Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
EVLİLİK SOHBETİ
EBRU TUAY ÜZÜMCÜ
Aile ve Evlilik Terapisti
Yazı Boyutu:
Eşle tartışmalarda bunlara dikkat!

 

Evlilik konusundaki bir seminerimde, orta yaşlı bir bayan kocasıyla evlenme sebebinin geceleri yalnız kalmaktan korkmak olduğunu söyledi. Gece evde birisi daha olsun diye evlenmişti... Ancak gelin görün ki, kocasının akşamları kahveye gitmek gibi bir alışkanlığı vardı ve kadın evlilikte aradığını bulamamıştı.

Katılımcı bayan bu durumu esprili bir dille anlattı ve diğer katılımcılar güldüler. Bu gülme davranışının iki fonksiyonu olduğunu düşündüm sonra. Birincisi hayal kırıklıkları ile başa çıkmayı kolaylaştırıyor ağlanacak yere gülmek. Bu açıdan sağaltıcı bir etkisi var. İkinci olaraksa kişinin yaşadığı problemi olduğundan başka ve hafif görmesini sağlayarak bir çeşit umursamazlığa yol açıyor. Bunun yarattığı etki elbette kişinin gelişimini engelleyen türde oluyor.

OLAYLARA NASIL BİR TAVIR GÖSTERİYORUZ?
Benim üzerinde durmak istediğim, sizlerin problem yaşadığınız zaman takındığınız tavır ve verdiğiniz tepkiler. Eşinizle konuşmanız hararetli bir tartışmaya döndüğü vakit genellikle ne yaparsınız? Sesinizi mi yükseltirsiniz? Ağlamaya mı başlarsınız? Kapıyı çarpıp çıkar mısınız? Hiç konuşmadan önünüze mi bakarsınız? Ya da gözlerinizi dikip ona mı bakarsınız? Hemen telefona sarılıp annenizi veya arkadaşınızı mı ararsınız? Kırıcı sözler mi sarfedersiniz? Ya da “Şu an sinirliyim, doğru düzgün düşünemiyorum, seni kırmak istemiyorum” deyip sakinleşmek için dikkatinizi bir başka şeye mi verirsiniz? Kendisine gelişme fırsatı yaratabilenler bu sonuncuyu yapanlar oluyor genellikle. Çünkü bir tepki vermeden önce düşünmeyi, ölçüp biçmeyi olanaklı kılan zamanı kendine tanımış oluyor kişi. Aksi taktirde zaten mevcut olan bir soruna, tartışma sırasında gösterdiğimiz tepkilerle yeni sorunlar ekliyoruz. Daha önce elimizde çözmemiz gereken bir sorun var iken, tartışma sırasındaki saldırmalar, yanlış anlamalar ile tartışmayı baştaki sorunu çözemediğimiz gibi, bir de ekstradan oluşturduğumuz sorunlar ile çaresiz ve bıkkın hissederek nihayetlendiriyoruz. Kendimizi değersiz, yorgun ve anlaşılmamış hissediyoruz.

O nedenle, öncelikle tartışma hararetlendiği zaman “siz nasıl tepkiler veriyorsunuz” farkında mısınız? Kendinizde bunu gözlemeye başlamanız bence çok önemli. Yaşamımızda olumlu fark yaratacak iletişim becerilerini geliştirebilmek için öncelikle gözlemleyen bir bilinci devreye sokmamız gerekir.

Sinirlendiğimizde ne yapıyoruz? Daha iyisini yapabilecek bilgimiz var mı? Peki ya becerimiz? Hangi alanlarda eksik kaldığımızı hissediyoruz? Bütün bunlar yaşam becerileri kazanmamız için cevaplamamız gereken önemli sorular. Bu soruların cevaplarını da ancak kendimizi farkına vararak verebiliriz. Bu yazının başında sözünü ettiğim bayan acaba kendi gülüşünün ne anlam taşıdığının farkında mıydı?

SAĞLIKSIZ EGOYU NASIL TANIRIZ?
İlişkisini kendine ve eşine değer veren bir bilinç içinde yaşayan kişi bu farkındalığa önem verir. İlişkisini kendi egosunu beslemek için yaşayan, eşinin mutluluğunu pek de önemsemeyen kişi ise, “Ben buyum valla, beğenen beğenir, beğenmeyene kapı orada” tutumu içerisinde davranır. Sağlıksız bir ego öğrenmenin önündeki en büyük engellerden biridir.

Sağlıksız egoyu nasıl mı tanırız? Eğer yaşamdaki tüm doğruları bildiğimi düşünüyor, herkesin ve her şeyin benim mutluluğumu dikkate alarak davranmasını bekliyorsam, herhangi bir konuda benim istediğim olmadığı zaman müthiş öfkeleniyorsam, fikirlerimde hemen her zaman ısrarcı ve inatçı isem, alternatif düşünceleri duymaya tahammülüm yoksa ya da içimdeki bir duyguyu açık etmekten utanıyorsam, sıkılıyorsam, kafamdaki bir fikri açıklamaktan ödüm kopuyorsa, tercihlerimi eşime açık seçik söyleyemiyorsam, o zaman hastalıklı bir egodan söz edebiliriz.

DENGE BOZULUR VE ACI ÇEKERSİNİZ
Peki siz kolunuz davul gibi şişse ne yaparsınız? Ya da öksürük krizlerine tutulduğunuzda? Ateşiniz çıksa veya karnınız ağrısa? Tedavi olmak istersiniz, çünkü acı çekmektesinizdir. Her zaman yaptığınız şeyleri yapamaz hale gelirsiniz ve tekrar sağlıkla hareket edebilmek istersiniz.

Hastalıklı bir ego da ağrıyan bir karın gibi yaşamınızı sağlıkla, etkin bir şeklide yaşamanızı engeller. Bütün dengenizi bozar ve acı çekersiniz. Sadece kendiniz çekmezsiniz bu acıyı üstelik, yaşamınıza dahil ettiğiniz insanlar da bu acıdan paylarını alır. O nedenle eğer egonuz ile ilgili sorunlar yaşadığınızı fark ederseniz, bu konuda yardım alabileceğiniz ve iyileşmenize hizmet edecek bir profesyonelden yardım almakta tereddüt etmeyin. Hatırlayın, erken teşhis tüm hastalıkların tedavisinde en önemli faktörlerden biridir.

Öyleyse, bu hafta kendimizi gözlemeye ve olaylar karşısında gösterdiğimiz tavırları farkına varmaya davet ediyorum sizleri. Umuyorum ki, o noktadan hareketle kendimizi daha iyi tanıyıp hangi alanlarda gelişmeye ihtiyacımız olduğunu anlamaya başlayacağız.

 


Copyright 2007-2020 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.