ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

SEYAHAT SIRASINDA BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMAK GEREK!

Seyahat edenlerin ortalama yüzde 10’u seyahat sırasında veya sonrasında doktora başvuruyor. Bunların yüzde 1’i de hastaneye yatmak zorunda kalıyor.


Sağlık sorunları, daha çok gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru yapılan seyahatlerde ortaya çıkıyor. Çok seyahat eden işadamları, işkadınları, öğrenciler, uluslararası yardım kuruluşlarında çalışanlar ve sağlık ekipleri daha çok risk altında bulunuyor.

Çalışma hayatında yurtdışı seyahatleri yoğun olan kişiler toplantılar, etkinlikler, kongreler derken bu yolculuklar artık iş yaşamının bir parçası olarak kabul ediyor. Yeni yerlere gitmek, yeni insanlarla tanışmak güzel olurken diğer bir taraftan bu seyahatler kimileri için büyük bir stres haline geliyor. Uyku düzenleri bozulup, yaptıkları işten bekledikleri verimi alamayabiliyorlar. Sık seyahat etmenin yarattığı psikolojik baskı, alışılmış düzenden uzaklaşma ve aileden ayrı kalmak da insanda büyük bir değişim yaratıyor. Yurtdışı gezilerinde hava değişiklikleri, jet-lag, uyku düzeninin bozulması, durumu biraz daha vahim hale getiriyor. Bunların yanı sıra grip ve benzeri bulaşıcı hastalıklara yakalanma ihtimali de artıyor.

Bulaşıcı hastalıklardan bazılarının sıklığı tüm dünyada benzer bir dağılım gösterirken bazıları da sosyo-ekonomik, coğrafi, iklimsel ya da mevsimsel olarak değişen bir dağılımı gösterdiğini anlatan Dr. Aytaç Keskineğe; “Bulaş yolu göz önünde bulundurulduğunda, kan ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar, solunum ve damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar, yiyecek ve içecekler yoluyla bulaşan hastalıklar ve portör dediğimiz genelde kemirgen, eklem bacaklı veya parazitler bir veya birkaç ara konak yoluyla bulaşan hastalıklardan bahsetmek mümkündür” diyerek seyahatçileri uyarıyor.

SEYAHATLERDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
“Sık seyahate çıkanlarda yorgunluk, uyku bozukluğu, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, unutkanlık, bağışıklık sisteminde zayıflama ve sık hastalanma gibi rahatsızlıklar görülüyor. Bunlardan en az şekilde etkilenmek için bağışıklık sistemini desteklemek gerekiyor.
Tropikal iklim kuşağı ülkelerindeki coğrafi ya da iklime özgü dağılım gösteren pek çok bulaşıcı hastalık, bu bölgelere göç eden ya da seyahat eden kişilerde ciddi ve ölümcül enfeksiyona sebep olabiliyor. Enfeksiyon etkenlerinden korunma stratejilerinin belirlenmesi, tek bir ülke için bile, yaş, cinsiyet, bebeklik, çocukluk ve erişkin çağlarının gerektirdiği özelliklere göre dikkatle planlanması gerekiyor.  Bu amaçla uygulanan hijyen önlemleri yanında, bağışıklık sistemini destekleyen aktif; rekombinant, canlı ya da pasif bağışık serumları şeklinde aşı uygulamaları mevcuttur. Turistik seyahatler için haftalar öncesinden, seyahat planlanan bölgeye ait coğrafi, iklimsel ve mevsimsel özellikler göz önünde bulundurularak en uygun aşı, koruyucu topikal losyonlar ya da profilaktik antibiyotik tedavileri uygulanmalısı önemlidir.

Aşı uygulamaları, toplumun tamamını olmasa bile bulaş zincirini kıracak bir çoğunluğun korunmasında kısmi bir etki gösteriyor. Ayrıca, aşı uygulaması sonrasında o kişide kalıcı bağışık yanıtın gelişip gelişmediğini saptayan testlerin yapılması da günümüz teknolojisi ile mümkün oluyor.”

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.