Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
NUR EDA KASAP
Uluslararası Öğrenci-Anne & Baba Koçu
Yazı Boyutu:
İlk vukuatımız!

Akraba, dost, tanıdık, arkadaşlardan duyar, dinlerdim. Kızım, misafirlerin gelmesine bir saat kala yağ şişesini salona getirdi ve halının üstüne döktü. Ya da oğlumu banyodan çıkardım, ben giyinirken klozetin içine girmiş diye..

Gülerek dinlediğim bu tarz olayların başıma gelmesini hiç arzu etmesem de yaşanabileceğini tahmin ediyordum.

Geçen sabah Kerem in kahvaltısı bitti. Ellerini yıkadık. Ayaklarını da yıkamak istedi. Ona da "Peki" dedim ayaklarda yıkandı. Kolları, yüzü, derken gözü bu kez diş fırçasına ilişti. Hadi dişleri fırçalandı. Sonu yok... Banyoya girdik mi çıkışımız ayrı bir fasıl. Tam o sırada telefonum çaldı.

Not alarak konuşmam gereken önemli bir görüşmeydi. Kucağıma alarak çıktık banyodan, ancak çığlıklar ve ardından gelen ağlama konuşmama engel oluyordu. Diş fırçasını istedi verdim. En sevdiği oyuncağının dişlerini fırçaladı. Ardından da diğer oyuncaklar geldi. Salonda gözümün önünde sakin sakin oynamaya başlayınca bende rahat rahat konuşmaya devam ettim.

Görüşme uzadı biraz. Kerem de gayet sakin mutlu bir şekilde oynuyordu. Odasından diğer oyuncaklarını getiriyor, kendi kendine konuşarak bir şeyler yapıyordu. İçimden "Çok şükür sakin ve görüşmemi yapabiliyorum" diye geçirdim.

Artık son detayları konuşuyorduk ki gözüm Kerem in ellerine ilişti. Elleri ıslaktı. Bir tek elleri değil oyuncakların bir kısmı da aynı şekilde ıslaktı. Artık telefonda söylenenleri dinleyemiyordum. Gözlerimi açıp kendisine baktım. Yüzünde kocaman bir gülümseme ile gidip gidip geliyordu. Salondan dışarı çıktı bende arkasından. Doğru banyoya. İçimden "Lütfen hayır, olmasın" dedim. Ancak lavaboya ulaşmasının imkansız olduğunu da çok iyi biliyordum.

Manzara süperdi. Kerem kollarını, ellerini değil resmen kollarını klozetin içine sokup diş fırçasını yıkıyor, sonra da suları akıta akıta salona dönüyordu. Elbette yüzünde kocaman bir gülümseme. Oyuncaklarının dişlerini fırçalayıp, yeniden banyoya gidiyordu!

Allahım çığlık atmamak için kendimi tuttum. Hızlıca telefonu kapattım. Onu da pek ürkütmek istememiş olsam da, yüksek perdeden bir ses tonu ile "Kereeeemcim sen ne yapıyorsun?" dedim. Dişlerim birbirine geçmişti tabiii. O ise ağzı beş karış çok mutlu gülüyordu. Hemen banyo yaptırdım. Diş fırçasını çöpe atıp, oyuncakları da yıkadık. Ardından yerler, halılar silindi. On dakikalık telefon görüşmesi benim bir saatimi aldı.

Şimdilik bu ilk vukuatımız. Daha renkli vakaların olmamasını yürekten diliyorum. Sevindiğim taraf ise, kendi dişlerini fırçalamamış olması. Ya da onu düşünmek bile istemiyorum. Öyle olsa ağzı da ıslak olurdu değil mi? Yok yok olmamıştır. İşte böyle...

Hayat, çocuklarımızla renkli ve güzel. Çocuklarımızın keyifli, neşeli, bazen kızgınlık veren, ancak sonrasında yüzümüzde tebessüm oluşturan nice tatlı olaylar yaşamasını diliyorum. İyi ki yaşıyoruz ve iyi ki varlar.

Sevgiler...


Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.