Çocuklarımız zeki olsun istiyoruz, beyin gelişimleri yerinde, kolay öğrenen ve okul başarıları yüksek bireyler olsun istiyoruz. Ve yapılan araştırmalar, beslenme ile okul başarısı yakından ilgili, diyor. Öte yandan, biz ebeveynler, beyine iyi gelen veya zekayı arttıran bazı vitaminlerin, minerallerin ve bunları içeren besinlerin var olduğunu düşünüp, bu besinleri çocuklarımıza yedirmeye çalışıyoruz. Fakat işin sırrı, mucize sandığımız besinlerde mi yoksa, anne karnından itibaren çocuğumuz için almamız gereken önlemler de mi?.. Beslenme ve okul başarısı konusunda merak ettiklerimizi Prof. Dr. Benal Büyükgebiz (Çocuk Gastroentrolojisi Uzmanı) yanıtladı.
- Beslenme ile öğrenme arasında nasıl bir ilişki var?
Kavrama kapasitesini belirleyen en önemli faktörler beslenme, genler ve çevre koşullarıdır. Sağlıklı beslenmenin çocuk gelişimi ve öğrenme kapasitesi üzerinde etkisi inkar edilemez. Fakat bilimsel açıdan çocuklarımıza, “Bunları yersen daha zeki olursun” diyemeyiz. Çocukluk yaşlarındaki beslenme ile daha sonraki yıllarda akademik performans arasında önemli bir ilişki söz konusudur.
- Çocuklar kahvaltı yapmadan eveden çıkmasın denir hep... Neden?
Evet, çünkü beslenme ve okul performansı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda öncelikle kahvaltının çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Kahvaltı eden çocuklar okulda daha aktif olarak eğitime katılırlar. Kahvaltı yapan çocukların, yapmayanlara göre okulda değişik kriterlerle belirlenen başarıları ve performansları daha yüksektir.
Dolayısıyla, çocukların okul başarılarını arttırmak amacıyla desteklenmesi gereken sağlıklı yaklaşım, sabah kahvaltı yapmalarının sağlanmasıdır. Fakat, aslında çocuğun beyin gelişimi anne adayının gebelikteki beslenmesine bağımlıdır.
- Her yol hamilelik döneminde atılan temele dayanıyor yani?
Annenin gebelik süresince yetersiz beslenmesi ve benzer şekilde hayatın ilk 2 yılı içinde bebeğin yetersiz beslenmesi, bebeğin beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Hatta bu etkilenme, kalıcı ve geri dönüşümsüz olabilir. Buradan çıkaracağımız sonuç ise, annenin gebelikte beslenmesinin yeterli ve dengeli olmasına özen gösterilmesi gerekliliğidir.
ANNE SÜTÜ İLE BESLENEN ÇOCUKLAR...
- Ya anne sütünün, öğrenme üzerindeki etkisi nasıl?
Anne sütü ile beslenen çocukların daha yüksek IQ kavrama skoruna sahip oldukları da güvenilir araştırmalarla ortaya konmuştur. Ancak, anne sütüyle beslenemeyen çocuklarda söz konusu performans kriteri de asla normalin altında değildir. Burada dikkate alınması gereken mesaj, anne sütüyle beslenmenin zihinsel beceriler açısından da önemli olduğu ve koşullar elverdiğince tercih edilecek beslenme ürünü olması gerekliliğidir.
DEMİR VE İYOT...
- Çocukların beyin gelişimini etkileyen demir ve iyot eksikliği konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Demir eksikliğinde beyin hücreleri arasında iletim hızı düşüktür. Bu nedenle ileri derecede ve uzun süreli demir eksikliği, beyinde kalıcı sorunlara yol açabilir. Hayatın ilk 2 yılında demir eksikliği davranış sorunları (değişikliği) ve psikomotor gelişmede gerilikle yakından ilişkilidir. Demirin yeterli miktarda alınması sağlanmalı, fazlasından ise sakınılmalıdır. Demir eksikliği daha ileri yaş gruplarındaki çocuklarda da okul performansını olumsuz etkiler.
Erken yıllarda iyot eksikliği de zeka ve zihin işlevlerini olumsuz etkiler. Ayrıca, okul yaş grubunda da akademik başarısızlık nedeni olabilir. İyotlu tuz kullanılması bu konuda yapılması gereken sağlıklı bir beslenme davranışıdır.
YETERSİZ BESLENEN ÇOCUKLAR...
- Peki, okul başarısı yetersiz beslenme sonucu düşer mi?
Yeterli ve dengeli beslenme okul performansının garantisidir. Okul yaş grubu çocuklarında mikro besin öğeleri eksiklikleri çok sıktır ve bu yaş grubu bu yönden sıklıkla ihmal edilen yaş grubudur. Vitamin A, demir, iyod eksiklikleri büyüme, hastalanma ve kavrama çok yakından ilişkilidir. Adı geçen besin öğelerinin vücudun ihtiyacını karşılayacak ve eksiklikleri nedeni ile çocuklarda olumsuz sonuçlara neden olmayacak düzeyde alınmaları ise sadece yeterli ve dengeli beslenme ile mümkündür.
Bağışıklık sistemi fonksiyonları ile beslenme arasındaki yakın ilişki nedeniyle de yetersiz beslenen çocuklarda enfeksiyon hastalıkları daha sıktır. Her enfeksiyon dönemi çocuğun okula gidememesi ile sonuçlanır. Okula devamsızlık ise okul başarısında önemli bir olumsuzluktur.
Yetersiz beslenme ayrıca, çocuklarda fizik aktivite düzeyini azaltır, sosyal ilişki ve iletişimde yetersizliğe neden olur ve ilgisizlik olarak yaşanan meraksızlık, yetersiz kavrama ile seyreder. Bütün bunlar beslenmenin yetersizliği durumunda görülebilen değişimlerdir ve yeterli ve dengeli beslenme ile bu sorunların önüne geçilebilir.
- Peki, çocuklarımızı nasıl yeterli ve dengeli besleyebiliriz?
Tabiatın insana sunduğu besin kaynaklarından ulaşabildiklerimizin mümkün olabilen en çok çeşitlilikte tüketilmesi yeterli ve dengeli beslenmenin esasıdır. Anne babalara düşen görev, çocukların besin tercihlerine saygı göstermek ve anlayışlı olmaktır. Çocuklar doğal olarak bazı besinleri sevmeyebilirler. Bazılarını ise biz tercih etmesek de daha çok sevdikleri için daha çok tüketmek isteyebilirler. İşte, bu konuda esnek olmalı ve çocuklarımızın sevip sevmediklerini dikkate almalı ve benimsemeliyiz. Çocukların tercihleri benimsenmeli, ancak sevmedikleri besinler de az miktarlarda olmak üzere sofrada sürekli bulundurulmalıdır. Sağlıklı besin tercihlerinde ve alışkanlıklarının kazandırılmasında anne babaların da rol model olmaları çok önemlidir. Bu nedenle anne babalar da sağlıklı ve dengeli beslenmelidir.
|
|
|