Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
YENİ ÇAĞIN ÇOCUKLARI
NUR EDA KASAP
Uluslararası Öğrenci-Anne & Baba Koçu
Yazı Boyutu:
Kolik bebek

Kolik yani bağırsaklarda oluşan gaz sancısı. Yeni doğan bebeklerin oldukça sık yaşadığı bir sorun. Yaşayanlar çok iyi bilir. Saatlerce süren ağlama krizi eşliğinde, bebeğiniz kıvranıp durur. Bacaklarını karnına çeker, ellerini yumruk yapar. Acı olan sizin bu durumda yapabileceğiniz pek bir şey yoktur. Her bebeğin kendine özgü rahatlama yöntemleri dışında…

Koliğin tam olarak neden oluştuğu bilinmiyor. Neden oluştuğu bilinmediği gibi, bitişi ile ilgili net bir bilgi de yok doğal olarak. Bilinen, çoğunlukla bebek 2-3 haftalıkken başlaması, 4-6 haftalıkken pik yapması ve 12-14 haftada geçtiği yönünde. 

Konuştuğum birçok anne, bir gün uyandık o gün sancı olmadı. Bekledik. Yok, ağlama yok, kriz yok. Ertesi gün yine bekledik, yine yok. Yani kendiliğinden geçiyor.

12-14 haftada bittiğini duymak beni hem mutlu ediyor, hem de gözümde büyüyor.

Askerlerin şafak sayması gibi ben de günleri sayıyorum. Son günler geçmek bilmezmiş ya, aynı o durumdayım.

Bir kolik bebek annesini ancak başka bir kolik bebek annesi anlayabilir. Çünkü bazı bebekler hiç gaz sancısı yaşamıyor. Doğal olarak anlattıklarınız anneye çok abartılı gelebiliyor.

Bebeğiniz 3-4 saat hiç susmadan ağlıyorsa/ağladıysa ve bu durum günlerce haftalarca devam ediyorsa/ettiyse şu cümleler size tanıdık gelecektir.

“Dayanamıyorum artık, saatler geçmiyor sanki.”

“Gecelerimiz kabus gibi.”

“Cinnet neymiş şimdi anlıyorum.”

 “Balkondan aşağıya atlamayı bile düşündüm.”

Normal şartlar altında çiçeği burnunda olan bir anneden bu cümleleri duymak elbette şaşırtıcı. Hatta dediğim gibi, bu durumu yaşamamışlar için fazla abartılı. Ancak yaşayanlar için gerçek!

“SİZ GAZ SANCISI YAŞADINIZ MI?”
Bu nedenle artık konuştuğum anneye önce soruyorum. “Siz gaz sancısı yaşıyor musunuz? /yaşadınız mı?” Yanıt “Evet”  ise, rahat rahat hislerimi ve yaşadıklarımızı anlatıyorum. Tabii ki bu günleri atlatmış annelerden de yaşadıklarını dinliyorum.

Çok renkli yöntemler duydum. Bir kısmı gayet bilimsel! Çarşafa sarıp hızla sallamak, yastığına rakı sürmek, bacaklarını altına yastık koymak, emziğini değişik değişik yağlara ve sulara batırmak gibi… İnsan çaresiz kalınca her yolu deniyor.

Kerem’e uyguladığım en bilimsel yöntem (!) o çığlık çığlık ağlarken, (alt dudağı titriyor halde) kucağıma alıp sallayarak, kulağına melodili şekilde, “Sen huzurlusun, sen sakinsin” diye mırıldanıyorum. Belli bir süre sonra işe yarıyor. Tabii bu süre bazen 3 saati buluyor. Rekorumuz 7 saat.

Bizden önce bu durumu yaşamış, deneyimli annelerin söylediği, “Sabır, geçecek” sözlerini biz de bizden sonra bu durumu yaşayacak annelere söyleyeceğiz O günler çok yakın.
Şimdi sizden ricam olacak. Kriz anında uyguladığınız, size göre en çılgın yöntem neydi? Şimdi anımsadığınızda size tebessüm ettiren bu yaşanmışlıkları, paylaşmak isteyen annelerden mail olarak bekliyorum.

Sevgili kolik bebek sahibi anneleri, unutmayın yalnız değilsiniz.

Sevgiler…



Copyright 2007-2019 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.