Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

“BİR ŞEYİ SEVİYORSANIZ BIRAKIN GİTSİN, GERİ GELİRSE SİZİNDİR”

Jeff Oliver, vipassana (farkındalık inzivası ve meditasyon) öğretmeni. Vipassana, farkındalık inzivası demek aslında, 2500 yıldır kullanılan bir yöntem… Oliver, bütün dünyada davet edildiği yerlerde bildiklerini öğretiyor; tıpkı kendisi gibi kendi hayatının hükümdarı olan özgür ruhlar artıyor. Jeff Oliver, öğretmenliği karşılığında para falan da istemiyor! İnsanlar mutlu olsunlar istiyor ve her insanın eğer isterse gerçekten özgür ve mutlu olabileceğine inanıyor!


- Jeff Oliver kim?
Güzel soru… Ne bilmek istiyorsun?

- Ne anlatmak istiyorsun, onu?
Oldukça sıradan ve mutlu bir kişi olan bir Avustralyalı’ydım… Aslında öyle mutluydum ki, sorgulama ihtiyacı duydum; mutlu olduktan sonra ne oluyor, ne olacak, diye… Kendime, “Ne istiyorum?” diye sordum. Aklıma birçok yüzeysel cevap geldi: 1 milyon dolar istiyorum, motosikletle tatil istiyorum, tropikal bir adada yaşamak istiyorum gibi. Bunların hepsi bir hayaldi. Birçok soru ve yanıttan sonra şunu fark ettim ki, ben insanları mutlu etmek istiyorum. Bu cevabı alınca şaşırdım… Bu kadar soylu bir kalbim olduğunu bilmiyordum.

Sonra, ikinci soru geldi, insanları nasıl mutlu edebilirim. Dünya üzerinde mutluluğun formülünü bilen birileri olması gerekirdi. Şunu şunu yaparsın ve mutluluğu yakalarsın.

Sonra dedim ki, “Mutluluğun formülünü bilen kişiyi bulmam lazım”. İşimi bıraktım, evimi, arabamı sattım.

- O güne kadar mesleğin neydi peki?
Üniversiteye gitmedim. İnşaat işiyle uğraştım, bar ve lokantalarda çalıştım, binicilik eğitimi, oyunculuk yaptım; birçok farklı işle uğraştım.

- Sonra?
Sonra, mutluluğun formülünü öğreten bir öğretmen bulmayı kafama koydum. Sırtıma çantamı alıp, Sidney’den Asya’ya doğru yürüyerek yola çıktım. 2 ay sonra bir vipassana öğretmeni ile karşılaştım. Bana hayatın gerçeklerini öğretti. Yönüm değişti. 2-3 ay sonra Sidney’e döndüm ve orada farklı vipassana öğretmenleriyle tanıştım, aralarında Budist rahipler de vardı. Sonra birçok vipassana inzivası yaptım. Ardından Burma’ya gittim ve Budist rahip oldum; 8 yıl orada Budist rahip olarak yaşadım; genelde meditasyon uygulaması ve öğretmenlik yaparak… 9 yıl önce rahipliği bıraktım ve serbest meditasyon öğretmenliği yapıyorum. Patronum yok, şirketim yok, yaptığım şey için para istemiyorum. Gittiğim yerlere davet edildiğim için gidiyorum. İsteyen, bağış kutusuna istediği miktarda bağışta bulunuyor.
 
PARASIZ KALMAKTAN KORKMUYOR
- İnsanın en büyük korkularından biri de parasız kalmak, geçimini sağlayamamak. Bu korkuya hiç kapılmıyor musun ya da bunu nasıl dengeliyorsun hayatında?
Bu yolda keşfettiğim en güzel şeylerden biri de bu… Zaten Burma’da rahiplik yaptığım 8 yıl boyunca paraya hiç dokunmadım. Şu anda da parayla ilgili bazı içgörülerim var: Para hiç kimseye ait değil, Evren’e ait de diyebiliriz, geliyor ve gidiyor. Eğer paraya yapışırsam, bağlanırsam acı çekeceğimi düşünüyorum, dolayısıyla parayı serbest bırakıyorum ve geri gelmesini de beklemiyorum. Ve geliyor… Ve ben de bırakmaya devam ediyorum. Eğer bir şeyi seviyorsanız bırakın gitsin. Geri gelirse sizindir. Geri gelmezse zaten hiç sizin olmamıştır.

- Şirketin yok, patronun yok, paraya bağımlı yaşamıyorsun. Peki, ya aile? Anne baba dışında bir ailen var mı? Yoksa aile de tıpkı para gibi senin için bir ihtiyaç değil mi?
Evet, başka insanlar için güzel olabilir, ama benim sahip olmak istediğim bir şey değil.

- Evim dediği bir yer var mı, yoksa bütün dünya benim evim mi diyorsun?
Aslında bir evim yok. Bedenimi ve zihnimi evim olarak görüyorum, nereye gidersem evim benimle zaten… Bu güzel bir şey… Ama ille biri ısrarla sorar ve evin nerede derse, daha önce doğup büyüdüğüm annemin Avustralya’daki evini söyleyebilirim. Ama normalde öyle bir hissim yok…

- 29 yaşında her şeyi bırakıp yollara düştün. Her insan için mutlu olmanın yolunu bulmak istiyordun. Bir vipassana öğretmeniyle karşılaştın. Ve vipassana’yı kullanarak yoluna devam ettin. Peki, insanlara mutluluk vermenin bin tane yolu olabilirken, vipasaana’nın aradığın şey olduğunu, doğru yol olduğunu nasıl fark ettin?
Tecrübemle yaşadım ve anladım. Tanıştığım vipassana hocası iyi bir örnekti önümde ve her şey mantıklı geldi. Bunlar yeterliydi…

VİPASSANA NEDİR?
-Vipassana ne demek? Farkındalık ne demek? İç görü ne demek? Bu konularla hiç ilgilenmemiş insanlara anlatsan? Hepimizin ihtiyacı var bunlara çünkü?
Aslında cevap sorana göre değişir. Fakat, genel konuşmak gerekirse, vipassana; içinde bulunduğumuz andaki haliyle zihin ve vücudumuzu öğrenmemizdir.

- Kendim için de bir tanım rica ediyorum?
Vipassana, zihninizin tutumunu gözlemlemekle alakalı. Ve kararlarınızı hangi zihinsel tutumla aldığınızı görmek… Çünkü aldığınız bu kararlar geleceğinizi yönlendiriyor. Kendinizi kontrol etmeniz lazım. Benim niyetim nedir, diye sormanız lazım. Karar verirken içinde bulunduğumuz zihinsel tutum nedir? Ve kendi bağımlılıklarımızı gözlemlememiz, neye bağımlı olduğumuzu bilmemiz… Buna bizi sinirlendiren şeyleri bilmek de giriyor ya da arzu ettiğimiz, korktuğumuz, kafamızı karıştıran şeylerin ne olduğunu bilmek… Kısaca, zihni gözlemlemek, yaklaşım ve tutumları gözlemlemek… Niyetleri kontrol etmek… Fakat manipule etmek değil, bakmak…


- Peki, bütün bunlar ne işe yarıyor?

Birçok insanın önce bu şekilde meditasyon değil, bağışlama yapması gerekiyor. Geçmişte yaşadıkları acılara kendilerinin neden olduğunu anlamaları gerekiyor. Geçmişte acıya neden olan şeyleri anlayabilirlerse, şu anda hala mevcut olan bu nedenlerin farkına varabilirler.

- Fakat sen vipassana’yı öğrenmeden önce kendini mutlu bir insan olarak tanımlıyordun. Gerçek mutluluğun farkındalık’tan geçtiğini bilmiyordun. Tıpkı senin gibi birçok insan kendini mutlu sanabilir, “Böyle iyiyim” diyebilir… Bu konuda neler söyleyeceksin?
Kendi içlerinde mutlu olan, böyle iyiyim, diyen insanlar daha farklı bir mutluluk arıyorlar mı? Bunu öğrenmek istiyorlar mı ki? Eğer insanlar bir arayışta değillerse, gerçekliği aramıyorlarsa, ben onlara bir şey söylemiyorum, hayatınıza mutlu olarak devam edin, diyorum sadece… Çünkü arayışta değillerse söylemenin manası yok, seni dinlemeyeceklerdir zaten…

- Gerçek nedir?
Benim kendi gerçeklik anlayışım şöyle: Şu anda kişisel olarak deneyebildiğim şeyler benim için gerçekliktir. Bunlar neler olabilir? Altı duyu; görüyorum, duyuyorum, düşünüyorum gibi… Ama herkesin cevabı farklı olabilir.

HER ŞEY GELİR VE GEÇER!
- Kendine acımayan, korkmayan, yargılamayan bir insan olmak istiyoruz. Vipassana’ya başladığın yıllarda sen kendinde neler değişsin istiyordun? Neler değişti?
Meditasyon yaparak konsantrasyonum arttı, böylece şeyleri ve olayları daha iyi anlayabildim. Şu anda en önemli şey olan bilgeliği hayatımda uygulayabiliyorum. Kendime şunu hatırlatıyorum: Şu anda ne oluyor ise geçecek... Bu, çok basit fakat çok önemli bir bilgi. Aynı zamanda şeyleri kontrol edip kendi istediğim gibi görmeye çalışmak yerine oldukları gibi görebilmeyi öğrendim. Zihnimi ve bedenimi doğanın bir parçası olarak görüyorum. Vücumdaki ağrıyı, acıyı bile doğal görüyorum. Aynı şekilde zihnimdeki sorunların ve bazı zor duyguların uyanmasını da doğal görüyorum. Kendi bedeninizi ve zihninizi doğal olarak kabul ettiğiniz zaman, insanları doğal olarak kabul ettiğiniz zaman, her şeyi doğal ve doğanın bir parçası olarak kabul ettiğiniz zaman, manipule edip değiştirmeye çalışmıyorsunuz.

- Böylece (vipassana ile tanıştığından beri) kıskançlık, öfke gibi yakıcı duygular duymuyor musun?
Bu duygular da zihnime geliyor tabii, ama eskisi gibi içinde kalmıyorum, geldiği gibi gidiyor, uzun sürmüyor. Belki eskiden günlerce bu duyguların içinde kalıyordum; şimdi fark ediyorum, gereksiz olduğunu görüyorum ve kendiliğinden kayboluyor.


 

- Hepimizin yaşadığı ilişki sıkıntıların yok o halde? Para, pul için de çalışmıyorsun… Yaşamına dışarıdandan bakınca bir ütopya gibi… Hepimiz için harika bir örneksin. Aşkta, işte, trafikte kavgan yok?..
Öncelikle, ben herkesin yaşadığı duyguları yaşamıyorum, demiyorum, sadece uzun sürmüyorlar, diyorum. Ayrıca, falanca duyguyu yaşamak kötüdür de demiyorum. Bunlar mevcut ama zayıf… Bu şekilde de zihnim daha özgür oluyor, sevgiye ve bilgeliğe daha fazla yer kalıyor zihnimde…

- Bu herkes için mümkün mü sence?
Sadece isterlerse…

- Aydınlanmaya hizmet ettiğini, yeni bilince hizmet ettiğini düşünüyor musun?
Evet, kendimi bunun bir parçası olarak görüyorum. Enerji nereye götürürse oradayım. Bildiklerimi insanlara öğretiyorum uzun yıllardır. Acıdan, bağımlılıklardan ve zihinsel karmaşadan arınmak özgürlüktür, buna hizmet ettiğimi düşünüyorum.

 

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.