ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:
Büyümeyen çocuklar

Ne zaman çevremde, “Her şeyin en iyisini ben bilirim, o yüzden benim dediğim olacak!” diyen birini görsem, “Heh işte, tam bir 2 yaş!” diye düşünmeden edemem.

Çünkü bu kişi az sonra öfke krizine girebilir. Eline ne geçerse fırlatabilir. Etrafı yakıp yıkabilir. Tüm bunları yaparken öylesine gözü karadır ki, mantığını ya da sonuçlarını düşünmez. “Ben varım ve hepinizden daha önemliyim!” düşüncesi gözünü kör etmiştir.

PSİKOLOJİK YAŞ
Psikolojide yaş kavramı, kronolojik yaştan çok daha farklı ele alanır. Kaç yıldır hayatta olduğunuz psikolojik yaşın temel meselesi değil. Psikolojik yaşınız, yaşamda karşılaştığınız durumlara dahil olma, onları ele alabilme, zorluklarla başetme biçiminizle ölçülür.

Yaşamda, her yaş döneminin kendine özgü bir takım özellikleri, eğlenceleri ve aşılması gereken güçlükleri vardır. Örneğin;
•    Yeni doğmuş bebek için, doğar doğmaz anne memesini kavrayıp emmeye başlayabilmek son derece refleksif olmakla birlikte yaşamsal önem taşır.
•    Bebek bir yaşına geldiğinde ayağa kalkıp yürüyebilmesi,
•    2 yaşına geldiğinde ilk cümleleri kurabilmesi,
•    3 yaşında tuvalet eğitimini tamamlamış olması,
•    4 yaşında kendi başına oyun kurabilmesi,
•    5 yaşında başladığı işi bitirebilmesi,
•    6’da okula gidebilmesi diye devam eden her yaş sürecine özgü bir takım görevler vardır. Bunları çocuklukta, sağlam bir destekle, çocuğun kendi başına halledebilir düzeye gelmesi o süreci sağlıklı aşabilmesini sağlar.

Bu bahsettiğim görevler, temel bir fiziksel engeli yoksa, hemen herkesin başarabildiği süreçler gibi görünebilir. Ancak yaş döneminin görevleri sadece bunlarla sınırlı değildir. Örneğin;
•    0-2 yaş aralığında etrafınızdakilerin size davranışları, ihtiyaçlarınızı karşılama biçimlerinden yola çıkarak, dünyanın ve çevrenizdekilerin güvenilir olup olmadığına ilişkin bir inanç geliştirirsiniz. Eğer etraftakiler bu konuda bir denge içerisinde davranırlarsa, yaşamda gerçekleştirebileceklerinize dair bir umudunuz olur.
•     2-3 yaşta, tam da tuvalet eğitiminizi aldığınız dönemdeki katı tavırlar, utandırmalar sizi ölesiye bir kontrol ve utançtan kaçınma sürecinin içine itebilir. Bu sürece kadar hiç kural konulmamış kişiler, sınırlarının bilincinde olmayıp dünyanın kendi etraflarında döndüğüne inanabilirler.
•    4 yaşınıza geldiğinizde eğer her şey şimdiye kadar sağlıklı gelişmişse amaçlı, hedef yönelimli oyunlar içerisine girip inisiyatifi ele almayı öğrenebilirsiniz. Fakat çevrenizdekiler buna müsade etmiyor ve sürekli sizin yerinize ne yapacağınıza karar veriyorlarsa, ketlenme süreci içerisinde kararsız bir yaşamın adımlarını atabilirsiniz.
•    6-12 yaşlar arasında okula gidip gelirken temel mesele çalışmak, sorumlulukları yerine getirmek ve neticesinde kendini yeterli hissedebilmektir. Öte yandan, hayatınızda okuldan başka bir şey yoksa ve bu konuda eksikleriniz sürekli kafanıza kakılıyorsa, o zaman da eylemsizlik ve aşağılık kompleksi içerisinde kıvranmalar başlar.
•    12 yaştan itibaren kendi kimliğinizi sorgularsınız. Farklı giyinmek, diğerlerinden ayrışmak, varlığınızı hissetmek ve “ben” diye tanımlayabileceğiniz özelliklerle kendinizi donatmak bu dönemin ihtiyacıdır. Peki, bu dönemde engellenirseniz ne olur? Ya fanatik bir şekilde, kendinize ait olmayan bir şeyin savunucusu olur ya da her şeyi inkar edip tanımlanması güç bir savrulma sürecine girebilirsiniz.
•    20’lerden sonra, eğer önceki aşamaların hepsi sağlıklı bir şekilde geçirilmişse, yakınlık ve sevgi arayışıyla birlikteliğe adım atmak istersiniz.
•    30’ların ardından bugüne kadar deneyimlediklerinizi başkalarına aktarıp, yeni nesillere bakım vermek, yani üretkenlik gelir.
•    60’lardan sonra ise artık bir adım geride durup hayatta olan biteni değerlendirip özümseme süreci başlar. Eğer bu noktada işler yolunda gitmişse, bilgelikle birlikte insanlara karşı daha anlayışlı olup onları kabul edebilmeye başlarsınız. Ancak bu sürecin sağlıksız ucunda ise, “Ben neler gördüm hepinizden çok yaşadım” diyerek, kibirlenme ve hadsizlik yatabilir.

SAĞLIKLI YAŞLANMA
Her aşamada vurguladığım gibi, sağlıklılık dönemin özelliğinin kronolojik yaşınızla uyumlu bir şekilde, tam da o dönemde yaşanması ve üstesinden gelinebilmesi ile mümkündür. Aksi halde, yıllar gelip geçmeye devam ederken 40 yaşınıza geldiğinizde hala dünyanın sizin etrafınızda döndüğünü sanmaya devam etmeniz, 45’inizde arkadaşlarınızın çoğunun ergenlerden oluşması, 50’nizde herkes emekliliğe hazırlanırken henüz bir işte 1 yıldan uzun kalmayı başramamanız mümkündür.

Dolayısıyla, bilmeniz gereken en önemli şey, söz konusu psikolojik yaşınız olduğunda genç göstermenin pek de iltifat olmadığıdır. Öte yandan, yaşından olgun olmak da basamakları ikişer ikişer çıkayım derken yaşınıza ait bir sürü şeyi kaçırmakta olduğunuz anlamına gelebilir. Sağlıklı olmak psikolojik yaşınızın kronolojik yaşla tutarlı ilerliyor olmasıdır.
Peki, şimdi, tüm bunları bilirken kendinizi kaç yaşında hissediyorsunuz?


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.