ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
GÜLE OYNAYA BÜYÜMEK
SEDEF TEZER
Fizyoterapist, Nörogelişimsel, Duyu Bütünlemesi DIR/Floortime
Yazı Boyutu:
Otizm ve bebeğin ilk ayları

Otizm tanısı, çocuğun davranışsal özellikleri ilişkilendirilerek konur. Büyük bir yelpazesi olan Otizm ve yaygın gelişimsel bozuklar gözlemlenen çocuklarda karakteristik duyusal (sensory) ve motor özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi uygulama programını oluştururken çok önem kazanır. Bu karakteristik özellikler Otizm, Yaygın Gelişimsel Bozukluk, Asperger sendromu, Rett sendromu ve diğer gelişimsel bozukluk tanısı koyulan çocuklar için geçerli olabilir.

Amerikan Psikiyatri Derneği’ne göre otizm, karşılıklı sosyal etkileşimde nitelikli bozukluk, sözel ya da sözel olmayan iletişim ve hayali oyunlarda nitelikli yetersizlik, kısıtlı hareket ve ilgi alanı ve 3 yaşından önce belirtilerin başlaması ile izlenen yaygın alanlarda gelişimsel bozukluk olarak tanımlanıyor. Otizmin gelişimsel belirleyici özellikleri alanında çalışmalar yapan akademisyenler, bebeğin, doğumunu takip eden ilk yıllarda saptanan otistik özelliklerin oluşumunu; duyu/motor, konuşma/dil ve insanlarla, objelerle ve olaylarla ilişki kurabilme isteksizliği olarak 3 ana başlıkta ele alıyorlar.

Otizmin karakteristik belirtileri, ya bebeğin doğumunu takip eden ilk birkaç saat içerisinde izlenmeye başlıyor ya da bebekler 12-24 aya kadar normal gelişimi sürdürürken, sonrasında gelişimin beklendiği gibi devam etmediği gibi daha önceden kazanılmış işlevlerin de bazılarını kaybederek otizmle ilişkilendirilen belirtiler göstermeye başlıyor.

Özellikle gelişimin beklendiği gibi devam etmemesi ve gerilemesinde genellikle ailelerin algısı, evdeki huzursuzluklar, yeni doğan kardeş ve yeni bir eve taşınma gibi çevresel olaylarla eş zamanlı olarak ortaya çıktığı yönünde oluyor. Anne karnında başlayan gelişim sürecinde genetiği çözümlenememiş olan bu yelpazede, aslında çocukların normal gelişim gösterdiği düşünülen ilk senelerde gerçekten gözlemlenemeyen saklı belirtiler göstermiş olacağı olasılığı yapılan son araştırmalarda kapsamlı olarak değerlendiriliyor. Bugünkü yazımda, bu alandaki değerlendirmeler önderliğinde gelişimin ilk aylarındaki bulguları irdelemek istiyorum.

0-11 AY:
Bebeğiniz anne karnındayken anne-babalar daha çok doğacak çocuklarının sağlıklı olarak dünyaya gelebilmesine odaklanırlar. Doğumdan sonraki süreç, hem anne ve babalar hem de çocuk için bir uyum sürecidir. İki ya da üç aylıkken bebeğiniz, anne-babası olarak sizlerin görüntüsüne ve çıkardığınız tatlı seslere odaklanarak yönelir ve sağlıklı gelişim ile yeni geldiği dünyayla ilgilenmeyi yapılandırmaya başlar ve size verilen bir hediye gibi size gülümserler. Sizde de, yeni bebeğinizle nasıl ortak ilgiyi kurabileceğinize ait farkındalık oluşmaya başlar ve ondaki isteği ve mutluluğu yakalayabilmek için arayışlara başlarsınız. Bu aylarda ağlamaya başlayan çocuğunuzun sesinden ve beden hareketliliğinden neden ağladığını anlamaya ve ses tonundaki değişiklikleri anlamlandırmaya başlarsınız.
Bebeklerin gelişim kapasitesi, gördüklerine odaklanabilmeleri ile değerlendirilir ve 3 aylık ve daha büyük bebekler sizin gözlerinize 20-30 saniye odaklanarak bakabilirler ve kapasiteleri arttıkça yüzünüze bakmaya başlarlar. Böylelikle karşılıklı bir ritm oluşmaya başlar. Bebeğinizin kendisini güvende hissetmeye ve çevresinin farkına varmaya başlaması, ilk öğrenme deneyimleridir ve beyindeki sinir sistemi bağlantılarının oluşumu açısında kritik bir önem kazanır.

Bebeğiniz bizler gibi birçok duyularını aynı anda kullanır ve eş zamanlı olarak bakar, dinler, hareket eder ve hisseder ve hatta bazen koklar, tadına bakar ve dokunur. Bebeğiniz duyularından aldığı bilgiler arttıkça gelişir ve bu deneyimlerini hem motor gelişimini desteklemek hem de kendisini sakinleştirebilmek için kullanabilir. Dr Stanley Greenspan ve çalışma arkadaşları bebeklerin gelişimini uzun yıllar inceledikten sonra, geleneksel olarak ayrı boyutları olduğu düşünülen işlevsel, duygusal ve bilişsel cevapların birbirlerinden ayrılamayacağı gerçeğini görmüşler.

BEBEĞİN İLK AYLARINDA NELER OLUR?
Bebeğinizin ilk aylarında, samimi ve sevgi dolu karşılıklı duygusal etkileşimlerle, onların bakması, dinlemesi, dokunması, koklaması ve hareket etmesi ve aynı zamanda da duyularından aldıkları bilgilere anlam kazandırarak beyin gelişimini desteklemek ve kapasitelerini genişletmek büyük önem taşıyor. Bebekler duyularından aldıkları bilgilerle deneyimledikleri ile sinir sistemlerini geliştirirler ve hem kendi farkındalıklarını geliştirirken, hem de bulundukları çevreyi ve yeni geldikleri bu dünyayı anlamaya ve merak etmeye başlarlar. Bu dönemde, bebeğinizin kendisini güvende hissedebilmesi açısından, kucakta tutulmaya, sarılmaya, ritmik şarkılarla salınımlara ve kucakta ritmik dönmelere gereksinimi vardır.

Bebeğiniz, 3-11 aylarında kendisinin ve anne-babasının farklılığını keşfetmeye başlarlar ve istediklerini ve fikirlerini mimikleri, jestleri ve hareketleriyle sizinle karşılıklı iletişimi başlatarak sürdürürler. Kucağınıza almanız için kollarını size uzatması ya da erişemediği yerdeki oyuncağı işaret etmesi gibi bu sayısız sözel olmayan jestleri ve hareketleriyle size yolladığı mesajlarla gereksinimlerini ve niyetlerini, kelimeleri kullanmaya başlamadan çok önce anlatabilirler. Bu dönemde amaçlarına yönelik iletişim becerilerinin gelişimi, motor, duyusal, dil ve bilişsel kapasitelerini kuvvetlendirerek sinir sistemlerinin gelişimini destekler. Bağımsız dengelerini bularak ellerindeki oyuncakla oynayabilmek için oturabilirler, ellerindeki oyuncakları birbirine vurmaktan hoşlanırlar ve bir elinden diğerine oyuncağı geçirirler. Yüz üstü dönerek istediklerine ulaşabilmek için karınlarının üzerinde sürünürler ve emeklerler. Vücutlarını istedikleri gibi kullanabilmek için düzeltme ile denge ve koruma postural refleksleri gelişmeye başlar, örneğin 9 aylık bir bebek eline ters verilen biberonu düzelterek ağzına götürebilir.

Tipik gelişimde, 9-12 aylarda, çocuklarınız sıralayabilirler, bir elinden tutarak ya da bağımsız yürüyebilirler ve arabayı itme, topu ileri atma vb. bir aşamalı motor planlama yapabilirler. Çocuklarınızın duyusal sistemleri, farklı dokudaki değişik yiyecekleri deneyimlemelerine izin verir ve hem ağızlarına alırlar hem de elleriyle oynarlar. Yerden yükseklere ulaşma isteğiyle, koltuklara, masaya tırmanma ve araştırma isteği izlenir. Parlak ışıklara ve elektrik süpürgesi gibi yüksek seslere duyarlılığı azalır.

BİLİŞSEL GELİŞİMDE ÖNEMLİ OLANLAR
Bu aylarda bilişsel gelişimlerinde önemli olanlar, sizinle ya da kendi kendilerine oynarlarken beş dakika ya da daha fazla süre odaklanabilmeleri ve dikkatlerini sürdürebilmeleri, bay-bay için el sallaması yada istemediğinde hayır anlamında başını döndürmesi gibi basit hareketleri kopyalayabilmesi, ipinden çekince arabanın hareket etmesi gibi oyuncakların nasıl çalıştıklarını araştırma, gel-gel ya da tel sarar gibi el hareketlerini taklit edebilme, karşılıklı etkileşimde farklı ses tonlarını kullanabilme olarak özetleyebiliriz. Dil gelişimi olarak sık kullanılan basit kelimelere anlam kazandırabilirler, anlam kazandırdıkları tanıdık objelere belirli sesleri ya da kelimeleri kullanabilirler.

Yeni doğanda, 0-6 aylarda yapılan rutin kontrollerde, otizmle ilişkilendirilen belirgin bulguyu yakalayabilmek genellikle zordur. Ancak, alışılmışın dışında postürü olan bebeklerde, geniş kapsamlı nörolojik değerlendirmelerle, primitif reflekslerin işlevleri, kasların gücü, bedensel hareketliliğin, amaca yönelik hareketler ile normal sınırlarda olup olmadığı saptanabilir. Ancak, biraz önce ana hatlarını vermeye çalıştığım gelişim basamaklarının değerlendirilmesi ve kalitesinin araştırılması erken müdahale programının oluşturulması açısından çok önemlidir. Yine aynı aylarda, tipik otizm bulgularından biri duyusal uyaranlara ya sıçrama, şiddetli korku, ağlama vb. aşırı tepki gösterme ya da tepkisizlik olarak izlenen davranışlardır.

KOLAY BEBEĞE DİKKAT!
Kolay bebek olarak da nitelendirebileceğimiz, az tepkili ya da tepkisiz bebekler yalnız bırakıldıklarında sessiz kalırlar, yeni geldiği dünyayla beklenenden az ilgilenmesi, az hareketlilik ile kasların gelişimini de etkiler, başını tutabilme ve yatakta dönmeler gecikir ya da zamanında gelişse bile kalite düşüklüğü ve hareket etme isteksizliği ile kas gücünde düşüklükle izlenir. Karşılıklı etkileşimde, anneye yönelme, annenin sesini görüntüsünü takip edebilmede tekrarların azlığı, ilgisizlik ve isteksizliği, kucağa alındığında karşılıklı bakışmalar ve gülümsemelerden kaçışlar ve tepki azlığı ile düşük ses çıkarma ve az ağlama gözlemlenir.

ZOR BEBEĞE DE DİKKAT!
Kolaylıkla sakinleştirilemeyen, emme ve yutmada ve uykuya dalmada  problemleri olan aşırı gazlı huzursuz olan ve aşırı tepkili bebekler de dikkatle izlenmelidir. Özellikle dokunulmaya, kucakta sarılmaya, seslere ve ışığa hassas olan bu bebekler yaşadıkları huzursuzluklarla yeni geldikleri bu dünyayı tanıyabilmek için annesi ve çevresiyle gerekli etkileşimi yapamazlar, annesiyle karşılıklı gülümsemeler ve keyifli-kaliteli zaman süresi beklenenden azdır ve zor bebekler olarak tanımlanırlar. Genel kanı ilk 6 ayda bu düzensizliklerin geçeceği ve bebeğin sindirim sistemi geliştikçe sakinleşeceği yönündedir. Genellikle diğer gruba nazaran bu huzursuz bebeklerin kaba motor gelişimleri zamanında gerçekleşir ve kaslarda güçsüzlük düşünülmez ama burada değerlendirmelerde dikkatle gözlemlenmesi önemli olan hareketlerin amaca yönelik olup olmadığıdır. Bu aylarda, hareket kalitesi ve iletişim kapasitesindeki yetersizlikler nedeniyle çok az sayıda çocuk terapiye yönlendirilerek erken müdahale programına alınır.

YEME VE UYUMA ALIŞKANLIKLARI GELİŞTİRMEDE ZORLUK VARSA…
6-12 ay aralığındaki farklı gelişen bebeklerin yeme ve uyuma alışkanlıklarını oluşturmada zorlandıkları ve yemek seçtikleri gözlemlenebilir. Yeme problemleri, biberonla beslenmeden farklı şekil ve dokudaki yemeğe geçişte zorlanma, çiğneme ve yutmadan kaçınma ve şiddetli öğürme şeklinde izlenebilir.  Motor gelişimlerine bakıldığında da bir tutarsızlık olduğu izlenir. Bazı motor gelişim basamakları ayına uygun gelişirken, diğer basamaklarda oldukça geç gelişim gözlemlenir. Çocukların tipik oturma isteği yerine (W) şeklinde oturma, oturarak ilerleme ya da geriye doğru hareket, sürünme ve emeklemeye geçiş yerine ayağa kalmaya ve yürümeye eğilimli olurlar ya da çok uzun süre emekleyerek, yürüme deneyimlerinden kaçınırlar. Duyusal uyaranlara karşı aşırı cevaplar veya tamamen tepkisizlik izlenir. Özellikle duyusal uyaranlara aşırı hassas olan zor bebekler, banyoda başı yıkanırken, tırnakları kesilirken, rutin doktor kontrollerinde, giyinip soyunurken, bezleri değiştirilirken çok huzursuz olurlar ve bu uyum problemleri giderek artar. Oyuncaklarla oynarken normalden farklı bir etkileşim gözlemlenir. Bebeğin tercih ettiği bir oyuncağı beklenenden uzun bir süre elinde tutmasına rağmen eline verilen diğer oyuncakları sanki tutamıyormuş gibi düşürmesi ya da oyuncaktan sanki elini yakıyormuş gibi elini kaçırmasını örnek olarak söyleyebiliriz. Bu yaş aralığında, bebek, düz yüzeylere dokunmayı tercih ederken tipik gelişim gösteren çocukların en sevdiği yumuşak minik ayıcıklar gibi farklı yüzeyli oyuncaklara dokunmaktan rahatsızlık duyabilirler. Kas ve eklemlerden gelen ve vücudun hareket bilgisini ile, iç kulaktaki semisirküler kanalların oluşturduğu duyusal sistemlerden gelen başın boşluktaki hareketi ile ilgili bilgilerin güvenilir ve düzenli olmadığı farklı gelişen çocuklarda, kuvvetini ayarlayabilmede ve boşlukta hareket ederken, örneğin babasının kucağında havaya doğru kaldırılan çocuk, yer çekimi hissini kaybetmesiyle aşırı korkması gibi beklenenden farklı cevaplarla izlenebilir.

Anne ve babalarda bir şeyler yolunda gitmiyor algısının oluşması çocuklarının, mimikleri (karşılıklı bakışmalar, gülümsemeler vb.) ve istediğini işaret etme, el sallama gibi vücut dilini kullanma ve anlamada basit sesleri ve hareketleri taklit edebilmede isteksizlik ya da ilgisizlikle ilişki kurabilmede ve karşılıklı etkiletişime girebilmede kalitesizlikle izlenir. Bu aylarda otistik çocuklar aynı oyuncakla uzun süreli oyalanırlar ve genellikle basit oyuncaklarla bile etkileşimi taklit edemezler. Çok az sayıda çocuk bu aşamada, sadece yeme bozukluğu ve rahatsızlıklarından dolayı terapiye yönlendirilirler.

12-18 AY:
Bebeğinizin ilk yılında, anne-baba olarak onun bakımını, huzurunu ve mutluluğunu sağlayabilmek için olması gerektiği gibi bu alanlara odaklanırken, 12-18 aylık dönemde, artık gelişmek için desteğinizi isteyen becerilerin farkında olabilmeniz bu aşamada çok önem kazanır. Çocuğunuzun sağlıklı gelişim sürecinde, “Ce-eee” oyunlarına ve komik suratlara olan ilgisi devam ederken, 1,5 yaşına doğru, sizin dikkatinizi çekebilmek için “Ne yapması gerekiyor’u” planlayarak, nasıl problem çözebileceğini anlamaya çalışır.

Çocuğunuz ilk kelimeleri söylemeye başladığında, sözel olmayan iletişim ve öğrenme becerilerinde ustalaşabilmesinin,  kelimeleri kullanma, fikirler üretebilme, düşünebilme ve sosyalleşebilmesi için gerekli ve çok önemli alt yapısı olduğunu bilmeliyiz. Çocuğunuz 18. aylarda, topu havaya atıp tutmaya çalışmak gibi iki ya da daha fazla aşamalı hareket planlaması yapabilir, kalemi uygun tutabilir, kutuya oyuncaklarını toplayabilir ve çoraplarını çıkarabilir. Duyusal sistemlerinin uygun gelişimiyle, sıkıştırılma, farklı dokudaki kıyafetler, saçının taranması ya da diş fırçalaması gibi farklı dokunuşlardan hoşlanmaya başlarlar ya da tolerans gösterirler.

Salıncakta sallanmaktan ve boşlukta hızlı hareketten hoşlanırlar ya da  tolore edebilirler. Dil gelişimi olarak, basit soruları anlayabilirler ya da topu bana yuvarla dediğimizde yönergeyi anlayarak yaparlar ve istediklerini anlatabilmek için, su, ver vb. tek kelime kullanırlar.


Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.