ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

"SİHİRLİ DEĞNEK ESTETİK CERRAHİNİN ELLERİNDE!"

Tıp fakültesi. Ardından Plastik Estetik Cerrahi eğitimi. Psikiyatri eğitimi. Heykeltraşlık ve sanat eğitimi. Sonuç: holistik-bütüncül estetik kavramının yaratımı ve mesleğini uluslararası ölçeklerde kurgulamış bir vizyoner. Üstelik, anneoluncaanladim.com‘un yazarı! Kısaca, Prof. Dr. Ahmet Karacalar…


Aslında O, birçoğumuzun gözünde sadece estetik cerrah! Fakat işini yaparken, kendisini doğallıkla fark yaratmaya ve mükemmel sonuçlar elde etmeye adamış olması, O’nu estetik cerrah klişesinden özgürleştiriyor. Güzel sanatlar  fakültesinde dünyada ilk defa “organik sanat ve estetik cerrahi” derslerini veren; estetikle sanatı, felsefeyi, edebiyatı, psikolojiyi, hatta mitolojiyi harmanlayan, bizleri klişelerimizi terk etmeye zorlayan bir portre…

“Amazonizm”, “Meme ve Estetik”, “Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı”, “İkonoplasti”, “Estetik Cerrahi ve Külkedisi Masalı” kitaplarının da yazarı… Bu arada, evli ve bir kız çocuğu babası…

Bu kadar çok şeyi, nasıl bir arada mükemmellik çizgisini hedefleyerek gerçekleştiriyor bilmiyorum. Bildiğim, Prof. Dr. Karacalar’ın estetik cerrahi meselesine çok mesafeli yaklaşan benim gibilere bile, çağın estetik cerrahisini tanımamızı sağlayarak aradaki buzları erittiği… Bir de, “Anne olmuş bir bedende deformasyon kaçınılmazdır” demez mi?..

Siz de böyle buyurun!

- Estetik cerrahi üzerine aldığınız bir de psikoloji eğitiminiz var. Hastalarınızla çok uzun ön görüşmeler yaptığınızı biliyorum?..
Ben estetik cerrahiyi yeniden yorumlamaya çalışan bir karakterim. Psikoestetik  cerrahi diyorum mesela ama bu da lafta kalmıyor; tus sınavını kazanıp 1 yıl psikiyatri okudum. Çünkü bana göre estetik cerrahi psiko estetik cerrahidir. Sizin de söylediğiniz gibi, hastalarımla çok uzun görüşüyorum. 1, 5 saat sürüyor bir burun görüşmem mesela… Ve ameliyattan önce en az 2 kere görüşürüm.

- İkonoplasti diyorsunuz bir de bu ne demek?
Sanatsal estetik cerrahi… Fransa’da heykel eğitimi aldım ve güzel sanatlar fakültesinde öğretim üyesi olarak dersler verdim ve dünyada ilk defa organik sanat ve estetik cerrahi diye bir ders var, bu bir ilk dünyada, bir kırılma noktası… Estetik cerrahi ve tıp güzel sanatların içine girdi ilk defa… Ve güzel sanatlarda 2 sene boyunca bu dersi verince, bu süreçte ben de estetik cerrahiyi sanatla yoğurmaya başladım ve ortaya ikonoplasti kavramı çıktı. Ve bu bir ekol… Ve pratik olarak uygulanabilen ekoller bunlar… Sonuçta, tıbbı alıyorum güzel sanatlara koyuyorum, sanatsal estetik cerrahi kavramını büyütüyorum ve tekrar tıbba yani estetik cerrahiye getiriyorum, bu dünyada ilk defa oluyor.

- Estetik ameliyatlardan önce hastalarınızın heykellerini yapıyorsunuz bir de... Neden?
Evet; portre, yüz, göğüs çalışıyorum daha çok... Özellikle kadın bedeni çalışıyorum. Hem mesleğime katkısı büyük, hem de hastaya katkısı var. 2 gün sonra yapacağım işlemin pratiğini, öncesinde çamurla yapmış oluyorum. Herkesin anatomisi özel ve o anatomiyi parmaklarım ezberlemiş oluyor. Fotoğraf ve video çekimleri de yapıyorum ameliyat öncesinde.


- Neden?
Günlük yaşamda hareket halindeyken görmek isterim hastayı, o yüzden videoya çekiyorum. Ve analizde kötü ve yanlış mimikleri ortaya çıkıyorum. Bazı kişiler mesela, gülerken çok bozuluyor. Bazı boyun duruşları, kaş-göz duruşları çok önemlidir. Sıkıntılı bulduğum durumları hastalarıma gösteririm. Koruyucu estetik adına bu tespitler çok önemlidir.

ALETLERİ DE KENDİM TASARLIYORUM
- Estetik ameliyatlarda kullandığınız aletlerin de çoğunu siz tasarlıyor muşsunuz?
Evet tasarlıyorum! Aletleri tasarlıyorum, web sitemi, kartvizitimi, kitaplarımın kapaklarını… Çünkü aslında işim tasarım. Beden ve yüz tasarımının yanı sıra bunları da tasarlamam lazım. Örneğin; ameliyatlarda kullanılan aletlerin bir kısmı estetik ve ergonomik olarak eksik… Estetik bir iş yapıyorsunuz ama herkesin kullandığı standart aletleri kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Örneğin; genel cerrahın da kullandığı makası kullanıyorsunuz. Oysa estetik ve işi kolaylaştıracak aletlerle çalışmamız lazım, bir de feminen tasarımlar olması  önemli. Çünkü kadın üzerinde bir iş yapıyorsunuz, aletin sert olmaması gerekir. 80 tane kadar alet tasarladım bugüne kadar, 25 kadarını ameliyatlarımda kullanıyorum. Diğerlerini de geliştirme aşamasındayım. Çünkü aleti yaptıktan sonra bir süre deniyorum, eksiklerini tamamlıyorum, ondan sonra işleme sokuyorum.

STRES VE ANNE OLMAK KIRIŞTIRIR!
- Tasarladığınız aletlerle ameliyat yapmak nasıl bir katkı sağlıyor?
Bir kere işimi kolaylaştırıyor. Sonra, sürekli aynı işi yaptığınızda farkındalık kaybolur. Farkında olmadığınızda da detayları atlarsınız. Yeni ve farklı aletler farkındalık sağlıyor, daha keyifli çalışıyorsunuz. Sürekli burun estetiği yapıyor olabilirsiniz örneğin... Ama yeni ve farklı aletlerle çalışmak işe heyecan ve keyif katıyor. 

-15 yıllık estetik cerrahsınız. Çok yoğun bir çalışma temponuz var.  Neden hiç kırışmadınız?
Sakin birisiyim, mimiklerimi yansıtmıyorum. Mimik ve stres cildi çok bozuyor. Bir de tabii anne olmak yıpratıyor bedeni… Anne de değilim!

KADIN, ANNE BEDENİ İLE BARIŞIK OLMALI!
-Yani, anne olan her kadın mutlaka bir deformasyon yaşar mı diyorsunuz?

Kadınlar bir taraftan çocuk sahibi olmak istiyorlar, diğer taraftan da bedenlerinin değişmesini, deforme olmasını istemiyorlar. Ama anne olan kadının bedeninde deformasyon kaçınılmazdır. Az ya da çok hamilelik, doğum ve doğum sonrası süreçte beden deforme olur. Pelvis değişir, meme değişir, deri kaliteniz değişir; benleriniz, damarlarınız büyür… Değişmeniz normal; ama anne olan kadın eski güzel bedenini istiyor, oysa anne olmadan önceki bedeninize dönemezsiniz, değiştiniz. Anne olduktan sonraki güzel anne bedenine kavuşabilirsiniz ancak. Kadın anne olduktan sonra tamamen bir kırılma yaşıyor, yeni bir beden doğuyor adeta. Ama eşler o yeni bedeni yadırgayabiliyorlar.  Bu da işin bir başka yönü…

- Arzu edenler için doğumdan ne kadar zaman sonra estetik önerirsiniz?
İlk 9 ay özellikle müdahale etmemeyi tercih ederim. Çünkü 9 aylık hamilelik boyunca her şey büyür, bir tek karın değil ve tekrar küçülmesi en az 9 aylık süreye ihtiyaç gösterir. Bu küçülme bittikten sonra estetik düşünülmelidir.

- Her zaman vardı, ama son 10 yıl içerisinde estetik çıldırdı. Hepimizin üstünde genç ve güzel olma baskısı yapıyor? Bu doğru bir şey mi?
Doğru bir şey. Bir kere insanoğlu var olduğundan beri bu çaba var. İlk ayna Anadolu’da bulunmuş kaç bin sene önce… Güzelleşme çabası hep var. Ama haklısınız günümüzde çıldırmış durumda. Çünkü estetik cerrahi var ve her türlü imkanı tanıyor.  Kulak memenizi mi küçülttürmek istiyorsunuz, meme başınızı mı kaldırmak, ya da ayak parmağınıza mı şekil vermek, her şey mümkün… Bunun şımarıklığı var hepimizde… Masallardaki gibi, sihirli değnek var elimizde… Ve sihirli değnek estetik cerrahinin elinde bugün… Hepimiz başkalaşımın peşindeyiz ve estetik cerrah bunu verebilecek güçte…

GÜZEL OL BASKISI…
- Peki, estetik cerrahi doğru kullanılıyor mu? Özellikle de kadının üstünde, genç ve güzel görünme baskısı var?

Her zaman doğru kullanılmıyor elbet. Bu bir süreç aslında… Şu anda yanlış kullanımlardan ders alınarak daha iyi kullanılıyor, diyebilirim. Geçen yıllardaki kötü sonuçlardan sonra, son birkaç yıldır daha doğru kullanılıyor. Bu noktada hastanın da bilinçli olması, hekimi doğru yönlendirmesi çok önemli. Örneğin, estetik doğal olsun istenir.  Bir hastama çok doğal bir estetik yaptım; bir hafta sonra kontrole geldiğinde şöyle bir serzenişte bulundu: O kadar doğal oldu ki, estetik yaptırdığımı kimse anlamadı. Oysa hedef doğal olması, kimse anlamayacak ki bu doğal olsun! Bir dönem estetik yaptırmak statü sembolüydü, estetik yaptırdığı anlaşılsın isteniyordu, kalkık garip burunlar, garip yüz germeler çok vardı. Bu çelişkiler yüzünden estetik cerrahinin doğru kullanıldığını hala söyleyemiyoruz, ama giderek daha iyiye gidiyor.

- Siz estetik operasyonların doğallığı bozmamasını mı savunuyorsunuz?
Tabii… Kişinin eski görüntüsü iyiyse eskiye dönüş. Eski görüntüsü iyi değilse, değişerek eskiye dönüş… Aslında ben şunu savunuyorum: altın oran kavramı var, işi altın orana’a yakın tutturursanız, ekstra duygular çıkıyor ortaya, çekicilik çok artıyor. Küçük dokunuşlarla önemli değişimler yaratabiliyorsunuz. Bütünde oranı bozan altın vuruşu yapmak gerekiyor! Sonuçta bütüncül bakış açısını gözetmek üzere, gerekiyorsa büyük değişim, ama bazen küçücük bir dokunuşla büyük bir değişim yaratmak… Doğru noktalara atış yapmak yani… İyi, doğru ve sanatsal bir bakış açısı gerekiyor estetikte…

- Doktor beni baştan yarat, diyor mu insanlar hala?
Eskisi kadar kalmadı… Artık insanlar özgünlüklerini korumayı istiyor. Burnumun kemerini koruyun diyenler var mesela ya da biraz düşük kalsın diyenler… Bu çok olumlu ve ilginç bir gelişme…

- Estetik siz anlatınca kulağa çok hoş geliyor. Fakat insanın kendisini olduğu gibi kabul etmesi, sevmesi ve barışık olması önemli değil mi?
Siz standart estetiğe karşısınız. Ama ben size holistik, bütüncül estetiği öneriyorum. Çünkü artık estetik cerrahi var ve bu güçlü bir silah. Silah icat oldu mertlik bozuldu gibi de bakabilirsiniz konuya. Değerler değişti. Estetik cerrahi ile elde edilebilen şeylere sahip olmak ve geri kalanla barışık olmak gündemde artık. Günümüzde estetik tabana yayıldı, herkes estetik yaptırıyor. Çünkü güzellik artık bir tek özsaygıyı arttırmanın yolu değil; güç, para ve kariyerde yükselmenin bir yolu. CV güzellik bugün! İnsanlar önce fiziklerine, sonra cv’lerine bakıldığını söylüyor.

DOĞRU NEFES SELÜLİTLERİ AZALTIR!
- Holistik estetik kavramını biraz daha açar mısınız?

Estetik bütüncül olmak zorunda. Siz sadece ameliyat yapayım, ya da sadece botoks, antiaging, lazer yapayım diyemezsiniz; yetmez. Yürüyüşten duruşa, nefes almaya, giyim tarzına, stile, giyim tarzına, mimiklerin kullanışına, çekicilik kavramına ve cerrahisine kadar estetik bir bütün. Zaten geleceğin estetik cerrahları böyle olacak. Ben mesela, burun ameliyatı yaptığım hastalara nefes almayı da öğretiyorum. Doğru nefes almamanın selülite nasıl yol açtığını anlatıyorum. Doğru nefes alın selülitleriniz azalır; bu çok nettir.

Sonra felsefi ve edebi açıdan yaklaşıyorum kadına… Kaş kaldırma, burun kaldırma, dudak kaldırma deyip geçemeyiz. Anlam nüansları çok önemli… Melankolik güzellik, dinamik güzellik, Frenk güzellik, egzotik güzellik; bir sürü nüansları var bunların, bunları yok edemezsiniz, etmemelisiniz. O yüzden hastayı önce anlamak çok önemlidir. Standart estetik cerrahi eğitiminde bu yok! Standart estetik cerrahide kaşlar kaldırılır, dudaklar doldurulur, burun düzeltilir ve elmacık kemikler belirginleştirilir. O yüzden de herkes birbirine benziyor, fabrikasyon...  Kişilerin sahip oldukları özel anlamlar kayboluyor. 

GÜZELLİK DEĞİL, ÇEKİCİLİK ÖNDE OLMALI!
- Siz, holistik estetiği uygulayarak ne yapıyorsunuz?

Herkese özgü özellikler var ve özgünlüğü ortaya çıkarmak gerekiyor. Size ait, hatta kusur gibi gözüken özelliğiniz sizi özgün kılıyorsa bu kusur korunmalı. O kusuru yok etmek sizi sıradanlaştırabilir çünkü… Kusur mu kusur, ama sizi özgün yapıyorsa onu korumamak çekiciliği düşürür. Aksi taktirde taşralı güzellik olur; ama biz karizmatik, çekici güzelliği arıyoruz. Şu anda önemli olan güzellik bu! Ortalamanın üstüne çıkmak istiyorsanız bütüncül yaklaşmak zorundasınız estetik kavramına… Üstelik güzellik çekiciliğin altında bir kavramdır, daha sıradandır.

- Çekicilik nedir peki? Bir kadını hangi özellikler çekici kılar?
Bir tanesi kusurluluk… Çok güzelsiniz ve bunun farkında değilseniz, umursamıyorsanız bu da sizi çekici kılar. Akıl mesela kadını çekici kılar. Özgün tavırlar, aura, koku… Güzellik kavramı biraz kokusuz bir kavramdır. Bakarsınız ve dönersiniz… Ama çekicilik mıknatıs etkisi yaratır, çekim gücü vardır. Çekiciliğe ise bakarsınız ve orada kalırsınız. Bir de işin matematiksel yanı var: Güzelsiniz diyelim, ama bir de eğer yüzünüzde altın oran bol miktarda varsa güzelliğe çekicilik de eklenir. Amaç hep çekiciliği ortaya çıkarmak olmalıdır.

ALDATILAN KADIN!
- Aldatılan kadınlar, estetikçilerin kapısını daha çok çalıyor, deniyor. Bu tespit doğru mu?

Doğru! Ben o yüzden estetik cerrahiye çağın meditasyonu diyorum. Çünkü doğru estetik yaptıran bir kadın, bedenindeki ve ruhundaki olumlu değişiklikleri hissetmeye başlıyor ve “Sırada ne var?” diyerek sürekli geliyor. Bu gelişler, sağlıklı bir bakış açısıyla ve kişiyi riske etmeden değerlendirilirse bu doğal, çünkü artık elimizde çok iyi yöntemler var. Eskisi gibi değil; eskiden çok estetik yaptırmak olumlu karşılanmazdı. Ama artık zamanı durduruyorsunuz, en azından yavaşlatabiliyorsunuz. Bu çok kritik bir konu… 15-20 yaş öncesine gidebilirsiniz.

- 60 yaşında bir kadının 40 göstermesi sağlıklı mı? Çok hassas bir çizgi var sanki?
Olabilir… Yaşlanma süreci çok karışık bir süreç… Oradaki kritik nokta aynadaki hissiniz… Aynada yorgun, enerjisi gitmiş bir yüz gördüğünüzde yaşlanma süreciniz de hızlanıyor otomatik olarak. Ve aynı zamanda sağlığınız da kötüye gider… Dolayısıyla estetik cerrahi ile 15-20 yıl geriye gittiğinizde bunun organlarınız üzerinde de çok olumlu etkileri var. Sağlıklı bir birey nasıl daha güzel gözüküyorsa, tersi de doğru bana göre… Güzellik sağlık için de gerekli! Yaş alın, ama genç ve sağlıklı görünün, diyorum ben…

ESTETİK, AŞIK OLMUŞ GİBİ BİR HAVA VERMELİ
- Hem sağlıklı görünüp hem de yaşanmışlığı ve anlamı da koruyabilir miyiz peki?

Çok haklısınız. Anıları ve anlamı yok etmeden estetik çok önemli. Amaç, bulunduğunuz yaşın en güzeli olmak olmalı. Estetik ameliyat belli de olmamalıdır ayrıca… Anlamı bozmadan, yaşa uygun güzelliği vermek çok önemli. Estetik, doğal ve uyumlu ise insanlar anlamaz. Spor yapmış, aşık olmuş gibi bir hava verir iyi estetik kişide… O kadar…

Aslında en değerli yaşlar 60’dan sonraki yaşlar, çünkü korkunç bir tecrübe ve sezgi gücü var; bunu bir kenara bırakmak hakkına sahip değilsiniz.  Ve benim iddiam şu; anlamı bozmadan güzelleştirmek; 70 yaşında, tecrübeli, dinamik, düzgün görünümlü birisinin birikimlerini aktarmak üzere iş yaşamını sürdürmesi. 30 yaşında çok iyi bir CV yetmez çünkü! O yüzden benim amacım, kariyer estetiği olarak adlandırdığım estetik cerrahi ile bunun gerçekleşmesine hizmet etmek, toplum böyle kalkınır. Ben bunu herkes için istiyorum, hakkınız yok çünkü, o tecrübeyi sizin aktarmamaya hakkınız yok!

- Estetik cerrahi kaderi değiştiriyor o halde…
Evet, yaptığımız iş kaderi değiştiren bir iş, kişinin evlilik ve iş hayatını değiştirebilirsiniz estetik cerrahiyi kullanarak…Bu nedenle, bir operasyonu en iyi şekilde yapabilmek önemli… Bunun için de ben estetik cerrahiyi yeniden yorumluyorum. Sanat ile yorumluyorum. Estetik cerrahiye çok önem veriyorum, çünkü kaderi değiştiriyorsunuz. Ameliyatlardan çıktığımda bundan daha iyi yapılamazdı, duygusunu yaşamak isterim. Aşık olunacak denli mükemmel bir sonuç beklerim yaptığım işten… İnsanların kaderini değiştiriyoruz çünkü...  İyi bir şey yaparsak iyi değiştiriyoruz, ama öyle kötü örnekler var ki ortada, yanlış bir şey yaparsak da kişinin hayatını kaydırabiliyoruz. O yüzden işimi çok ciddiye alıyorum ve ticari kaygı gözetmeksizin bu işi yapıyorum.

 

- İşinizi zevk alarak yapan şanslı insanlardansınız?
İşimi 80 yaşına kadar çok iyi bir şekilde yapmak istiyorum. Çünkü işte tecrübe çok önemli, bıkmadan yapmak çok önemli. Sonuçta kendinizi yenilerseniz, işinizdeki kalite her geçen gün artıyor. Ama yorgunsanız, bıkkınsanız, ileri yaş handikap oluyor. Hedefim hiç bıkmadan, çok dinç, iyi bir şekilde 80’ime kadar götürmek… Ama aslında yaşsız hissetmeyi seviyorum.


 

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.