Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
NUR EDA KASAP
Uluslararası Öğrenci-Anne & Baba Koçu
Yazı Boyutu:
Anne karnından dış dünyaya mesajlar

Geçen gün metroda karşıma hamile bir kadın oturdu. Genç bir anne adayı. Neredeyse diz dize oturunca ister istemez söylediklerine kulak misafiri oldum. Karnının üstüne elini koyarak, yanındaki arkadaşına; “Bu, (bu dediği bebeği) her şeyi duyuyormuş. Bol bol sohbet edersem çok iyi olurmuş. Hiçbir şey anlamayan, üstelik doğmamış bir bebekle sohbet edecekmişim! Daha neler! Bana çok saçma geldi” dedi. 

O anda kendisine; “Bebeğiniz henüz fiziksel olarak sizinle olmasa da çok yakın zamanda dünyaya “Merhaba” diyecek. Ailenizin en küçük üyesi olarak evinizde yerini alacak. İlk etapta düzeniniz en küçük aile üyenize göre ayarlanacak. Sonrasında, kendisi evinizin düzenine uyum sağlayacak. Bunların olabilmesi için aile içi iletişiminizin sağlıklı olması çok önemli. Bebekler ilk iletişimini beden dili ile kurarlar. Onlar beden dilini çok iyi bilirler. Doğal olarak sözlerinizden çok ona nasıl davrandığınızla ilgilenirler. Onun varlığından duyduğunuz memnuniyeti bedensel ifadelerinizle anlarlar. Bebeğinizle kuracağınız sağlıklı iletişim ve etkileşim onun kendi hakkındaki düşüncelerinin temelini oluşturur. Henüz bu beden dili aşamasında olmasanız bile iletişiminiz başlamış durumda” demek istedim. Ancak zaten davetsiz olarak kulak misafiri olmuştum. Üstüne davetsiz olarak söze karışmayayım, dedim. Söyleyeceklerimi duyunca kuvvetle muhtemel bana şaşkın gözlerle bakabilirdi.

Hamileliğim süresince oğluşumla sadece sohbet etmedim. Ona her gün en az bir tane masal okudum. Birlikte değişik müzikler dinledik. Tekmeler ve çeşitli akrobatik hareketler ile bana tepki verdi. Veya ben böyle olduğunu düşündüm. Bana göre, oğluşum hiçbir şey anlamayan bir varlık değil de, benden daha ileri bilgiye sahip büyük bir potansiyeldi. Ben böyle olduğuna inanıyorum. Hatta bu düşünce bana çok eğlenceli gelmişti. Hamileliğim sırasında bu durumla ilgili bir yazı hazırlamıştım. İşte bu genç anne adayı, bana bu diyalogları anımsattı. Sizinle de paylaşmak istiyorum.

HEMEN BİR TEKME!
Kendi okuduğum kitap bittikten sonra elime kendisine ait masal kitabını alıyordum. Bir hikâye okuyordum. Hemen bir tekme, benim yüzümde büyük bir tebessüm, oğluşum masalı çok sevdi diye yorumluyordum. Ancak anne karnından dış dünyaya verdiği mesaj bu mu?

Gelin anne karnından dış dünya diyaloglarına bakalım:

Nur Eda: (Ses incelmiş bir halde) “Annesiii şimdi güzel oğluşuna masal okuyacaaaak. Düt düt kitabımızı alalım ve Tarçın ile Zeytin’i okuyalım olur mu bebeğim (Bu sırada tekmeler geliyor.)

Aynı ses tonu bu kez sevinç nidaları eklenmiş durumda, “Allah’ım Allah’ım çok sevinmiş benim oğluşuuum.”

Anne karnındaki Oğluş: “Anneciğim öncelikle lütfen normal ses tonuna geri dön. Ve düt düt kitabını elinden bırak. Zihin Çerçeveleri kitabını okumaya devam edebilirsin. Az önce altını çizdiğin cümle gayet ilginç. “Beynin ana çatısı kurulduktan sonra edinilen bilgiler ve gelen enformasyonlar, beynin anatomik yapısında bir değişime yol açmazlar. Yeni öğrenilenlerin kaydedilmesi kodlanmış protein moleküllerinin, beynin ana çatısı üzerinde yerlerini almasıyla olur. Anne bu benim gelişim…”

Nur Eda: (Aynı ses tonu. Tekmeler devam eder.) “Ayyy güzel bebeğim çok mu sevmiş Tarçın ile Zeytin’i.”

Anne karnındaki Oğluş: “Lütfen önce şu ses tonunu normalleştir kulaklarım çınlıyor. Beni anlamaya çalış. Bu kaçıncı tekme… Tarçın ve Zeytin’i dünyaya geldiğimde eminim 100 kez daha okuyacaksın. Bari şimdi kendi kitabına devam et. Bu tekmeler onun için. Beynin anatomik yapısı ile ilgili bölümleri okumaya devam et, lütfeen.”

Masal devam eder. Tekmeler de…

Anne karnındaki Oğluş: “Hayııır. Ben bir an önce dünyaya gelmeliyim. Burada daha fazla bu şekilde kalmam mümkün değil.”

Ben mutlu bir şekilde oğluşumla iyi iletişim kurduğumu düşünerek okumaya devam ediyorum. Bu sırada zil çalıyor.

Nur Eda: (Aynı ses tonu) “Oğluşumuuun babası geldiii.”

Normal ses tonu: “Canım hoş geldin. Masal okuyordum. Canım bak nasıl tekmeliyor. Çok seviyor bu kitabı.”

Bülent: (Normal ses tonu) “Aman ne güzel. Sevecek kitap okumayı, desene.”

Anne karnındaki Oğluş: “Ohh babam normal konuşuyor en azından.”

Nur Eda: (Normal ses tonu) “Canım elini koy bak nasıl tekmeliyor.”

Bülent: (El karnın üstünde ve ses tonu incelmiş halde) “Babasınııın kuzusu ne yapıyormuuuş? Çok mu sevmiş masalııı?”

Anne karnındaki Oğluş: “Olamaaaz! Evet evet tüm olay burada olmam. Ben hemen buradan çıkmalıyım. Bari sakinleyeyim de normale dönsünler.”

Sanırım oğlum, bu olanlara daha fazla dayanamadığı için çok acele etti ve erkenden evimize geldi.

Peki, sizin aile iletişiminiz nasıl?




Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.