ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

SAĞLIKLI BİR AİLE MİSİNİZ? YOKSA!

SAĞLIKLI BİR AİLE MİSİNİZ? YOKSA!

Çocuk ve gençlerimiz kendilerine ve birbirlerine şiddet gösterisinde bulunmayı adet edinmişken, zevk olsun diye adam öldürülürken, her 3 üniversiteliden biri töre cinayetini doğal sayarken, çuvaldızı önce kendimize yani anne ve babalığımıza batırmamızın vakti geldi de geçmedi mi?..


Kişilerin beden ve ruh sağlığı için gerekli sevgi, şevkat, yakın ilgi ve bakımın bulunabileceği en doğal ortam ailedir. Bireyin yaşamında doyum sağlaması, işlevlerini yerine getirmesi ve yaşadığı topluma uygun bir kişi olarak yetişmesi önce ailede sağlanır. İşlevlerini beklenen düzeylerde yerine getiren aileler fonksiyonel, aile içi iletişimin bozuk olması nedeniyle işlevlerini yerine getiremeyen aileler de fonksiyonel olmayan aileler olarak tanımlanır. Ve bu noktada ailenin sağlıklı ya da sağlıksız olması kavramları gündeme gelir.

Sağlıklı ailede görev ve sorumluluklar doğal olarak yerine getirilir. Kişiler bağımsız oldukları halde, birbirlerine isteyerek ve zevkle yardım ederken, herkes duygusal ve bilinçlenme yönünden sürekli bir gelişim içindedir. Aile toplumla ilişkisini dengelemiştir. Ne toplumdan kopar, ne de toplumun baskısına tümüyle boyun eğer.

Sağlıksız aile ise, üyelerinin gereksinimlerini karşılamayan, mutsuz ve doyumsuz oldukları halde bu hastalıklı durumu devam ettirme çabası içinde olan özellikler sergiler. Sağlıksız ailelerde hakim olan zihniyet terbiyedir; yargılama, suçlama, aşağılama ve kötüleme kuralları baskındır.

Sağlıklı ailede koşulsuz sevgi vardır!..
Sağlıklı ailede her çocuğun kendine özgü bir kişiliği olduğu bilinir ve kabul edilir. Çocuklar kişilik özellikleri doğrultusunda, çalışmazlar. Ailenin ortak yaşantısı dışında her bireyin farklı uğraşları ve ilişkileri vardır. Sağlıklı ailenin iç yapısında ve işleyişinde esneklik vardır. Ev düzeninin işlerliğini sağlayan görevler değişen durumlara göre el değiştirir.

Anne, baba ile çocuklar arasında sağlıklı bir iletişim ve diyalog vardır. Sözlü ve sözsüz iletişimde düşüncelerin birbirine karşıt değil, birbirini tamamlayıcı olması gerektiği çocuklara gösterilir. En sağlıklı iletişimin açıklık ve doğruluk olduğunu, anlatılanları doğru olarak anlamanın da dikkatli bir şekilde dinlemekle sağlanabileceği onlara öğretilir. Çocukların her türlü duygu ve düşüncelerini açıklamalarına izin verilir. Aileyi ilgilendiren her konuda çocuklara bilgi verilir. Bir çatışma durumunda taraf tutulmaz, çatışmaya konu olan kişilerin kendi başına çözmeleri istenir. Sağlıklı ailede koşulsuz sevgi vardır.

Koşulsuz sevginin temelinde o kişinin ne olabileceğini temsil eden potansiyel ve öz ile onun şimdiki davranışlarının altında yatan nedenleri ayırt edebilecek bir anlayış vardır. Birini koşulsuz sevmek onunla ilgilenmemek ya da her düşünce ve davranışını onaylamak anlamına gelmez. Kişinin davranışlarını sevmeyebilirsiniz, fakat onu sevmeyi ve desteklemeyi hiçbir zaman bırakmazsınız. Koşulsuz sevgi kişinin kendisine güvenmesine yol açar.

Sağlıksız ailede korku ve nefret vardır!..
Sağlıksız ailelerde her çocuğun kendine ait bir kimliği olduğu, kapasitesi, yetenekleri, doğal eğilimleri ve ilgileri yönünden farklı olabileceği kabul edilmez. Bu nedenle önceden belirlenmiş kalıplar içine sokulmaya çalışılır. Anne ve babalar kendi korku ve endişelerini çocuklarının da taşımasını isterler. Çoğu zaman çocuğa baskı yaparlar. Böyle bir aile ortamında, çocuğun dünyayı keşfetmesi, çevresiyle etkileşerek gücünü denemesi, yeteneklerini geliştirmesi önemsenmez. Çocuklardan beklenen anne babanın isteklerine koşulsuz itaat etmesidir. Böyle bir aile ortamında çocuğun bedensel, zihinsel ve duygusal yönden gelişmesi sürekli engellenmiş olur. Önemli olan otoritenin isteklerine uymaktır.

Sağlıksız ailelerde anne babadan biri ya da her ikisi birden sömürücü özellik gösterebilir. Bireylerin kişilikleri tam olarak belirginleşmemiştir. Korkutularak, utandırılarak, küçümsenerek, suçlu hissettirilerek eğitilen çocuklar beceriksiz, çekingen, alıngan ve ürkek olurlar; kendilerini başkalarına beğendirmek için sürekli çabalarlar; nefret ve saldırganlık duyguları baskındır. Sağlıksız ailede bireyler arası ilişkiler korku ve nefret temeline dayanır. Bireyler arası sevgi ve bağlılık yoktur. İçten pazarlıklar vardır. Üyeler arası sevgi ve bağlar zayıflamıştır. Çocuklar uyumsuz ve suç işlemeye eğilimli olurlar, yaşları büyüdüğü zaman da aile dağılır. Böyle bir aile ortamında büyüyen çocuklarda çeşitli kişilik bozuklukları görülür ve kendi iç dünyalarını bularak, kendi yaşamlarının anlamını yapılaştırarak onu gerçekleştirmeye yönelmezler. Bütün çabalarını kendilerini kanıtlamak üzerine kurarlar.

Fonksiyonel ve sağlıklı ailenin özellikleri...
- Aile üyeleri birbirleriyle olmaktan zevk alırlar.
- Birbirlerini destekler ve cesaret verirler.
- Kendilerinin ve diğerlerinin sübjektif görüşlerine saygı duyarlar.
- Birbirleriyle açık iletişim içindedirler.
- Aile üyeleri iş yapmaktan kaçınmaz, sorumluluk alırlar.
- Anne baba için evlilik birinci derecede, ebeveynlik ikinci derecede doyum kaynağıdır.
- Aile üyeleri birbirine yakın olmakla beraber, kişisel farklılıklarına saygı duyarlar. Kişiler arasında kendiliğinden oluşan bir bağlılık vardır.
- Katı kurallar koymaktan çok yeni deneyimlere açıktırlar. Davranış kontrolünden çok her konuda fikir alışverişi vardır. Baskı, aşırı kontrol, üstünlük yoktur.

Uzman gözüyle ailenin sorumluluğu…
Acıbadem Bursa Hastanesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı Şebnem Çoban, sağlıklı topluma giden yolun sağlıklı çocuklar yetiştirmekten geçtiğinin altını çizerek ailelere önerilerde bulundu…

Aileler, doğumundan erişkinliğe kadar geçen süreçte, çocuklarının gelişim alanlarını desteklemek ve ev ortamında uygun ortamı sağlamak konularında zaman zaman güçlük yaşayabilirler. Bu güçlükler sırasında, profesyonel desteğe de ihtiyaç duyabilirler. Öyle ki, çocukların yaşlarına bağlı olarak, bilişsel, dil, hareket, sosyal gelişim alanlarının ve özbakım gelişimlerinin değerlendirilmesi, izlenmesi ve bu konularda anne babaların bilgilendirilmesi, -çocukların en az bedensel sağlığı kadar- büyük önem taşır. Çünkü herhangi bir gelişim alanındaki gecikmenin önceden belirlenmesi ve desteklenmesi, ileride ortaya çıkabilecek ciddi bir sorunun önlenmesini sağlar.

Çocuğa bunları yapmayın!
Büyüme çağında çocuklar kendilerine rol kişi seçtiklerinden, sağlıklı aile içi ilişkiler kurmak ve sürdürmek çocuğun gelişiminde önemli bir etkendir. Aile içinde yaşanılan her şey, yani çocuğun aile içinde yaşadıkları çocuğun davranışlarını, duygularını ve tutumlarını belirler. Yapılan araştırmalar, çocukluk yıllarında kazanılan davranışların, bireyin yetişkin olduğu dönemdeki kişilik yapısını, davranışlarını, alışkanlıklarını, inanç ve değer yargılarını çok büyük ölçüde biçimlendirdiğini gösteriyor.

Aile içinde çocuğun;
- Söyledikleri dinlenmiyorsa,
- Bir "birey" olarak görülmüyorsa,
- Şiddete maruz kalıyorsa,
- Sürekli tehdit ediliyor, korkutuluyorsa,
- Ayıplanıyor, eleştiriliyorsa,
çocuk tüm bu yaşadıklarını kendi davranışları yoluyla toplum içinde yansıtacaktır. Böyle bir ortamda büyüyen bir çocuk, başkalarının sözlerini dinlemeyebilir, karşısındaki insanların haklarına saygı göstermeyebilir, kişilerarası ilişkilerinde sağlıklı ve düzgün iletişim kuramayabilir.

Çocuklarla konuşurken bunlara dikkat edin!
- Göz seviyesinde aktif olarak dinleme yapılması,
- Düşüncelerine ve tüm yaşadığı duygulara saygı gösterilmesi,
- Öğüt vermek yerine, doğru yolun gösterilmeye çalışılması,
- Benliğini zedeleyici ifadeler yerine, onun benliğini geliştirici ifadeler kullanılması,
- Kendi düşünce, duygu ve isteklerinizi açık bir şekilde ifade etmesi için desteklenmesi,
- Çocuğun kendisini ifade etmesine fırsat verilmesi
gerekir.

Ve sonuç…
Ailelerin; çocukları hangi yaşta olursa olsun onların gelişim alanlarını desteklemeleri ve uygun iletişim biçimlerini kurmaları, sürdürmeleri bir zorunluluktur. Ancak bu sayede, sağlıklı ilişkiler kuran ve sürdüren bir toplum oluşturma yolunda gerekli ve önemli adımlar atılabilir.

ÇOCUĞUM BÜYÜRKEN BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.