BACTRIM : NEDÌR, NE DEĞÌLDÌR
Bactrim( Roche), Bacton (Sandoz), Kemoprim( I.E.Ulagay),
Trifen(Ìlaҫsan), Trimax (Atabay), Septrin( Genesis), Metoprim( Munir Şahin)
Bactrim Forte tablet; Sulfametoksazol ( 800mg.) ve
Trimetoprim (160mg.) diye iki maddeden oluşan bir ilaҫtır. Bactrim tablet; Sufametoksazol(400mg.) ve Trimetoprim(80mg.) dır. Ҫocuklarda
kullanılan hazır şurup şekli; 1 őlҫek( 5ml) de; Sufametoksazol(200mg.) ve Trimetoprim(40mg.) dır. Her ne kadar gűnűműzde, “Antibiyotik” olarak sınıflandırılsa da,
sulfamid olmalari onlari daha ziyade “Kemoterapőtik madde” sınıfına sokar. Ìlk antibiyotik olan Tetrasiklinler,
Sulfonamidlerden nerede ise 20 sene sonra bulunmuşlar ve ilk “Antibiyotik” sőzű
o zaman kullanılmıstır. Tetrasiklinler keşfedilene kadar, “Antibiyotik” diye
bir kelime yoktu. Tetrasiklinler ve sonra bulunan butun antibiyotikler canli
varliklardan sentez edilmislerdir. Bunlar ilk zamanlarda genellikle; Mayalar, kűfler ve denizlerdeki (bilhassa lağım ağızlarındaki)
yosunlardan izole edildiler. Kimyasal
yapıları keşfedildikten sonra da,
sentetik olarak imal edilmeye başlandılar.
Sulfamideler ise; ilk Azo-boyalarindan izole edilmişlerdi
ve hiҫbir canlı varlığa ait değillerdi.
Maalesef, eskiden sadece Edebiyatta kabul gőrűlen; Galat, Tip ilmine de
bu sekilde sokulmuş olmaktadir. Bundan sonra da dűzeltilmesi son derecede
zordur.
( Galat: Bir kelimenin;
anlamının tam aksi yonunde anlam yuklenilmesidir. Misal: “serbest”
ser-best , “başı bağlı” demek iken, eskiden Ìstanbul’a girebilmek iҫin gerekli
olan bir husustu. Ìstanbul’a girebilmek iҫin, başınızın bağlı yani bir işe
bağli olmanız gerekiyordu.)
Bactrim, Tűrkiye’ye ilk 1970 yılında girmiştir. Penisilin
ve tűrevleri gibi, bakteri ҫeperindeki ; Muramik asit sentezine etkisi yoktur.
Bakterilerin “Folik Asit” sentezini bloke ederek bakterileri őldűrűr. Ìlacın
tamamı idrar yolu ile aktif olarak atılır. Ìdrardaki konsantrasyonu,
kandakinden fazladir. Bu sebeple, idrar yolu enfeksiyonları iҫin ideal bir ilaҫtır.
1976-77 yıllarında, ilacin bazı bakteriler űzerinde
doğrudan etkisi olmasa bile tedavi edici őzelliği olduğu fark edildi. Yapılan
araştırmalarda, ilacin; immunomodűlatőr
etkisi olduğu ve vucudun bağışıklık sisteminin, bakterileri tanıma ve yok
etmede daha etkili olduğu gosterildi.
Yoksa, bu ilaҫ, hiҫbir şekilde vűcuttaki antikorları arttiran bir ilaҫ
değildir. Sadece hastalik esnasinda
etkili olduğundan, aylarca devamlı alınmasında da bir mantık yoktur. Yapılan
Kűltűrlerin Antibiyogramların da
direnҫli olduğu halde etkili olmasi bu sebeptendir.
Dr. Kadir Tugcu
02.06.2012
Düzenleyen Dr.KadirTugcu - 05 Haz 2012 Saat 01:00