Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
NUR EDA KASAP
Uluslararası Öğrenci-Anne & Baba Koçu
Yazı Boyutu:
Sancılı doğum

Geçen hafta dolapları, çekmeceleri düzenlemek istedim. Kullanılmayan giysileri ayırayım, yenilerine yer açayım dedim. Niyetim buydu. Bir-iki işten sonra elime aldığım büyük beyaz bir zarf beni bitirdi.

Kerem’in ilk’lerini sakladığım zarftı bu. Hastane odasında bileğimize bağlanan bileklikten tutun da ilk kesilen saçı, sünnet kayıtları, doktorun verdiği ilk reçete, sarılık testi sonuçları vb…Ve her yıl doğum günlerinde kendisi için yazdığım küçük notlar. Ancak geçen yıl biraz mektup gibi olmuştu.

Elime geçenler tabi beni güldürdü, ağlattı, o anlar, telaşlar, mutluluklar, sıkıntılar ooo neler neler geldi aklıma. O an yaşanan duygular zihinde bir uyaranla hemen canlanıveriyor. Geçen yıl doğum gününde oğluma yazdığım ve beni yine, yeniden doğduğu güne götüren yazım;

Tam 3 yıl önce bugün sabah erkenden doktorumuzun kapısındaydık. "Bir-iki kontrol ve tahlil yapmak istiyorum" demişti. Evden çıkarken eşimle planımız tahlilleri verip ardından Alsancak Kordon da kahvaltı sonra da sinemaya gitmekti. Akşam, Bülent'in okulu Mülkiye'nin kuruluş balosuna katılacaktık. Günlük planımız hazırdı yani. Doktorum tahlil ve kontrollerden sonra bizi karşısına aldı.

"Nur'cum şimdi eve git gerekli hazırlıklarını yap ve saat 15 de Ege Sağlık hastanesinde olun. Kerem'i bugün almamız gerekli."

Önce cümleyi algılayamadığımı anımsıyorum. Bir ağlama geldi. Hamileliğimin 3.ayında ameliyat olduğumdan kaslar artık ağırlığı taşımıyordu. Yani beklenenden çok önce bizim bıdık gelecekti. Hoş bir süredir doktorumuz "lütfen hazırlıklı ol diye" bana bir-iki şey hazırlatmıştı. Ancak bu kadar erken kendisi de beklemediğini belirtti. İlk sorum;

"Peki bu kadar erken gelmesi, hayati tehlikesi...." ağlamaktan sonunu getirememiştim. "Tüm tahlil ve kontroller onun içindi. Hiç merak etme. Her şey yolunda, güçlü bir erkek geliyor." dedi. Ağlaya ağlaya eve geldik. Annemleri, kuzenleri aradım. Hem sevinç, hem burukluk, hem de korku...

Yatacak yatağı başta olmak üzere hiç bir şey yoktu! Sadece 1-2 giysi. Hepsi bu. Eşimle evden alınacakları alıp hastaneye gittik. Bir süre beni dinlendirdiler. Sonra ameliyathaneye gitmek üzere hazırladılar. Odadan çıkarken, "Bu odaya oğlumla sağlıklı ve hayatta gireceğiz" diyebildiğimi hatırlıyorum. Ağlayıp dua ediyordum. Ameliyathane kapısında narkozu uygulayacak bayanla sohbet ettik. Merak etme tüm sonuçları gördüm, "sizin aceleci gayet sağlıklı" dedi. Hayal meyal ağlama sesini hatırlıyorum. Narkozun etkisiyle sorduğum soruyu hatırlamasam da "iyi mi?" demişim. Ayılıp odaya geldiğimizde fındık faremi gördüm. Allahım o buruş buruş yüzüyle bile çok güzeldi.

Kuzenlerim biz ameliyathanedeyken odamızı süslemişler. Oysa neler düşünüyordum. Aceleyle çekilen videoyu izlerken hala ağlıyorum. Herkesin yüzündeki o telaşı, kaygıları, annemin, teyzemlerin, kuzenlerin dua edişlerini, susmayan telefonları, gelen iyi dilek mesajlarını...(Bu yazıyı yazarken de gözlerimden yaşlar süzülüyor.)

Sonraki günler biraz tatsızdı. Erken gelmesi sıkıntılı oldu tabi. Zaman ilerledikçe oğluşum hayata öyle bir tutundu ki sağlıkla büyüdü. Allah sağlığını, mutluluğunu, huzurunu, bereketini, başarısını, şansını, bahtını hep açık, bol, daim etsin. Hepimizin evlatlarının da...

İyi ki doğdun annem, iyi ki varsın, iyi ki benim-bizim oğlumuzsun. İyi ki bu yolculukta beni kendine "anne" seçtin. İyi ki geldin. İyi geldin!

Seni çok seviyorum...


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.