ads
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Türkiye'nin en iyi ebeveyn sitesi
Yazı Boyutu:

KARNEYİ KİM ALIYOR?

KARNEYİ KİM ALIYOR?

NLP Uzmanı ve Öğrenci Koçu Oğuz Akyıldız, “Karne dönemlerinde alınan sonuçlardan veliler de kendilerine pay çıkartmalılar” diyor. Ve başarısız karnelerin arkasındaki önemli etkenlerden birinin, Z kuşağının zeki çocuklarının ezberleme sistemine uyum sağlayamaması olduğuna dikkat çekiyor. Oğuz Akyıldız’a okulun çocuklar için nasıl anlamlı hale gelebileceğinin yollarını sorduk.


-Eve zayıf notlarla dolu bir karneyle gelmiş çocuğa nasıl yaklaşmak gerekir? Yapıcı davranabilmeleri için ailelere neler tavsiye edersiniz?
Çocuklara kızmak, sert tutumlar sergilemek veya durumu tamamen kabul etmek bir katkı sağlamayacaktır. Dengeli davranan bilinçli bir aile, gerçek potansiyelini karne başarısına dönüştürememiş çocuğuna, bu durumu ders alınması gereken bir sonuç olarak ortaya koymalıdır. Altındaki sebep derinlemesine irdelenmeye çalışılmalıdır. Kararlı davranırken sevecenlik elden bırakılmamalıdır. Çocuğun neden yeterince ders çalışmadığını bulmaya ya da sebep her neyse ortaya çıkartmaya çaba sarf edilmelidir. Gözden kaçmaması gereken bir nokta var, çocuğunuz elinden geleni yapmaya çalıştığı halde başarısız sonuçlar alıyor olabilir. Başarısızlığın altında çeşitli sağlık sorunları olabilir. Öğrenci eğer sorumsuzluk ya da tembellik gibi sebeplerden başarısızlıkla yüzleşiyorsa, bu değiştirebileceği davranışları için mutlaka yapıcı tedbirler alınmalıdır.

-Kötü bir karneyle kendini başarısız ve işe yaramaz hisseden çocukla, yarıyıl tatili nasıl değerlendirmeli?
Tatil Zehir Olmasın: Çocuklara ya da gençlere çok fazla yüklenmemek gerekiyor. Kötü bir karneyle eve dönmüş olsa da çocuğunuz tüm dönem boyunca ödevlerin, sınavların stresini üzerinde taşıdı ve dinlenmeyi hak ediyor. Eğitim sistemimiz öğrencilerde merak uyandırarak öğrenmeye sevk eden bir yapıda değil. Günümüzün Z kuşağı bireyleri zeki ve yaratıcı oldukları için bu ezberleme düzenine adapte olamıyorlar. Bu nedenle başarısızlığın tüm faturasını çocuklara kesmek doğru değil.

Ebeveyn olmak öğrenci olmaktan çok daha büyük bir sorumluluk… Bu çerçevede anne babalar çocuklarının başarılarını olduğu kadar başarısızlıklarını da paylaşmaktan korkmamalılar, kendilerine mutlaka pay çıkarmalılar. Elbette bu durum, çocuğunuz yerine kendinizi suçlayın anlamına gelmiyor. Tüm suçlamaları bir kenara atıp sonuçları doğru şekilde yorumlamak gerekli…

Yetenekleri Keşfetmek için Doğru Zaman: Yetişkinler için hayat nasıl ki işe gitmekten ibaret değilse, çocuklar için de hayat okuldan ibaret değildir. Oyun oynamak, hobilerin ilgi alanlarının keşfedilmesi sadece birer boş zaman aktivitesi olarak görülmemeli. Bunlar çocuğun kendini ifade etmesi, yeteneklerini bulması, fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişimi için büyük önem taşır. İlgi alanlarını bilen çocuk yaşam hedeflerini daha doğru belirleyecek ve daha motive çalışacaktır. Örneğin hayvanları çok seven bir çocuk veteriner olmayı hedeflediğinde, okula bakış açısı da değişecektir. Bu nedenle hem tatillerde hem de okul döneminde çocuğunuzun gerçek potansiyelini ortaya çıkartmak ana hedef olmalı. Öğrenciyi bu yönde yönlendirmek, okul kavramını hayatında anlamlı bir şekilde yer almasını sağlamak, elde edeceği tüm sonuçların sorumluluğunu alacağı şekilde bir yetiştirme tarzı benimsemek çok daha uygun bir yaklaşım olacaktır. Hayatını dolu dolu yaşayan bir gence okulu yeniden çerçeveleyerek kabul etmesini sağlamak daha kolaydır. Kim olduğunu bilmeden boşluk içinde yaşayan öğrenciler, okul konseptini kabul etmekte daha fazla zorlanırlar. Bu tatilde, çocuğunuzun notları üzerine düşünmek yerine ilgi alanlarına yoğunlaşmayı ihmal etmeyin. Böylece gerçekten istedikleri yaşam hedeflerini bulmalarını sağlarsınız ve okul anlam kazanır.

-Çocukların karnelerinde, ebeveynlerin rolü hakkında neler söylemek istersiniz?
Ebeveynlerin, karnelerde şüphesiz büyük katkıları var. Genelde veliler çocukları ile ders yaparak onlara yardımcı olduklarını ve iyilik yaptıklarını düşünürler. Oysa öğrenci bir süre sonra buna alışmakta ve yanında ebeveyni olmadan ya da ebeveyni hatırlatmadan ders çalışma kültürünü elde edememektedir. Düzenli ders çalışmak, okulda okumanın beraberinde getirdiği büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk aile tarafından daha ilk günden itibaren çocuğa aşılanmalı ve bu yönde irade kullandığından emin olunmalıdır. Ders çalışmadığı zaman kötü not alan çocuk bunun sorumluluğunu hissetmeli ve bundan ders çıkartmayı öğrenmelidir. Ebeveynlerin en önemli rolü budur. Karneleri, velilerin birbiriyle yarışma alanı haline de getirmemek gerekiyor ki böyle davranan ebeveynleri de maalesef görüyoruz.

-İyi notlar alan çocuklara pahalı hediyeler verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Başarı nasıl ödüllendirilmeli?
Başarı tabii ki ödüllendirilebilir ama çocuğun ödül için çalışacağı bir ortam yaratmak doğru değil. İkisi arasında büyük fark vardır ve buna dikkat etmek gerekiyor. ‘Başarırsan sana hediye alacağım’ yaklaşımının, ‘Başaramazsan seni cezalandıracağım’ yaklaşımından hiçbir farkı yok. Çocuk, başarma çabasını ödüle ulaşmak ya da cezadan kaçmak için gerçekleştirirse, başarı anlamını tamamen yitiriyor. Başarı motivasyonu, tamamen eylemin kendisi ile iç içe geçmiş bir anlam içermelidir. Çocuk başarılı olmak sayesinde istediği hayata doğru bir adım daha atacağını bilerek motive olmalıdır. Pahalı hediyeler yerine, çocuğun ilgi ve yeteneklerini destekleyecek hediyeler onun hayatına çok daha büyük değerler katar.

YAŞAM BÖLÜMÜNÜN DİĞER KONULARI

Copyright 2007-2017 ® NETATÖLYE - Tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.