslık sesi ya da göğsündeki, boynundaki kaslarda çekilmeler var ise (yardımcı solunum kaslarının solunuma katılımı)
•    Çocuğunuzun normalden daha fazla uyukladığını düşünüyor iseniz
•    Yüksek ateşi var ise
•    Öksürük giderek kötüleşiyor ise
•    Çok halsiz görünüyor ise ya da
•    Nefes darlığı, tırnaklarında ya da dudaklarında morarma var ise, hekiminiz haberdar etmeniz ve acilen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızda fayda var.

BEBEĞİ ALDIRALIM MI?!
“Ne zaman doktorumuzu arayalım?” sorusunu yazınca, birkaç ay önce aldığım ilginç bir telefondan görüşmesi geldi aklıma. Aslında sıklıkla ilginç telefonlar alırım ben. “Köprüyü geçtik ne tarafa döneceğiz, eniştemgillere gidiyoruz, sizin hastaneye yakın oturuyorlar da bi size soralım dedik” gibi mesela… (Ki ben çok kötü yol tarif ederim…)

Telefonum çaldı, arayan telaşlı bir beydi (Daha önceden hiç tanımadığım bir hasta yakını). O kadar telaşlıydı ki, ne söylemek istediğini anlamakta biraz zorlandım. “Alo , alo, alo…” diye başladı konuşmaya, “Dr. Fazilet Karakoç ile mi görüşüyorum?” Ben de “Evet, buyrun” dedim. Benim eşim 28 aylık hamile, çok sancısı var, duramıyor, aldıralım mı?” diye sordu.

Ben, önce neyi aldırmak istediğini bile anlayamadım. Ama sonra anlaşıldı ki, eşi ağrıya dayanamıyormuş bebeği (ki sanırım 28 haftalık) “Aldıralım mı?” diye soruyor? Erken doğunca da solunum problemi olur mu? diye de,  beni arıyor.

Öncelikle, bu konuyu anneyi izleyen hekim ile görüşmelerini söyledim. Bebeğin ve annenin sağlığını olumsuz etkileyecek bazı durumlar var ise bebek erken doğurtulabilir ama bu sorunun bana, üstelik de telefonda sorulması ilginçti…

Aslında her gün okuduğumuz gazeteleri, dinlediğimiz haberleri  ve onların kahramanlarını düşündüğümüzde bu telefon çok da ilginç olmayabilir. Ne diyelim, artık bir klasik haline gelen “Eğitim şart” ile bitirelim bu yazıyı da…

DAHA NELER!..
Bu yazıyı uçakta yazıyorum ve böyle bitirecektim…  Ama arkamdaki sırada oturan bayanın eşi ile yaptığı konuşmayı duydum. “Şimdi uçaktayız (Bu arada motorlar çalışmaya başladı) birazdan, tam kalkınca çaldırırım” dedi. Tam tekerlekler yere değince “Biz indik” diye arayan çok gördüm. Ama “Tam kalkınca ararım” diyenini duymamıştım.

Ah bu cep telefonları… “Yok daha neler” demeyeceğim artık…

Sevgi ve selamlarımla…


Copyright 2007-2018 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.