Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
NUR EDA KASAP
Uluslararası Öğrenci-Anne & Baba Koçu
Yazı Boyutu:
Dört mevsim

Çocuklara uyguladığım deney programında, gece-gündüz ve mevsimler ile ilgili deney-oyun da bulunuyor. Büyük bir el fenerini güneş olarak kullanıp, dünya şeklindeki topu önce kendi ekseni etrafında döndürüyorum. Sonra da güneşin etrafında döndürerek oluşumları açıklamaya çalışıyorum.

Hemen hemen her deneyin bir hikayesi bulunuyor. Ya hikaye ile başlıyor ya da hikaye ile yapılıyor. Ancak mevsimler için özel bir hikaye bulamamıştım. Gece-gündüz için uyuduk uyandık çocukların en kolay anladıkları açıklama. Her mevsimde üç ayın bulunduğu detayını vermek istemiş olsam da karışık olduğundan detaya girmeden geçiyordum. Yani böylesi ile yetiniyor-dum!
 
Nasıl kolay anlatabilirim. Nasıl bunu oyunla anlatırım derken aşağıda okuyacağınız masalı buldum.
 
Çocuklarınıza mevsimleri ve her mevsime ait ayları onların anlayabileceği şekilde anlatmak isterseniz size de kolaylık olacaktır diye paylaşmak istedim.
 
“Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak kolay değilmiş, bu yüzden canı sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş.
 
Nöbetçi:
― Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip duruyorlar.
 
Toprak Ana:
― Onları bana gönderin, demiş. Ben yalnızım, biraz da benimle otursunlar.
Nöbetçi, Toprak Ananın isteğini krala söylemiş. Kral da “Peki” demiş. Toprak Ana bunun üzerine evine dönmüş, mevsim kardeşleri beklemeye başlamış.
 
Önce en küçük kardeş gelmiş. Pembe, beyaz saçlı, güzel bir çocukmuş. Toprak Anaya:
― Benim adım İlkbahar, demiş. Size ufak bir armağan getirdim.
İlkbahar, çantasını açmış, çantasından tomurcuklanmış dallar, renk renk çiçek demetleri, cıvıl cıvıl ötüşen kuşlar çıkarmış.
 
Çok geçmeden ikinci kardeş gelmiş. Tombul, kırmızı yanaklı bir kızmış. Adı da Yaz’mış. Kardeşine:
― Haydi çekil bakalım, bak, ben geldim, demiş. Sonra o da çantasından çilek, kiraz, şeftali, erik gibi meyveler çıkarmış, bunları Toprak Anaya sunmuş.
 
Derken üçüncü kardeş gelmiş. Sarı sapsarı bir çocukmuş. Toprak Ana’ya:
― Ben sonbaharım demiş. Yalnızlığı, sessizliği çok severim. Sonra da kuşları kovmuş, her yeri sarıya boyamış. Ortalığa bir sessizlik çökmüş.
 
Tam bu sırada dördüncü kardeş gelmiş. Çiçekleri, meyveleri dağıtmış, cebinden beyaz bir su çıkarmış, bu suyla her yeri beyaza boyamış. Bir yandan da:
― Benim adım kış, benim adım kış diye bağırıyormuş.
 
Dört kardeş de Toprak Ananın evinden gitmek istememiş. Kavgaya tutuşmuşlar. Ortalık alt üst olmuş.
 
Toprak Ana sesini yükseltmiş:
― Beni dinleyin, ya sırayla gelin, evimde üçer ay misafir kalın, ya da çekilip gidin. Hepinizi aynı anda evimde istemiyorum.
 
Bunun üzerine mevsim kardeşler düşünmüşler. Aralarında anlaşıp Toprak Anaya, “peki” demişler. İşte o günden beri sırayla geliyor, Toprak Anada üçer ay misafir kalıyorlar.”
 
Sevgiyle…


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.